ASAYİŞ - 24 Nisan 2026 Cuma 09:19

Belediyede işe gitmeyen personele 23 ay maaş ödenmiş: Tam 555 bin TL

A
A
A
Belediyede işe gitmeyen personele 23 ay maaş ödenmiş: Tam 555 bin TL

Mersin Yenişehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen biri başkan yardımcısı 12 şüphelinin tutuklandığı operasyonda yurt dışına giden bir personelin dönmediği 23 ay süreyle de maaş olarak 555 bin TL ödendiği ortaya çıktı.

Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi ekipleri, 10 Nisan’da CHP’li Yenişehir Belediyesi’ne yönelik ihalede yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçlarından operasyon düzenledi. Operasyonda aralarından belediye başkan yardımcısı, şube müdürleri, belediye personeli ile şirket sahiplerinin de olduğu 31 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerin emniyette ifadesi alındı. Emniyette ifadesi alınıp adliyeye sevk edilen şüphelilerden 19’u mahkemeden adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Aralarında başkan yardımcısı ve şube müdürleri ile şirket sahiplerinin de olduğu 12 şüpheli ise tutuklandı. Operasyon çerçevesinde şüphelilere ait 29 taşınmaz ile 13 araç hakkında el koyma kararı verildi.

Belediyede işe gitmeyen personele 23 ay maaş ödenmiş: Tam 555 bin TL

İşe gelmeyen personele 23 ay boyunca maaş ödenmiş

Operasyon çerçevesinde polisin yaptığı araştırmalarda Yenişehir Belediyesi Personel Ltd. Şti.’de SGK kaydı bulunan ve 2018 yılında işe başladığı öğrenilen M.T.’nin 04.10.2023 tarihinde yurt dışına çıktığı bir daha da ülkeye dönmediği belirlendi. Yurt dışında terör örgütü propagandası da yaptığı ileri sürülen M.T.’ye ise 2025 yılının mayıs ayında kadar tam maaş aldığı toplam 555 bin 600 TL’lik ödeme yapıldığı ortaya çıktı. 23 ay işe gelmeden maaş alan ve yurt dışından gelmeyen personel hakkında neden bu kadar süre beklendiği bilinmezken, olayın ortaya çıkmasının ardından ödenen maaş miktarının geri alındığı ileri sürüldü.

"Para iade edilmişse kurum zararı da giderilmiştir" savunması

Yenişehir Belediyesi eski başkan yardımcısı mevcut Dış İlişkiler Müdürü C.K.’nin olayla ilgili ifadesinde, "M.T. isimli şahsı tanımıyorum, birim bana bağlı değildir. Bu şahıs tarafından paranın da iade edildiğini duydum. Para iade edilmişse kurum zararı da giderilmiştir" dediği öğrenildi.

Belediyede işe gitmeyen personele 23 ay maaş ödenmiş: Tam 555 bin TL

İşe gelip gitmesinden şirket sorumlu değilmiş

Yenişehir Belediyesi Personel Ltd. Şti.’nin geçmiş dönemlerde müdürlüğünü yapan ve izin belgelerinde imzası olduğu öğrenilen S.O.O.’nun ifadesinde ise, "Konuyu tespit eden, ortaya çıkaran ve belediye başkanımıza bilgi veren kişi benim. Yine yürütülen soruşturma safhasında M.T.’nin ne kadar kadar sigortalı gösterildiğini, ne kadar haksız maaş aldığını tespit edip faiziyle birlikte soruşturmayı yürüten başkan yardımcısına bildiren kişi benimdir. Bu şahsın işe alındığı dönemde ben görevde değildim. Ayrıca belediyede çalışan personelin işe gelip gitmesinden Personel Ltd. Şti. sorumlu değildir. Herkes kendi biriminden sorumludur" diyerek savunma yaptığı ortaya çıktı.

