KÜLTÜR SANAT - 10 Kasım 2025 Pazartesi 13:09

Fethi Gemuhluoğlu memleketi Arapgir’de anıldı

A
A
A
Fethi Gemuhluoğlu memleketi Arapgir’de anıldı

Gönül ve fikir öncüsü Fethi Gemuhluoğlu, memleketi Arapgir’de düzenlenen özel programla anıldı. Milli Eğitim Bakanlığı öncülüğünde Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen Şehir Kültür Akademisi kapsamında Millet Hanı’nda gerçekleştirilen etkinliğe Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı ve Bakan Danışmanı Mahmut Bıyıklı konuşmacı olarak katıldı.


Programda Gemuhluoğlu’nun Arapgir’e olan güçlü bağlılığını anlatan Bıyıklı, "Annesi onu Arapgir kültürüyle yetiştirmiştir. Röportajlarında Arapgirliyim diyorum kafi değil mi diyecek kadar memleket sevdalısıdır "dedi.


Gemuhluoğlu’nun Arapgir Postası’nda evrensel nitelikli yazılar kaleme aldığını belirten Bıyıklı, "Ulusal dergilerde görünmekten kaçınan merhum asıl derin meseleleri yerel gazetede yazmıştır. Bu bile onun bakışını anlatır" ifadelerini kullandı.


Büyük Türkiye idealine ömrünü adayan Gemuhluoğlu’nun dostluğu ibadet gibi gördüğünü belirten Bıyıklı, "Milletin yeni fetihler yapması yeni Fethiler yetiştirmekle mümkündür." diye konuştu Yoğun ilgi gören program soru-cevap bölümünün ardından musiki dinletisi ile sona erdi.



