GÜNDEM - 23 Kasım 2025 Pazar 15:53

Vali Özkan, şehit aileleri ve gazilerle buluştu

A
A
A
Vali Özkan, şehit aileleri ve gazilerle buluştu

Salihli’de düzenlenen programda şehit yakınları ve gazilerle bir araya gelen Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Şehit Hüseyin Özdemir’in ailesi tarafından düzenlenen hayra katılarak, fedakarlıklarını asla unutmayacaklarını vurguladı.


Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Salihli ilçesinde şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldi. Şehit Piyade Komando Er Hüseyin Özdemir’in ailesi tarafından düzenlenen hayır programına katılan Vali Özkan, şehit aileleri ve gazilerin önerilerini dinleyerek tek tek sohbet etti.


Vali Özkan, yaptığı açıklamada, "Vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin manevi huzurunda ve onların emanetlerinin yanında olmak şeref payımızdır. Şehitlerimizin ve gazilerimizin vatanımız için gösterdiği üstün fedakarlıklar her zaman milletimizin gönlündeki müstesna yerini alacaktır" dedi.


1997 yılında Tunceli’de şehit düşen Piyade Komando Er Hüseyin Özdemir adına düzenlenen mevlit ve hayır yemeğine de katılan Vali Özkan, şehit annesi Firdevs Özdemir ve babası Hasan Özdemir ile sohbet etti. Özkan, şehitlerin hatırasının milli birliğin harcı olduğunu ve milli şuuru pekiştiren en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.



Vali Özkan, şehit aileleri ve gazilerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı Halk Eğitimi Merkezi’nden uluslararası tanıtım atağı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, Avrupa Birliği Erasmus+ programı çerçevesinde anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. İtalya’nın Palermo şehrinde faaliyet gösteren CPIA Palermo Halk Eğitimi Merkezi’nden gelen heyet, ilçedeki eğitim kurumlarında incelemelerde bulunarak Türk meslektaşlarıyla bir araya geldi. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan CPIA Palermo Direktörü Fabio Pipito, Tavşanlı’da gördükleri eğitim organizasyonundan çok etkilendiklerini belirtti. Pipito, "Türkiye’deki okul organizasyonu gerçekten çok başarılı. Özellikle pratik çalışma ile teorik eğitimin bir arada yürütülme biçimi bizler için çok önemli bir model. Bu deneyimi İtalya’daki sistemimize entegre etmek istiyoruz," ifadelerini kullandı. "Dünya savaşın gölgesindeyken biz kardeşliği gördük" Dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece değinen Pipito, Tavşanlı halkının gösterdiği samimiyete vurgu yaparak şunları söyledi: "Dünyanın savaşla sarsıldığı bu dönemde, burada gerçek kardeşliği, dostluğu ve Türk halkının eşsiz misafirperverliğini tanıdık. Buraya profesyoneller ve meslektaşlarla tanışmaya geldik ancak gerçek dostlarla ayrılarak ülkemize dönüyoruz. Kalbimiz dolu, bilincimiz taze bir şekilde Palermo’ya dönüyoruz. Bu dostluk köprüsünün gelecekte yeni iş birlikleriyle güçleneceğine inanıyoruz." Sertifikalar törenle takdim edildi Programın sonunda, İtalyan heyetine katılım belgeleri ve sertifikaları takdim edildi. Sertifika törenine Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Refik Küçükkağnıcı, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Abdullah Öztürk ve kurum idarecileri katıldı. Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, bu tür projelerin kültürel etkileşim kadar eğitimde iyi uygulama örneklerinin paylaşılması açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, İtalyan heyeti ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Ziyaret, karşılıklı hediye takdimleri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bolu Bolu’daki vahşet sebebi Lohusa Depresyonu mu Bolu’da bir annenin 2 aylık bebeğini katletmesinin ardından uzmanlar, gebelik ve doğum sonrası psikolojik süreçlere dikkat çekti. Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde annelerin suçluluk ve yetersizlik duyguları yaşayabileceğine dikkat çekerek, "Yeni anne olmuş kişiye destek olurken aşırı işine karışmak ve ’şunu şöyle yap, böyle daha iyi anne olursun’ gibi onu yetersiz hissettirecek söylemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır" uyarısında bulundu. Geçtiğimiz günlerde Bolu’nun Gerede ilçesinde bir annenin henüz 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaşanan bu vahim olayın ardından gebelik sürecinin ve sonrasının zorluklarına dikkat çeken Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde istenmeyen psikolojik durumların ortaya çıkabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. "Kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" Gebelik sürecinin etkilerine değinen Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Gebelik süreci başlı başına zor bir süreç olduğu gibi, doğum sonrası da lohusalık dönemi yine başlı başına zor bir süreç oluyor. Bu durumda tabii istenmeyen durumlar da ortaya çıkabiliyor. Doğum sonrası depresyon dediğimiz, postpartum depresyon, dünya genelinde yüzde 10’la yüzde 20 arası bir oranda görülebiliyor. Burada anne, yeni anne olmuş kişi; suçluluk duyguları, değersizlik duyguları, yetersizlik duyguları, hayata karşı ilgisini kaybetme, kendine karşı ilgisini kaybetme gibi depresif süreçler yaşayabiliyor. Bu dönemde çocuğundan soğumak, çevresinden soğumak, kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" dedi. "Sosyal desteği çok önemsiyoruz" Sosyal desteğin çok önemli olduğunu ifade eden Psikolog Öğüt, "Bu kadar sert olmayan bir de lohusalık hüznü dediğimiz, ’baby blues’ dediğimiz bir durum var. Burada da bu da yüzde 50, yüzde 40 civarında görülebiliyor dünya genelinde. Daha hafif ruhsal dalgalanmalarla kendini gösteriyor ve genelde kendi kendine geçen, düzene giren bir durum oluyor. Bu dönemde, lohusalık döneminde eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa mutlaka destek alınmasını, profesyonel destek alınmasını öneriyoruz. Ama bu kadar ileri olmasa bile mutlaka sosyal desteği çok önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kendini yalnız hissettirmemek çok önemli" Yeni anne olan kişilere destek olunmasının önemine değinen Öğüt, "Yeni anne olmuş kişinin yanında olmak, ona destek vermek, yardım etmek, onu takdir etmek, kendini yalnız hissettirmemek çok önemli. Ama bunu yaparken bir şeye çok dikkat etmemiz gerekiyor: Ona kendini yetersiz hissettirecek telkinlerden kaçınmamız gerekiyor. Aşırı işine karışmak, ’bunu böyle yap, şunu şöyle yap, böyle yapmalısın, böyle daha iyi anne olursun’ gibi söylemlerden kaçınmamız gerekiyor. Zaten zor bir süreçten geçen anne bu durumda kendini yetersiz görebilir, ’acaba ben iyi bir anne değil miyim’ diye görebilir. Bu tarz söylemlerden ve yaklaşımlardan kaçınmak en doğrusu olur" diye konuştu.