GÜNDEM - 28 Aralık 2024 Cumartesi 13:32

Malatya’da Bekir Ilıcak ölüm yıl dönümünde anıldı

A
A
A
Malatya’da Bekir Ilıcak ölüm yıl dönümünde anıldı

Malatya’da, merhum hayırsever iş adamı Bekir Ilıcak’’ın vefatının 1. yıldönümü münasebetiyle anma programı düzenlendi.


Malatya’da, Darende Bekir Ilıcak Meslek Yüksekokulu binasını yaptıran ve okula ismi verilen hayırsever iş adamı Bekir Ilıcak’ın vefatının 1. yıldönümü münasebetiyle anma programı düzenlendi.


Programa, merhum Bekir Ilıcak’ın eşi Ayşe Ilıcak ve Ilıcak ailesinin üyeleri ile Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Gündüz, Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, Darende Müftüsü Sinan Şen, Darende İlçe Milli Eğitim Müdürü Fevzi İnce, Meslek Yüksekokulunun akademik ve idari personelinin yanı sıra öğrenciler katıldı.


Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklâl Marşı’nın okunması ile başlayan anma programı Darende İlçe Müftülüğü din görevlisi Hulusi Gümüşsoy tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. Merhum Bekir Ilıcak’ın 83 yıllık hayatı boyunca gerçekleştirdiği önemli projeler, elde ettiği başarılar ve hayır işlerinin anlatıldığı sinevizyon gösterisinin ardından söz alan Darende Bekir Ilıcak Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Kadir Doğanşahin, Bekir Ilıcak’ın Meslek Yüksekokuluna yapmış olduğu yardımlar öğrencilere sağlamış olduğu imkanlar nedeniyle minnet ve şükran borçlu olduklarını, Darende’de çıplak bir tepe vaziyetinde bulunan bir yerin, merhum Bekir Ilıcak’ın girişimleri ve destekleri sayesinde bugün bir güzide yükseköğretim kurumu yerleşkesi olarak yüzlerce öğrenciye hizmet etmekte olduğuna dikkat çekti.


Programda konuşan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Gündüz ise Rektör Prof. Dr. Recep Bentli’nin programa katılmayı çok arzuladığını ancak Yükseköğretim Kurulu ile Üniversitelerarası Kurul Başkanlığındaki bir toplantıya katılması gerektiği için şehir dışında olduğunu belirterek, Prof. Dr. Recep Bentli’nin selam ve saygılarını aileye ve katılımcılara iletti. Prof. Dr. Orhan Gündüz konuşmasının devamında merhum Bekir Ilıcak’ın vakıf insanı olması hasebiyle kendisinin hayır ve yardımlarının Türkiye’de birçok yerde görüldüğünü ve bunların kendisinden geriye kalan eserler olduğunu ve bu eserlerin daima kendisinin hayır ile anılmasına vesile olacağını belirtti. Bekir Ilıcak’ın girişimleri ve destekleri ile kurulmuş olan Meslek Yüksekokulunun fiziki yapısı ve bu Meslek Yüksekokulunda yetişen gençlerin de kendisinin bırakmış olduğu en önemli eserler olduğunu ve dolayısıyla bu eserler yaşadıkça ve hizmet ettiği sürece hep hayırla yad edilmesine vesile olacağını ifade ederek, konuşmasının sonunda Ilıcak ailesine programa katılımlarından selam ve saygılarını iletti.


Rönesans Holding Onursal Başkanı merhum Bekir Ilıcak olmak üzere, Ilıcak Ailesi’nin girişimleri ve destekleri ile faaliyet göstermekte olan Rönesans Eğitim Vakfının ülkeye sağlamış olduğu eserler ve yürütmekte olduğu projelerin tanıtıldığı sunumla devam eden programda merhum Bekir Ilıcak’ın sevdiği eserlerden oluşan kısa bir müzik dinletisi de gerçekleştirildi.


Programın devamında Darende Bekir Ilıcak Meslek Yüksekokulu mezunu öğrenciler ve Rönesans Eğitim Vakfı bursiyerlerinin, Ilıcak ailesine ve Vakfa teşekkür ve saygılarını ifade ettikleri sinevizyon gösterisi sunuldu. Mezuniyetlerinin ardından, farklı bölgelerde kendi alanlarında işyeri açan veya kariyerlerine atılan öğrencilerin mesajları, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.


Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Gündüz ve Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt tarafından üniversiteye katkıları nedeniyle Ilıcak ailesine teşekkür mahiyetinde olmak üzere Bekir Ilıcak’ın eşi Ayşe Ilıcak’a Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin, meslek yüksekokulu seramik atölyesinde kendi elleriyle üretip işlemiş oldukları seramik tabak takdim edildi.


Hediye takdiminden sonra konuşmalarını gerçekleştiren Ayşe Ilıcak da Bekir Ilıcak’ın meslek yüksekokulunun inşasında ve faaliyete geçmesinde göstermiş olduğu azmi ve gayretleri anlatarak, Bekir Ilıcak’ın vefatından sonra aynı çabayı kendisinin devam ettirmek gayretinde olduğunu ve buna devam edeceğini belirtti. Ayşe Ilıcak, bu çabaların bu şekilde karşılık buluyor olmasını görmekten duymuş olduğu memnuniyeti dile getirdi ve anma töreninin hazırlığında ve gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm herkese teşekkürlerini iletti.



Malatya’da Bekir Ilıcak ölüm yıl dönümünde anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Işıkhan: "Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi için büyük bir özveriyle çalışan tüm SGK personeline ve emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Sosyal Güvenlik Haftası’nın idrak edildiği bu haftaya ilişkin Işıkhan, "Bu özel gün ve haftaların ortak bir noktası var o da ‘İnsanı merkeze alan bir anlayış.’ Çünkü sosyal güvenlik insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan, hastaya umut olan, engelli vatandaşlarımıza destek olan büyük bir dayanışma sistemidir. Bu seneki sosyal güvenlik haftasının teması ‘Kayıtdışılık ile Mücadele’ sloganımız ise ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende gelecek güvende.’ Gerçekten de sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür. Sosyal güvenlik sosyal devletin en somut tezahürüdür. Sosyal güvenlik bir ülkenin vicdanıdır" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, insanlık tarihi boyunca güvenlik ihtiyacının, en temel ihtiyaçlardan biri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Dünyada, sosyal güvenlik anlayışı sanayi devrimi sonrası hızla gelişmiş zamanla sağlık sigortası, emeklilik, iş kazası, işsizlik ve sosyal yardımlar gibi alanları kapsayan büyük bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’de ise sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar parçalı ve dağınık bir yapı içerisinde ilerlemiştir. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı şeklindeki bu dağınık yapı farklı standartlar, farklı uygulamalar ve ciddi mağduriyetler üretmiştir. O yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Hastane kuyrukları, ilaç kuyrukları, sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamayan vatandaşlarımız, hastaneye para ödemediği için rehin kalan vatandaşlarımızı. İşte bu vaziyetten bir dönüm noktası olarak, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi ve liderliğiyle Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal devlet reformlarından birini hayata geçirmiştik." "Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı genel sağlık sigortası sistemlerinden birine sahiptir" 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında birleştirildiğini, norm ve standart birliği sağlandığını, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu, sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini hatırlatan Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir. Vatandaşlarımız kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabilmektedir. Bugün artık Türkiye’de sağlık hizmetine erişemediği için mağdur olan bir vatandaş profili değil dünyanın gıpta ile takip ettiği örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemi bulunmaktadır" diye konuştu. "Sosyal güvenlik sistemi popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir" Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin, bugünün yanında geleceği de korumak zorunda olduğuna dikkati çekerek, "Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir. Biz sosyal güvenliği sadece bir ekonomi başlığı olarak da görmüyoruz. Biz sosyal güvenliği aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü sosyal güvenlik sistemi güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise güçlü devlet demektir. Bu anlayışla, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli reformları ve icraatları sizlerle birlikte hayata geçirdik" dedi. "Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için; 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik" Bakan Işıkhan, sosyal güvenliğin aynı zamanda sağlık güvencesi de olduğunu belirterek, "Bugün SGK olarak 2 bin 500’e yakın hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi, 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. MEDULA sistemimiz sayesinde günlük 2,5 milyon provizyon, 12 milyon tedavi işlemi, 2,2 milyon e-reçete işlemini kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan bir ödeme gerçekleştirdik. Geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayımızı sürekli artırıyoruz. Kanser ilaçlarından SMA tedavilerine kadar çok sayıda kritik ilacı, SGK tarihinde ilk kez vatandaşlarımızın erişimine sunduk" şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm alanında da tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerine işaret eden Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sosyal güvenlik hizmetlerini dijital yapının altyapısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Bugün SGK, e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından birisidir. