SAĞLIK - 26 Aralık 2025 Cuma 11:11

Turgut Özal Tıp Merkezi, sağlık turizminde dünya çapında bir merkez olma yolunda

A
A
A
Turgut Özal Tıp Merkezi, sağlık turizminde dünya çapında bir merkez olma yolunda

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Erol Karaaslan, merkezin Türkiye’nin ve dünyanın sayılı sağlık kuruluşları arasında yer aldığını belirterek, özellikle karaciğer nakli, kemik iliği nakli ve sağlık turizmi alanlarında önemli başarılara imza attıklarını söyledi.


Sekizinci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın vizyonu doğrultusunda 1991 yılında inşaatına başlanan ve 1996 yılında hizmete açılan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin bugün dev bir sağlık kompleksi haline geldiğini ifade eden Karaaslan, "Hastanemiz 41 branşta, 106 poliklinik odası, 39 ameliyathane, 317 yoğun bakım yatağı ve toplam bin 607 yatak kapasitesiyle hizmet veren büyük bir sağlık kuruluşudur. Ana kule binanın yanı sıra Onkoloji Hastanesi ve Karaciğer Nakil Hastanesi ile multidisipliner bir yapıya sahibiz" dedi.



"Çapraz karaciğer nakillerinde şu anda dünyada bir numarayız"


Karaciğer nakli alanında merkezin uluslararası düzeyde tanınırlık kazandığını vurgulayan Karaaslan, "2012-2016 yılları arasında kurulan Karaciğer Nakil Hastanemiz, dörtlü, beşli, altılı ve yedili çapraz nakillerle dünyada ses getirmiştir. Çapraz karaciğer nakillerinde şu anda dünyada bir numarayız. Bu başarıda başta Prof. Dr. Sezai Yılmaz olmak üzere tüm hocalarımızın ve sayın rektörümüzün emeği büyüktür" ifadeleri kullandı.



"Kamu hastaneleri arasında birinci sıradayız"


Onkoloji Hastanesi’nin de Türkiye’nin kamuya ait en büyük onkoloji merkezlerinden biri olduğunu belirten Karaaslan, bugüne kadar bin 965 kemik iliği nakli yapıldığını, bunların 117’sinin çocuk hastalara ait olduğunu söyledi. Karaaslan, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çocuk kemik iliği naklinde tek merkeziz. Yetişkin kemik iliği naklinde ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre kamu hastaneleri arasında birinci sıradayız" dedi.



"Bir yılda yabancı hasta sayımız yüzde 43 artarak 257’ye ulaştı"


Sağlık turizmi alanında da önemli bir ivme yakaladıklarını da belirten Karaaslan, "2018 yılından itibaren sağlık turizmine başladık. Özellikle 2024 sonrası tanıtım ve altyapı yatırımlarımızı artırdık. Şu ana kadar 34 farklı ülkeden sağlık turizmi kapsamında hasta kabul ettik. 2024-2025 döneminde yabancı hasta sayımız yüzde 43 artarak 257’ye ulaştı" ifadelerine yer verdi.



"Zor vakalara Turgut Özal Tıp Merkezi olarak talibiz"


Merkeze gelen yabancı hastaların büyük bölümünün ileri ve zor vakalar olduğuna dikkat çeken Karaaslan, "Başka ülkelerde tedavisi mümkün olmayan ya da ertelenen hastalara hizmet veriyoruz. Ülkemizde tedavi edilemeyeceği düşünülen tüm zor vakalara Turgut Özal Tıp Merkezi olarak talibiz" şeklinde konuştu.



