GÜNDEM - 26 Kasım 2025 Çarşamba 17:51

Japon deprem uzmanı Moriwaki: "Manisa’da dağ tarafında büyük bir sıkıntı yok, asıl risk ova tarafında"

A
A
A
Japon deprem uzmanı Moriwaki: "Manisa’da dağ tarafında büyük bir sıkıntı yok, asıl risk ova tarafında"

Manisa’da düzenlenen kitap fuarına katılan Japon deprem uzmanı, yüksek mimar ve inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki, "Manisa’da 2020’de yeni bir deprem yaşandı. Bu nedenle hemen büyük bir deprem beklemiyorum. Ancak İzmir’de deprem oluyorsa, buraya da etkisi olabilir. Manisa’nın dağ tarafında büyük bir sıkıntı yok. Asıl risk, ova tarafında ve yumuşak zemin bulunan bölgelerde" dedi.


Manisa 8. Kitap Fuarı’nda söyleşi programına katılan Japon deprem uzmanı Moriwaki, öğrencilerle bir araya gelerek deprem bilinci konusunda önemli bilgiler paylaştı. Program sonunda öğrencilere kitap da hediye eden Moriwaki, daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ege Bölgesi’nde çok sayıda küçük ve ince fay hattı bulunduğuna dikkat çeken Moriwaki, "Ege’de sık sık depremler olabilir. 2020 yılında Manisa, Muğla ve İzmir’de depremler yaşandı. Şimdi de sismik hareketlilik devam ediyor" dedi.


Balıkesir’de meydana gelen depreme de değinen Moriwaki, bu depremin fay hattı kaynaklı olmadığını belirterek, "Balıkesir’deki deprem fay hattı depremi değil, magmanın hareketine bağlı bir depremdir. Yunanistan’ın Santorini Adası’nda da her gün benzer depremler oluyor. Balıkesir’deki de o tip bir deprem" ifadelerini kullandı.


Manisa ile ilgili değerlendirmesini sürdüren Moriwaki, "Manisa’da 2020’de yeni bir deprem yaşandı. Bu nedenle hemen büyük bir deprem beklemiyorum. Ancak İzmir’de deprem oluyorsa, burada da etkisi olabilir. Manisa’nın dağ tarafında büyük bir sıkıntı yok. Asıl risk, ova tarafında ve yumuşak zemin bulunan bölgelerde" diye konuştu.



Japon deprem uzmanı Moriwaki: "Manisa’da dağ tarafında büyük bir sıkıntı yok, asıl risk ova tarafında"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.