ÇEVRE - 16 Mart 2026 Pazartesi 16:27

Muradiye’nin altyapı sorunu bir buçuk yıl içinde bitecek

A
A
A
Muradiye’nin altyapı sorunu bir buçuk yıl içinde bitecek

Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Muradiye’de esnaf ziyareti yaptı, yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Mahallede yaşanan sorunların farkında olduklarını belirten Başkan Balaban, altyapı çalışmaları nedeniyle kısa vadede bazı sıkıntılar yaşanabileceğini ancak projenin tamamlanmasıyla Muradiye’nin gelecek 60 yılının güvence altına alınacağını söyledi.


Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Muradiye Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemek amacıyla gerçekleştirilen ziyarette Başkan Balaban’a, Başkan Yardımcıları Emine Özge Arslan ve Seyit Ali Özmen eşlik etti. Programda Muradiye Mahalle Muhtarı Eyüphan Aykıran ve partililer de yer aldı. Esnafı ziyaret ederek mahalle sakinleriyle sohbet eden Başkan Balaban, vatandaşların yaklaşan bayramını da kutladı.



Sorunlar çözülecek


Muradiye’de en büyük sorunların başında altyapı eksikliği geldiğini belirten Başkan Semih Balaban, bunun giderilmesi için bölgede hummalı bir çalışma yürütüldüğünü ifade ederek, "Muradiye yıllardır ihmal edilmiş durumda. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu Muradiye’nin sorunlarını çözmek için iki milyar liralık bir proje başlattı. Mahallenin altyapı sorunlarının tamamı bir buçuk yıl içerisinde çözülecek. Biliyoruz, büyük sıkıntılar çekiyorsunuz ancak bir buçuk yıl sonra altyapı problemi kalmayacak, dertleriniz son bulacak" dedi.



‘Muradiye bizim için önemli’


Yunusemre Belediyesi olarak Muradiye’de hayata geçirdikleri projeleri de anlatan Belediye Başkanı Balaban şunları söyledi: "Göreve gelir gelmez Muradiye için hızla harekete geçtik. İlk olarak vatandaşlarımızın belediye işlemlerini yerinde yapabilmesi için Ek Hizmet Binası’nı hizmete açtık. Böylece hizmeti halkımızın ayağına getirdik. Akasya Kafe’yi açarak önemli bir ihtiyacı giderdik. Ardından Yunusemre Gençlik Eğitim Merkezi’nin ikinci şubesini mahallemizde hayata geçirerek eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağladık. Kadınlarımızın önemli bir talebi olan kreşimizi de uygun fiyatlarla hizmete sunduk. Fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve diyetisyen hizmetlerinin verildiği Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezi’ni de mahallemize kazandırdık. Halk Lokantası, Halk Mandıra ve MASKİ hizmetleri de Muradiye’de vatandaşlarımızın ayağına kadar geldi. İnanıyorum ki CHP iktidarında Muradiye, Manisa merkezin üçüncü ilçesi olacak" şeklinde konuştu.



