GÜNDEM - 15 Ocak 2026 Perşembe 17:10

Mardin’de evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kurası çekildi

A
A
A
Mardin’de evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kurası çekildi

Mardin’in Artuklu ilçesinde evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kura çekimi yapıldı.


Mardin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı’nca "2025 Aile Yılı" kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Kura çekimi sonrası konuşan Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Hülya Savaş, ailenin yalnızca aynı çatı altında yaşamak olmadığını belirterek, "Aile yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil birlikte sabretmek, birlikte emek vermek ve birlikte güçlenmektir. Toplumun en sağlam temeli olan aile kurumunun korunması ve desteklenmesi, bizler için yalnızca bir görev değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluktur. Bu anlayışla hayata geçirilen umre ziyareti projesi, evlilikte uzun yılları geride bırakmış; sevgi, emek ve sadakatle aile birliğini ayakta tutmuş çiftlerimize sunulan anlamlı bir vefa örneğidir" dedi.


Hayata geçirilen umre ziyareti projesinin, evlilikte uzun yılları geride bırakmış, sevgi, emek ve sadakatle aile birliğini ayakta tutan çiftler için anlamlı bir vefa örneği olduğunu ifade eden Savaş, projeyle uzun soluklu birlikteliklerin kıymetini görünür kılmayı ve aile olmanın toplumsal değerini pekiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Savaş, proje kapsamında başvuruların 26 Aralık 2025’te başladığını, 9 Ocak 2026’da sona erdiğini hatırlatarak, "Başvurularımızı online olarak aldık. Toplamda 2 bin 455 başvuru gerçekleşti" diye konuştu. Kura çekiminin şeffaflık, adalet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini vurgulayan Savaş, tüm hak sahipleri için hayırlı olmasını diledi.


Törene, Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sait Demirhan, Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Hülya Savaş ve vatandaşlar katıldı.



