ASAYİŞ - 16 Mart 2026 Pazartesi 20:09

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanda tutuksuz sanıkların savunmaları alındı

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanda tutuksuz sanıkların savunmaları alındı

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada, tutuksuz yargılanan bazı sanıkların savunmaları alındı.


Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen duruşma, geniş katılım nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlaması bulunan Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu, mahkemede verdiği ifadede boşanma sürecine ilişkin detayları anlattı. Kerimoğlu, evliliğinin ilk aylarında boşanmak istediğini belirterek, "Evliliğimin 2 veya 3’üncü ayında zina sebebiyle boşanmak istedim. Çekişmeli boşanma sırasında ben de zina davası açtım. Daha sonra görüşmelerimiz sonucunda anlaşmalı boşanmaya karar verdik. Boşanma sürecimde Gökhan inşaat yapacağını söyledi, peyderpey ödeme yapacağını söyledi" dedi.


Çekişmeli boşanma sürecinin kendisi için zor geçtiğini dile getiren Kerimoğlu, Gökhan Böcek’in başka bir çocuğunun olmasının ardından davayı anlaşmalı şekilde sonlandırmaya karar verdiklerini ifade etti. Kerimoğlu, bu süreçte bir ana protokol ve ayrıca kendi aralarında yaptıkları başka bir protokol bulunduğunu, boşanmanın ardından İstanbul’a taşındığını söyledi.



80 milyon liralık ödeme ve döviz detayı


Zeynep Kerimoğlu, boşanma sürecinde gerçekleşen para trafiğine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Gökhan Böcek’in inşaat yapacağını ve bu nedenle kendisine yapılacak ödemenin tek seferde gerçekleşemeyeceğini söylediğini belirten Kerimoğlu, bu nedenle senet düzenlendiğini ifade etti. Ancak boşanma gününde yaklaşık 80 milyon liralık ödemenin kendisine getirildiğini belirten Kerimoğlu, belgeyi de boşanmadan hemen önce imzaladığını söyledi.



"Altın meselesini ifade verirken öğrendim"


Kerimoğlu, paranın teslim edildiği günü de anlattı. Boşanma davasının görüleceği gün Gökhan Böcek ile avukatın ofisinde bir araya geldiklerini belirten Kerimoğlu, yanında bulunan kişileri tanımadığını söyledi. Paranın burada kendisine verildiğini, protokolün imzalanmasının ardından adliyeye geçtiklerini anlatan Kerimoğlu, dosyada geçen altın iddialarından o dönemde haberdar olmadığını savundu. Kerimoğlu, "Altına dair herhangi bir şey duymadım. Bu konuyu ancak ifade verirken öğrendim. MASAK raporu istendiğini de bankacı bana haber verdi. Bunun üzerine dekontları sundum" dedi.



"Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim"


Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek ise, oğlu adına alınan evin nasıl temin edildiğine ilişkin savunmasında sürecin kendi ailesinin desteğiyle geliştiğini söyledi. Zuhal Böcek, "Kızımla kirada yaşıyorduk. Gökhan ile Zeynep’in iletişimi hiç bitmiyordu. Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim. Zaten böyle bir hedefim de yoktu. Hamile kalmıştım. Yurt dışında bulunan ablama durumu açıklamak zorunda kaldım. Artık iki çocuğum olacaktı, kirada oturmak istemiyordum" dedi


Ablasının ciddi bir birikimi olduğunu ve sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye kesin dönüş yapmak istediğini belirten Zuhal Böcek, "Ablamın yardım talebini Gökhan’a aktardım. Gökhan’la birlikte altınları bozdurup üzerime kayıtlı tapulu evi satarak bir ev aldık. Ablam Gökhan’ın evden talebinin olmasını istemiyordu, bu yüzden evi oğlumun üzerine yaptı" ifadelerini kullandı.


Zuhal Böcek ayrıca, "Gökhan, annesi ve babasının yardımıyla geçinen biri. Annesine sıkıntıları aktardığımda ‘Gökhan’ın maddi sıkıntısı olmaz, en fazla bir arsamı satarım’ derdi" şeklinde konuştu.


Araç devrine ilişkin savunmasında ise Zuhal Böcek, "Doğum hediyesi olarak bu araç bana alındı. Gelen paraları sorgulamadım" dedi.



"Hakkımdaki iddiaları yapsaydım olay bambaşka olurdu"


Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla tutuksuz yargılanan G.B. de mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmedi. G.B., "Yurt dışındayken ‘Ağabey eşimi sakinleştirir misin’ dedi. Eşiyle tanıştım, sakinleştirdim. Hakkımda iddia edilen hususları yapacak olsam olay bambaşka olurdu" dedi.



"Çocuklarına baktığım için bana araba aldı"


Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan Y.M. ise üzerine alınan araçla ilgili olarak, "Gökhan Böcek çocuklarına baktığım için bana hediye aldı" dedi.



"Maaşım için verilen talimatları yaptım"


Yardım eden sıfatıyla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan O.N., Gökhan Böcek’in şoförlüğünü yaptığını belirterek, olay günü yaşananları şöyle anlattı:


"2022 yılından beri Gökhan Böcek’in servis şoförlüğünü yaptım. Olay günü Gökhan Böcek’in talimatıyla kendisini evden aldım. Ben, ağabeyim Gökhan Böcek ve B.Ç. Finike Döviz’e gittik. Daha sonra ağabeyim B.Ç. ile birlikte adliyeye gitti. Biz avukatlık bürosuna gittik, sonrasında imzalar atıldı. Maaşım için verilen talimatları yaptım."



