KÜLTÜR SANAT - 03 Nisan 2026 Cuma 12:08

Asırlık kalıplarla körüklü çizme üretiyor

A
A
A
Asırlık kalıplarla körüklü çizme üretiyor

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 59 yaşındaki ayakkabı ustası Suat İlbey, gürgen ağacından yapılmış yaklaşık 100 yıllık kalıplarla körüklü ve körüksüz efe çizmesi üretmeye devam ediyor. 45 yılı aşkın süredir mesleğini sürdüren İlbey, geleneksel yöntemlerle yaptığı el yapımı çizmelerin bakım ve onarımını da gerçekleştiriyor.


Turgutlu’da küçük atölyesinde mesleğini sürdüren Suat İlbey, ustasından öğrendiği yöntemlerle deriyi kalıplarla şekillendirerek körüklü "efe çizmesi" üretiyor. Sipariş üzerine çalışan İlbey’in yaptığı çizmeler özellikle folklor ekipleri, Yörük Türkmen dernekleri ve devecilikle uğraşan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor.


Yaklaşık 15 yıldır körüklü efe çizmesi yaptığını belirten İlbey, Türkiye’de bu işi yapan usta sayısının oldukça azaldığını ifade etti.



"Bir kültürü yaşatmaya çalışıyoruz"


İlbey, "Yörük kültürünün, Efe kültürünün en önemli nesnelerinden biri olan körüklü çizmeyi, kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleği yaparak, üreterek bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kültür Bakanlığımızdan bize sahip çıkmasını, destek vermesini istiyoruz. Kaybolmaya yüz tutmuş körüklü çizme kültürünü bunu yaparak, imal ederek yaşatmaya çalışıyoruz. Körüklü çizmemizin yapımında hakiki anilin dana derisi ve iç kısmında da sahtiyan dediğimiz özel bir deri kullanıyoruz. Altında da hakiki kösele kullanıyoruz. Köselenin altına da yağmurdan, yaştan köseleyi korusun diye pençe dediğimiz bir pençelik koyuyoruz. Bu pençelik aynı zamanda yürüyüş yaparken bizim köselenin de kaymamızı da engelliyor. Deveci kültürümüze, Yörük kültürümüze hizmet etmeye, yaşatmaya çalışıyoruz. Artık eskisi kadar bu işe çırak da yetişmiyor. Çırak da gelmiyor. Eskiden çok çırak olurdu tezgahlarımızın kenarında iki tane, üç tane ama şimdi artık çırak da pek gelmez oldu. Biz bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kendi evlatlarımıza bu işi öğreterek bunun devam etmesini sağlamaya çalışıyoruz" dedi.



Yüz yıllık kalıp


Körüklü çizme yapımında ’gamba’ adlı kalıplar kullandıklarını anlatan İlbey, "Gamba dediğimiz gürgenden yapılma kalıplar, yaklaşık 100 yıllık. Tarihi eser de diyebiliriz bunlara. Bunları çizmenin yapım aşamalarında bunlar olmazsa olmazı. Bunlar olmadığı zaman çizme yapamıyoruz. Bunları çizmenin içerisine yerleştiriyoruz ve çizmemizi kırılmaya hazır hale getiriyoruz. Sonraki aşamada çizmemiz boru şeklini alıyor. Ardından da tekrar elde körüklü hale getiriyoruz. Bu düz çizmeyi el işiyle alet kullanarak kırma işlemini yapıyoruz. Çeşitli kırma yöntemleri var. Biz bu baklava şeklini yapıyoruz. Akordeon da deniyor buna. Bu şekilde çizmeyi üretiyoruz. Bu körüklü çizmeyi genelde Yörük kardeşlerimiz kültürlerini yaşatmak için kullanıyor. Onların ayrıca elbiseleri de var giydikleri, külot pantolon dedikleri, yelek, külot, köstekli saat, sekiz köşe şapka. Bu çizmemiz de o kostümün olmazsa olmazı. Bu kültürün, mutlaka olması gerekiyor ve ayrıca, efelerimiz, halk oyunları oynayan gençlerimiz ve ayrıca deveci kardeşlerimiz de bunu kullanıyorlar. Ayrıca doğudaki ağalarımız, ata binen ciritçi arkadaşlar, cirit oynayan arkadaşlar da kullanıyorlar. Yaygın bir alanı var. Ama maalesef şu an üreticisi çok azaldı. Türkiye genelinde 3-4 kişiyiz diyebilirim. Dediğim gibi artık çırak yetişmiyor" ifadelerini kullandı.



