GÜNDEM - 19 Şubat 2026 Perşembe 16:15

Gölmarmara’da heyelan: 7 ev kullanılamaz hale geldi

A
A
A
Gölmarmara’da heyelan: 7 ev kullanılamaz hale geldi

Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Ozanca Mahallesi’nde aşırı yağışlar sonrası meydana gelen heyelan, yerleşim yerlerinde büyük hasara yol açtı. Heyelanda 7 ev kullanılamaz hale gelirken, toplamda 11 konut hasar gördü.


Gölmarmara ilçesinde etkili olan yoğun yağışların ardından meydana gelen heyelan Ozanca Mahallesi’ni vurdu. Toprak kayması sonucu 7’si kullanılamaz hale gelen toplam 11 evde büyük hasar oluşurken, facianın eşiğinden dönülen mahallede vatandaşlar evlerini tahliye etmek zorunda kaldı.


Edinilen bilgiye göre, 3 gündür küçük çaplı hareketliliklerin yaşandığı bölgede dün akşam saatlerinde toprak kayması meydana geldi. Yamaçtan ayrılan toprak kütleleri yerleşim alanlarını tehdit ederken, mahalledeki 11 konutta derin yarıklar ve çökmeler oluştu. Olayın ardından bölgeye AFAD ve Gölmarmara Belediyesi ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından yapılan ilk incelemelerde, heyelanın bilançosu da netleşti. İlk tespitlere göre, 7 evin tamamen kullanılamaz hale geldiği, toplamda ise 11 konutun hasar gördüğü belirlendi. Evler güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi.


Bölgede yaklaşık 3 gündür devam eden küçük çaplı toprak hareketliliğini fark eden mahalle sakinlerinin, olabilecek bir felakete karşı tedbir alarak evlerini önceden boşalttığı öğrenildi. Heyelanda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Evlerini boşaltmak zorunda kalan mağdur vatandaşlar için İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinesinde yurtlarda barınma imkanı sunulurken, geçimini çiftçilikle sağlayan mahalle sakinleri, hem tarımsal faaliyetlerinin devamlılığı hem de çocuklarının okul düzeninin bozulmaması için yurt teklifine mesafeli yaklaştı. Mağduriyetlerinin giderilmesini bekleyen mahalleli, tarım arazilerinden uzaklaşmadan bir çözüm üretilmesini bekliyor.



"Biz durumu fark edince önlemimizi erkenden aldık"


Heyelanın yaşandığı bölgede tahliye edilen evlerden birinde yaşayan mahalle sakini Ergün Azgın, facianın adım adım gelişini şöyle anlattı: "Günlerdir toprakta bir hareketlilik zaten hissediliyordu, yukarıdaki heyelan alanı belli oluyordu. Toprak bütünleşip aşağı doğru kaymaya başlayınca binalar oynamaya başladı. Biz durumu fark edince önlemimizi erkenden aldık ve evlerimizi boşalttık. Dün gece saat 04.00 sıralarında ise çok büyük bir gürültü koptu. Kalktığımda o ufak çatlakların yerini büyük göçüklere bıraktığını, evlerin tamamen çöktüğünü gördüm. Şu an 7 ev tamamen boşaltıldı ama toplamda 14-15 ev zarar görmüş durumda. AFAD ekipleri diğer ev sahiplerine de bildirimde bulundu, büyük ihtimalle onlar da tahliye edilecek. Biz vaktinde çıktığımız için canımızı kurtardık"


Mahalle sakinlerinden Sezgin Azgın ise saniyeler içinde evlerin nasıl enkaza dönüştüğünü belirterek, "Toprak yaklaşık 4 gündür yavaş yavaş hareket ediyordu, her geçen gün kayma biraz daha artıyordu. Ancak en son dün gece saat 04.00 sularında büyük bir gürültüyle yer yerinden oynadı ve binalar tamamen çöktü" dedi.