Muradiye’nin altyapı sorunu bir buçuk yıl içinde bitecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Onbeşliler dizisinin galası Tokat’ta yapıldı TRT’nin uluslararası dijital platformu Tabii’nin yeni orijinal dizisi "Onbeşliler", Tokat’ta düzenlenen gala gecesiyle ilk kez izleyiciyle buluştu. Çekimleri Tokat’ta gerçekleştirilen ve 1914 yılında Tokat’tan Çanakkale Cephesi’ne giden gençlerin hikâyesini konu alan dizi, 18 Mart’ta Tabii platformunda yayınlanacak. Tokat’ta düzenlenen gala gecesine TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Tokat Valisi Abdullah Köklü, milletvekilleri, TRT yöneticileri, dizi oyuncuları, sektör temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. Gecede dizinin ilk iki bölümü izleyicilerle buluşurken, Onbeşli gençlerin Çanakkale Cephesi’ndeki mücadelesi ve hatırası bir kez daha anıldı. "Çanakkale ruhunu yeni nesillere aktarmak istiyoruz" Programda konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, dizinin ilk gösterimini Tokat’ta yapmanın ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Sobacı, 18 Mart’ta Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatarak, Onbeşliler dizisinin vatan uğruna cepheye giden Tokatlı gençlerin fedakârlık dolu hikâyesini ekrana taşıdığını söyledi. Sobacı, TRT’nin tarihi yapımlarla genç kuşaklara geçmişte verilen büyük mücadeleyi hatırlatmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Dizinin başrol oyuncularından İsmail Ege Şaşmaz, set sürecinin kendileri için yoğun duygularla geçtiğini belirterek, Çanakkale’ye giden gençlerin fedakârlıklarının kendilerini derinden etkilediğini söyledi. Dizide Mehmet Hoca karakterini canlandıran Kemal Uçar da, Onbeşlilerin hayallerini geride bırakarak vatan için cepheye giden gençlerin hikâyesini anlattığını ifade etti. Senaryosu Ozan Bodur, Fatih Özcan ve Cihan Sağlam tarafından kaleme alınan, yönetmenliğini Abdülgafur Şahin ile Cihan Sağlam’ın üstlendiği "Onbeşliler" dizisi, Çanakkale Savaşı’nda Tokat’tan cepheye giden gençlerin yaşadığı fedakârlıkları konu alıyor. Tokat’ın tarihu ve kültürel atmosferinde çekilen yapım, "Hey Onbeşli" ağıtında adı geçen kahramanların hatırasını da yaşatmayı amaçlıyor. Başrollerinde İsmail Ege Şaşmaz ve Ezgi Şenler’in yer aldığı dizinin oyuncu kadrosunda Mücahit Koçak, Kemal Uçar, Merve Üçer ve Deniz Hamzaoğlu gibi isimler bulunuyor. "Onbeşliler", 18 Mart itibarıyla tüm bölümleriyle Tabii platformunda izleyicilerle buluşacak.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanda tutuksuz sanıkların savunmaları alındı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada, tutuksuz yargılanan bazı sanıkların savunmaları alındı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen duruşma, geniş katılım nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlaması bulunan Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu, mahkemede verdiği ifadede boşanma sürecine ilişkin detayları anlattı. Kerimoğlu, evliliğinin ilk aylarında boşanmak istediğini belirterek, "Evliliğimin 2 veya 3’üncü ayında zina sebebiyle boşanmak istedim. Çekişmeli boşanma sırasında ben de zina davası açtım. Daha sonra görüşmelerimiz sonucunda anlaşmalı boşanmaya karar verdik. Boşanma sürecimde Gökhan inşaat yapacağını söyledi, peyderpey ödeme yapacağını söyledi" dedi. Çekişmeli boşanma sürecinin kendisi için zor geçtiğini dile getiren Kerimoğlu, Gökhan Böcek’in başka bir çocuğunun olmasının ardından davayı anlaşmalı şekilde sonlandırmaya karar verdiklerini ifade etti. Kerimoğlu, bu süreçte bir ana protokol ve ayrıca kendi aralarında yaptıkları başka bir protokol bulunduğunu, boşanmanın ardından İstanbul’a taşındığını söyledi. 