SPOR - 13 Şubat 2026 Cuma 14:41

Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun alt branşı Parkur, Manisa’da ilk kez düzenlendi

A
A
A
Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun alt branşı Parkur, Manisa’da ilk kez düzenlendi

Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun alt branşlarından olan Parkur, Manisa’da ilk kez 11-12 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Okul Sporları Birimi tarafından düzenlenen organizasyon, Muradiye’deki Manisa Celal Bayar Üniversitesi kampüsünde yapıldı.


Merkez ve ilçelerden toplam 100’e yakın sporcunun katıldığı Parkur yarışmaları büyük heyecana sahne oldu. Sporcular, hız, çeviklik ve koordinasyon gerektiren parkurlarda dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti. Turnuva sonunda kategorilerinde ilk 4’e giren sporculara madalyaları Cimnastik İl Temsilcisi Tuba Didin tarafından takdim edildi.


Cimnastik İl Temsilcisi Tuba Didin yaptığı açıklamada, Manisa’da cimnastik branşında bu yıl toplam 33 faaliyet düzenleneceğini belirterek, "Her faaliyet sporcularımız ve antrenörlerimiz için önemli bir tecrübe ve deneyimdir. Manisa’da cimnastiği en üst seviyeye taşımak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi.


Yarışmanın adil ve hakkaniyetli bir şekilde gerçekleşmesi için Türkiye Cimnastik Federasyonu Okul Sporları Teknik Kurulu üyeleri ve federasyon hakemleri Hüseyin Deliduman ile Yavuz Hamzaoğlu da organizasyonda hazır bulundu. Teknik kurul üyeleri, yarışma sürecini anbean takip ederek müsabakaların tarafsız ve kurallara uygun şekilde tamamlanmasını sağladı.


Cimnastik İl Temsilcisi Tuba Didin, organizasyona verdikleri desteklerden dolayı Türkiye Cimnastik Federasyonu ile Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teşekkür etti.



Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun alt branşı Parkur, Manisa’da ilk kez düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.