Evi kullanılamaz hale gelen mahalle sakinlerinden Ayten Azgın ise "Bize ’Yurda gidin’ diyorlar ama biz evimizi, yuvamızı nasıl bırakıp gidelim? Ben bu evi ne emeklerle yaptım. 13 yıldır tarlalarda yevmiye toplayarak, dişimizden tırnağımızdan artırarak bu yuvayı kurduk. 3-4 gündür bu korkuyla yaşıyoruz. Daha önce sarsıntılar oluyordu, ’Düzelir’ diyorduk ama olmadı. Çoluk çocuğun, hepimizin psikolojisi bozuldu. Sabah akşam dışarıda, sokaktayız. Çocukları güvenli bir yere gönderiyoruz ama biz gidemiyoruz. Siz söyleyin, bu evi bu halde bırakıp gitmek kolay mı? Allah aşkına gidin şu yeni evimin haline bir bakın" diye konuştu.


Evi büyük hasar gören mahalle sakinlerinden Mehmet Azgın, çatlakları fark eder etmez ailesini tahliye ettiğini belirterek şunları söyledi:"Gündüz saat 11.00 sıralarında evdeki çatlakları fark ettim. Hemen ailemi ve çocuklarımı dışarı çıkarıp kayınpederimin yanına yerleştirdim. Biz çıktıktan kısa süre sonra jandarma ve AFAD ekipleri geldi. Evim şu an oturulamaz halde, içerisi mahvolmuş durumda. Yaklaşık 2 milyon liralık evim resmen çöpe gidiyor. Çocuklarımı vaktinde çıkarmasaydım sonuç çok daha kötü olabilirdi"


Öte yandan, AFAD tarafından mağdur ailelere kumanya desteği sağlanırken; sunulan yurtlarda geçici barınma imkanının vatandaşlar tarafından tarımsal faaliyetler ve eğitim gerekçesiyle kabul edilmediği öğrenildi. Vatandaşların geçici olarak akrabalarının yanına yerleştiği mahallede, toprak hareketliliği izlenmeye devam ederken hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi.