Halil İbrahim Varlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Katil zanlısı çocuk, yaşı kadar ceza aldı Nevşehir’de iddiaya göre kız arkadaş meselesi nedeniyle çıkan ve bir çocuğun hayatını kaybettiği bıçaklı kavgaya ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, 14 yaşındaki sanığa 14 yıl hapis cezası verdi. Olay anına ait güvenlik kamera görüntüleri de ortaya çıktı. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya taraf avukatları dışında kimse alınmazken, mahkeme heyeti sanık hakkında önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanığın suç tarihinde 15 yaşından küçük olması nedeniyle ceza, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında 14 yıl hapis cezasına çevrildi. Mahkeme heyeti ayrıca sanık hakkında haksız tahrik, etkin pişmanlık, meşru müdafaa ve iyi hal indirimi uygulamadı. Olay; geçtiğimiz Eylül ayında Emek Mahallesi’nde bulunan Mehmet Gülen Ortaokulu önünde meydana geldi. İddiaya göre, kız arkadaş meselesi yüzünden F.A. (15) ile M.M.K. (14) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.M.K., üzerinde bulunan bıçakla F.A.’yı göğsünden bıçakladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan F.A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından şüpheli M.M.K. ise suç aleti bıçakla birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma sürecinde ortaya çıkan savcılık ifadesinde sanık M.M.K.; kavga ihtimaline karşı yanında bıçak bulundurduğunu kabul ederken, kendisini savunmak amacıyla bıçağı kullandığını öne sürdü. M.M.K. ifadesinde, "Kendimi savunmak için bıçağı çıkardım. Kaç kez vurduğumu hatırlamıyorum, 4-5 kez olabilir. Gözüm döndü, nereye vurduğumu hatırlamıyorum" dediği öğrenildi. Olay sonrası eve gittiğini anlatan sanığın, bıçağı çöp konteynerine attıktan sonra polise teslim olduğu ve ’pişmanım’ dediği öğrenildi. Mahkeme kararının ardından hayatını kaybeden çocuğun yakınları adliye çıkışında açıklama yaptı. Aile, olayın akran zorbalığı sonucu gerçekleştiğini öne sürerek verilen cezaya tepki gösterdi. Yapılan açıklamada; "Kardeşimiz akran zorbalığı nedeniyle öldürüldü. Katili 14 yaşında bir çocuk ve 14 yıl ceza aldı. Adalet kesinlikle yerini bulmadı. İstediğimiz ceza bu değildi. Akran zorbalığına hayır diyoruz. Bizim kardeşimiz gitti, başka hiçbir ailenin canı yanmasın" ifadelerine yer verildi.
Mersin 16 yaşındaki Hiranur’un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın otomobilde tabancayla öldürülmesine ilişkin davada mütalaasını açıklayan savcı tutuklu sanıklardan Hüseyin Arda Ş.’nin ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından, 2 sanığın da ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Hiranur’un ailesi ve yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkemede bazı tanıklar dinlenirken, cumhuriyet savcısı mütalaasında sanıklardan Hüseyin Arda Ş.’nin ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarında, Mustafa Z. ve Nazmi Ç.’nin ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Taraf avukatlarının beyanlarının ardından söz verilen sanıklar, tahliyelerini istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşmanın ardından Aygar’ın ailesi ve yakınları ile müşteki avukatları, Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir de katılırken, Özdemir baro olarak davayı yakından takip ettiklerini belirterek, "Hiranur davasında adaletin sağlanması adına Mersin Barosunun üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirecek, çocuklara yönelik istismar olaylarında ve kadına yönelik şiddet olaylarında biz avukatlar yılmadan adaletin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması adına mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi. Avukat Derya Demir ise dosyayı başından beri takip ettiklerini belirterek, "Başından beri titizlikle takip ettiğimiz Hiranur dosyasının bugün önemli bir aşamasını geride bıraktık. Savcı mütalaasını açıkladı. Biz elbette ki bu mütalaayı kabul etmeyecek ve buna uzun bir dilekçeyle itiraz edeceğiz. Sevindirici diğer haber üç sanığın da tutukluluk halinin devam etmesi. Biz mücadeleyi sürdüreceğiz, sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. Merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi’nde 1 Eylül 2025’te meydana gelen olayda, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken polis, Hiranur’un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Ş. (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.’yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.
