EĞİTİM - 14 Mart 2025 Cuma 12:57

El sanatları kurslarıyla yeteneklerini geliştiriyorlar

A
A
A
El sanatları kurslarıyla yeteneklerini geliştiriyorlar

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Manisa’daki yurtlarda kalan öğrenciler, açılan el sanatları kursları sayesinde kendilerini birçok alanda geliştirme fırsatı buluyor.


Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne Bağlı Muradiye Kız Öğrenci Yurdu’nda düzenlenen kurslar, öğrencilerin hem sanatsal becerilerini keşfetmelerini hem de kazanç elde etmelerini sağlıyor.


El sanatları kurslarına katılan öğrenciler; bayan çantası, havlu, resim tablosu, bayan kıyafeti, hediyelik eşya, ahşap boyama, takı tasarımı ve dikiş gibi birçok alanda yeteneklerini sergileyerek üretime katkı sağlıyor. Öğrenciler tarafından yapılan el emeği göz nuru ürünler, çeşitli etkinliklerde yaşlılara ve köy okullarındaki öğrencilere hediye ediliyor. Ayrıca öğrenciler, yaptıkları bazı ürünleri satarak ek gelir sağlama fırsatı buluyor.


Kurslara katılan öğrenciler, burada öğrendikleri becerilerle hem meslek edinip hem de boş vakitlerini verimli bir şekilde değerlendiriyor. El sanatlarına olan ilgileri sayesinde birçok öğrenci, yeteneklerini keşfederek ileride kendi işlerini kurmayı hedefliyor. Kursiyer öğrenci Büşra Ayyıldız, "Ders saatlerimin dışında burada vakit geçirmek benim için çok keyifli. Takı tasarımı öğrendim ve bunu ticarete nasıl dönüştürebileceğimi keşfettim. Eğitimlerimiz verimli ve projeler sayesinde insanlara dokunmayı, mutluluk yaymayı öğreniyoruz. Burası sadece bir atölye değil, aynı zamanda sosyalleştiğimiz, arkadaşlarımızla vakit geçirdiğimiz bir yer. Kolektif emekle ortaya çıkan eserlerimiz bizim için çok değerli. Bitirdiğimizde gururla asıyor ve ’Bu projede benim de emeğim var’ diyebilmekten büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.


Öğrencilerden Fatima Üzüm ise, "Önceden dikiş bilmiyordum ama ailemde dikişle uğraşanlar vardı. Bu alana ilgim olduğu için kursa katıldım. Dikiş, sabır gerektiren bir uğraş. Dikerken sökmeyi de öğreniyoruz ve bu bize dikkatli olmayı öğretiyor. Buradaki kurs, çocukluk hayalimi gerçekleştirmeme vesile oldu. Hem keyifli vakit geçiriyoruz hem de birçok yeni şey öğreniyoruz. Sadece dikiş değil, keçeden sabun yapımı, kanaviçe, ebru, ahşap boyama, boncuk işleme ve çanta yapımı gibi farklı sanat dallarıyla da uğraşıyoruz. İleride belki de hiç duymadığımız yeni el sanatlarıyla tanışacağız ve bunlar bizim için bir gelir kapısı olabilir. Bu atölye, hem zamanımızı verimli kullanmamızı sağlıyor hem de sosyal medya bağımlılığı gibi olumsuz alışkanlıklardan uzaklaşmamıza yardımcı oluyor. Bizim için gerçekten büyük bir nimet" dedi.


Öğrencilerden Gizem Aslıhan Çolak da "Burada yaptığımız el işlerini satarak gelir elde edebiliyoruz. Örneğin, tel kırma tekniğiyle çanta yaptık, ayrıca puf iplerden bereler örerek köy okullarındaki çocuklara ve yetiştirme yurtlarına hediye ediyoruz. Takı tasarımı ve filografi gibi farklı el sanatlarıyla da uğraşıyorum, yaptığım bileklikleri ve filografi çalışmalarını satarak ek gelir sağladım. Bu kurs, hem yeni şeyler öğrenmemizi sağlıyor hem de maddi açıdan katkı sunuyor" şeklinde konuştu.


Dekoratif El Sanatları Öğretmeni Canan Başaran ise, "Atölyemizde gençlere fayda sağlamak amacıyla birçok çalışma yürütüyoruz. Üç yıldır hem yeni hem de unutulmaya yüz tutmuş sanatları tanıtarak güzel projelere imza attık. Keçeden takıya, ahşap boyamadan soğuk porselene kadar geniş bir yelpazede eğitim vererek sanatla dolu bir kurs dönemi geçiriyoruz" dedi.


Muradiye Yurt Müdürü Mehtap Şirin de şunları söyledi: "Gençlerimizin okul dışında vakitlerini verimli değerlendirebilmeleri için yurtlarımızda çeşitli sanat kursları açtık. Örgü, ahşap boyama, filografi ve dikiş gibi el sanatlarının yanı sıra gitar ve keman gibi müzik kursları da düzenliyoruz. Amacımız, gençlerin hem hobi edinmelerini hem de ileride meslek olarak değerlendirebilecekleri beceriler kazanmalarını sağlamak."



El sanatları kurslarıyla yeteneklerini geliştiriyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.