Asırlık kalıplarla körüklü çizme üretiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Kaçak döküm yapanlar fotokapandan kaçamadı Doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri, geniş orman varlığı ile dünyanın en önemli kentlerinden biri olan Muğla’yı korumak için çalışmalarına devam eden Muğla Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri il genelinde önemli noktalara 7 fotokapan kurdu. Çevre kirliliğini önlemek, izinsiz çöp, moloz, hafriyat atıklarını doğaya bırakanları tespit etmek için kurulan fotokapanlar ve yapılan sıkı denetimler sayesinde bugüne kadar 1480 kişi ve işletmeye 13 Milyon 113 bin 856 TL ceza kesildi. Bin 480 kişi ve işletme fotokapanlarla tespit edildi Muğla Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri özellikle çevre kirliliğine neden olan faaliyetlerin yoğunlaştığı birçok noktada 7/24 görev yapıyor. Denetim ve önleme faaliyetlerini daha etkin hale getirmek amacıyla bu noktalarda gece ve gündüz izleme yapabilen fotokapan sistemleri kuruldu. Bu sayede kaçak döküm yapan kişi ve araçlar anlık olarak tespit edilerek gerekli yasal işlemler hızla uygulanıyor. Zabıta ekipleri fotokapanlar ve yapılan sıkı denetimler sayesinde bugüne kadar 1480 kişi ve işletmeye toplam 13 Milyon 113 Bin 856 TL idari yaptırım uyguladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada çevrenin korunması konusunda vatandaşların ve işletmelerin daha duyarlı olması gerektiği vurgulandı ve çevre kirliliğine sebep olan faaliyetlerin 444 48 01 nolu çağrı merkezine bildirilmesinin önemli olduğu vurgulandı.
Hatay Hassalı yazarın söyleşisi hemşerilerinden yoğun ilgi gördü Hatay’ın Hassa ilçesinde düzenlenen kitap şenliğinde hemşerileriyle bir araya gelen Anadolu Yazarlar Derneği Başkanı Gülşen Gazel’in gerçekleştirdiği söyleşi yoğun ilgi gördü. Hassa ilçesinde Anadolu Yazarlar Derneği Başkanı Gülşen Gazel’in girişimleri ve Hasssa Kaymakamlığı iş birliğinde gerçekleştirilen kitap şenliği 5 Nisan tarihine kadar sürecek. Şenlik kapsamında memleketi olan Hassa ilçesinde hemşerileriyle söyleşi yapan Gazzel, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. "İstedim ki buradaki çocuklar, kitapları görsün ve yazarlarla bir araya gelerek bu tecrübeyi yaşasınlar" Hassalı hemşerilerinin yazarlar ve kitaplarla bir araya gelmesi için böyle bir şenlik gerçekleştirdiklerini ifade eden Gülşen Gazel, "Anadolu Yazarlar Derneği Başkanı ve 2012 yılından bu yana yayın dünyasının içerisindeyiz. Şuan da aktif bir şekilde kültür, sanat ve edebiyat alanında çalışıyoruz. Hassa benim memleketim, bu toprakların çocuğuyum ben de. İstedim ki buradaki çocuklar, kitapları görsün ve yazarlarla bir araya gelerek bu tecrübeyi yaşasınlar. Şehirler kültür ve sanatla büyür ve gelişir. Önemli olan zihinsel dünyayı inşa etmek, zihinsel dünyayı inşa ettiğiniz zaman emin olun şehirler çok daha güzelleşecektir" dedi. Gençlere zihin yapılarını oluşturmak için okumaları gerektiğini söyleyen Gazel, "Hassa’ya gelene kadar katılımla ilgili tereddütlerimiz vardı ama buraya gelip, kitapları sergilemeye başladığımız da gençlerin, öğrencilerin ve ailelerin ilgisi alakası bizi fazlasıyla mutlu etti. İnşallah bundan sonraki süreçlerde bu tür etkinlikler güzelleşerek, dışarılara taşarak olsun isterim. Gençliğimiz okusun, kendi zihniyle düşünmeye çalışsın. Birazcık da sosyal medyadan uzak dursun ve kitaplara yönelsin. Bizim ülkemize katmamız gereken değerler var ve bu değerler ancak okuyarak katabiliriz. Öğrencilere tavsiyem çok çok okumaları. Anadolu irfanı çok anlamı ve manası olan bir sözdür, güzel düşünmektir" dedi.
