SAĞLIK - 17 Nisan 2026 Cuma 09:41

Mersin’de geliştirilen kalp kapağı patent aldı

A
A
A
Mersin’de geliştirilen kalp kapağı patent aldı

Mersin’de geliştirilen, mekanik ve biyolojik özellikleri bir arada sunan yerli kalp kapağının ameliyatlarda kolaylık sağlaması, cerrahi süreci kısaltması ve kalpte oluşabilecek hasarı azaltması hedeflenirken, iki parçalı yapısıyla dikkat çeken çalışma patent alarak tescillendi.


Mersin Üniversitesi (MEÜ) Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde akademisyenlerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda geliştirilen kalp kapağı, patent alarak önemli bir başarıya imza attı. Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz ile mühendis Zülfü Doğan’ın birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında, kalp hastalarına yönelik yeni bir kapakçık türü geliştirildi. Sağlık alanında yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefleyen çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvurunun ardından ulusal patent tescil belgesi almaya hak kazandı. Geliştirilen mekanik ve biyolojik kalp kapağı çeşidinin ilerleyen süreçte daha geniş kullanım alanı bulması amaçlanıyor. Geliştirilen yeni kalp kapağının, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluştuğu belirtildi. İç ve dış halka olmak üzere tasarlanan yapı sayesinde, özellikle ameliyat sırasında kapak değişiminin daha kolay hale gelmesi hedefleniyor.



İkinci ameliyatlarda avantaj sağlayacak


Yeni kapak sistemiyle, daha önce kapak ameliyatı geçiren hastalarda yeniden operasyon gerektiğinde mekanik kapaktan biyolojik kapağa ya da biyolojik kapaktan mekanik kapağa dönüşümün mümkün olabileceği ifade edildi. Bu durumun ameliyat süresini kısaltarak kalpte oluşabilecek hasarı azaltabileceği vurgulandı. Çalışmanın patent sürecinin tamamlanmasının ardından prototip geliştirme, dayanıklılık testleri, hayvan deneyleri ve uluslararası onay süreçlerinin yürütülmesi planlanıyor. İlerleyen dönemde ürünün hem Türkiye’de kullanılması hem de ihracat potansiyeline ulaşmasının hedeflendiğini belirtiliyor.



"Yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz"


Kalp kapağı hastalıklarının toplumda sık karşılaşılan rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz, "Biz açık kalp cerrahisinde, mekanik ve biyolojik kapaklar olmak üzere farklı kapak türleri kullanarak bu ameliyatları gerçekleştirmekteyiz. Ameliyat süreçlerinde birtakım zorluklar görünce yeni bir kapağın ortaya çıkmasına vesile olduk. Bu kapak, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluşuyor. Mevcut kapaklar tek bir komponentten oluşurken, bizimki iç ve dış halka olmak üzere iki parçadan oluşup, bu parçaların ameliyat esnasında değişimini kolaylaştıran yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.



"Ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip"


Mekanik ve biyolojik kalp kapakları arasındaki farklara da değinen Tüysüz, "Mekanik kapaklarda Kumadin dediğimiz bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyoruz. Bizim kapaklarımızda, eğer bir kapak ameliyatı daha öncesinden olmuş bir hasta yeniden bir kapak ameliyatı ihtiyacı duyduğunda, mekanik kapağı biyolojik kapağa dönüştürebilme şansına sahip oluyoruz. Aynı zamanda biyolojik kapağı da mekanik kapağa çevirebiliyoruz. Ameliyatın süresini kısaltan ve ikincil ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip" şeklinde konuştu.



