EĞİTİM - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:04

Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi

Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında "Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı" bilimsel verilerle ortaya koyuldu.


Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı.


Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi.



Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı


Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, "2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir" denildi.


Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, "En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir" ifadelerine yer verildi.


Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, "Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir" denildi.


Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de 2 kardeşin ölümünde ilk sonuç: Kaldıkları odada fosfor sinir gazı tespit edildi Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden iki kardeşle ilgili yürütülen soruşturmada ’toksikolojik ve histopatolojik’ inceleme sürerken kaldıkları odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan insan sağlığına zararlı fosfor sinir gazı tespit edildi. Çocukların ölmesine, kaldıkları oda içerisinde tahıl koymak için ahşaptan yapılan bölmeden sızan bu gazın sebep olduğu üzerinde duruluyor. Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile annenin yoğun bakımda, babanın ise gözleme alınarak tedavisine devam edildiği öğrenildi. Mersin Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise dün Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na kılınan cenaze namazı sonrasında yan yana toprağa verildi. AFAD, odada böcek ilacı olarak da kullanılan sinir gazı tespit etti Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ’hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi. Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan araştırmada ailenin yattığı odada insan sağlığının tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildiği öğrenildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metre karelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı ihtimali üzerinde duruluyor. Karantinaya alınan evde AFAD ekipleri çalışmalarını bugünde sürdürdüğü, aynı zamanda otopsi sonrasından alınan örneklerden gelecek ’toksikolojik ve histopatolojik’ sonuçlarında beklendiği bildirildi.
Samsun Oytun Erbaş Canik’te Samsun Canik Belediyesi’nin ilçede düzenlediği "Konuşacak Çok Şey Var!" adlı konferans programında Prof. Dr. Oytun Erbaş, vatandaşlarla buluşacak. Canik Belediyesi, kültür ve sanat alanında alkışları toplayan programlarına yenilerini eklemeyi sürdürüyor. Birçok farklı alanda önemli çalışmalar gerçekleştiren isimleri vatandaşlarla bir araya getirmeye devam eden Canik Belediyesi, Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçede "Konuşacak Çok Şey Var!" isimli konferans programı düzenliyor. Tıp alanında gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgiler aktaracak olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, program çerçevesinde ayrıca vatandaşların sorularını yanıtlayacak. İlgisinin yüksek olması beklenen ve Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın nörogelişim konusunda deney ve gözlem çalışmalarına yönelik tecrübelerini aktaracağı ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programı, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 19.00’da Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kültür ve sanat programlarını vatandaşların talepleri doğrultusunda oluşturduklarına değinen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Kültür ve sanat alanına yönelik programlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Etkinlik takvimimizi, hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda belirliyoruz. Ailelerimizle ve gençlerimizle buluşmaya devam ediyoruz. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçemizde gerçekleştireceğimiz ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Aras Elektrik, Güvenlik kültürüne dikkat çekiyor Elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösteren Aras Elektrik, çalışan sağlığı ve güvenliğini yalnızca yasal bir zorunluluk değil, kurum kültürünün temel yapı taşı olarak konumlandırıyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında bu alandaki çalışmalarına dikkat çeken şirket, sorumluluk sahasında yer alan 7 ilde İSG uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor. Aras Elektrik’te göreve başlayan her personel, işe başlamadan önce kapsamlı İSG eğitimlerinden geçiriliyor. Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde (EKAT) Çalışma Eğitimi, Yüksekte Çalışma Eğitimi, Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi ve İlkyardım Eğitimi gibi başlıklarda verilen bu eğitimler, saha uygulamalarıyla da destekleniyor. Çalışanların Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımına ilişkin denetimler ise İSG uzmanları tarafından düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Dijital Dönüşümle Güçlenen İSG Süreçleri Aras Elektrik, uzun süredir yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında uygulamaya aldığı "İSG Yol Haritası" ile eğitim ve bilgilendirme süreçlerini daha da iyileştirdi. Halihazırda kullanılan diğer dijital platformlar üzerinden sunulan eğitim içerikleri güncellenerek çalışanların bilgiye hızlı ve sürekli erişimi sağlanırken, farkındalık çalışmalarının etkinliği de artırıldı. Bu sayede çalışanların bilinç düzeyi yükseltilirken sahadaki güvenli davranışların yaygınlaşmasına katkı sunuluyor. "İSG’ye Önem Veriyoruz, Güvenliği Kurum Kültürü Haline Getiriyoruz" Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, 4-10 Mayıs İSG Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, iş sağlığı ve güvenliğinin şirket için vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Aras Elektrik olarak güvenliği sadece bir tedbir değil, bir kurum kültürü olarak görüyoruz. Elektrik dağıtımı gibi yüksek risk barındıran bir sektörde faaliyet gösterirken, tüm çalışanlarımızın sahada aynı bilinçle hareket etmesini sağlamak en önemli hedeflerimizden biri. Bu doğrultuda İSG kültürünü sürekli geliştiren, hatırlatan ve içselleştiren bir yaklaşım benimsiyoruz." Akbaş ayrıca, yıl boyunca düzenlenen İSG çalıştayları ve farkındalık etkinlikleriyle çalışanların sürece aktif katılımının sağlandığını belirterek, "Gerçekleştirdiğimiz çalıştaylar ve saha uygulamalarıyla çalışanlarımızın görüşlerini alıyor, süreçlerimizi birlikte geliştiriyoruz. Bu sayede güvenlik kültürünü daha da güçlendiriyoruz." dedi. Aras Elektrik, her geçen yıl geliştirdiği İSG politikaları ve çalışan odaklı yaklaşımıyla hem güvenli çalışma ortamını güçlendirmeyi hem de hizmet kalitesini artırmayı sürdürüyor.
İstanbul Sultanbeyli’de kaçak kuyumcu operasyonu: Kilolarca altın ve üretim makineleri ele geçirildi Sultanbeyli’de bir ikamette kaçak kuyumculuk ve sahte altın üretimi yapıldığı belirlenen atölyeye düzenlenen baskında çok sayıda sahte ziynet eşyası ve üretim materyali ele geçirilirken, 2 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "parada sahtecilik" suçuna yönelik geniş kapsamlı çalışma başlatıldı. Son dönemde altın piyasasındaki hareketliliği fırsata çevirmeye çalışan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler neticesinde, Sultanbeyli’deki bir adresin merdiven altı atölyeye dönüştürüldüğü tespit edildi. Belirlenen adrese 6 Mayıs tarihinde düzenlenen operasyonda sahte altın üretimi yaptığı belirlenen 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda, piyasaya sürülmeye hazır halde sahte ve ayarı düşürülmüş; 767 gram has altın, 44 gram kesme altın, 38 adet gram altın, çok sayıda 50, 10 ve 5 gramlık külçe altınlar, 30 adet altın zincir, 5 adet altın bilezik, 6 adet burma bilezik, 2 adet kelepçe bilezik, 14 adet altın bileklik, Ata lira, Reşat, tam ve çeyrek altınlar ile 2 adet 1 kilogramlık külçe gümüş ele geçirildi. Operasyonda ayrıca üretimin yapıldığı profesyonel ekipmanlara da el konuldu. Aramalarda; rodaj makinesi, cila makinesi, mum makinesi, yıkama makinesi, freze delme makinesi, pırlanta dedektörü, punta makinesi, hassas terazi ve yüzük büyütme makinesi gibi altın işlemede kullanılan çok sayıda teknik araç ele geçirildi. Gözaltına alınan 2 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı tahkikatın devam ettiği öğrenildi.