"Amacımız sağlık turizminde referans bir merkez olmak"


2026 yılında yurt dışı tanıtım faaliyetlerinin daha da artırılacağını belirten Karaaslan, iki sağlık turizm firmasıyla iş birliği içinde yabancı dilde ve uluslararası platformlarda yoğun tanıtım çalışmaları yürütüldüğünü kaydederek, "Amacımız sağlık turizminde referans bir merkez olmak. Akademik gücümüz, ileri teknolojik altyapımız ve deneyimli sağlık personelimizle bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Turgut Özal Tıp Merkezi, Malatya’nın çok önemli bir değeridir. Bu değere sahip çıkılması için tüm vatandaşlarımızdan ve yetkililerden destek bekliyoruz" diye konuştu



Turgut Özal Tıp Merkezi, sağlık turizminde dünya çapında bir merkez olma yolunda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Büyükincirli köyünde incirin yalnızca adı kaldı Yozgat merkeze bağlı Büyükincirli köyü, ismini asırlar önce topraklarında yetişen bereketli incir ağaçlarından almasına rağmen, günümüzde tek bir incir ağacı dahi yetişmiyor. Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat’ta yer alan Büyükincirli köyü, rivayete göre incir ağaçlarına sahip olduğu dönemlerde bu ismi aldı. Ancak değişen iklim şartları, zamanla kuruyan su kaynakları ve tarımsal dönüşüm, köyün simgesi olan incir ağaçlarını tarihin tozlu sayfalarına gömdü. "Büyük incir ağacından dolayı köyümüzün adı ‘Büyükincirli’ olmuş" Büyükincirli köyü muhtarı Sedat Zorlusoy, "1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti zamanında köyümüz kayıt altına alınmaya başladı. Fakat köyümüzün kuruluşu 1500’lü yıllara dayanıyor. O dönemlerde iklim şartlarına uygun benim köyümde incir ağacı yetişiyordu. İncir ağacı varmış ve o incir ağacından dolayı köyümüzün ismi Büyükincirli. Yozgat’ta iki tane ‘İncirli’ köyü vardır. Birisi Büyükincirli diğeri Küçükincirli olarak kayıtlara geçer. Benim köyümdeki incir ağacının boyunun büyük olmasından dolayı Büyükincirli adını almıştır. Küçükincirli’deki ağacın boyunun kısalığından dolayı orası da Küçükincirli olarak kayıtlara geçmiştir. Belli zamanlardan sonra iklim değişikliklerinden veya bakımsızlıktan dolayı o incir ağacı kuruduktan sonra köyümüzde caminin bahçesine o zaman yaşamış atalarımız tarafından dut ağacı dikilmiştir. Tekrar incir yetiştirme çalışmalarına ben başladım, devam ediyorum. İnşallah tekrar bu köyde incir ağacı yetiştirebiliriz" dedi. "Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum" Köylerinde incir ağacı yetiştiğini göstermek istediğini söyleyen Zorlusoy, "Görkemli Hatıralar programında Yozgat’ın tanıtımı yapılırken incir uyutması tatlısının Yozgat’a ait bir tatlı olduğu gerçeği ortaya konuldu. Yozgat’ta incir yetişmezken incir tatlısının nasıl Yozgat’tan doğduğu sorgulaması geldi. Aydın bölgesi incir yatağıyken neden bu tatlı Yozgat’tan doğmuştur? 1500’lü, 1800’lü yıllarda burada bir incir ağacı yetişmiş. Anadolu’daki insanlarımızın geçimi tarım ve hayvancılıkla olduğundan incir ve sütü buluşturup bir tatlının üretilmesinin gayet normal olduğu ve bu tatlının da buradan çıkmış olma ihtimalini dile getirmek için bu röportajı yaptım. Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum. Köyümün görünürlüğünü tanınırlığını daha çok arttırmak istiyorum. Köyümüzde ve Yozgat’ımızda güzel şeyler olsun istiyorum" dedi. Bugün Büyükincirli köyünde meyve veren incir ağaçları bulunmasa da köyün ismi bu tarihi bağın kanıtı olarak görülüyor. Köy halkı bu tarihin araştırılmasını ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsünün incelenmesini istiyor.