EKONOMİ - 27 Haziran 2024 Perşembe 18:44

DAİMFED Malatya Şubesi’nin açılışı gerçekleştirildi

A
A
A
DAİMFED Malatya Şubesi’nin açılışı gerçekleştirildi

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şubesi, eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu’nun katılımı ile açıldı.


Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şubesi, eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu’nun katılımı ile açıldı.


Açılış öncesi bir düğün salonunda gerçekleşen toplantıda ilk olarak söz alan DAİMFED Malatya Şubesi Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Kadircan Esen, “6 Şubat depremlerinde maalesef 21. yüzyılda şehirlerimizi inşa ederken imarı, altyapısı, yolları, donatı alanları ve can güvenliğini ön planda tutan yenilikler yapmamız gerektiğini düşünüyor, bu doğrultuda fikirler üreten, öneriler sunan, sahaya hakim, teknik oluşumlara önemli katkılar sunacağından şüphemiz yoktu. Bu minvalde alanında tecrübeli memleketini ve milletini seven, akademisyen, mimar, inşaat mühendisi, şehir plancısı, harita mühendisi, avukat, jeoloji mühendisi ve makine mühendisi arkadaşlarınızdan oluşan 44 kurucu üyemiz ile Doğu Akdeniz İnşaat müteahhit Birlikleri Federasyonu Malatya Şubesi’nin federasyon merkezimizin olurları ile yaklaşık bir ay önce aktif hale getirdik. Amacımız tamamen şehir ve inşaat paydaşlarının gelişimine katkıda bulunmak, farklılıkları bir araya getirmek, bilim, hukuk çerçevesinde çalışmalar yapıp gerekli yerlere öneriler sunmaktır. Oluşumuzun bir başka gayesi ise teknik meslek gruplarının haklarını korumak öz güven kazandırmak ve kamuoyuna doğru bilgilendirme yapmaktır” dedi.



DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, 6 Şubat depremlerinin ardından sık sık sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan yer bilimcileri eleştirdi. Esen,’ Hemen hemen her hafta sosyal medya fenomeni yer bilimcilerin fal bakar gibi senaryolar üretmesi şehrimizde sosyolojik dengesizlik oluşturmakta ve insanların enerjisini yutmaktadır’ dedi.



Şehrin menfaati doğrultusunda iş birliği yapmaya hazır olduklarını aktaran Esen, şunları kaydetti: “Bu negatif enerji silsilesi resmi kurumlarda inisiyatif alma ve hizmet işlem yapma olgusunu yok etme noktasına getirmekte ve özel sektörde de rekabet gücünü düşürüp sermayenin piyasadan çekilmesine sebep olmaktadır. Şehrimizin hafızasına sahip çıkarak yeniden ayağa kalkması, ülkemizde deprem sonrası eylem planlarına örnek modeller oluşturulması adına tüm detay ve çalışmaları gerçekleştirmekteyiz. Bizler teknik destek isteyen tüm kurumlarımıza, şehrimizin menfaati doğrultusunda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzun altını çizmek istiyorum” şeklinde konuştu.



Programda bir konuşma yapan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan ise 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya’nın ticari olarak ayağa kalkması için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Malatya’da depremde 130 binin üzerinde yapı stoku kaybının ve bunun 20 bininin de işyeri olduğunu ifade eden Özcan, “Şehir hayatının son bulduğu bir döneme girmiş olduk. Dolayısıyla şehrin yerel aktörleri, siyasi aktörleri, sivil toplum örgütleri çok da doğru kendimizi ifade edemedik. İfade edemediğimiz için Malatya maalesef hala anlamsız tartışmalar, gereksiz popülist davranışlar, çok gereksiz ve anlamsız sürdürülebilir olmayan tavır, davranış ve söylemlerle yol bulmaya çalışıyor. Malatya maalesef son zamanlarda özellikle şehrin genel anlamda hem yapı stoklarını hem yeniden planlanmasını hem de imar planlarının hızlı bir şekilde ortaya koymasında çok yetersiz kalması yerel aktörler inisiyatif almıyorlar. Hala yerinden dönüşümle ilgili 15 ayı bitirmemize rağmen netice alınmadı. Konu sadece çok fazla sayıda konut yapmak değil. Eğer şehir kendi yerinde ayağa kalkacaksa altyapısı, enerji hatları, sosyal donatıları hazır olan bir şehir kurarken işi çok zorlaştırıyoruz. İşi zorlaştırmanın bir manası yok. Şehirler ve milletler idarecileri kendilerini yönetsinler diye seçerler. O iradeyi o riski alması gerekenler bizler, belediye başkanları, milletvekilleridir. Merkezi hükümetin çok yoğun bir gayretle çalıştığına şahitlik ediyoruz. Ama burada önemli olan yerel aktörlerin merkezi hükümetin deprem bölgelerine sunmuş olduğu bütün imkanları sağlıklı bir şekilde şehre kazandırmanın peşindeyiz. Maalesef bu konuda yeteri kadar mesafe alamadığımızı her kesim ifade ediyor” diye konuştu.



DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise federasyon olarak 3 maddeyi ele aldıklarını anlatarak, “Birincisi bir müteahhittin sorumluluğunun yılının belirlenmesi. İkincisi binaların kontrolden geçerek müteahhit değil de yönetimle orada oturanların bakım yapmak zorunda olduğunu sağlayacağız. Üçüncüsü ve en önemlisi de maalesef bu sektörün bir odası bulunmamaktadır. Biz federasyon olarak bunu araştırdık. 1971 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilmiş bir genelge var. Elli bir yıl sonra bunu raftan çıkartıp hükümetin önüne koymayı hedefliyoruz. Üçüncü ve en büyük hedefimiz de bu. Çünkü derneklerle bir yere kadar ilerleyebildiğimizin farkına vardık. Bizler de 5 vilayette bin 100 firmadan oluşan 8 tane şubesiyle devasa bir yapıya ulaştık. Bunun dışında da biz yararlı bir meslek sürdürüyoruz. Bir tarafta ismi düzgün alınmayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu sektörün ekonomiye çok güçlü katkıda bulunuyorsa, bu sektörün de bir sicil altına alınmasını gerektiğine inanıyoruz. Onun için birlikten kuvvet doğar diyoruz. Birlikten konfederasyon doğar diyoruz. Birlikten oda doğar diyoruz. Burada güzel projeler yapacağız. Bunların en önemlisi de biz iş birliğini geliştirmek için Adalet Bakanlığıyla federasyon olarak bir sözleşme imzaladık. Bütün illerde açık cezaevinde bulunan suçların terör ve yüz kızartıcı suçu olmayan insanlara parke ustalığı, elektrik ustalığı, sıvacı, boyacı, operatör yetiştirme adına protokollere başladık. Aşağı yukarı önümüzdeki yılın il aylarına kadar 7 bin hükümlüye bu belgeleri sertifikaları vereceğiz. Bugün açılışımızdan sonra da Malatya Cumhuriyet Başsavcılığımızla bu protokolü imzalayacağız. Burada da cezaevinde istihdama katkıda bulunmak için çaba göstereceğiz” ifadelerine yer verdi.



Toplantıda son olarak söz alan eski Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Bakan Kürşat Tüzmen’de Malatya’nın 2 Cumhurbaşkanı çıkarmış çok önemli bir il olduğunu belirterek şuanki görüntünün Malatya’ya yakışmadığını söyledi. Toplantı öncesi şehir merkezinde dolaştığını da hatırlatan Tüzmen, “Bir taraftan yıkım yapmak isteyenler, bir taraftan yapım yapmak isteyenler, bir taraftan ikisi arasında kararsız kalanlar var. Sıkıntılardan kaçarak sıkıntıları çözemezsiniz. Siyasetçinin ikna kabiliyeti yoksa sorunları çözmek için konuşmaktan kaçınırsa sıkıntılar çözüme kavuşmaz. Bu siyaset üstü bir iştir. İktidarıyla, milletvekilleriyle, muhalefetiyle sahada olması lazım. Beklemekle hiçbir yere varamazsınız. Bu Malatya’ya hiç yakışan bir görüntü değil. İki Cumhurbaşkanı çıkarmış bir şehre hiç yakışmıyor. İnsanı yaşatacağız ki devlet yaşasın. İnsan bugün bize serzenişlerde bulunuyorsa o zaman devletin anlamını tekrar sorgulama noktasına gelir. Bizim için devletten daha asil, devletten daha önemli bir şey yoktur. Bunun da varlığını buraya göstermemiz gerekir” dedi.