"Dışa bağımlılığı azaltacak"


Çalışmanın bundan sonraki sürecine ilişkin bilgi veren Tüysüz, "Öncelikle patentini aldık. Bundan sonraki süreç, prototiplendirme, kapağın fonksiyonlarını ve dayanıklılığını test eden yöntemler, hayvan deneyleri, daha sonra da FDA gibi kurumlardan alınan onaylarla insanda denenmesi. Bu, kalp hastalıkları ve özellikle daha önce kapak ameliyatı olmuş hastalar için iyi bir gelişme. Ülkemiz için de hem artı bir değer oluşturması hem de ilerleyen dönemlerde dışa bağımlılığı azaltacak olması önemli. Kendi ülkemizin içerisinden böyle bir ürünün ortaya çıkması ve diğer ülkelere ihraç aşamasına gelmesi bizim açımızdan sevindirici olacaktır. İnşallah ilerleyen dönemlerde bu kapağı kullanılır hale getiririz" dedi.



Mersin’de geliştirilen kalp kapağı patent aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Hayırsever bir iş insanı desteğiyle Eğirdir’e dev eğitim kompleksi Isparta’nın Eğirdir ilçesinde hayırsever bir iş insanının katkılarıyla yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırımla yapılacak Sema Hüseyin Erdoğmuş Fen Lisesi Eğitim Kompleksi’nin temel atma töreni geniş katılımla gerçekleştirildi. Isparta’nın Eğirdir ilçesinde hayırsever bir iş insanının yaklaşık 500 milyon TL’lik katkılarıyla yapımı planlanan Sema Hüseyin Erdoğmuş Fen Lisesi Eğitim Kompleksi’nin temel atma töreni gerçekleştirildi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda yapılan proje tanıtım konuşmasında, hayata geçirilen yatırımın yalnızca bir okul değil, aynı zamanda geçmişten geleceğe uzanan bir eğitim vizyonunun ürünü olduğu vurgulandı. Modern eğitim kampüsü detaylarıyla anlatıldı Tanıtımda projenin teknik detaylarına da yer verildi. Toplam 15 bin 600 metrekare kapalı alana sahip olacak kompleksin 24 derslikli iki ayrı lise binası, 200 kişilik çok amaçlı salon, kütüphane, 4 laboratuvar, görsel sanatlar ve özel sınıflar, bin 850 metrekarelik spor salonu ile 200 öğrenci kapasiteli yurttan oluşacağı belirtildi. Projenin yalnızca Eğirdir’e değil, bölge genelinde eğitim ihtiyacına cevap verecek önemli bir merkez olacağı ifade edildi. "Bu yatırım, Eğirdir için olduğu kadar Isparta için de son derece önemli ve anlamlıdır" Temel atma töreninde konuşan Isparta Valisi Abdullah Erin, yatırımın hem il hem de ilçe açısından önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Bugün burada sadece bir okulun değil, aynı zamanda geleceğimizi inşa edecek bir ilim yuvasının temelini atıyoruz. Bu yatırım, Eğirdir için olduğu kadar Isparta için de son derece önemli ve anlamlıdır" dedi. Konuşmaların ardından temel atma töreni gerçekleştirildi. Yetkililer, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerleyeceğini ve projenin en kısa sürede tamamlanarak öğrencilerin hizmetine sunulmasının hedeflendiğini belirtti. Törene Isparta Valisi Abdullah Erin, AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, Isparta Milletvekili Hasan Basri Sönmez, İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak, Eğirdir Kaymakamı Ömer Çimşit, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ahmet Aşık, Eğirdir Belediye Başkanı Mustafa Özer ile çok sayıda protokol üyesi ve vatandaş katıldı.
