EKONOMİ - 05 Mart 2026 Perşembe 13:20

Delemenler’de 40 yıllık su çilesi son buluyor

A
A
A
Delemenler’de 40 yıllık su çilesi son buluyor

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Alaşehir Delemenler Mahallesi’nde son bir yılda 250 patlağın yaşandığı 40 yıllık içme suyu hattını yenilemek için çalışma başlattı. 17 kilometrelik ana hat ve 550 abonenin branşman bağlantıları modern altyapı sistemiyle yenilecek.


Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Alaşehir ilçesine bağlı Delemenler Mahallesi’nde kronikleşen içme suyu sorununu çözmek için dev bir çalışma başlattı. Son bir yılda 250’den fazla arızanın yaşandığı, 40 yıllık, ekonomik ömrünü tamamlamış hat, modern altyapı sistemleriyle baştan aşağı yenileniyor. Proje kapsamında 17 kilometrelik ana hat ile birlikte 550 abonenin branşman bağlantıları da güncellenecek. Çalışmalar tamamlandığında mahalleye kesintisiz ve sağlıklı içme suyu sağlanması hedefleniyor.



Başkan Dutlulu, "Sorunun farkındayız, çözüm için sahadayız"


Manisa genelinde başlatılan altyapı hamlesine dikkat çeken Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışmaların süreceğini belirtti. Başkan Dutlulu yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Manisa’mızın dört bir yanında altyapı seferberliğimiz devam ediyor. Delemenler Mahallemizde uzun yıllardır el sürülmemiş ve sık sık arıza vererek vatandaşımızı mağdur eden hatları tamamen yeniliyoruz. Sorunun farkındayız ve çözüm için aralıksız çalışıyoruz. 17 ilçemizde belirlediğimiz program dahilinde eski hatları yenilemeye, halkımızın uzun yıllardır yaşadığı mağduriyetleri kalıcı olarak gidermeye devam edeceğiz."



"Kendi öz kaynaklarımızla tasarruf sağlıyoruz"


Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ile mahalle sakinleriyle bir araya gelen ve ardından çalışmaları yerinde inceleyen MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, gerçekleştirilen bu önemli yatırım sayesinde hem su kayıplarının azaltılacağını hem de arızalardan kaynaklanan mağduriyetlerin en aza indirileceğini ifade etti. Kılıç, "Delemenler Mahallemiz, kırsal 8 ayrı yerleşkeden oluşan ve 2 binden fazla nüfusa sahip büyük bir mahalle. Bu mahallemizde uzun yıllardır yaşanan arızalar ve su kayıplarını kalıcı olarak çözmek amacıyla önemli bir altyapı yatırımını hayata geçiriyoruz. Toplam bedeli 21 milyon TL olan bir yatırımla, mahallemizde 17 kilometre içme suyu şebeke hattı ve 550 adet branşman hattını tamamen yeniliyoruz. Özellikle vurgulamak isterim ki; bu çalışmanın tamamını kendi ekip ve ekipmanlarımızla, öz kaynaklarımızla yapıyoruz. Bunu kendi imkanlarımızla yaptığımız için kurum bütçemizde de önemli ölçüde tasarruf sağlamış olacağız. Çalışmalarımız tamamlandığında, hemşehrilerimiz daha sağlıklı ve kesintisiz bir içme suyu altyapısına kavuşacaklar. Delemenler Mahallemize ve Alaşehir’imize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.



"21 milyonluk işi 5 milyona bitiriyoruz"


Belediye kaynaklarının verimli kullanılmasına vurgu yapan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, iş birliğinin meyvelerini topladıklarını belirtti. Öküzcüoğlu, "Geçtiğimiz yıl bu bölgeden gelen 250 arıza ihbarı, hattın yenilenmesi gerektiğini açıkça gösteriyordu. İhale bedeli 21 milyon TL olan bu işi, öz kaynaklarımızı kullanarak 5 milyon TL gibi bir maliyetle tamamlıyoruz. Desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya ve tüm MASKİ ekibine teşekkür ediyorum" dedi.



