SPOR - 14 Mart 2025 Cuma 14:55

Turgutlulu dağcılar hem spor hem kültür gezisi yaptı

A
A
A
Turgutlulu dağcılar hem spor hem kültür gezisi yaptı

Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi (TURBELDAK) bu hafta yürüyüş etkinliğini gerçekleştirirken aynı zamanda kültürel aktiviteye de imza attı.


Turgutlu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı olarak farklı yürüyüş rotalarında doğaseverleri bir araya getiren TURBELDAK, Yunusemre ilçesi sınırları içindeki Yuntdağı Bölgesindeki Türkmen Şelalesi ve Türkmen geleneklerinin yaşatıldığı Obasya Köyünde yürüyüş ve kültürel etkinliğini gerçekleştirdi. Yaz-Kış Yürüyüş Liderleri Orhan Mert ile Haydar Atilla’nın sevk ve idaresinde yapılan etkinlikte ilk olarak bölgenin en yüksek şelalesi olan Türkmen Şelalesi’ne yüründü. Temiz havanın ve doğal güzelliklerin tadını çıkaran ekip sonrasında Obasya Köyü’nü ziyaret etti. Kültürel etkinlikte katılımcılar, köyün otel bölümü ile Yuntdağı Yörük köylerinin geleneksel mimarisi esas alınarak inşa edilmiş toprak damlı taş evleri, yaşam temasının bir köy meydanı olarak canlandırıldığı restoran ve müze binalarını gezdi.


Yaz-Kış Yürüyüş Lideri Orhan Mert, "TURBELDAK olarak bu hafta düzenlediğimiz programda hem bölgemizin en önemli doğal güzelliklerinden birisi olan Türkmen Şelalesi’ne hem de Türkmen geleneklerinin yaşatıldığı Obasya Köyüne gittik. Arkadaşlarımızla birlikte bir kez daha Türkmen Şelalesi ve çevresindeki güzelliklere hayran kaldık. Yörük köylerinin geleneksel yaşamının korunduğu Obasya Köyü’nde unutamayacağımız zamanlar geçirdik. Bu güzel etkinliğimize katılan bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.



