GÜNDEM - 25 Kasım 2025 Salı 12:29

Başkan Dutlulu: "2000 yılından önce yapılmış evlerin hepsi riskli evler"

A
A
A
Başkan Dutlulu: "2000 yılından önce yapılmış evlerin hepsi riskli evler"

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, aylık düzenlediği basın toplantısında Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Övgün Ercan’ın deprem riski dolayısıyla Manisa merkez ve Turgutlu’dan ev alınmaması gerektiğini ile ilgili söylemine "2000 yılından önce yapılmış evlerin hepsi riskli evler. Bununla ilgili zaten elimizde bir harita var. Yani ben hocama katılmıyorum. Her yerden yeni yönetmeni yapılmış, yeni deprem yönetmeliğiyle yapılmış evleri gönül rahatlığı alabilirsiniz" dedi.


Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, aylık olağan basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Toplantı öncesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin son çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Dutlulu, "Manisa’ya yeni bir irsaliye hattı kazandırıyoruz. Bu afete dayanıklı kentler kapsamında gene Dünya Bankası bir ihalesi. İller Bankası üzerinden devam ediyor. Toplam 20 milyon doları bulacak bir proje yandaki diğer iş yapılacak işlerle beraber. Manisa’nın uzun yıllar artık suçsuzlukla ilgili sorun kalmasın diye bu projeye çok hız kazandırdık. Muradiye’de çalışmalar devam ediyor. Muradiye’de özellikle biliyorsunuz yani açıkçası çok ciddi sıkıntılar var. Yani yıllardır olan sıkıntılar var. Bunların bitmesi için sağ olsun ilk başta Cengiz Başkan kredisini çıkartmıştı ama yıllardır o kredi boşta durdu. Sonra Ferdi Başkan gelir gelmez çok cesur bir adımla işlemlere başladı. İlk ihalesi o zamanda yapıldı. Biz de devam ettik. Bundan sonra 15 Aralık itibariyle çok hızlanacak. İnşallah da söz verdiğimiz tarihlerde bitmesi için elimizden gene yapacağız" dedi.



"2000 yıldan önce yapılmış evlerin hepsi riskli evler"


Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Övgün Ercan’ın deprem riski dolayısıyla Manisa merkez ve Turgutlu’dan ev alınmaması gerektiği ile ilgili söylemi hatırlatılan Başkan Dutlulu, Prof. Dr. Ercan’a katılmadığını belirterek "Şimdi şöyle öncelikle bizim imar revizyonumuzdaki önceliklerden bir tanesi bu kentsel dönüşümü desteklemek. İlk imar çalışmamızda bununla ilgili bazı önlemler aldık ama şu anda devam eden çalışmanın ana önceliklerinden bir tanesi eski evlerin yenilenmesine yönelik olacak. Kentsel dönüşümü destekliyoruz. Kentsel dönüşüm en önemli kısımlarından bir tanesi. Bu afetle ilgili, afet öncesi ile ilgili yapılması gereken en önemli şey evlerin yenilenmesi arkadaşlar. 2000 yılndan önce yapılmış evlerin hepsi riskli evler. Bununla ilgili zaten elimizde bir harita var. Şimdi biz onu diğer ilçelere de yayacağız o haritayı. Akhisar, Salihli, Turgutlu ilçesinde Manisa Celal Bayar Üniversitesi’yle çalışmaya devam ediyoruz. Bununla ilgili elimizde bir somut veri olacak. Zaten biz dijitalleştirmiştik. Hani ben açıkçası bunu çok fazla anlatmayayım. İnsanların çok böyle bozmak istemiyorum. Ama hem mesela şöyle bir proje yapıyoruz. Deprem sonrasında çadırların kurabileceği özel parklar, yeşil alanlar oluşturacağız. Bunların daha ismi vermedik ama güvenli parklar gibi bir isim olabilir. Bir tane Şehzade’de, bir tane Yunus Emre’de. Onun dışında ciddi biçimde çadırıdır, deprem çantasıdır bu tip ihaleleri yapıyoruz. Ama ben devamlı bu deprem sonrası yaptıklarımızı anlatıp anlatıp insanların moralini bozmak istemiyorum. Çünkü bu deprem bir hafta sonra da olabilir, 50 yıl sonra da olabilir. Bizim asıl yapmamız gereken bütün vatandaşlarımızla beraber yapmamız gereken bizim depreme dayanıklı bir şehir inşa etmek. Yani ben hocama katılmıyorum. Her yerden yeni yönetmeni yapılmış, yeni deprem yönetmeliğiyle yapılmış evleri gönül rahatlığı alabilirsiniz. Bunlar 7-8 depremde 7-8 büyüklüğünde depremlerde hiçbir şey olmaz. Ama hiç alakasız deprem olmayan işte hiçbir şey olmadan Konya’da ev yıkılıyor, İstanbul’da ev yıkılıyor. Deprem bile olması gerek kalmıyor. Önemli olan burada binanın kalitesidir. Yeni yapılan evlerde hiçbir sorun olacağını düşünmüyorum. Eski yapılan evlerin hızla yenilenmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"Yeni açılan imar alan alanlarında pahalı konut üretiyoruz"