Fethi Gemuhluoğlu memleketi Arapgir’de anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Gökyüzünden turizme: Astronomi herkes için bir keşif alanı Evrenin sonsuz derinliği, insanlığın en eski merak alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Gökyüzüne yönelen bu ilgi, bilimsel keşiflerin yanı sıra eğitimden turizme kadar pek çok alanda yeni kapılar aralıyor. Bu kapsamda her yıl 21 Nisan’da kutlanan Dünya Astronomi Günü, uzayı daha geniş kitlelere tanıtmayı ve farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan da bu özel gün kapsamında astronominin toplumsal, akademik ve sektörel yansımalarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. "Astronomi, uzaya olan ilgiyi topluma yayma amacını taşıyor" Dünya Astronomi Günü’nün ortaya çıkışına değinen Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bugünün temel amacının gökyüzünü ve uzay gözlemciliğini geniş kitlelere sevdirmek olduğunu belirtti. 1970’li yıllardan itibaren kutlanmaya başlanan bu özel günün, özellikle uzay yarışının etkisiyle önem kazandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, "1969’da Ay’a yapılan ilk insanlı iniş, insanlığın uzaya bakışını kökten değiştirdi. Sonrasında bu ilgiyi canlı tutmak ve topluma yaymak adına çeşitli programlar ve farkındalık günleri oluşturuldu." dedi. Bu sürecin yalnızca bilimsel bir gelişme olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm oluşturduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, astronominin popülerleşmesinin uzay çalışmalarına olan ilgiyi de artırdığını dile getirdi. "Geleceği anlamak için uzaya bakmalıyız" Astronomi biliminin toplumda daha fazla yer bulması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu alanın yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. "Nasıl ki arkeoloji geçmişi anlamamıza yardımcı oluyorsa, astronomi de geleceği anlamamızı sağlar." diyen Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu bilimin eğitim sisteminin her kademesine entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzay alanındaki gelişmelerin artık farklı disiplinleri doğrudan etkilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan; uzay turizmi, uzay hukuku ve savunma alanındaki yapılanmalar gibi birçok yeni çalışma alanının ortaya çıktığını ifade etti. Bu durumun tüm meslek gruplarını geleceğe hazırlanmaya zorladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, toplumsal farkındalığın bu dönüşümün temelini oluşturduğunu söyledi. "Astronomi turizmi, deneyim odaklı bir alan" Astronomi ile turizm arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, astroturizmin deneyim temelli bir turizm türü olduğunu ifade etti. Gökyüzü gözlemciliği, astrofotoğrafçılık ve kuzey ışıkları gibi doğa ve uzay temelli deneyimlerin insanları seyahate yönlendirdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu faaliyetlerin genellikle ışık kirliliğinden uzak alanlarda gerçekleştirildiğini söyledi. "Astronomiyle ilgilenen bireyler aslında aynı zamanda turisttir." diyen Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, bu kapsamda doğa içinde konumlanan konaklama tesislerinin, cam tavanlı yapılar ve özel gözlem alanlarıyla bu deneyimi desteklediğini ifade etti. Astronomi turizminin yalnızca gökyüzüyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, meteor kalıntılarına yapılan dalışlardan, yer çekimsiz ortamı simüle eden deneyimlere kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını söyledi. Özellikle parabolik uçuşlarla kısa süreli yer çekimsiz ortam deneyimlerinin, uzay turizminin yeryüzündeki yansımaları arasında yer aldığını vurguladı. "Uzay turizmi dersi öğrencilerin bakış açısını değiştiriyor" Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen uzay turizmi dersinin öğrenciler üzerindeki etkisine değinen Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, bu dersin sosyal bilimler öğrencileri için yeni bir perspektif sunduğunu belirtti. Daha önce uzay ve mühendislik konularına uzak duran öğrencilerin, bu ders sayesinde konuya daha yakın hissettiklerini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, öğrencilerin ders kapsamında içerik üretmeleri, araştırmalar yapmaları ve kendi disiplinleriyle uzay konularını ilişkilendirmelerinin öğrenme sürecini güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın öğrencilerin hem motivasyonunu hem de yenilikçiliğini artırdığını söyledi. "Deneyimleyerek öğrenme ilgiyi artırıyor" Ders kapsamında uygulamalı öğrenme yöntemlerine de yer verildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, öğrencilerin uzayı deneyimleyerek öğrenmelerinin büyük bir fark oluşturduğunu ifade etti. Bu kapsamda gerçekleştirilen teknik geziler ve gözlem etkinliklerinin, teorik bilgiyi somut deneyimlerle desteklediğini söyledi. Öğrencilerin kendi içeriklerini üretmeye teşvik edildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu süreçte dijital araçlar ve yeni teknolojilerin etkin bir şekilde kullanıldığını, bunun da öğrencilerin üretkenliğini artırdığını vurguladı. "Farkındalık etkinlikleri daha kapsayıcı olmalı" Öğrencilerin Dünya Astronomi Günü gibi özel günlere yönelik farkındalığının sınırlı olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu durumun daha geniş katılımlı etkinliklerle aşılabileceğini belirtti. Kampüs genelinde düzenlenecek etkinliklerin yalnızca belirli bölümlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, daha kapsayıcı organizasyonların önemine dikkat çekti. "Üniversiteler bu alanda öncü rol üstlenmeli" Türkiye’de astroturizm ve uzay turizminin gelişimi için üniversitelerin lokomotif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu sürecin çok paydaşlı bir iş birliği gerektirdiğini ifade etti. Üniversitelerin yanı sıra yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Özellikle çocuklar ve gençlerin bu alana yönlendirilmesinin gelecekteki uzay çalışmalarının temelini oluşturacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, "Bir neslin hayali, diğer neslin teknolojisidir." sözleriyle açıklamalarını tamamladı.
İstanbul Yeni nesil bilgisayarlar, hızlı işlem gücüyle zaman kazandırıyor Teknolojik kullanım ömrünü tamamlayan cihazların performans kaybı, kurumsal ve bireysel verimlilikte doğrudan bir düşüşü de beraberinde getiriyor. Yeni nesil bilgisayarlar ise daha hızlı işlem gücü, gelişmiş donanım ve kesintisiz kullanım deneyimiyle günlük işlerden profesyonel süreçlere kadar her alanda verimliliği artırıyor. Bahar ayları, kullanıcı alışkanlıklarında yenilenmenin hız kazandığı dönemler arasında yer alıyor. Teknolojik kullanım ömrünü tamamlayan bilgisayarlar ise performans kaybı nedeniyle hem bireysel hem kurumsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Yeni nesil cihazlar, gelişmiş donanım ve hız avantajıyla bu kaybı ortadan kaldırarak kullanıcı deneyimini yeniden şekillendiriyor. Yeni nesil bilgisayarlar hız ve akıcılığı yeniden tanımlıyor Uzun süre kullanılan bilgisayarlar; donanımsal eskime, dolu depolama alanı ve güncel yazılımlarla uyumsuzluk nedeniyle performans kaybı yaşayabiliyor. Açılış sürelerinin uzaması ve uygulama gecikmeleri, zaman kaybına dönüşüyor. Yeni nesil bilgisayarlar ise; güçlü işlemci, yüksek RAM kapasitesi ve hızlı depolama çözümleriyle çoklu görevlerde kesintisiz performans sunuyor. Bu sayede kullanıcılar daha kısa sürede daha fazla iş tamamlayabiliyor. Eski ve yeni cihaz arasındaki fark belirginleşiyor Eski bilgisayarlar temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanırken, yeni nesil cihazlar kullanıcı beklentilerini aşan bir performans sunuyor. Uzaktan çalışma, online eğitim ve içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte güçlü donanıma olan ihtiyaç artıyor. Bu noktada cihaz seçimi, yalnızca konfor değil aynı zamanda verimlilik ve zaman yönetimi açısından kritik hale geliyor. Excalibur ile yüksek performanslı deneyim Excalibur, yüksek performansı ince ve taşınabilir formda sunarak kullanıcıların hız ve verimlilik beklentilerine yanıt veriyor. Yeni nesil işlemci ve ekran kartı kombinasyonu, yoğun iş yüklerinde akıcı bir deneyim sağlarken; gelişmiş soğutma sistemi ve hızlı depolama çözümleri kesintisiz kullanım imkânı sunuyor.