Vatandaşlar çalışmalardan memnun


Yıllardır süregelen altyapı sorununa çözüm getirilmesi, bölge halkı tarafından memnuniyetle karşılandı. Delemenler Mahalle Muhtarı Yasin Ertürk, "10 yıldır bu hattın yenilenmesi için mücadele ediyorduk. 40 yıllık borular artık dayanmıyordu, ekipler arızalara yetişemiyordu. Besim Başkanımıza bu büyük yatırımı mahallemize kazandırdığı için teşekkür ediyoruz" dedi.


Mahalle Sakini Mehmet Yılmaz da "15 yıldır su sıkıntısı çekiyorduk. Düşük basınç ve kesintiler nedeniyle iki çamaşır makinem bozuldu. Şimdi çeşmeyi açtığımızda suyumuz gür akıyor. Çok huzurluyuz, yapanlardan Allah razı olsun" diye konuştu.



Delemenler’de 40 yıllık su çilesi son buluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tüpraş Nextremers Programı, 7’nci kez genç yeteneklerle buluşuyor Enerji şirketi Tüpraş’ın, genç yeteneklerin kariyer yolculuklarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Nextremers programının yeni dönemi için başvurular açıldı. Program kapsamında üniversite öğrencileri ve genç profesyoneller, şirket bünyesindeki proje çalışmalarında aktif görev alarak hem mesleki deneyim kazanma hem de kişisel yetkinliklerini geliştirme fırsatı elde edecek. Tüpraş, enerji sektörüne genç yetenekler kazandırmayı hedefleyen Nextremers programını bu yıl 7’nci kez hayata geçiriyor. Şirketin yeni nesil yetenek kazanımı yaklaşımının bir çıktısı olan Nextremers, enerji sektöründe kariyer hedefleyen gençlere bütünsel bir gelişim imkânı sunmayı amaçlıyor. Nextremers programına 2025-2026 öğretim yılında üniversitelerin 3’üncü- 4’üncü sınıf lisans ya da yüksek lisans öğrencileri ile 2025 yılı mezunları başvurabiliyor. Programa kabul edilen öğrencilere haftada en az üç gün, mezun adaylara ise haftada beş gün Tüpraş’ta çalışma fırsatı sunuluyor. Program kapsamında katılımcılar, şirket bünyesinde yürütülen projelerde sorumluluk üstlenirken; Tüpraş Akademi’nin sunduğu liderlik ve teknik eğitimlerden yararlanıyor, Koç Akademi’nin zengin eğitim kataloğuna da erişim sağlayabiliyor. Aynı zamanda, program süresince Tüpraş Sosyal Etkinlik Kulüpleri ve Spor Takımlarına katılım sağlayarak sosyal gelişimlerini de destekleme fırsatı elde ediyor. Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz, programın amacına şu sözlerle dikkat çekti: "Nextremers yalnızca bir yetenek programı değil; geleceğin Tüpraşlılarına özel olarak gençler ile tasarlanmış bütüncül bir iş deneyimi. Başlangıcından bu yana 7 yılda programa katılan 300’den fazla Nextremers ile; global eğitimlerden gönüllülük projelerine, spor takımlarından sosyal etkinliklere programımızı hep beraber geliştirmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 28 binin üzerinde başvuru alan Nextremers programında her yıl bir öncekinden daha da çok gence ulaşmayı hedefliyoruz. Tüpraşlılar olarak 2026 Nextremers ekiplerini; hem İstanbul’da yer alan Genel Müdürlüğümüzde hem de İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’da yer alan rafinerilerimizde heyecanla bekliyoruz." Şirket, uzun dönemli Nextremers programının yanı sıra yaz döneminde uygulanan kısa dönem staj programını da sürdürüyor. Kısa dönemli staj programına yönelik başvurularının ise Nisan ayı içerisinde açılması planlanıyor. Tüpraş Nextremers programına, 31 Mart tarihine kadar web sitesi veya sosyal medya hesaplarında yer alan ilanlar üzerinden başvuru yapılabiliyor.
