EKONOMİ - 11 Mart 2026 Çarşamba 09:28

Köprübaşı Çileği altın sezonunu yaşıyor

A
A
A
Köprübaşı Çileği altın sezonunu yaşıyor

Mart ayında kilosu 200 liraya alıcı bulan coğrafi işaretli Köprübaşı Çileği, dört mevsim süren hasadı ve yoğun talebiyle hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de ilçe ekonomisine önemli katkı sağlıyor.


Manisa’nın en küçük ilçesi olan Köprübaşı’nda coğrafi işaretli çileğin üretimi dört mevsim aralıksız devam ediyor. Tadı, aroması ve kalitesiyle dikkat çeken tescilli Köprübaşı çileğinin mart ayında kilosu 200 liradan alıcı bulması ise üreticinin yüzünü güldürdü. Tarlaya gelen bazı alıcıların çilekleri kendilerinin toplaması ise dikkat çekti.


İlçede yaklaşık 4 bin dekar alanda yetiştirilen Köprübaşı çileği, yaz ve kış aylarının ardından bahar ayında da hasat edilmeye devam ediyor. Büyük emekle toplanan çilekler, Manisa’nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki pazarlarda tüketiciyle buluşuyor.


Mart ayında da üretimini sürdüren çilek üreticisi Selçuk Kayacan, örtü altında 6 dekar, açık alanda ise 4 dekar olmak üzere toplam 10 dekarda üretim yaptığını belirtti. Kayacan, Köprübaşı çileğinin hem açık arazide hem de sera altında yetiştirilebildiğini ifade ederek, fiyatların üreticiyi memnun ettiğini söyledi.


Çileğin kilosunun 200 liradan başladığını dile getiren Kayacan, "Toptancıların ilgisi güzel. Hatta bazı alıcılar tarlaya gelip çileği kendileri topluyor. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi.


Kayacan ayrıca Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret belgesiyle tescillendiğini hatırlatarak, ürünün yıl boyunca aranır hale geldiğini vurguladı.