İmar planıyla açılan bölgelerde pahalı konutların oluştuğunu ancak belediye olarak ucuz konut üretmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, "Konut sorunumuz var. Sorununu sadece imar alanı açmakla çözüleceğini düşünmüyorum. Yeni açılan imar alan alanlarında biz pahalı konut üretebiliyoruz. Çünkü orada bir rant meselesi var. Bizim ucuz konut üretmemiz lazım. Yunusemre Belediyemizde bununla ilgili çok güzel bir projemiz var. Akgedik’te kiralama usulüyle vatandaşlara ucuz konut üreteceğiz. Aylık bugünkü değer için söylüyorum. Bugünkü işte asgari ücretin 4’de 1’ine, 5 bin lira civarında bir rakamla insanları konut kiralayacağız. Bunun standartlarını belirleyeceğiz. İlk başta 1.200 evlik bir alanda başlayacağız bu işi. Parça parça gireceğiz. Çünkü hepsi bir anda yapma durumumuz yok. Talebi de göreceğiz çünkü. TOKİ’nin çok sağ olsun ben her ortamda söylüyorum. TOKİ iktidarın yaptığı doğru projelerden bir tanesidir. Ucuz şekilde durumu iyi olmayan vatandaşlara konut satıyorsunuz. Çok güzel. Ama bizim TOKİ’ye destek olmamız lazım. Bizim alternatif üretmemiz lazım. Mesela 7 bin 500 tane yapılacak. 2 bin tane biz yapabilsek ne mutlu bize. Bu adım adım yapılacak işler ama bir yerden başlamamız lazım" diye konuştu.



