KÜLTÜR SANAT - 21 Nisan 2025 Pazartesi 12:19

714 yıldır cami olarak kullanılıyor

A
A
A
714 yıldır cami olarak kullanılıyor

Manisa’daki Akhisar Ulu Cami, Luvi Tapınağı olarak yapıldı, Ateşgede oldu, tapınağa döndü, 7 kutsal kiliseden biri oldu ve 714 yıldır cami olarak kullanılıyor. Pagan tapınağı olarak yapılan bina, Persler tarafından Ateşgede’ye, Büyük İskender tarafından yeniden tapınağa, Hristiyanlıkla birlikte kiliseye ve Akhisar’ın fethiyle camiye çevrilerek 4 farklı inanışın tüm izlerini bünyesinde barındırmaya devam ediyor.


Kesin yapım tarihi bilinmese de M.Ö. 900 yıllara dayanan taş ustalarının imzalarından yola çıkılarak yaklaşık 3 bin yıllık olduğu tahmin edilen dünyanın en eski ve kullanılmaya devam edilen yapılarından biri olan Akhisar Ulu Cami, Saruhanoğulları Beyliğinin Akhisar’ı fethettiği 1311 yılından bu yana cami olarak kullanıyor. Binanın M.Ö. 900-750 yılları arasında Lidyalılar tarafından Luvi Tapınağı olarak yapıldığı büyük monolit taş parçalarında Lidya Taş ustalarının imzalarından anlaşılırken, Perslerin Lidya Krallığına son vermesinin ardından tapınak Zerdüşler tarafından Ateşgede’ye çevrildi ve içine 4 ateş odası inşa edildi. Bugün bile caminin zemininden inilen ateş odalarının ilk günkü gibi durduğu bina daha sonra Büyük İskender’in Akhisar’ı Perslerden geri almasıyla yeniden tapınağa çevrildi. Hristiyanlığın ilk yıllarında M.S. 20. yıllarda ilk kiliselerden biri olarak ibadethane özelliğini devam ettiren binanın, İncil’de adı geçen 7 kutsal kiliseden biri olan Thyateira Kilisesi olduğu düşünülüyor. 1311 yılında Saruhanoğulları Beyliği’nce fethedilen Akhisar’ın en büyük ibadethanesi olduğu için Fethiye Camii olarak kullanılmaya başlayan bina, beylikler ve Osmanlı mimarisiyle daha da zenginleştirilerek 714 yıldır cami olarak hizmet vermeye devam ediyor. Caminin içinde bulunan bir Mısır monolit sütunu da Anadolu’daki ender sütunlardan biri olarak dikkat çekiyor.


Tapınak döneminden Lidya taş ustalarının imzaları bulunan monolit büyük parça taşların, 3 metre 80 santimetre kalınlığındaki tonoz duvarları, Zerdüşler zamanında eklenen Ateşgede odaları, Hristiyanlar zamanında eklenen apsis, tek parça ilmekli mermer sütunlar, camiye çevrilmesinin ardından eklenen minaresi mihrap ve süslemeleri ile 3 bin yıllık bir yolculuğa çıkaran Akhisar Ulu Cami dünyada eşi benzeri olmayan bir mabet olarak dikkat çekiyor.