İstanbul UKABDER’in kurduğu meyve bahçesi bir ailenin geçim kaynağı, bir köyün umudu oldu Afrika ülkelerinden Çad’da Uluslararası Kardeşlik Seferberliği Derneği (UKABDER) tarafından hayata geçirilen meyve bahçesi projesi, bir aileye geçim kapısı olurken, çevre köylerin de gıda ihtiyacına katkı sağlıyor Uluslararası Kardeşlik Seferberliği Derneği tarafından kurban bağışçılarının hayrına Afrika ülkelerinden Çad’da hayata geçirilen meyve bahçesi, yalnızca bir yardım çalışması olmanın ötesine geçerek kalıcı bir iyilik modeline dönüştü. Derneğin "geçici değil kalıcı iyilik" anlayışıyla yaptığı proje, hem bir ailenin hayatını değiştirdi hem de çevredeki köyler için üretim ve paylaşım merkezi haline geldi. Çad’ın başkenti Encemine’ye yaklaşık 2 saatlik mesafede bulunan bir köyde eşi ve üç çocuğuyla birlikte bahçenin içinde yer alan iki gözlü evde hayatını sürdüren 55 yaşlarındaki Hamadan ve ailesi UKABDER’in hayata geçirdiği projeyle birlikte hem çalışma imkanına kavuştu hem de düzenli bir geçim kaynağı elde etti. Bir yardım değil, yeni bir hayat Proje ile sadece yardım alan değil, üreten ve çevresine katkı sağlayan bir insan haline gelen Hamadan, bahçede ekim-dikim faaliyetlerini sürdürürken, aynı zamanda burada bulunan ağaçlardan hasır yaparak da ek gelir elde ediyor. Su kuyusundan çıkarılan suyun uzun bir kanal aracılığıyla bahçeye ulaştırılması sayesinde tarım yapılırken, yetiştirilen ürünler ve beslenen kaz, tavuk gibi hayvanlar, ailenin yaşamını çok yönlü şekilde destekliyor. Bahçede patlıcan, bamya, fasulye, pirinç gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra mango, muz ve bölgeye özgü çeşitli sebze ve meyve yetiştiriliyor. Geçtiğimiz yıl ekilen mısırın hasadının da başarıyla gerçekleştirildiği, elde edilen ürünlerin hem aile hem de oradaki halk için önemli bir kaynak oluşturduğu ifade edildi. Geçici değil, kalıcı iyilik Meyve bahçesi, yalnızca Hamadan ve ailesine değil, çevredeki birçok köye de katkı sağlıyor. Üretilen sebze ve meyveler, çevredeki köylerin gıda ihtiyacının karşılanmasına destek oluyor. Dernek ekiplerinin bölgeyi ziyareti sırasında çevredeki köylerin liderlerinin de bahçeye gelerek, bahçeden faydalandıklarını belirterek, projenin önemini dile getirip teşekkür ettiği ifade edildi. UKABDER’in bu projeyle ortaya koyduğu en önemli yaklaşım ise yardım anlayışına getirdiği vizyon oldu. Dernek, yalnızca anlık yardımlar yapmak yerine, insanların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri, üretim yapabilecekleri ve uzun vadede fayda sağlayabilecekleri projeler geliştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda kurban bağışlarıyla hayata geçirilen meyve bahçesi projesi, bir bağışın sadece o günle sınırlı kalmadığını; yıllar boyunca sürecek bir faydaya dönüştürülebileceğini ortaya koydu. Her bağış, geleceğe bırakılan bir eser UKABDER yetkilileri, gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili yaptıkları değerlendirmede, amaçlarının sadece yardım ulaştırmak olmadığını vurgulayarak, "Bizler yaptığımız her çalışmada geçici çözümler değil, kalıcı eserler ortaya koymayı hedefliyoruz. Bir kurban bağışıyla sadece bir sofraya et ulaştırmak değil, aynı zamanda bir ailenin geçimini sağlayacak, bir köyün üretimine katkı sunacak projeler hayata geçirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Dernek tarafından yürütülen bu modelle, yardım faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi ve ihtiyaç sahibi bölgelerde üretimin desteklenmesi amaçlanıyor. UKABDER’in kurban bağışçılarının hayrına hayata geçirdiği meyve bahçesi projesi, sadece bir yardım hikayesi değil; üretimin, paylaşmanın ve kalıcı iyiliğin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.