Başkan Dutlulu: "2000 yılından önce yapılmış evlerin hepsi riskli evler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde değişken hava şartları, sel ve heyelan riskini beraberinde getiriyor Doğu Karadeniz’de yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve ardından hızlanan kar erimeleri, aralıklı yağışlarla birleşerek sel ve heyelan riskini artırıyor. Dik ve engebeli coğrafyada suya doyan toprak ile yükselen dereler, yerleşim alanları için tehdit oluşturuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde etkili olan değişken hava şartları, sel ve heyelan riskini beraberinde getiriyor. Yüksek kesimlerde devam eden kar yağışı ile birlikte, ani sıcaklık artışlarının etkisiyle başlayan kar erimeleri, bölgedeki dere ve akarsuların debisini yükseltiyor. Bölgenin dik yamaçlardan oluşan engebeli coğrafi yapısı ve yoğun yağış rejimi, toprak kaymalarına zemin hazırlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Kar örtüsünün hızla erimesiyle toprağın suya doygun hale gelmesi, özellikle eğimli arazilerde heyelan ihtimalini artırıyor. Son yıllarda yaşanan sel ve heyelan olaylarıyla sık sık gündeme gelen bölgede, ani yağışlarla birleşen kar suları dere yataklarında taşkınlara yol açabiliyor. Yerleşim yerlerine yakın bölgelerde ise toprak kaymaları, ulaşımda aksamalara ve maddi hasara neden olabiliyor. "Bölgemiz için en riskli aylardayız" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çok sık yaşanmaya başladığını belirterek, "Araziye giden arkadaşlarımız yaylalarda araçların gidemeyecek kadar kar olduğunu söylüyor. Bölgemiz için en riskli aylardayız. Mevsim geçişleri bizim için en riskli zamanlar. Özellikle karların erimeye başladığı zamanlar. Ama keşke bunu bilebilsek. İnsanoğlunun şu anda doğa kaynaklı afetleri görmesi zor. Ama ne olursa biz bunlara karşı ne yapabiliriz bunları çok iyi biliyor. İyi hazırlanmak lazım. Kamu kurum ve kuruluşlarının verecek olduğu uyarıları dikkate almak lazım. Bizim için önemli olan ani yağışlar. En büyük problem dağlarda birikmiş karların hızlı bir şekilde erimesi. Geçmiş yıllarda anlık kar yağışlarında bir gün içerisinde 10-15 cm erime büyük bir hidroelektrik santralinin bile yıkılmasına neden olmuştur. Bu Türkiye’de olan bir vakadır. Karların erimesi karşımıza olumsuz olarak çıkabilir. Bu kritik düzeyde de karşımıza çıkabilir dikkat etmeyeceğimiz bir düzey de karşımıza çıkabilir. Onu yaşayıp göreceğiz. Bizim için ne zaman olacak sorusuna cevap vermektense bu olacak biz ne kadar hazırız bu soruya cevap vermek lazım. Bunun için ortak akılla bölgeye yönelik çözüm önerilerinin getirilmesi lazım" ifadelerini kullandı.
Aydın Sazlı’da leylekler yeni yuvasına kavuştu Aydın’ın Söke ilçesi Sazlı Mahallesi’ne gelen leyleklere ekipler tarafından yeni yuva yapıldı. Söke’ye bağlı Sazlı Mahallesi Muhtarı Hasan Kahraman, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ni (EKODOSD) ziyaret etti. Köylerinde bulunan bir çift leyleğe ek olarak, bu yıl iki yeni leyleğin daha geldiğini; beton direğin üzerine yuva yapmaya çalıştıklarını, ancak çalı-çırpıyı bir türlü tutturamadıkları için yuva yapmayı başaramadıklarını söyledi. Muhtarla birlikte leyleklerin yuva yapmak istediği direkte inceleme yapıldı. Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne bağlı Söke Şefliği’ne bilgi verildi. Söke ADM Elektrik Dağıtım Müdürü Muhammet Hırlak ile görüşülerek, direğe monte edilmek üzere bir platform talebinde bulunuldu. Köydeki kadınlarla birlikte toplanan çalı-çırpılarla bir yuva hazırlandı. ADM görevlileri platformu direğe monte ettikten sonra, hazırlanan yuva platformun üzerine yerleştirildi ve sabitlendi. Bir süre sonra leylekler gelerek yuvaya kavuştu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü yaptığı açıklamada, "Belki küçük bir dokunuştu ama bir yaşamın başlangıcına vesile oldu. Çocuklar her gün onları görmek için koşuyor, gagalarının takırtısı köyde yeniden hayatın sesi oluyor. Şimdi herkes aynı heyecanı paylaşıyor. O yuvadan çıkacak yavruları bekliyor. Yaşlılar, 40-50 yıl önce Sazlı’ya çok sayıda leylek geldiğini, her yerde yuva bulunduğunu anlattılar. Bunun nedeninin köyün altındaki sulak alanlar olduğunu, leyleklerin yiyecek sıkıntısı çekmediğini ifade ettiler. Bu yıl yağışların bol olmasıyla birlikte leylek sayısında da artış olduğunu belirttiler. Sazlı’da bugün leyleklerin çoğalması, doğanın hala bize bir şans verdiğini gösteriyor. Ama şunu da gösteriyor; sulak alanları korumazsak, yaşam alanlarını yok edersek leylekler sessizce gider" diye konuştu.