Antalya Dr. Cinik Diş Kliniği Antalya’da diş tatili turizmine katkı sunmayı hedefliyor Türkiye’de sağlık turizminde adından söz ettirirken özellikle diş tedavilerinin yurt dışından gelen hastaların en çok tercih ettiği alanlar arasında yer aldığı belirtiliyor. Dr. Cinik Diş Kliniği de Antalya’da hizmet vermeye başlayarak diş tatili turizmine katkı sunmayı hedefliyor. Turizm ve sağlık hizmetlerinin bir araya geldiği diş tatili konseptinin son yıllarda uluslararası hastalar arasında giderek daha fazla ilgi çektiği belirtilirken hastalar, diş tedavilerini yaptırırken aynı zamanda tatil yapma imkanı buluyor. Antalya’nın turizm altyapısı ve ulaşım kolaylığının bu alandaki talebin artmasına katkı sağladığı belirtilirken uzmanlar, diş tatili modelinin özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan hastalar için önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Diş tatili turizmine ilgi artıyor Son yıllarda Türkiye gerçekleştirilen başarılı çalışmalarla sağlık turizmi alanında adından söz ettirirken diş tedavilerinin ise bu alanın en hızlı büyüyen noktalardan biri olarak öne çıktığı ifade ediliyor. Türkiye, diş tatili turizminde Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen hastalar için dikkat çekerken ulaşım kolaylığı, deneyimli diş hekimleri ve gelişmiş klinik altyapısı Türkiye’nin tercih edilmesinde rol oynuyor. İmplant tedavisi, estetik gülüş tasarımı, zirkonyum kaplama ve diş beyazlatma gibi işlemler için Türkiye’ye gelen hasta sayısının önemli bir oranda olduğu aktarıldı. Hem tatil hem tedavi Uzmanlar, Türkiye’de diş hekimliği alanında kullanılan teknolojilerin ve tedavi yöntemlerinin uluslararası standartlarda olduğunu, planlı tedavi süreçleri ve ulaşılabilir fiyatların da Türkiye’yi tercih edilen ülkeler arasında öne çıkardığını söyledi. Antalya ise her yıl milyonlarca turisti ağırlarken son yıllarda şehrin sağlık turizmi alanında da öne çıktığı, uluslararası havalimanı, otel kapasitesi ve turizm deneyiminin bu gelişimi desteklediği belirtiliyor. Diş tatili modeli çerçevesinde hastaların tedavi süreci genellikle ön görüşme ile başlarken hastaların, tedavi öncesinde röntgen veya ağız fotoğraflarını paylaşarak ilk değerlendirmeyi online olarak alabildiği ifade ediliyor. Ardından tedavi planı ve ziyaret programı hazırlanırken Antalya’ya gelen hastalar önce muayeneden geçiyor, sonrasında planlanan tedavi süreci başlıyor. Uzmanlar, bu modelin özellikle yoğun çalışma temposuna sahip kişiler için avantaj sağladığını belirtti. Antalya sağlık turizminde öne çıkıyor Uzmanlar, Antalya’nın sağlık turizmi alanında önümüzdeki yıllardaki payının daha da büyüyeceğini, diş tatili konseptinin ise bu büyümenin önemli bir parçası olarak görüldüğünü söyledi. Diş tatili çerçevesinde Antalya’ya gelen hastalar için ulaşım, konaklama ve tedavi programının uyumlu şekilde organize edilmesi, hastaların konforlu bir deneyim yaşaması sağlanıyor. Klinikler genellikle uluslararası hasta koordinatörleri ile çalışırken farklı ülkelerden gelen hastalar kendi dillerinde destek alabiliyor. Estetik gülüş ilgi topluyor, Türkiye diş tatili turizminde öne çıkıyor Diş estetiği uygulamaları son yıllarda dünya genelinde popüler hale gelirken özellikle gülüş tasarımı, implant tedavileri ve kaplama uygulamalarının ilgi gördüğü belirtiliyor. Antalya’da sunulan diş tedavileri de bu talebi karşılamaya yönelik hizmetler sunuyor. Modern teknolojiler ve dijital planlama yöntemleri sayesinde tedavi süreçleri daha hızlı ve konforlu hale geliyor. Uzmanlar, sağlıklı ve estetik bir gülüşün bireylerin özgüvenini doğrudan etkilediğini bu nedenle diş tedavilerinin sadece sağlık açısından değil, yaşam kalitesi açısından da önem taşıdığını aktarıyor. Öte yandan sağlık hizmeti ile tatil deneyimini birleştiren bu yaklaşım, uluslararası hastalar için cazip bir alternatif sunarken Dr. Cinik Diş Kliniği de Antalya’da hizmet vermeye başlayarak diş tatili turizmine katkı sağlamayı hedefliyor.