"Poşeti araca götürdüm"


Aynı suçlamayla yargılanan Y.N. de makam şoförü olarak verilen görevleri sorgulamadan yerine getirdiğini söyledi. Y.N., "Makamda çalıştığım için verilen görevi sorgulamadan yaptım. Gökhan Bey’i sabah aldık, mahkeme diye yola çıktık. Finike Döviz’e gittik. Biz aşağıda bekledik, Gökhan Bey yukarıdaydı. Yarım saat sonra beni çağırıp poşet verdi. Poşeti araca götürdük. Ardından Güllük’te bir ofise poşetleri bıraktık, sonra adliyeye geçtik. Bana para soruluyor, paranın değerini bilmiyorum. Bana ne derlerse onu yaparım" dedi.



"15 milyon TL gönderdim"


Nüfuz ticareti suçlamasına ilişkin savunma yapan F.S. ise Kaş ilçesindeki bir arsa yatırımı sürecini anlattı. F.S., "Gökhan benim yakın arkadaşım. 2024 yılında Kaş’taki bir arsadan bahsetti bana. Araştırma yaptım, yatırıma değerdi. Beni B.S. ile tanıştırdı, sonra süreç başladı. B.’ye vekalet verdim, B.S. benim adıma takibe başladı. Gökhan bana yeni harç ödemesi yapılması gerektiğini söyledi, Finike Döviz’e 15 milyon TL attım. Kötü bir niyetim yok, hatalı bir işlem gibi görünüyor ama ben kötü yönlendirildim" dedi.



"Tayin süreciyle ilgili başkanla görüştüm"


Nüfuz ticareti suçlaması yöneltilen O.A., eş durumu tayini için Muhittin Böcek ile görüştüğünü söyledi. O.A., "Eş durumu tayinlerim reddedilmişti. 2023 yılında Muhittin başkanımla görüştük, konuyu arz ettik, yardımcı olacağını söyledi. 2023 Aralık ayında İstanbul’dan eşimin tayini Antalya Büyükşehir’e oldu. 2024 Mayıs ayında ben de eş durumu nedeniyle Antalya’ya tayin oldum. Muhittin başkanın Muratpaşa Belediye Başkanı hakkında soruları oldu. Kendisini geçiştirmek amacıyla irtibatım olmadığını söyledim. Sadece sosyal medyada gördüğüm açık kaynağı paylaştım" dedi.


Mahkeme heyeti, N.E. ve O.M. hakkında yakalama emrinin bulunduğunu bildirdi. Duruşmada yarın tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamaya girdiğimizi söyleyebiliriz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği iftar programında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki kanaat önderleriyle bir araya geldi. Yılmaz, "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamaya girdiğimizi söyleyebiliriz" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın parti binasında düzenlediği "Doğu ve Güneydoğu Kanaat Önderleri" adlı iftar programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki kanaat önderleri ve dernek temsilcileri katıldı. İftarın ardından yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bölgemizde gerilim üreten, istikrarsızlık üreten ülkelerin karşısında Türkiye Cumhuriyeti adeta bir istikrar merkezi gibi konumlanmış durumdadır. Her soruna müzakereyle, diplomasiyle, barışla çözüm arayan bir konumdadır. Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamaya girdiğimizi söyleyebiliriz. Bu aşamada en önemli husus artık silahların bir kenara konması, silahların gölgesinde olmayan pratik sivil siyasetin güç kazanmasıdır. Demokratik siyaset içinde herkes kendisini vatandaşa anlatacak. Kim vatandaşı daha çok ikna edebiliyorsa onun dediği olacak. Ama silahların gölgesinde değil. Fikirlerin gücüyle, politikaların gücüyle herkes bunu yapmaya çalışacak" dedi. "Türkiye’nin ihracatı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara geldi" Ülkenin kalkınmasına da vurgu yapan Yılmaz, "2002 yılında tüm güneydoğunun ihracatı bütün illeri topladığınızda, güneydoğu 700 milyon doları bulmuyor. Geçen sene 12 milyar doları aştı. Türkiye’nin ihracatı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara geldi. Güneydoğununki 600 küsur milyon dolarlardan 12 küsur milyar dolarlara geldi" diye konuştu. Daha sonra kürsüye çıkarak bir konuşma yapan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Sivil toplum kuruluşlarımızın hayatımız içerisinde çok önemli olduğunu, kültür aktarımını sağladığını, nesiller arası kaynaşmayı ve birlikte dayanışmayı sağladığını özellikle vurgulamak istiyorum. Yakın bir zamanda geçirmiş olduğumuz büyük deprem felaketini atlatmamızda da sivil toplum kuruluşlarımızın çok büyük katkı ve destekleri oldu. İnşallah bu birlik ve beraberlik duygusuyla ortak mücadelemizi daha da büyüteceğiz. İnşallah ülkemizin ve bölgemizin geleceği adına hep birlikte bu çabayı sergileyecek ve mazlum coğrafyalardaki tüm kardeşlerimizin geleceği için önemli adımları hep birlikte atacağız" şeklinde konuştu.