ASAYİŞ - 14 Mayıs 2026 Perşembe 10:28

Sevgi yollarında kameralı denetim başlıyor

A
A
A
Sevgi yollarında kameralı denetim başlıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi, yayaların huzur ve güvenliğini korumak amacıyla Sevgi Yolları’nda yeni bir güvenlik sistemini hayata geçirdi. 1 Haziran itibarıyla başlayacak uygulama kapsamında, Sevgi Yolları’na giren motosikletler kameralarla tespit edilerek cezai işlem uygulanacak.


Manisa Büyükşehir Belediyesi, şehir merkezindeki yayalaştırılmış alanlar olan Sevgi Yolları’nda yaya güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak için düğmeye bastı. Özellikle yayaların yoğun olduğu saatlerde giriş yasağına rağmen bu alanları kullanan motosiklet sürücülerine karşı, giriş ve çıkış noktalarına yüksek çözünürlüklü kamera sistemlerinin montajı tamamlandı. Sevgi yollarına 35 adet kameranın montajı tamamlandı.


Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma ile Sevgi Yolları’nın tüm giriş ve çıkışları mercek altına alındı. Yeni nesil izleme sistemi sayesinde yaya bölgesine kural dışı giriş yapan motosikletler anlık olarak tespit edilecek. Bu sayede hem olabilecek kazaların önüne geçilmesi hem de yayaların güvenliğinin sağlanması hedefleniyor.



Cezai işlem uygulaması 1 Haziran’da başlıyor


Belediyeden yapılan açıklamada, sürücülerin mağduriyet yaşamaması adına uygulamanın 1 Haziran itibarıyla resmen başlayacağı duyuruldu. Bu tarihten itibaren Sevgi Yolu’na girdiği tespit edilen motosiklet sürücülerine, trafik kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu maddesine göre cezai işlem uygulanacak.


Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, vatandaşların, çocukların ve yaşlıların bu alanlarda güvenle, kaza riskiyle karşı karşıya kalmadan vakit geçirmeleri için motosiklet sürücülerinden Sevgi Yolları’nı kullanmamaları istendi. 1 Haziran’da başlayacak olan kameralı denetimler öncesinde uyarıların yapıldığı ve 1 Haziran sonrasında ise cezai işlemlerin başlayacağı bilgisi verildi.