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arlan: "235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki en fazla kadın üyeye sahip Konfederasyonuz" Hak İşçi Sendikası Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında ‘15. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması’ etkinliği düzenledi. Programda İzmir, Van, Gaziantep, Trabzon, Samsun, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye genelinde kadın emekçilerle yapılan ve kadınların mesleki standartlarının ve sorunlarının ele alındığı saha araştırmasının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. "235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye Konfederasyonuz" Program çerçevesinde bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kayıtlı sistemimizde yaklaşık 7 milyon kadın çalışıyor. Bunların sadece 601 bini sendikalara üye. Bu 601 bin yüzde 10’u bile karşılamıyor. Bu yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu. Bu 235 binin üzerine ev işçisine de dahil ettiğimiz zaman 350 bin kadını temsil eden HAK-İŞ’ten bahsediyoruz. Yani Türkiye’deki sendikalı kadın işçilerin yüzde 58’ini HAK-İŞ örgütlemiş durumda. Aynı zamanda Konfederasyonumuzda her üç işçiden birinin kadın işçilerden oluştuğunu da ifade etmek istiyorum. Bu bize büyük bir onur aynı zamanda büyük bir sorumluluk yüklemektedir" açıklamasında bulundu. "ILO’nun C-190 sayılı sözleşmesinin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var" HAK-İŞ sendikaların tüzüklerinde, kongrelerinde, yönetmeliklerinde ve hemen hemen bütün çalışmalarda kadınlarla ilgili olan yapılması gereken hususları çalıştıklarını ifade eden Arslan, HAK-İŞ olarak başka bir şey daha yapıyoruz. ILO’nun yüzüncü yılında gerçekleştirdiği bizim içinde çok kıymetli olan C-190 sayılı sözleşmenin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var. Sayın Bakanlıklarımızla beraber hükümetimizle birlikte bu özellikle C-190’nın imzalanması, onaylanması konusunda bütün siyasi partilerimizden, sivil toplum örgütlerinden destek istiyoruz. Çünkü dünyada ilk kez çalışma hayatına girmiş her işçinin haklarını koruyan bir sözleşmeden bahsediyorum. Şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesi iş yerinde şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesinin ülkemiz tarafından onaylanmasını Yine iş yerlerinde taciz ve şiddetin en büyük bedelini kadınlar ödüyor. Ve bu konuda da ciddi şekilde sorunlar yaşandığını görüyoruz. Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada ne yazık ki en çok şiddet ve tacizin muhatabı kadınlar oluyor. O nedenle C-190’nın ülkemiz tarafından onaylanması hususundaki çabamızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "Toplu sözleşmelerimize kadına şiddete karşı hüküm koyduk" Toplu sözleşmelerde de kadın haklarını kayıt altına aldıklarını belirten Arslan, "Konfederasyonumuzda çalışan bir kadın veya bir erkek aile içinde şiddete maruz kalıyorsa çevresinde bir kısım şiddet, tehdit ve benzeri durumlarda karşı karşıya kalmışsa burada çalışması herhangi bir sorun yok ama ailenin içerisinde çevresel etkilerle çalışmasının önü kapatılıyorsa, bu arkadaşımız bize gelip hedef tazminatını ve haklarını alarak iş yerinden ayrılma hakkını getirdik. Başka bir şehre, başka bir yere taşınma konusunda kendisine destek sağlayacağımızı daha sonra işler yoluna girdiği zaman tekrar gelip Konfederasyonumuzda iş başı yapması için de gereken kolaylıkları sağlama hususunda bir çaba sarkıtıyoruz. Yani sadece iş yerinde değil. Aile içerisinde ve çevresel başka faktörlerle şiddete maruz kalan, maruz kalma tehdidi altında bulunan kadın çalışanlarımıza da erkek çalışanlarımıza da aynı imkanı sağlamak gibi bir toplu