Gölmarmara’da heyelan: 7 ev kullanılamaz hale geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Uzmanı uyardı: "Kar örtüsü keneleri yok etmiyor" Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış mevsiminin uzun ve sert geçmesinin keneleri tamamen ortadan kaldırmadığını, bazı türlerin düşük sıcaklıklarda dahi aktif kalabildiğini söyledi. Tokat’ta nisan ayında etkili olan kar yağışı, kene popülasyonunun azalacağı yönündeki beklentileri yeniden gündeme getirdi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış şartlarının keneler üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’de zaman zaman görülen aşırı yağışların ’iklim düzensizliği’ olarak nitelendirildiğini ve bu durumun kene popülasyonlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Keskin, toplumda yaygın olan ’kış uzun sürerse yazın kene azalır’ düşüncesinin ise her kene türü için geçerli olmadığını ifade etti. "Bazı kene türleri kış ve sonbaharda da aktif olabiliyor" Kışın sert geçmesi ve kar örtüsünün bulunmasının kenelerin tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Keskin, "Hava sıcaklığının yaklaşık 4 derece olduğu dönemlerde dahi kene toplayabiliyoruz. Özellikle soğuğa dayanıklı bazı türler, kış ve sonbahar aylarında da aktif olabiliyor. Bazı kene türleri larva evresinde eksi 20 derecenin altındaki sıcaklıklarda dahi uzun süre hayatta kalabiliyor. Keneler, aşırı soğukta doğrudan yüzeyde kalmak yerine daha korunaklı alanlara yönelir. Toprak altı, taş altı ve yaprak döküntülerinin bulunduğu alanlar, kışın dış ortama göre daha sıcak olduğu için keneler buralarda yaşamlarını sürdürebilir" dedi. "Keneler antifriz proteinleri sayesinde soğuğa dirençli" Kenelerin biyolojik olarak da oldukça dayanıklı canlılar olduğuna dikkat çeken Keskin, bu canlıların antifriz proteinleri sayesinde düşük sıcaklıklara karşı direnç geliştirdiğini belirterek, "Bazı kene türleri kışı yumurta, bazıları ise larva halinde geçirir. Kene yumurtalarının da çevresel tehditlere karşı koruma mekanizmaları vardır. Keneler, yumurtalarını ‘Gené’s organı’ adı verilen yapıdan salgılanan bir sıvıyla kaplayarak kuruma, bakteri ve mantarlara karşı koruyabilir. Kene popülasyonlarının ciddi şekilde azalması için uzun süreli ve çok düşük sıcaklıkların etkili olması gerekir. Bunun dışında keneler, kışı dinlenme halinde geçirerek varlıklarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı.
Mersin Cennet Obruğu’ndan 13 yıl sonra su çıktı Mersin’in önemli turizm noktaları arasında yer alan ’Cennet ve Cehennem’ obruklarından Cennet Obruğu’nun derinliklerinden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Doğanın sürprizi mağaranın atmosferini değiştirdi. Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Narlıkuyu Mahallesi’nde yer alan ve her yıl yaklaşık 400 bin kişiyi ağırlayan 452 basamaklı Cennet ve Cehennem obruklarında yeni sezon öncesi ilginç bir durum yaşandı. Obruklardan Cennet ismiyle bilinen yerin zemininden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Bu yıl kış mevsiminin yağışlı geçmesinden kaynaklı olduğu değerlendirilen durum nedeniyle yoğun olarak kaynayan su ilk günlerde obruğun belirli kısmını doldurdu. Doğal gider gözlerin açılmasıyla su akar yolunu buldu. Şu anda iki kaya parçasının altından kaynayan su izleyenlere keyif veren bir akarsu oluşturdu. "13 yıl önce kaybolmuştu" Narlıkuyu Mahallesi Muhtarı İrfan Aydın, "Mahallemizde bulunan Cennet-Cehennem obruklarındayız. Şu anda Cennet Obruğu’nun içerisindeyiz. 452 basamakla iniliyor. İçeride büyük bir su kaynağı var. Bu su kaynağı 13 yıl önce kaybolmuştu. Bu sene yağış çok aldığımız için şu anda kayaların altından yine kaynamaya başladı" dedi. Aydın, "Çok güzel, muhteşem bir görüntüsü var. Yani daha önceki gelen ziyaretçilerimiz ’Hiçbir şey yok, bomboş bir mağara’ diyorlardı ama su kaynamaya başlayınca herkes ’Çok güzel, çok muhteşem, gelip görmeye, gezmeye değer bir yer’ diyorlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Palandöken: "Esnaf sayısı 2,5 milyona yaklaştı, lokantacılık zirvede" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ülke genelinde esnaf ve sanatkâr sayısının mart ayında 2 milyon 263 bin 674’e yükseldiğini ve lokanta sektörünün zirvede olduğunu söyledi. Türkiye genelinde esnaf ve sanatkâr sayısı mart ayı itibarıyla 2 milyon 263 bin 674’e, toplam iş yeri sayısı ise 2 milyon 553 bin 165’e ulaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 75 bin esnaf iş yeri açtı. Bu arada 34 bin iş yeri de kapanmış oldu. Ülkemizdeki hem ekonomik sıkıntılar, aynı şekilde çevremizdeki savaş nedeniyle bu üç aylık periyot zamanında bile esnaf sayısındaki artış çok önemli. Bundan lokantacılık sektörü yani hizmet sektörü ilk başta, ondan sonra sırasıyla büfecilik, bakkallık, kahvecilik, aynı şekilde kıraathane, motorlu taşıtlar, nakliye sektörü gibi sektörler geliyor" dedi. 2026 yılının ilk üç ayında iş yeri açılış ve kapanış verilerini de değerlendiren Palandöken, "Bilindiği üzere TESK’in 2,5 milyona yakın esnaf sanatkarının iş yeriyle birlikte üyesi mevcut. Bunun tabii en önemli bölümlerinden biri de bilindiği üzere esnaf sanatkarın geleneksel hayatın vazgeçilmezi. Bu arada hizmet sektöründeki bu yapılmış olan sayısal rakamlara göre terk edilen mesleklerinde de yine tabii genel konjonktürdeki insanların bu değişken ekonomideki sıkıntılarından kaynaklanan. Buna rağmen 439 bin kadın üyesiyle Türkiye’deki sivil toplum kuruluşu içerisinde sayısal büyüklüğe sahip ticari işletmeler. Böylelikle kadın üyeleri de pozitif ayrımcılık yapmak suretiyle kadınların iş hayatındaki çalışma alanlarının genişletmesiyle ilgili de periyodik hizmet içi eğitimler TESK tarafından veriliyor. Yine aynı şekilde Avrupa Birliği projelerine de öncülük yapan TESK, bu yılki ilk üç aydaki olumsuzluklara rağmen ticari hayata atılan esnaf sayısında da gerçekten büyük bir ivme kazanmış oldu" ifadelerini kullandı.