Turgutlulu dağcılar hem spor hem kültür gezisi yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de madencilik işçileri maaş ve tazminat iddiasıyla greve çıktı Edirne’de bir maden ocağında maaşlarını ve tazminatlarını alamadıklarını iddia eden işçiler greve giderken, çok sayıda ailenin yaşanan süreç nedeniyle mağdur olduğu öne sürüldü. Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Kiremitçiler Maden Ocağı’nda çalışan işçilerin, maaşlarını alamadıkları ve tazminat ödemeleri yapılmadan işten çıkarıldıkları iddiasıyla greve çıktı. İddiaya göre, uzun süredir maaşlarını alamayan çok sayıda işçi ve aileleri ciddi mağduriyet yaşamaya başladı. İşçiler, aylardır emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve seslerini duyurmakta zorlandıklarını belirterek haklarını aramak için greve gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti. İşçiler adına yapılan açıklamada, Kiremitçiler Grup Madencilik tarafından kamuoyuna yapılan açıklamaların sahadaki gerçekleri yansıtmadığı ileri sürüldü. Grev haklarını kullandıkları gerekçesiyle işten çıkarıldıkları iddia edilen işçilere, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı öne sürüldü. İşçilerin 4 gündür grevde olduğu belirtildi. İşçiler ve yakınları, yaşanan mağduriyetin kamuoyuna duyurulmasını isterken, yetkililerin konuya ilişkin inceleme başlatmasını talep etti. "Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan kamuoyu açıklaması" Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, konkordato sürecinde çalışan haklarının korunmasına öncelik verildiği belirtilerek, geçmiş döneme ait yaklaşık 1,5 aylık ücret alacağının 26 Mayıs’ta İŞKUR aracılığıyla çalışanların hesaplarına yatırılmasının planlandığı ifade edildi. Açıklamada, Nisan ayı maaş ödemelerinde üretim faaliyetlerinde yaşanan zorluklar nedeniyle gecikme yaşandığı belirtilirken, ödemelerin en geç 12 Haziran’a kadar tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ankara Bakan Çiftçi: (Gülistan Doku davası) "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku davasına ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını bildirdi. Bakan Çiftçi, resmi sosyal medya hesabından Gülistan Doku davasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Başta Interpol olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını açıklayan Çiftçi, Altaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin başladığını ifade etti. "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için yürütülen kararlı mücadelenin bugün uluslararası ölçekte önemli bir aşamaya ulaştığının altını çizen Çiftçi, "21 Nisan tarihinde hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, Interpol başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürüttüğümüz çok katmanlı ve titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış; adalet önünde hesap vermesi için gerekli tüm diplomatik ve hukuki mekanizmalar devreye sokulmuştur. Şüpheli hakkında hazırlanan kırmızı bülten ve geçici tutuklama talebi, ilgili uluslararası mercilere vakit kaybetmeden iletilmiş; süreç boyunca elde edilen tüm teknik veriler ve soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiler anlık şekilde ilgili ülke makamlarıyla paylaşılmıştır. INTERPOL, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen eş zamanlı koordinasyon neticesinde firari şahsın hareket alanı adım adım daraltılmış; New York bölgesindeki varlığı tespit edilerek gözaltı süreci hızla sonuçlandırılmıştır" diye konuştu. "Hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" Yürütülen uluslararası koordinasyon kapsamında ABD INTERPOL birimi, FBI irtibat görevlileri ve ilgili güvenlik makamlarıyla sürekli temas sağlandığını vurgulayan Çiftçi, "Firari şüpheliye ilişkin elde edilen bilgiler düzenli olarak paylaşılmıştır. Devam eden çalışmalar kapsamında şahsın bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlar ve açık kaynaklarda tespit edilen görüntüler de ilgili birimlerle paylaşılmış; sürdürülen koordinasyon neticesinde Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Bu gelişme doğrultusunda iade işlemleri yeniden hızlandırılmıştır. Bu gelişme, yalnızca bir operasyonel başarı değil; aynı zamanda devletimizin suç ve suçluyla mücadelede ulaştığı küresel kapasitenin, teknolojik yetkinliğin ve kurumsal kararlılığın somut bir göstergesidir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımızın gelişmiş teknik imkânları, yeni nesil kriminal analiz sistemleri, daraltılmış baz çalışmaları, dijital veri inceleme yöntemleri ve uluslararası istihbarat koordinasyonu sayesinde artık hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" şeklinde konuştu. "329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır" Bakan Çiftçi; güvenlik birimleri tarafından yürütülen açık kaynak araştırmaları, dijital iz sürme faaliyetleri, sosyal medya analizleri, finansal hareket incelemeleri ve uluslararası veri paylaşım mekanizmaları sayesinde firari şüphelinin izlerinin hassasiyetle takip edildiğini belirterek, "Soruşturmaya katkı sağlayabilecek her veri titizlikle değerlendirilmiş; sosyal medya paylaşımlarından saha bilgilerine kadar tüm unsurlar adli süreçlerle koordineli şekilde analiz edilmiştir. Devletimizin kararlı mücadelesi neticesinde yalnızca 1 Ocak - 22 Mayıs tarihleri arasında 329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu tablo, suçlular açısından dünyanın hiçbir yerinin güvenli bir sığınak olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil; uluslararası alanda da suç ve suçluyla mücadelede yüksek koordinasyon kabiliyetine sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Cezasızlık algısını besleyen hiçbir yapıya, hiçbir ihmale ve hiçbir suskunluğa müsamaha göstermeyeceğiz. Toplumsal vicdanı derinden yaralayan hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin hafızası güçlüdür; adalet iradesi sarsılmazdır. Suçlu nerede olursa olsun, hangi ülkeye saklanırsa saklansın, devletimizin nefesi ensesinde olmaya devam edecektir" dedi. Bakan Çiftçi, Gülistan Doku’nun ailesi başta olmak üzere adalet bekleyen vatandaşlara seslenerek, hiçbir acının ve bekleyişin unutulmayacağını, maddi gerçeğin ortaya çıkarılarak hukuk önünde gerekenin yapılacağını söyledi.