Sevgi yollarında kameralı denetim başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Püsküllü: "Eczacılar, ilacın güvenli, etkili ve bilinçli kullanımında sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Püsküllü, eczacıların ilacın güvenli, etkili ve bilinçli kullanımında sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğunu kaydetti. ERÜ Eczacılık Fakültesi, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. Ardından bir konuşma yapan ERÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Püsküllü, "Bugün, 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü’nü büyük bir gurur ve mutlulukla kutlamaktayız. Ülkemizde eczacılık mesleğine yönelik ilk bağımsız eğitim, 14 Mayıs 1839 tarihinde Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane bünyesinde açılan eczacılık sınıfı ile başlamıştır. Bu anlamlı tarih, 1968 yılından bu yana Eczacılık Günü olarak kutlanmakta ve köklü mesleğimizin gelişimini simgelemektedir. Mustafa Kılıçer Eczacılık Fakültesi, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında akademik hayatına başlamış, ilk mezunlarını 2010 yılında vermiştir. Bu yıl ise 17. dönem mezunlarımızı verecek olmanın haklı gururunu yaşamaktayız" ifadelerini kullandı. Eczacıların ilacın güvenli, etkili ve bilinçli kullanımında sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğunu kaydeden Püsküllü, "Bugün ülkemizde eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren 58 Eczacılık Fakültesi bulunmaktadır. Bunlardan yalnızca 19’u tam akreditasyona sahiptir. Fakültemiz de bu seçkin fakülteler arasında yer almakta olup, ikinci kez tam akreditasyon alma başarısını göstermiştir. Bu durum, eğitim kalitemizin ve akademik altyapımızın önemli bir göstergesidir. Fakültemiz; güçlü akademik kadrosu, çağdaş eğitim anlayışı ve bilimsel üretkenliği ile geleceğin eczacılarını yetiştirmeye devam etmektedir. Ayrıca Türkiye’de, fakültemizin de içerisinde bulunduğu yalnızca 12 eczacılık fakültesinde klinik eczacılık alanında uzman eczacı yetiştirilmekte olup, bu programa her yıl sınırlı sayıda öğrenci kabul edilmektedir. Bilindiği üzere tıp ve diş hekimliğinde olduğu gibi eczacılık alanında da uzmanlık eğitimi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda gerçekleştirilen Eczacılıkta Uzmanlık Sınavı sonucunda mezunlarımız her yıl başarılı sonuçlar elde etmekte, uzman eczacı yetiştirme programlarına katılma hakkı kazanmaktadır. Eczacılar; ilacın güvenli, etkili ve bilinçli kullanımında sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde büyük özveriyle görev yapan tüm eczacılarımızın 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir meslek yaşamı diliyorum" diye konuştu. Programa; ERÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Püsküllü’nün yanı sıra akademisyenler, eczacılar ve öğrenciler katıldı.
Adana Sağlıkta sahte imza iddiasını Genç Sağlık Sendikası yargıya taşıdı Adana’da sağlık çalışanlarının imzaları taklit edilerek başka bir sendikaya üye yapıldığı iddiaları üzerine Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, "Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi. İddiaya göre, Adana’daki çeşitli sağlık kuruluşlarında görev yapan kamu çalışanlarının, bilgileri ve onayları dışında, imzaları taklit edilerek usulsüz bir şekilde sendika üyesi yapıldıkları öne sürüldü. İddialar hakkında Genç Sağlık Sendikası, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Sendika üyeleri Adana Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yapıp konunun takipçisi olacaklarını duyurdu. "Bu durum düştükleri çaresizliği ortaya koymaktadır" Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, 120 üyelerinin sahte belgelerle başka sendikaya üye yapıldığını öne sürerek, "Bu durum ne sendikal etikle ne de hukuk devleti ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Sendikal rekabet emekle, projeyle, alın teriyle ve üyeye sunulan hizmetle yapılır. Sahte belge düzenlemek, iradeleri manipüle etmek ve hukuka aykırı yöntemlere başvurmak açıkça suç teşkil etmektedir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, bazı çevrelerin kaybetme korkusunu ve içine düştükleri çaresizliği ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. "Hedeflediğimiz tarihten bir hafta önce yetkiyi sizden alacağız" e-Devlet sistemiyle sendika üyeliğinin yapılması gerektiğini savunan İlboğa, daha sonra şunları söyledi: "Bu tür sahteciliklerin ve irade gaspının önüne geçmenin en etkili yolu, sendika üyelik ve çekilme işlemlerinin tamamen e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirilmesidir. Islak imza ile yürütülen süreçler maalesef suistimale açık bir zemin oluşturmaktadır. Çalışanların gerçek iradesinin korunması, sahte belgelerin önlenmesi ve sendikal güvenliğin sağlanması için üyelik işlemlerinin yalnızca e-Devlet üzerinden yapılması artık zorunluluktur. Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Bizler bugüne kadar kimsenin hakkına göz dikmedik. Hiç kimsenin emeğine el uzatmadık. Ancak kendi hakkımızın yenmesine de asla sessiz kalmayacağız. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ne yaparsanız yapın, sonuç değişmeyecek. Çünkü üyelerimizin iradesi satın alınamaz, baskıyla yönlendirilemez, sahte belgelerle gasp edilemez. Hedeflediğimiz tarihten bir hafta önce yetkiyi sizden alacağız." "Sahte evraklarla oluşturulan hiçbir üyelik meşru kabul edilemez" Genç Sağlık Sendikası Adana Şube Başkanı Kadir Demirci ise, "Bizler sağlık çalışanlarıyız. Gece gündüz demeden, insan hayatı için emek veren, fedakarlıkla görev yapan bir meslek grubuyuz. Ancak ne yazık ki bazı yapılar çalışanların haberi olmadan, açık rızasını almadan, hatta sahte imza ve usulsüz belgelerle sendikal üyelik süreçlerini manipüle etmeye çalıştığına yönelik son derece ciddi iddialar tarafımıza ulaşmaktadır. Sendikal özgürlük, anayasal bir haktır. Bir çalışanın hangi sendikaya üye olacağına yalnızca kendisi karar verir. Baskıyla, usulsüzlükle, habersiz üyeliklerle veya sahte evraklarla oluşturulan hiçbir üyelik meşru kabul edilemez" dedi.