80 milyon liralık ödeme ve döviz detayı Zeynep Kerimoğlu, boşanma sürecinde gerçekleşen para trafiğine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Gökhan Böcek’in inşaat yapacağını ve bu nedenle kendisine yapılacak ödemenin tek seferde gerçekleşemeyeceğini söylediğini belirten Kerimoğlu, bu nedenle senet düzenlendiğini ifade etti. Ancak boşanma gününde yaklaşık 80 milyon liralık ödemenin kendisine getirildiğini belirten Kerimoğlu, belgeyi de boşanmadan hemen önce imzaladığını söyledi. "Altın meselesini ifade verirken öğrendim" Kerimoğlu, paranın teslim edildiği günü de anlattı. Boşanma davasının görüleceği gün Gökhan Böcek ile avukatın ofisinde bir araya geldiklerini belirten Kerimoğlu, yanında bulunan kişileri tanımadığını söyledi. Paranın burada kendisine verildiğini, protokolün imzalanmasının ardından adliyeye geçtiklerini anlatan Kerimoğlu, dosyada geçen altın iddialarından o dönemde haberdar olmadığını savundu. Kerimoğlu, "Altına dair herhangi bir şey duymadım. Bu konuyu ancak ifade verirken öğrendim. MASAK raporu istendiğini de bankacı bana haber verdi. Bunun üzerine dekontları sundum" dedi. "Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim" Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek ise, oğlu adına alınan evin nasıl temin edildiğine ilişkin savunmasında sürecin kendi ailesinin desteğiyle geliştiğini söyledi. Zuhal Böcek, "Kızımla kirada yaşıyorduk. Gökhan ile Zeynep’in iletişimi hiç bitmiyordu. Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim. Zaten böyle bir hedefim de yoktu. Hamile kalmıştım. Yurt dışında bulunan ablama durumu açıklamak zorunda kaldım. Artık iki çocuğum olacaktı, kirada oturmak istemiyordum" dedi Ablasının ciddi bir birikimi olduğunu ve sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye kesin dönüş yapmak istediğini belirten Zuhal Böcek, "Ablamın yardım talebini Gökhan’a aktardım. Gökhan’la birlikte altınları bozdurup üzerime kayıtlı tapulu evi satarak bir ev aldık. Ablam Gökhan’ın evden talebinin olmasını istemiyordu, bu yüzden evi oğlumun üzerine yaptı" ifadelerini kullandı. Zuhal Böcek ayrıca, "Gökhan, annesi ve babasının yardımıyla geçinen biri. Annesine sıkıntıları aktardığımda ‘Gökhan’ın maddi sıkıntısı olmaz, en fazla bir arsamı satarım’ derdi" şeklinde konuştu. Araç devrine ilişkin savunmasında ise Zuhal Böcek, "Doğum hediyesi olarak bu araç bana alındı. Gelen paraları sorgulamadım" dedi. "Hakkımdaki iddiaları yapsaydım olay bambaşka olurdu" Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla tutuksuz yargılanan G.B. de mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmedi. G.B., "Yurt dışındayken ‘Ağabey eşimi sakinleştirir misin’ dedi. Eşiyle tanıştım, sakinleştirdim. Hakkımda iddia edilen hususları yapacak olsam olay bambaşka olurdu" dedi. "Çocuklarına baktığım için bana araba aldı" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan Y.M. ise üzerine alınan araçla ilgili olarak, "Gökhan Böcek çocuklarına baktığım için bana hediye aldı" dedi. "Maaşım için verilen talimatları yaptım" Yardım eden sıfatıyla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan O.N., Gökhan Böcek’in şoförlüğünü yaptığını belirterek, olay günü yaşananları şöyle anlattı: "2022 yılından beri Gökhan Böcek’in servis şoförlüğünü yaptım. Olay günü Gökhan Böcek’in talimatıyla kendisini evden aldım. Ben, ağabeyim Gökhan Böcek ve B.Ç. Finike Döviz’e gittik. Daha sonra ağabeyim B.Ç. ile birlikte adliyeye gitti. Biz avukatlık bürosuna gittik, sonrasında imzalar atıldı. Maaşım için verilen talimatları yaptım." "Poşeti araca götürdüm" Aynı suçlamayla yargılanan Y.N. de makam şoförü olarak verilen görevleri sorgulamadan yerine getirdiğini söyledi. Y.N., "Makamda çalıştığım için verilen görevi sorgulamadan yaptım. Gökhan Bey’i sabah aldık, mahkeme diye yola çıktık. Finike Döviz’e gittik. Biz aşağıda bekledik, Gökhan Bey yukarıdaydı. Yarım saat sonra beni çağırıp poşet verdi. Poşeti araca götürdük. Ardından Güllük’te bir ofise poşetleri bıraktık, sonra adliyeye geçtik. Bana para soruluyor, paranın değerini bilmiyorum. Bana ne derlerse onu yaparım" dedi. "15 milyon TL gönderdim" Nüfuz ticareti suçlamasına ilişkin savunma yapan F.S. ise Kaş ilçesindeki bir arsa yatırımı sürecini anlattı. F.S., "Gökhan benim yakın arkadaşım. 