GÜNDEM - 08 Eylül 2025 Pazartesi 16:36

Manisa’da 20 binden fazla AFAD gönüllüsü afetlere karşı hazır

A
A
A
Manisa’da 20 binden fazla AFAD gönüllüsü afetlere karşı hazır

Manisa’da düzenlenen AFAD Destek AFAD Gönüllüsü Buluşması etkinliğinde açıklamalarda bulunan Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürü Osman Pıhtılı, kentte toplam 20 bin 374 AFAD gönüllüsünün bulunduğunu açıkladı.


Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından "Destek AFAD Gönüllüsü Buluşması" etkinliği gerçekleştirildi.


Manisa Atatürk Spor Kompleksi’nde düzenlenen etkinliğe AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı, AFAD İl Müdürlüğü personeli ile Manisa’daki Destek AFAD Gönüllüleri katıldı.


Törende konuşan AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen gönüllülük faaliyetleri kapsamında Manisa Destek AFAD gönüllüleri ile bir araya gelmiş olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.



"Manisa’da toplam AFAD Gönüllü sayımız 20 bin 374’dür"


İl Müdürü Pıhtılı, konuşmasında, "Bugün itibariyle Manisa’da Temel AFAD Gönüllü sayımız; 19.444’dür. Destek AFAD Gönüllü sayımız; 930’dur. Toplam AFAD Gönüllü sayımız ise; 20 bin 374’dür. 2025 yılı Destek AFAD Gönüllüsü olmaya hak kazananlara yönelik yüz yüze eğitimlerimiz devam etmektedir. Destek AFAD Gönüllülüğü, yalnızca afet anında değil, afet öncesinde toplumsal farkındalık oluşturulmasında ve afet sonrasında yaraların sarılmasında büyük rol üstlenmektedir. Devletimizin afetlere yönelik kurumsal kapasitesine halkımızın gönüllü katkısını ekleyerek çok daha güçlü bir yapı oluşturmaktayız." dedi.



"Afetlere hazır olmalıyız"


"Afetler her an kapımızı çalabilir." diyen Pıhtılı, "Önemli olan, bu anlara hazırlıklı olmak ve el birliğiyle hareket edebilmektir. Sizler, yalnızca afet anında değil; afet öncesinde toplumu bilinçlendirmede, farkındalık oluşturmada ve afet sonrası dayanışma ruhunu güçlendirmede de önemli bir rol üstleniyorsunuz. Sizler AFAD ailesini büyütüyor ve güçlendiriyorsunuz. İşte bu noktada gönüllülerimiz bizim en büyük değerlerimizden biridir. Bu süreçte gösterdiğiniz özveri, gayret ve sorumluluk duygusu için her birinize teşekkür ediyorum. Gönüllülük bir yürek işidir. Ve sizler bu yürekle, bu bilinçle hareket ederek toplumumuzun güvenliğine katkı sağlıyorsunuz. Her birinizin içinde taşıdığı bu sorumluluk, yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bir insanlık borcudur. Sizler bu borcu canı gönülden ödüyor, toplumumuzun yarınlarını daha güvenli hale getiriyorsunuz." şeklinde konuştu.



"Bir arada olmak, geleceğe dair umutlarımızı güçlendirmektedir"


Geleceğe dair umutlarının artarak devam ettiğini kaydeden Pıhtılı açıklamasını şöyle tamamladı: "Bugün burada, fedakârca görev almayı seçen gönüllülerimizle bir arada olmak, geleceğe dair umutlarımızı güçlendirmektedir. Ben yürekten inanıyorum ki; siz AFAD gönüllülerimizin gayreti, özverisi, bilgi ve becerisi, ülkemizin afetlere karşı daha hazırlıklı daha dirençli bir yapıya kavuşmasında en önemli dayanaklarımızdan biridir. Destek AFAD Gönüllüsü etkinliğimizin faydalı ve keyifli olmasını diliyor, burada bulunup destek veren tüm gönüllülerimize, emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hep birlikte, daha bilinçli, daha güvenli ve daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz."


Konuşmaların ardından AFAD Destek AFAD Gönüllüleri kendi aralarında onar kişilik gruplar oluşturduktan sonra kurulan Halat Çekme, Çuval yarışı, Elektrik akımı, İpler ve Düğümler, Dart, Bilek güreşi, Hafıza ve Refleks oyun istasyonlarında gruplar halinde yarıştı. Yarışmaların sonunda dereceye giren gönüllülere ödülleri AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı tarafından takdim edildi.



Manisa’da 20 binden fazla AFAD gönüllüsü afetlere karşı hazır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında "Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı" bilimsel verilerle ortaya koyuldu. Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı. Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi. Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, "2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir" denildi. Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, "En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir" ifadelerine yer verildi. Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, "Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir" denildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır" dedi.