Köprübaşı’nda yaklaşık 500 üreticinin 4 bin dekarlık alanda çilek yetiştirdiği öğrenilirken, kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarının sürekli artarak devam ettiği bildirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Köyceğiz’de 153 satranç sporcusu Çanakkale Şehitleri için buluştu Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Satranç Turnuvası, Borsa İstanbul İlkokulu Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinden toplam 153 sporcu turnuvaya katılarak mücadele etti. Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, turnuva salonunu ziyaret ederek Türkiye Satranç Federasyonu Köyceğiz Temsilcisi Sedat Aksoy’dan organizasyon hakkında bilgi aldı. Müdür Şen, sporculara başarı dileklerini iletirken, uzak il ve ilçelerden turnuvaya katılan sporcu velilerine de teşekkür etti. Özellikle Açık Kategori’ye yoğun ilgi gösterilmesi ve iddialı sporcuların turnuva için Köyceğiz’i tercih etmesi dikkat çekti. Turnuva; TSF Köyceğiz Temsilcisi, Yarışma Direktörü ve Başhakem Sedat Aksoy yönetiminde gerçekleştirildi. Organizasyonda Başhakem Yardımcısı Cengiz Şatır görev alırken, hakemlik görevini Özay Erdoğdu, Güler Çakmakcı, İrfan Doğan, Zeynep Arabacı ve Tatia Machitadze Sivri üstlendi. Turnuva sonunda gerçekleştirilen ödül töreninde, her kategoride dereceye giren sporculara madalyaları; TSF Datça Temsilcisi İsmail Cem Yıldırım, TSF Marmaris Temsilcisi Banu Tugay ve Türkiye Satranç Federasyonu Muğla İl Temsilci Yardımcısı Enver Tufaner tarafından takdim edildi. Ayrıca Halkbank Marmaris Şube Müdürü İlban Çam, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sporculara özel ödüller verdi. Yakın zamanda vefat eden Türkiye Satranç Federasyonu İl Hakemi Cengiz Ceylan da turnuva kapsamında rahmet ve saygıyla anıldı. Ceylan’ın hayrına sporculara çeşitli ikramlarda bulunan yakınlarına teşekkür edildi.
Antalya Zirveler karla kaplanınca yaban keçileri yerleşim alanlarına indi Antalya’nın Akseki ilçesindeki Gidengelmez Dağları’nda kar kalınlığının artmasıyla yiyecek bulmak için yerleşim alanlarına inen yaban keçileri, evlerin bahçelerinde görüntülendi. Akseki ilçesi sınırlarında yer alan ve 2000 metreyi aşan yüksekliğiyle dikkat çeken Gidengelmez Dağları, Anadolu yaban keçisinin (Anatolian wild goat) Türkiye’deki en yoğun yaşam alanlarından biri olarak biliniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde kar kalınlığının artmasıyla birlikte yiyecek bulmakta zorlanan yaban keçileri, zaman zaman dağların eteklerine kadar iniyor. Özellikle Akseki’ye bağlı Değirmenlik Mahallesi çevresinde görülen yaban keçileri evlerin bahçelerine kadar indi. Mahallede sabah saatlerinde sürüler halinde görülen yaban keçilerinin evlerin bahçelerinde otladığı, daha sonra ise hava kararmadan tekrar dağlara döndükleri gözlemlendi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altında bulunan bölgede yaşayan yaban keçileri, sarp kayalıklarda sürü halinde dolaşırken de kameralara yansıdı. Mahallede insanlarla adeta iç içe yaşayan yaban keçilerini görmek ve fotoğraflamak için kent dışından gelen doğaseverler de bölgeyi ziyaret ediyor. Değirmenlik Mahallesi sakinlerinden 62 yaşındaki Mehmet Özdemir, köylerinin Gidengelmez Dağları’nın eteklerinde kurulu olduğunu ve yaban hayatıyla iç içe yaşadıklarını söyledi. Özdemir, "Gidengelmez Dağları yaban keçilerinin yaşam alanıdır. Yaban keçileri yıllardır olduğu gibi yeniden köyümüzde arazilere inmeye başladılar. Hatta benim evimin önünde bulunan bahçemde her gün 20-30’arlı gruplar halinde yayılım yapıyorlar. Bizim bahçelerimize kadar inerek otlanıyorlar. Onları görmek bizi mutlu ediyor. Onlarla iç içe yaşıyoruz. Bu güzellikler dünyanın hiçbir yerinde yoktur" dedi. "Yaban hayatıyla iç içe yaşıyoruz" Mahallede kaçak avcılara kesinlikle izin vermediklerini belirten Özdemir, yaban keçilerinin genellikle sabah saatlerinde köy çevresine indiğini söyledi. Özdemir, "Yaban keçileri genellikle sabah saat 10.00 gibi iner, öğleden sonra 14.00-15.00 saatlerine kadar yayılıp tekrar yataklarına dönerler. Biz yaban hayatı ile iç içe yaşamaya alıştık. Onlar bizim bir parçamız. Her yıl köyümüze inmelerini bekliyoruz. Doğum zamanı olan mayıs ayında dağların iç kesimlerine giderler, doğumdan 10-15 gün sonra tekrar köy çevresine inmeye başlarlar. Havalar ısınınca ve karlar eriyince yeniden Gidengelmez Dağları’nın derinliklerine çekilirler" diye konuştu. Yaban keçisi popülasyonu her geçen yıl artıyor Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’ni yayımlayan International Union for Conservation of Nature verilerine göre dağ keçileri dünya genelinde koruma altında bulunuyor. Devletin uyguladığı yasal düzenlemeler nedeniyle avlanması ve evcilleştirilmesi yasak olan dağ keçileri, yiyecek bulmakta zorlandıkları kış aylarında yerleşim alanlarına kadar inebiliyor. Uzmanlar, Gidengelmez Dağları’nın zengin biyolojik çeşitliliği sayesinde Türkiye’nin önemli doğal yaşam alanları arasında yer aldığını ve koruma çalışmaları sayesinde yaban keçisi popülasyonunun her geçen yıl arttığını belirtiyor.