İstanbul Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş’a ilk duruşmada tahliye Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş, bahis ve şike iddiasıyla 17 yıl 10 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Yandaş savunmasında, "Ben, bir maçtan sonra verdiğim röportajın ağır bedelini ödüyorum. O maçın hangi maç olduğunu herkes bilir. Sorumluluklarımı bilen biri olarak, 3-5 TL için Fenerbahçe’yi satar mıyım sizce?" dedi. Mahke, Yandaş’ın ilk duruşmada tahliyesine karar verdi. Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in bahis ve şike iddialarıyla 17 yıl 10 aya kadar hapis talebiyle yargılanmalarına başlandı. İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen, taraf avukatlarıyka birlikte hazır bulundu. Duruşmaya destek için Fenerbahçe Başkanı Saadettin Saran, Eski Başkanı Ali Koç, Teknik Direktör Domenico Tedesco, futbolcular Dorgeles Nene, Cenk Tosun, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci, Çağlar Söyüncü, Tuncay Şanlı, Mert Günok, Oğuz Aydın, Jayden Oosterwolde, Serdar Dursun, Anthony Musaba, Tarık Çetin, Levent Mercan, Mert Müldür, Milan kriniar, Kerem Aktürkoğlu ve Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı da izleyici olarak katıldı. Sanıklar içeri girdiği sırada duruşma salonunda bulunan kişiler alkışlamaya başladı, adliye güvenliği mahkemede olduklarını hatırlatarak durumu sonlandırdı. Sessizce etrafındakilere selam veren Yandaş, Metehan Baltacı’yı gördüğünde ise el sallayarak eliyle öpücük işareti gönderdi. "Ben, bir maçtan sonra verdiğim röportajın ağır bedelini ödüyorum. O maçın hangi maç olduğunu herkes bilir" Duruşmada savunma yapan sanık Yandaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, "Hayatım boyunca kimseye bahis oynamadım. Bu dosyaya nasıl geldiğimi ne ben ne de avukatlarımız biliyor. Hayatım boyunca bahis sitelerine üyeliğim olmamıştır. Fenerbahçe’ye zarar vermeyeceğimi anlamanızı isterim. Ben 6 yıl önce Türkiye’nin en büyük kulübüne geldim. Ben, bir maçtan sonra verdiğim röportajın ağır bedelini ödüyorum. O maçın hangi maç olduğunu herkes bilir. Bu dosyaya ben ne şekilde geldiğimin mücadelesini kendi içimde de dışarıda da vericem. Bunların hepsi 6 yıl önce, Fenerbahçe’yi sevdiğim ve tercih ettiğim için oldu. Bu bedelleri ödemiş biri sizce Fenerbahçe’yi satar mı? Tırnaklarımla kazıyarak Fenerbahçe’ye kaptan olmayı başardım" dedi. "Parça parça yollar mısın dediğinde sebebini sormadan yolluyordum" Savunmasına devam eden Yandaş, söz konusu bahis sitelerine üyeliğinin asla olmadığını belirterek, "Sorumluluklarımı bilen biri olarak, 3-5 TL için Fenerbahçe’yi satar mıyım sizce? Ersen abi futbolu iyi bilen isimlerden biri. Abi kardeş gibiyizdir, zor günlerimde maddi manevi yanımda oldu. Ona gönderdiğim paraları bu çerçevede yolladım, aile ilişkilerine göre de birisine para yolladığınız zaman onunla ne yapacağınızı sormazsınız. Ben de sormadım. Parasal anlamda ben ona yardımcı olurum o da bana yardımcı olur. Zaten benim gönderdiğim paralarla oynanan oyunlar aynı bedelde değiller. Parça parça yollar mısın dediğinde sebebini sormadan yolluyordum. Ben Fenerbahçe’de çıktığım her maça her şekilde kazanmak için oynadım" şeklinde konuştu. "Fenerbahçe’nin zarar göreceği bir şeyden asla para kazanmayı düşünmem, mağlubiyeti bana dert olur" Sanık Ersen Dikmen ise oynadığı bahisleri hiçbir zaman para kazanmak için oynamadığını, eğlence amaçlı oynadığını söyleyerek, "Mert’in istediğin paralarla ne yaptığından haberi yoktu. Fenerbahçe, hayatımda bildiğim en iyi şeydir. Ben uzun zamandır resmi olarak oynarım fakat günün sonunda oluşan dolandırıcılık, şike gibi durumlardan rahatsızım. Fenerbahçe’nin her maçına giden biriyim, paraya da ihtiyacım yok. O şekilde bahis oynayacak olsam Mert Hakan’a oynarım kendisini iyi tanıdığım için. Fenerbahçe’nin zarar göreceği bir şeyden asla para kazanmayı düşünmem, mağlubiyeti bana dert olur." ifadelerini kullandı. Sanık avukatları da müvekkilinin mahkemeden tahliyesini ve beraatını istedi. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, sanıkların tahliyelerine karar verilmesini talep etti. İlk duruşmada tahliye kararı Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Mahkeme, dosyanın mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısı’na gönderilmesine de hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in ’bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ ve ’şike ve teşvik primi’ suçlarından 5’er yıl 10’ar aydan 17’şer yıl 10’ar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.