Manisa Manisa’da çevre eğitimi seferberliği Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin "Doğa Dedektifleri İş Başında" projesiyle öğrenciler çevre bilinci kazanıyor. Proje kapsamında şehirdeki özel bir okulda düzenlenen eğitimde miniklere doğayı korumanın önemi anlatıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından çocuklara çevre bilinci kazandırmak amacıyla hayata geçirilen "Doğa Dedektifleri İş Başında" eğitim programı, şehirdeki özel bir okulda gerçekleştirildi. Program kapsamında öğrencilere çevrenin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve belediyenin bu alandaki çalışmaları anlatıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen projede eğitim içerikleri, daire personelleri Duygu Buruk, Kıvanç Arslan ve Mikail Şamlı tarafından hazırlandı. Programda sunumu gerçekleştiren Duygu Buruk, öğrencilere ormanların, akarsuların ve doğal yaşamın korunmasına yönelik bilgiler aktararak çevre temizliğinin önemine dikkat çekti. Geleceğin çevre dedektifleri yetişiyor Eğitim programına Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erk Kayabaş, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Müge Türkeli Kuğu, okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Program sonunda Erk Kayabaş ve Müge Türkeli Kuğu, öğrencilere Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek çeşitli hediyeler takdim etti. "Daha yeşil bir Manisa mümkün" Çocuklara yönelik projelere önem verdiklerini belirten Erk Kayabaş, "Küçük ellerin büyük işler başarabileceğini unutmamalıyız. Biz doğayı korursak doğa da bizi korur. Hep birlikte daha yeşil ve daha mavi bir Manisa’yı inşa edebiliriz" dedi. Kayabaş ayrıca öğrencilere enerji tasarrufu ve su kaynaklarının korunması konusunda çağrıda bulunarak tüm çocukları "çevre dedektifi" olmaya davet etti. Programın sonunda Okul Müdürü Esra Cinbiş tarafından Manisa Büyükşehir Belediyesi heyetine teşekkür belgesi takdim edildi. Etkinlik, öğrencilere verilen hediyeler ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Niğde Niğde, kentsel yenilikçilik zirvesine ev sahipliği yapıyor Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) 2026 Yönetim Kurulu Toplantısı "Kentsel Yenilikçilik" temasıyla Niğde’de başladı. UCLG-MEWA 2026 Yönetim Kurulu Toplantısı, Niğde Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı. "Kentsel Yenilikçilik: Yerel Çözümlerle Ortak Gelecek" temasıyla düzenlenen ve 2 gün sürecek toplantıya 13 farklı ülkeden 71 kurumdan 119 yerel yönetici katıldı. Bölge ülkelerden belediye başkanları, yerel yönetim temsilcileri, uzmanlar ve uluslararası paydaşları bir araya getiren toplantının açılışında konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, organizasyonun önemine dikkat çekerek, "Yerel yöneticilerin temsil edildiği bu önemli yapının Orta Doğu ve Batı Asya bölgesini kapsayan toplantısının ilimizde gerçekleştiriliyor olması şehrimiz ve ülkemiz adına son derece anlamlıdır. Farklı ülkelerden belediye başkanlarını, yerel yönetim temsilcilerini ve uzmanları bir araya getiren bu çalışmanın kentsel yenilikçilik, iklim değişikliğine uyum, akıllı şehir uygulamaları ve yerel yönetimlerde iş birliği gibi alanlarda önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bu toplantının şehirlerimiz arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını güçlendireceği ve kamu iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyorum" dedi. Özdemir: "Niğde geleceğe yürüyen bir cazibe merkezi olacak" Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise kentin tarihi birikimine vurgu yaparak, "Niğde’miz kadim tarihi, kültürel zenginliği ve gelişime açık yapısıyla bu tür uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmaktan büyük bir gurur duymaktadır. Niğde, tarih boyunca birçok medeniyetin izlerini taşıyan kadim bir geçiş noktasıdır. Perslerden Hititlere, Roma’dan Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu zengin mirasın ışığında şehrimizi sadece geçmişiyle anılan bir yer değil, geleceğe güçlü adımlarla yürüyen bir cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kente yönelik projelere de değinen Özdemir, "En önemli projelerimizden biri kale bölgesidir. İnşallah