sözleşmelerimize hüküm koyduk" ifadelerine yer verdi. "Kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alması için teşviklerin artırılması gerek" Kadınların çalışma hayatına katılımının artırılması gerektiğini vurgulayan Arslan, özellikle eğitim, mesleki gelişim ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Kadın istihdamının artırılması için kreş imkânlarının yaygınlaştırılması, iş-aile hayatını uyumlaştıracak sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alması için teşviklerin artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. "Zulümle abat olanlar mutlaka berbat olacaklardır" Küresel ölçekte yaşanan insan hakları ihlallerine de değinen Genel Başkanımız Arslan, başta Filistin olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlere karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin insanlık vicdanını yaraladığını ifade eden Arslan, bölgede Sudan’dan Lübnan’a, Suriye’den Irak’a ve son olarak İran’a kadar uzanan gerilimlerin büyük acılara yol açtığını belirterek, zulmün kalıcı olmayacağını vurguladı. Arslan, "Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zulümle abat olanlar mutlaka berbat olacaklardır. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de adaletsizliklerin bir sonu olacaktır. Önemli olan, haksızlık karşısında susmamak ve mazlumların yanında durmaktır" ifadelerini kullandı. HAK-İŞ olarak ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına karşı sorumluluğumuzun farkında olduğumuzu belirten Arslan, "Başta Filistin olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlere karşı sessiz kalmayacağız. Mazlumların yanında durmayı sürdürecek, imkanlarımız ölçüsünde dayanışma ve destek çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından program, ‘Türkiye Örgütlü Kadın Saha Araştırması Paneli’ ile devam etti. Panel çerçevesinde, ‘ Bakım Hizmetleri ve Ev İşçiliğinin Geleceği, İş Barışı ve Sosyal Adalet’, ‘Çalışma Hayatında İş, Aile ve Sosyal Yaşam Uyumu, Afet ve Kriz Süreçlerinde Kadın Temsil Gücü, ‘Dijitalleşme, Adil Geçiş ve Yeni İstihdam Modelleri, Sendikal İletişim, ‘Kayıt Dışı İstihdam, Güvencesizlik ve Sendikasızlaştırma, Göçmen Emeği’, ve ‘Örgütlü Kadın Anket Çalışması’ konu başlıkları ele alındı.
İzmir Radikal Eğitim’den Vali Süleyman Elban’a ziyaret İzmir merkezli köklü eğitim markalarından Radikal Eğitim Kurumları yöneticileri, İzmir Valisi Süleyman Elban ve Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ı ziyaret ederek, kurum faaliyetleri ve sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Vali Süleyman Elban, konukları Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu Erdal Avcı, Okullar Genel Müdür Yardımcısı Sevi Şeneken, Buca Radikal Okulları Müdürü Mehmet Yılmaz ve Kurumsal İletişim Müdürü Ayşe Ceylan’ı makamında kabul etti. Ziyarette, Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu Erdal Avcı kurumun eğitim vizyonu ve yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bir bilgi sunarken, bünyelerinde faaliyet gösteren Radikal Okulları, UZEM Uzaktan Eğitim Merkezi ve RA Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı projelerinden bahsetti. Eğitimde sürdürülebilir gelişim ve toplumsal katkı odaklı çalışmalar üzerine sohbet edildi. Yarın düzenleyecekleri "Zirvede Kadın Var" etkinliğine ilişkin de bilgi paylaşımında bulunan Avcı, Vali Süleyman Elban’ı etkinliğe davet etti. Radikal Eğitim Kurumları Okullar Genel Müdür Yardımcısı Sevi Şeneken de, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını; toplumsal gelişim, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir gelecek vizyonuyla şekillenen projelerin önem taşıdığını vurguladı. İkinci ziyaret Cumhuriyet Başsavcılığına Radikal Eğitim Kurumları yetkilileri, daha sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Ali Yeldan’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede, İzmir Adliyesi özelinde planlanan indirim protokolü ve kamu ile birlikte yürütülebilecek sosyal sorumluluk projeleri görüşüldü. Kurumdan yapılan bilgilendirmede, "Kamu iş birliğiyle toplumsal fayda üreten projelerde yer almaya ve eğitime değer katmaya kararlılıkla devam ediyoruz." denildi.