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamaları e-Devlet’e toplam 1,5 milyardan fazla görüntü sağlamıştır. Şu anda e-Devlet üzerinden 183 farklı uygulamayla vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. ALO 170 hattımıza yalnızca 2025 yılında 17 milyon 700 bin çağrı gelmiştir. 2025 yılı içerisinde vatandaşlarımıza 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi gerçekleştirdik. Şimdi ise yapay zeka destekli yeni sistemlerimizi devreye alıyoruz. Kayıp-kaçakla mücadelede, sahte sigortalılık tespitinde, risk analizlerinde ve sağlık harcamalarının daha etkin yönetilmesinde yapay zeka tabanlı sistemleri kullanıyoruz. Amacımız, vatandaşımızın işini kolaylaştıran, bürokrasiyi azaltan, hızlı ve kaliteli hizmet sunan güçlü bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini artırdık" Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği "Aile Yılı" vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini uzattık. Yeni düzenlemeyle birlikte Tekil gebelikte analık izin süresi bildiğiniz gibi; 16 haftadan 24 haftaya, Çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarılmıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde annelerimize 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği, yaklaşık 140 milyon lira da emzirme ödeneği sağladık" ifadelerini kullandı. "Sosyal güvenlik sistemimizi gençlerimiz için daha güçlü hale getireceğiz" "Önümüzdeki dönemde hedefimiz daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha dijital ve daha insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" diyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, sosyal güvenlik sistemimizin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi, dijitalleşmeyi daha ileri seviyeye taşımayı, yapay zeka destek hizmet modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sosyal güvenlik sistemimizi, gençlerimiz için daha güçlü hale getirmek istiyoruz. Çünkü bugün attığımız her adım değerli çalışma arkadaşlarım sadece bugünün değil, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın sosyal güvenlik hakkını koruyacaktır. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü ekonomisiyle, güçlü üretimiyle, güçlü istihdamıyla ve güçlü sosyal devlet yapısıyla inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Ben bu anlamlı hafta vesilesiyle SGK Personelimize, emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, doktorlarımıza, eczacılarımıza, hemşirelerimize ve diğer sağlık personelimize, kısaca sosyal güvenlik sistemimize katkı sunan tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Sosyal güvenlik sistemimizin bugünlere ulaşmasında büyük emeği ve vizyonu bulunan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum."
Bursa Kahkaha Hatay’daki çocuklar için yükseldi Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen ve yoğun ilgi gören Kaan Sekban stand up gösterisi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirildi. Sanatın gücünü sosyal faydayla buluşturan gecede, izleyiciler kahkaha dolu anlar yaşarken aynı zamanda Hatay’ın Defne ilçesinde hayata geçirilecek "Kalbim Seninle Gündüz Bakımevi" projesine de destek verdi. Kurumsal hayatın absürtlüklerinden sosyal medya davranışlarına uzanan anlatımı ve yüksek enerjisiyle sahne alan Kaan Sekban, salonu dolduran konuklara unutulmaz bir gece yaşattı. Etkinlikten elde edilen tüm gelir ise deprem bölgesinde çocukların güvenli ve sıcak bir eğitim ortamına kavuşması amacıyla sürdürülen gündüz bakımevi projesine aktarılacak. 6 Şubat depremlerinin ardından bir hareket olarak başlayan ve bugün 23 gönüllü kadınla çalışmalarını sürdüren Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği, Hatay’da kalıcı projeler üretmeye devam ediyor. Eğitim ve çocuk odaklı çalışmalar yürüten dernek, bugüne kadar binlerce çocuğa ulaşırken, haziran ayında açılacak oyun parkının ardından şimdi de bölgeye kalıcı bir gündüz bakımevi kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Geceye Bursa iş, sanat, siyaset ve sivil toplum dünyasından birçok isim katılım sağladı. Gecede konuşma yapan Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sebla Pamir Güler, "Bu gece sadece birlikte gülmedik. Aynı zamanda Hatay’daki çocuklarımızın geleceğine umut olacak bir projeye hep birlikte destek verdik. Yanımızda olan, bu harekete katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. 2 senelik genç bir dernek olarak bu kadar büyük ve anlamlı bir projeyi hayata geçirecek olmanın çok büyük heyecanını yaşıyoruz" dedi. Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği, Hatay’da hayata geçirilecek gündüz bakımevi projesi için destek çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdürürken; çocukların güvenli, umut dolu ve eşit bir geleceğe ulaşabilmesi adına kalıcı sosyal sorumluluk projeleri üretmeye devam edecek.