yakın bir gelecekte kale bölgemizi hem turizm hem de ekonomi açısından Niğde’nin merkezi haline getireceğiz. Göreve geldiğimiz 2019 yılından itibaren modern ileri biyolojik arıtma tesisini hayata geçirdik. Bu tesisle birlikte enerji üreten sürdürülebilir bir sistem kurduk. Hem kuş cennetimizi yeniden kazandık hem de arıtılan suları sulama suyu olarak kullanıyoruz. Kendi kendine yeten bir belediye olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Şeffaf belediyecilik anlayışına da dikkat çeken Özdemir, "Tüm ihalelerimizi ve meclis toplantılarımızı canlı yayınlıyoruz. Ekonomik büyüme elbette önemli ancak bu büyümenin adil bir şekilde paylaşılması gerekir. Bu nedenle sosyal belediyeciliği hiçbir zaman göz ardı etmedik" diye konuştu. Altay’dan UCLG başkanlık adaylığı açıklaması Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Dünya Teşkilatı Başkanlık Divanı Üyesi Uğur İbrahim Altay ise konuşmasında küresel sorunlara işaret ederek, "Bölgemiz iklim değişikliğinin en yoğun hissedildiği alanlardan biridir. Su stresi, gıda güvenliği, hızlı kentleşme ve artan eşitsizliklerle karşı karşıyayız. Aynı zamanda çatışmalar ve insani krizler şehirlerimiz üzerindeki baskıyı her geçen gün artırmaktadır. Özellikle Gazze’de yaşananlar başta olmak üzere bölgede yaşanan insani trajediler, yerel yönetimlerin sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır" dedi. Yerel yönetimlerin rolüne vurgu yapan Altay, "Vatandaşlarımızın güveniyle görev üstlenen biz yerel yöneticiler, sadece hizmet üreten değil; dayanışmayı büyüten, insanı koruyan ve yeniden inşa süreçlerinde aktif rol alan aktörler olmak zorundayız. Bu nedenle krizlere karşı daha koordineli, daha hızlı ve daha etkin mekanizmalar geliştirmek büyük bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı. Altay ayrıca uluslararası süreçlere ilişkin adaylığını açıklayarak, "Yerel yönetimlerin küresel karar alma süreçlerindeki rolünü güçlendirmek, bölgeler arası dengeyi sağlamak ve yüksek ihtiyaç altındaki bölgelerin sesini daha gür duyurmak son derece önemlidir. Bu sorumluluk bilinciyle 22-25 Haziran 2026 tarihlerinde Fas’ın Tanca şehrinde yapılacak UCLG Dünya Kongresi’nde 2026-2029 dönemi için başkanlığa aday olduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum" dedi. Toplantıda ayrıca UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı ve UCLG-MEWA Eş Başkanı Mahmut Özçınar ile Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Eş Başkanı Ahmet Akın da konuşma yaptı. Diplomatik misyonlar adına Filistin’in Türkiye Büyükelçisi Dr. Nasri Abu Jaish katılım sağlarken, Arap Kentler Teşkilatı Genel Sekreteri Badr Al-Ajeel Al-Askar, UCLG Genel Sekreteri Emilia Saiz ve Al Khalil Belediye Başkan Vekili Dr. Asma Sharabati toplantıya çevrim içi bağlandı. Kentsel gelecek masaya yatırıldı Açılış konuşmalarının ardından şehirlerin geleceğine yön verecek yenilikçi politikaların ele alındığı oturumlara geçildi. Toplantıda kentsel yenilikçilik, akıllı şehir uygulamaları, girişimcilik, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma gibi başlıklar masaya yatırıldı.
Aydın Söke’de uyku laboratuvarı hizmete girdi Aydın’ın Söke ilçesinde Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan uyku laboratuvarı hasta kabulüne başladı. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’nde uyku laboratuvarı faaliyete geçti. Hastanenin 4. katında hizmet vermeye başlayan laboratuvarda, uyku rahatsızlıklarının tanı ve değerlendirme süreçleri yürütülecek. Uyku apnesi, horlama, uykuda solunum bozuklukları başta olmak üzere birçok uyku hastalığının teşhisinde önemli rol oynayan laboratuvarın, alanında uzman sağlık personeli eşliğinde hizmet vereceği belirtildi. Kaliteli uykunun sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi yönetimi, yeni açılan laboratuvar sayesinde vatandaşların uyku ile ilgili sağlık sorunlarının daha etkin şekilde tespit edilip tedavi sürecine yönlendirileceğini ifade etti. Laboratuvarın aktif hale gelmesiyle birlikte hastanede uyku hastalıklarına yönelik tanı hizmetlerinin kapsamının genişletildiği bildirildi. Konu ile ilgili Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada "Hastanemiz 4. katında yer alan Uyku Laboratuvarımız aktif hale gelmiş olup hasta kabulüne başlamıştır. Uyku apnesi, horlama, uykuda solunum bozuklukları ve diğer uyku rahatsızlıklarının tanı sürecinde önemli hizmet sunan laboratuvarımız, uzman kadromuz eşliğinde vatandaşlarımızın hizmetindedir. Sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olan kaliteli uyku için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz" ifadeleri yer aldı.
Samsun Prostat kanseri tedavisindeki gecikme, idrar kanalına baskı oluşturabilir Prostat kanserinde tedaviye erken başlamanın önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Op. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, "Prostat kanseri zamanında tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" dedi. Erkeklerde en sık görülen kanser türünün prostat olduğunu, kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer aldığını işaret eden Liv Hospital Samsun Üroloji Kliniği’nden Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. Prostatın erkeklerde bulunan, yaklaşık bir ceviz büyüklüğünde, mesanenin altında yerleşmiş, üreme faaliyetleri için çeşitli salgılar üreten bir salgı organı olduğunu belirten Opr. Dr. Cavıldak, "Genellikle 65 yaş üstünde görülen prostat kanseri, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebilir. Fakat tedavi edilmezse, zamanla büyüyerek idrar kanalına baskı oluşturabilir. Böyle hastalarda idrar yapmayla ilgili bazı şikâyetler meydana gelir" diye konuştu. "Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar" Hastalıkta en önemli risk faktörlerinin yaş ve aile öyküsü olduğunun altını çizen Opr. Dr. Cavıldak, "Yaş ilerledikçe prostat kanseri görülme sıklığı artar. 70 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50’sinde, 90 yaş üzerindekilerin de hemen hemen hepsinde mikroskobik düzeyde prostat kanseri tespit edilmektedir. Hastalığa 50 yaşından genç bireylerde sık rastlanmamaktadır. Bu yüzden erken teşhis için 50 yaşın üstündeki erkeklere prostat kanseri taraması önerilmektedir. Yapılan çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 15’lik bir bölümünde diğer aile üyelerinin de prostat kanseri öyküsü olduğunu ortaya koymuştur. Prostat kanserinin oluşmasından sorumlu kimi gen grupları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, obezite ve sigara kullanımı da prostat kanseri için tanımlanan risk faktörleri arasındadır" şeklinde konuştu. "Gece sık idrara çıkma ve idrarda zorlanmaya dikkat" Lokalize (prostata sınırlı) prostat kanserinin sıklıkla hiçbir belirti vermeden geliştiğini ifade eden Op. Dr. Cavıldak, ayrıca şunları söyledi: "Özellikle geceleri sık idrar çıkma ihtiyacı, idrar yapmaya başlarken ya da durdururken zorlanma, damla damla, kesintili idrar yapmak, cinsel ilişki sırasında ve boşalma anında ağrı, yanma, acı hissetmek, cinsel ilişki sonrası boşalma miktarında azalma, idrarda ya da menide kan görülmesi, ereksiyon sırasında zorlanma belirtiler arasındadır." Tarama testi yaptırmayan ya da tanı almış olmasına rağmen rutin kontrollerini aksatan kişilerde prostat kanseri tedavisinin geciktiğinin altını çizen Cavıldak, bu durumlarda hastalığın ilerlemeye başladığını sözlerine ekledi.