2024 yılında Kaş’taki bir arsadan bahsetti bana. Araştırma yaptım, yatırıma değerdi. Beni B.S. ile tanıştırdı, sonra süreç başladı. B.’ye vekalet verdim, B.S. benim adıma takibe başladı. Gökhan bana yeni harç ödemesi yapılması gerektiğini söyledi, Finike Döviz’e 15 milyon TL attım. Kötü bir niyetim yok, hatalı bir işlem gibi görünüyor ama ben kötü yönlendirildim" dedi. "Tayin süreciyle ilgili başkanla görüştüm" Nüfuz ticareti suçlaması yöneltilen O.A., eş durumu tayini için Muhittin Böcek ile görüştüğünü söyledi. O.A., "Eş durumu tayinlerim reddedilmişti. 2023 yılında Muhittin başkanımla görüştük, konuyu arz ettik, yardımcı olacağını söyledi. 2023 Aralık ayında İstanbul’dan eşimin tayini Antalya Büyükşehir’e oldu. 2024 Mayıs ayında ben de eş durumu nedeniyle Antalya’ya tayin oldum. Muhittin başkanın Muratpaşa Belediye Başkanı hakkında soruları oldu. Kendisini geçiştirmek amacıyla irtibatım olmadığını söyledim. Sadece sosyal medyada gördüğüm açık kaynağı paylaştım" dedi. Mahkeme heyeti, N.E. ve O.M. hakkında yakalama emrinin bulunduğunu bildirdi. Duruşmada yarın tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.
Ankara Bakan Göktaş: "Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için 51 bin 947 atama gerçekleştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için kamu istihdam hakkını genişleterek 51 bin 947 atama gerçekleştirdik. Yarın da 2026 yılının ilk atamasını bakanlığımızda gerçekleştireceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Burada gaziler ve şehit aileleriyle tek tek selamlaşan Göktaş, onlarla sohbet etti. Ardından bir konuşma yapan Göktaş, Kadir Gecesi’nin hayırlara vesile olmasını diledi. Ramazan ayının gönül bağlarını kuvvetlendiren zamanlardan biri olduğunu belirten Bakan Göktaş, bu birlikteliğin ve huzurun ardında şehitlerin fedakarlığı ve gazilerin cesareti olduğunu söyledi. Göktaş, "Şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatmak, onların emanetine sahip çıkmak, gazilerimizin hayatını kolaylaştırmak; milletçe taşıdığımız en derin vefa borcudur. Bakanlık olarak bu anlayışla şehitlerimizin yakınları ve gazilerimizin yanında olmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Hayata geçirdiğimiz her çalışmada, kurduğumuz her gönül bağında bizlere bırakılan emanete layık olma gayreti vardır" ifadelerini kullandı. "Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için 51 bin 947 atama gerçekleştirdik" Eğitimden sağlığa, istihdamdan ulaşıma pek çok alanda desteklerini sürdürdüklerini aktaran Göktaş, "Bu kapsamda şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için kamu istihdam hakkını genişleterek, 51 bin 947 atama gerçekleştirdik. Yarın da 2026 yılının ilk atamasını bakanlığımızda gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye hedefi, bugün ülkemizin kalıcı istikrarına yön veren kararlı bir iradeye dönüştü" Bakan Göktaş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin hayati öneme sahip olduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Verdiğimiz her destek, sağladığımız her kolaylık; vefa anlayışımızın aslında bir parçasıdır. Biz istiyoruz ki, ülkemiz artık yeni acılarla sınanmasın, evlatlarımız geleceğe daha güvenle baksın. İşte Terörsüz Türkiye hedefi, bu anlamda hepimiz için bir hayati öneme sahip. Bu hedef, sadece bir milli güvenlik meselesi değil, kardeşliğimizi ve birliğimizi güçlendiren, huzurumuzu kalıcı hale getiren tarihi bir istikamettir. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği sayesinde, Cumhur İttifakı’mızın güçlü desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefi, bugün ülkemizin kalıcı istikrarına yön veren kararlı bir iradeye dönüştü. Bu irade hiç şüphesiz ülkemizin güvenliğini teminat altına alırken, aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin onurunu koruyan bir sorumluluk çizgisidir. Gazi Meclisimizin çatısı altında yürütülen çalışmalar, tesis edilen güven ikliminin en somut göstergesidir. Elbette hiçbir söz, hiçbir cümle yapılan fedakarlığın büyüklüğünü tam olarak karşılayamaz. Ancak devletimizin şefkati, milletimizin duası ve minnet duygusu her zaman sizlerle olacak." Konuşmasının ardından Bakan Göktaş’a vakıf tarafından ’Vefa Plaketi’ takdim edildi.