Mersin Boğazına şeker kaçan motorcuyu, polis Heimlich manevrasıyla kurtardı Mersin’in Tarsus ilçesinde motosikletiyle seyir halindeyken boğazına şeker kaçan Mehmet Ali Tuğrul, bölgede bulunan polis ekiplerinin zamanında müdahalesiyle hayata tutundu. O anlar saniye saniye kameralara yansırken, polisin yaptığı Heimlich manevrası faciayı önledi. Olay, Tarsus ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosikletiyle ilerleyen Mehmet Ali Tuğrul, bu sırada yediği şekerin boğazına kaçmasıyla nefessiz kaldı. Tuğrul, bu sırada yol kenarında bulunan motorize polis ekiplerinden yardım istedi. Polislerin Heimlich manevrasıyla şekeri çıkartılırken, genç hayata tutundu. Yaşadığı korku dolu anları anlatan Mehmet Ali Tuğrul, polislerin ilk yardım eğitimi sayesinde hayatta olduğunu belirterek, "Yolda giderken şeker boğazıma kaçtı, ilk aklıma gelen yardım istemek oldu. O an şans eseri polis abilerimiz oradaydı. Panikle kolunu tuttuğumda öndeki polis memuru durumu yanlış anlayıp saldırı yapacağımı sanmış, hatta elim silahına gitmiş ama ben farkında değildim. Durumu hemen kavrayınca Heimlich manevrası yaparak hayatımı kurtardılar" dedi. "Herkes İlk Yardım Öğrenmeli" Polis teşkilatına ve kendisine müdahale eden memurlara teşekkür eden Tuğrul, ilk yardımın önemine dikkat çekti. Tuğrul,"Türkiye’deki her bireyin, özellikle annelerin ve okullardaki öğrencilerin ilk yardımı öğrenmesi gerekiyor. Bu herkesin başına gelebilir. Hayatımı kurtaran o polis abilerimi bulup tekrar teşekkür edeceğim"ifadelerini kullandı.
İstanbul Ünlü şef Danilo Zanna depremzede kadınlarla aynı mutfakta buluştu Türk Kızılay tarafından başlatılan, ’İyilikle Pişen Hayatlar’ aşçılık atölyesi kapsamında depremzede kadınlar ünlü şef Danilo Zanna ile buluştu. Türk Kızılay, 6 Şubat depremlerinin ardından depremzede kadınlara yönelik başlattığı, ‘İyilikle Pişen Hayatlar’ aşçılık atölyesinin 5’incisini İstanbul’da düzenledi. Hatay’dan programa katılan 20 kadın, aralarında ünlü şef Danilo Zanna’nın da bulunduğu usta isimlerden temel aşçılık teknikleri, mutfak düzeni, gıda güvenliği ve farklı mutfak kültürlerine ilişkin eğitim aldı. Kadınlar, edindikleri bu deneyimi büyütüp daha düzenli bir işe dönüştürme isteğinde birleşti. Türk Kızılay’ın deprem bölgesindeki kadınların istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği atölye, Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü’nde iki gün boyunca devam etti. İlk gün Danilo Zanna ve Dilara Başaran rehberliğinde temel mutfak becerileri üzerine çalışan katılımcılar, ikinci gün ise şefler Kerem Bilginer, Ayaz Geçer ve Çağatay Doğanoğlu ile profesyonel mutfak deneyimi yaşadı. Program sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi. "Yemek yapmanın iyileştirici gücüyle birbirimize destek oluyoruz" Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç, depremin ilk gününden bu yana bölgede yalnızca ihtiyaçları karşılamaya değil, sosyal ve ekonomik iyileşmeyi desteklemeye de odaklandıklarını belirterek, "İyilikle Pişen Hayatlar’ projemizle kadınların mutfak becerilerini geliştirirken yemek yapmanın iyileştirici gücüyle birbirimize destek oluyoruz. Kadınları profesyonel eğitimle destekleyerek yeni istihdam imkânlarının kapılarını aralamayı amaçlıyoruz. Başta Danilo şefimiz olmak üzere programa katkı sunan tüm şeflerimize gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz" dedi. "Bu programın bir parçası olmak gurur verici" Şef Danilo Zanna da program kapsamında kadınlarla gastronomi üzerine bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduklarını aktararak, "Zor zamanlarda umut verebilmek çok önemli. Bu programla kadınlara yeni bir kariyer fırsatı sunularak umut veriliyor. Bunun bir parçası olmak gurur verici" ifadelerini kullandı. Katılımcı kadınlar yaşadıkları dönüşümü anlattı Hatay İskenderun’dan katılan Aysu Adaklı, yaşadığı zorlu sürece rağmen mutfağın kendisi için iyileştirici bir alan olduğunu söyleyerek, "Depremde en büyük acıları yaşadık. Yani ben evladımı ve yeğenlerimi kaybettim. Öyle üzüntülerle yaşarken, hiç bırakmadım. Sürekli evimden sipariş üzerine yöresel yemeklerimizi, pasta ve börek yapmaya çalıştım. Çünkü mutfak bana çok iyi geliyordu. Yani acılarımdan bir nebze uzaklaşıyordum, kopuyordum" diye konuştu. Katılımcılardan Nevin Öründü ise projenin kadınların umutlarını ve özgüvenlerini yeniden güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi: "Kızılay’ın düzenlemiş olduğu bu projede bulunmaktan çok mutluyum. Bu biz depremzede Antakyalılar, Hataylılar olarak hayatımıza o kadar olumlu güzellikler kattı ki. Hem geleceğe yönelik umutlarımızdan tekrardan yeniden doğmaya, emeklerimizin, gücümüzün farkına varmaya vesile oldu. Şeflerimiz eşliğinde çok daha kararlı adımlarla gideceğiz ve bize umut olacak."