Mardin’de evlilikte 25 yılını tamamlayan 47 çift için umre kurası çekildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ayaz vurdu, fincanlar kış çayıyla doldu Dondurucu soğukların etkili olduğu Samsun’da vatandaşlar kış çayına ilgi gösteriyor. Havaların giderek soğumasıyla birlikte üst solunum yolu hastalıklarının sayısı da arttı. Vatandaşlar, doktorların tavsiyesi üzerine kendi önlemlerini almak adına ıhlamur ve kış çayı tüketimine önem veriyor. Bu nedenle aktarların yolunu tutan vatandaşlar, ıhlamurun yanı sıra kendi bildikleri kış çayı karışımını ya da 100’er gramlık hazır paketlerde satılan kış çaylarına rağbet ediyor. Vatandaşların bu mevsimde en çok kış çayına rağbet gösterdiğini ifade eden aktar Recai Doğanay, "Bu havalarda kış çayına ilgi artıyor. Gribal enfeksiyonlar yayıldı. Öksürenlerin sayısı arttı. Boğaz enfeksiyonu geçirenler de çoğaldı. Bu yüzden kış çaylarına ilgi de arttı yani. Kış çayını hazır paketler halinde alanlar da var, burada karışım yaptıranlar da var. Kış çayının içerisinde ada çayı, papatya, zencefil, hatmi çiçeği, karanfil, zerdeçal, hibisküs gibi çiçek bitkileri var. Bu çaya ıhlamur da eklenebiliyor. Kış çayının 100 gramlık paketi 75 TL’den satılıyor. 1 yemek kaşığı kış çayından 2 su bardağı çay çıkabiliyor. Çiçek ıhlamurun kilosu da bin 500 TL’den satılıyor. Onu da genelde 100 gramlık paketler halinde alıp demliyorlar. "Çiçekler uzun süre kaynatılmamalı" Kış çayının nasıl demlenmesi gerektiği hakkında da bilgi veren Doğanay, "Kış çayı da ıhlamur gibi demlenebilir. Kaynatılarak da yapılıyor, demlenerek de yapılıyor. Bizim tavsiyemiz, önce suyu kaynatıyoruz. Su kaynadıktan sonra ıhlamuru veya kış çayı dediğimiz yapraksı bitkileri kaynamış suyun içine atıp bir iki dakika daha kaynatıp altını kapatmak. Suyun içerisinde uzun dakikalar kaynatılmasını tavsiye etmiyoruz. Su kaynadıktan sonra içine atıp bir iki dakika daha kaynatıp altını kapatmalarını ve 15 dakika kadar beklemeye bırakmalarını tavsiye ediyoruz. Bu sürede aroması suya karışan çay limon sıkılarak veya sade olarak tüketilebilir" diye konuştu. Bu mevsimde oldukça bol tüketilen kış çayı; ıhlamur, adaçayı, zencefil, kuşburnu, çubuk tarçın, karanfil, zerdeçal, rezene, nane, kakule, ekinezya ve mürver gibi bitkilerin karışımından hazırlanabiliyor.
İstanbul Çocukların değeri karne notu ile belirlenmemeli Sömestr tatilinin gelmesiyle birlikte çocuklar ve gençler için tatil heyecanı artarken, birçok ailede karne stresi yaşanıyor. Kimileri için sömestr tatil ve dinlenme anlamına gelirken, bazı çocuklar için sınav ve not baskısının ardından aileyle yüzleşme sürecine dönüşebiliyor. Uzmanlar, bu dönemde ebeveyn tutumlarının çocuğun ruh sağlığı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için karne döneminin, kaygı, özgüven kaybı ve değersizlik duyguları gibi uzun vadeli psikolojik sonuçlara yol açabileceğini belirterek, karne değerlendirmelerinde yapılan en büyük hatanın kıyaslama olduğunu söyledi. Başakgil, "Çocuğunuzun karnesini başka çocukların karneleri ile kıyaslamayın. Yaşıtlarıyla karşılaştırmak, arkadaşlarının daha başarılı olduğunun vurgulanması ve başarısızlıkla suçlanmak; çocukta kaygı, yetersizlik, özgüven eksikliği ve değersizlik duygularına yol açar. Karne değerlendirilirken öncelikle olumlu yönlere odaklanılması, ardından çocuğun kendini ifade etmesine fırsat verilmesi gerekir. Suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil yerine, başarısızlıkların nedenlerinin birlikte ve yapıcı bir şekilde ele alınmasını öneriyor. Sömestr tatili başarısız olunan dersler için kriz değil, telafi ve destek süreci olarak görülmeli. ‘Sen tembelsin, yaramazsın, bu gidişle sınıfı geçemezsin’ gibi ifadeler çocuğun ‘Ben hiçbir işe yaramıyorum’ algısı geliştirmesine neden olur. Bu da kaygıyı artırır ve özgüveni zedeler. Çocuk bir alanda başarısızsa bu durum, ilgi alanları ve destek ihtiyacı üzerinden değerlendirilmelidir" dedi. Geçmiş yıllarda karne dönemlerinde yaşanan üzücü olayların yaşandığını hatırlatarak uyarıda bulunan Başakgil, "Kırık notlar; yoğun kaygı, cezalandırılma korkusu ve değersizlik duygusuyla birleştiğinde, çocuğu kendine zarar verici davranışlara sürükleyebilir. Kötü not nedeniyle çocuğun spor ve sosyal faaliyetlerini kısıtlamak, sürece değil yalnızca sonuca odaklanmak, ilk olarak düşük notları gündeme getirmek, kötü not getirdi diye sevgiyi, ilgiyi ve şefkati geri çekmek, mesafeli ve soğuk davranmakyanlıştır. Öncelik her zaman tatlı sözlerle takdir olmalı. Maddi ödülün değeri değil, sembolik anlamı önemlidir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için kitaplar, boya kalemleri, basit oyuncaklar, doğa gezileri, müze ve sinema etkinlikleri daha sağlıklı ödüllerdir. Bilgisayar, cep telefonu, çok pahalı hediyeler ya da evcil hayvan gibi seçeneklerin karne hediyesi olarak tercih edilmesi çok doğru olmayacaktır" dedi.