Tapınaktan camiye uzanan binlerce yıl


Akhisar Ulu Cami hakkında bilgi veren Sanat Tarihçi ve Arkeolog Kefaettin Öz, "Yapılan bütün bilimsel araştırmalara göre geçmişi M.Ö. 900’lü yıllara dayanan bu cami dünyada ender bir özelliğe sahip. Yapılan araştırmalara göre 4 inanca ibadethanelik yapmış ender ibadethanelerden bir tanesi. 3 metre 80 santimetre kalınlığındaki tonoz duvarlara sahip güney cephesindeki duvarların üzerindeki taş ustalarının imzaları bu binanın kaç yaşında olduğunu söyleyen en belirgin delillerden biri. Üzerindeki usta imzaları, işaretleri ya da tamgaları bire bir benzerleri M.Ö. 780’lere dayanan Bintepeler Tümüslerindeki Giges Tümülüsünün mezar odası duvarındaki taş ustalarının imzalarıyla bire bir aynı. Bu caminin yapılış tarihini aynı dönemi işaret eden en önemli işaret. Lidyalılar döneminde bu şehir Lidya’nın en büyük ikinci yerleşim yeriydi. Perslerin M.Ö. 535’lerde Lidya’yı yenmesi, Batı Anadolu’yu fethetmesi ve karşıda Atina’ya, Yunanistan’a doğru geçişleri sırasında Sart, Anadolu Satraplık’ının başkenti oldu. Akhisar da Persler açısından en önemli şehirlerden biri oldu. Perslerin en önemli özelliklerinden biri inanç sistemleri olan Zerdüştlüğü ve ateşe tapınmayı gittikleri her yerde hassasiyetle uygularlardı. Kayıtlarımızda Akhisar civarında iki yerde Ateşgede kurulmuş. Birisi Beyoba Kasabasında hala ocak diye anılan yer diğeri de Akhisar’ın içerisindeki Ulu Cami o günkü haliyle Lidya Tapınağını Ateşgede’ye yani kendi ibadethanesine çevirmiş. Ulu Caminin bulunduğu mahal şehrin merkezinde olduğu için şu anda güney duvarının altında yaklaşık bir buçuk metre aşağıda 3 metre 20 santim yüksekliğinde 4 metre genişliğinde tüneller var. Bu tüneller uzayıp gidiyor. Sadece caminin altında değil, şehrin 5 kilometrelik çapındaki eski kadim şehrin altında bu tünellerle karşılaşıyoruz. Gördüğünüz gibi camimiz hem altındaki odalarla hem dışındaki tünellerle şehrin can damarı ve yer altındaki bir yaşam oluşumunun merkezi durumunda" dedi.



İncil’deki 7 kutsal kiliselerden biri olduğu düşünülüyor


İncil’de adı geçen 7 kutsal kiliseden birinin de Akhisar Ulu Cami olabileceğini vurgulayan Öz, "Akhisar İncil’in tarif ettiğine göre dünyada kurulan ilk kiliselerden birine sahiptir ve bu kutsaldır. O zaman için hepimizin kutsal dini Hristiyanlıktır. O yüzden İsevi Müslümanlığı diyorum. Buradaki cemaatin oluşturduğu ilk kilise de bu gördüğümüz, bunu ispatlamakta zorlanabiliriz belki ama başta da dediğimiz gibi her medeniyet geldiğinde kendi inancını o yerin en büyük ibadethanesinde uygular. Buranın da en büyük ibadethanesi bu tapınak oluğu için ilk kilisenin de burada oluşması kuvvetle muhtemel yer. İncil’de geçen 7 kutsal kiliseden biri de burası yani Akhisar Ulu Cami. 1307 ve 1311 yılları arasında Saruhanoğulları Beyliği Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasıyla burada beyliğini ilan etmişler ve Akhisar’ı fethetmişler. İlk yaptıkları Karatekeli Yörük Türkmen aşiretlerini buraya yerleştirmek ve bu kiliseyi Fethiye Cami adı altında camiye çevirmek olmuş. Müslümanlar biliyorsunuz bir yeri fethettikten sonra o yerin en büyük ibadethanesini camiye çevirirler ve adını Fethiye Camii olarak değiştirirler. Bu zaman içinde Ulu Cami olarak ifade edilir" şeklinde konuştu.



"Kiliseye çevrilirken küçültüldü"


Tapınaktan kilise ve camiye çevrilirken binanın küçüldüğünü belirten Öz, "Elimizdeki bütün bilimsel veriler bu yapının M.Ö. 900 ile 750 yılları arasında inşa edildiği yönünde. Kiliseye ve camiye çevrildiğinde küçültüldüğü kanaatindeyiz. Çünkü güney duvarının devam eden kısımları kesilmiş, mimari yapısı bozulmuş. Doğu kısmına bir apsis eklenmiş, batı kısmına da ibadethanenin açık olmasının önüne geçmek için duvarla kapatılmış. Mimarisinde dıştan da görüldüğü gibi Paganizm dönemdeki tapınak dönemindeki büyük megalitik taşlar sonrasında Erken Bizans döneminde kapatılması sonucunda yığma taş, kesme taş ve kiremitlerle kapatıldığı açık bir şekilde görülüyor" ifadelerini kullandı.



714 yıldır cami olarak kullanılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.