İstanbul Antalya, Routes Europe 2027’ye ev sahipliği yapacak Fraport TAV Antalya Havalimanı, Avrupa kıtasının en önemli havacılık ve uçuş rotası geliştirme etkinliği olan Routes Europe 2027’ye ev sahipliği yapacak. 100’den fazla havayolu, 100’ün üzerinde turizm otoritesi, 200’den fazla havalimanı ve sektördeki 1.200’ün üzerinde karar vericinin katılımının beklendiği konferansta; yeni uçuş frekansları, ilave koltuk kapasiteleri ve yeni uçuş rotaları ele alınacak. Routes Europe, Avrupa’nın en büyük ve en prestijli havacılık ve rota geliştirme konferansı olarak her yıl farklı bir Avrupa şehrinde düzenleniyor. Turizm otoriteleri, havayolları ve havalimanlarını bir araya getiren etkinlik; şehirlerin kaynak pazar çeşitliliğini artırmaları, turizm potansiyellerini geliştirmeleri ve hava ulaşım bağlantılarını güçlendirmeleri açısından önemli bir katalizör görevi görüyor. Etkinlik sonrasında ev sahibi şehirlerin hava ulaşımı ve ekonomik etkiler bakımından olumlu katkı sağladığı biliniyor. Antalya’nın ev sahipliği, ITB Berlin Fuarı sırasında havalimanı ve Routes yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen törenle açıklandı. Routes Direktörü Steven Small konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Routes Europe 2027, büyük genişletme projesinin ilk aşamasını kısa süre önce tamamlayan havalimanı için mükemmel bir zamanda geliyor. Bu önemli yatırım, trafikteki büyümenin devamı için kapasite artışı sağladı. Bölgenin önde gelen 110’dan fazla havayolunun karar vericilerinin katılımıyla düzenlenen bu etkinliğin yeni fırsatlar oluşturacağına, sürdürülebilir büyümeyi teşvik edeceğine ve Antalya’nın Akdeniz bölgesindeki konumunu sağlamlaştıracağına inanıyorum." Fraport TAV Genel Müdürü Deniz Varol "Havalimanımızın gelişiminde böylesine önemli bir aşamada Routes Europe 2027’yi Antalya’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Genişleme programımızın ilk aşamasının tamamlanmasının ardından Antalya Havalimanı, gelecekteki büyümeyi karşılamak ve Avrupa ile ötesindeki bağlantılarını daha da güçlendirmek için hazır." dedi Fraport TAV Genel Müdürü Frank Quante de açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu prestijli etkinliğe ev sahipliği yapmak; havayolları ve sektör paydaşlarıyla iletişim kurmak, Antalya’nın pazardaki gücünü sergilemek ve sürdürülebilir gelişimini desteklemek için değerli bir fırsat sunacak. Antalya’nın yıl boyunca Akdeniz’in gözde destinasyonu olarak uzun vadeli potansiyelini katılımcılarla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz." Kültür, macera ve eko-turizm alanlarında artan çeşitlilik sayesinde Antalya Havalimanı, geleneksel yaz turizminin ötesine geçerek yılın 12 ayına yayılan sürdürülebilir bir trafik büyümesi hedefliyor. TAV Havalimanları ve Fraport’un ortak girişimi tarafından işletilen Antalya Havalimanı, dış hat yolcu trafiği açısından Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı konumunda bulunuyor. Nisan 2025’te tamamlanan 865 milyon avroluk yatırım kapsamında terminal ve hava tarafı kapasitesi iki katından fazla artırılarak yıllık yolcu kapasitesi 65 milyona çıkarıldı. Antalya Havalimanı, 2025 yılında 39,2 milyon yolcuya hizmet verdi.