EKONOMİ - 03 Ocak 2026 Cumartesi 16:52

Manisa’da doğaltaş müzesi gibi ev

A
A
A
Manisa’da doğaltaş müzesi gibi ev

Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşayan 58 yaşındaki maden teknikeri Nazmi Gedikkaya, yıllar boyunca topladığı mermer ve doğaltaş koleksiyonuyla dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve maden ocaklarında yöneticilik yapan Gedikkaya, meslek hayatı boyunca edindiği tecrübeyi adeta bir koleksiyona dönüştürdü.


Gedikkaya, evinin bir köşesinde oluşturduğu özel alanda oniks, traverten, Marmara beyazı, Muğla beyazı, rossa bellisimo, rossa levanto, rossa tea, rozasalya, cremo bello, süpren, afrodit pink, Milas leylak, limyra, Söğüt bej, dolamit, serpantin, Sardes king bej, Milas sedef, Afyon şeker, andezit, granit, cremo nova, Sofita bej, diana royal, silver traverten, Amasya bej, Ottoman bej, tundra gri, beyaz oniks, bal oniks, yeşil oniks, emperador mermeri ve rustik yeşil mermer gibi Türkiye’de en çok üretilen ve satılan 50’den fazla mermer ve doğaltaşı sergiliyor.


Türkiye’nin mermer ve doğaltaş zenginliğine dikkat çeken Gedikkaya, "Türkiye’de 1500’ün üzerinde farklı yapıda, 120’nin üzerinde farklı renk ve desende mermer bulunuyor. Ancak bu zenginliğin yalnızca yüzde 15’i ekonomiye kazandırılabiliyor. Yüzde 85’i ise hala toprağın altında. Arazide değerli bir taş gördüğümde çok farklı duygular yaşıyorum" dedi.


Mermer ve doğaltaşların kendisine büyük mutluluk verdiğini ifade eden Gedikkaya, "Farklı bir taş bulduğumda geceleri sevinçten uyuyamıyorum. Bu taşları ilk çıkardığımız andaki heyecanı herkesin yaşamasını isterim. O taşın doğadaki oluşumu ve ham hali gerçekten inanılmaz" diye konuştu.


Birçok değerli taşın Türkiye’ye özgü olduğunu vurgulayan Gedikkaya, çocuklarına bırakacağı en güzel mirasın bu koleksiyon olduğunu belirtti. Gedikkaya ayrıca koleksiyonunda mermer ve doğaltaşların yanı sıra kurşun, altın, kömür, krom ve cips minerali gibi metalik madenlerin de yer aldığını sözlerine ekledi.



Manisa’da doğaltaş müzesi gibi ev

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."