Eski Bakan Tüzmen konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çok özel bir milletiz. Unutmayalım. Birbirimize sarılıp en güzel şekilde değerlerimizi ayakta tutarak yolumuza devam ederiz. Karar vermek çok önemlidir. Bir yönetici, bir lider, bir başkan hayatta karar verdikçe yol alabilir. Karar vermeyen, yol alamaz. Malatya’da da şimdi karar verip geçeceksiniz. Arkaya bakmayacaksınız. Şu anda Malatya’da gördüğüm nedir biliyor musunuz? Buradakiler su sabuna dokunmamaya çalışıyor. Benim gördüğüm bu. Suya sabuna dokunmazsak ne gelir biliyor musun arkasından? Sudan çıkmış balığa döneriz. Dikkatli olmak lazım. Gemiyi karaya vurdurmamak lazım. Bir de geminin su alması vardır. Gemi de fazla delik açılırsa su alır. Yani çok kafadan çok ses çıkmaması lazım. Vasatın altındakilerin yollanması, vasatin üstündeki adamlarla yola devam edilmesi gerekiyor. Yani bu değerlerle, bu imkanlarla çok daha iyisini yapmak Malatya’nın elinde”



Konuşmaların ardından Eski Bakan Tüzmen, DAİMFAD Malaya Şubesinin kurulmasıyla ilgili yetki belgesini Genel Başkan Karslıoğlu ile birlikte Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen’e verdi.


Birçok Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantı sonrası DAİMFED Malatya Şubesi’nin açılışına geçildi. Kavaklıbağ Mahallesi’nde gerçekleşen açılışa Malatya Valisi Ersin Yazıcı’da katıldı. Burada açılışta konuşan Malatya Valisi Ersin Yazıcı, depremin değil yapıların öldürdüğüne dikkat çekerek, bu konuda işini layıkıyla yapan müteahhitlere çok büyük görev düştüğünü söyledi. Malatya’nın ayağa kalkacağını ifade eden Yazıcı, “Sahada bazı sorunlarımız var. Malatya’da yıkımların göreve geldikten sonra ne seviyede olduğunu biliyoruz. Bir seçim dönemi yaşadık, aksayan bazı işlerimiz oldu. Bundan sonra önümüze bakıyoruz. Allah’ın izniyle Malatya’mız eskisinden daha güzel olacak” diye konuştu.


Yazıcı’nın konuşmalarının ardından kurdele kesimi ile birlikte DAİMFED Malatya Şubesi hizmete girdi.



DAİMFED Malatya Şubesi’nin açılışı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kusurlu kurbanda bedel iadesi istenebilir Avukat Şahinalp Bahadır, kurbanlık alan vatandaşların kanunen tüketici konumunda olduklarını ve hayvanın kusurlu olması durumunda hakları olduğunu söyleyerek, "Alıcılar bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir" dedi. Kusurlu kurbanlıkların hem ibadet hem de hukuki yönden önem taşıdığını söyleyen Avukat Şahinalp Bahadır, "Kurbanlık bir hayvanın kusurlu çıkması halinde mesele hem ibadet yönünden hem de hukuki boyutta önem taşımaktadır. Kurbanlık olarak satılan hayvanın sağlıklı, organlarının tam ve kurbanlık vasfını taşıması gerekir. Kesim yerine kadar sağlıklı bir şekilde gidemeyecek, çok fazla zayıf, tek gözünü kaybetmiş ya da önemli ölçüde kurbanlık vasfını taşımayacak kusurlara sahip olan hayvanlar, kurbanlık olarak değerlendirilmeyebilir. Bu nedenle vatandaşa kurbanlık olarak satılan hayvanın sonradan bu vasıfları taşımadığı anlaşılırsa, hukuken artık ayıplı mal söz konusu olabilir. Özellikle satıcının bu işi ticari ve mesleki boyutta yapması halinde artık alıcı tüketici konumundadır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a göre haklarını kullanabilir. Bu kapsamda tüketici, bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir. Ancak buradaki en önemli nokta, vatandaşların ayıbı vakit kaybetmeden belgeleyerek ispat yükü açısından saklamasıdır. Fatura, dekont, veteriner tespit raporu, ilan görselleri ve yazışmalar bu konuda önem taşımaktadır" dedi. Bahadır, kusurlu hayvan çıkması durumunda satıcıya öncelikle yazılı bildirimde bulunulması gerektiğini söyleyerek, "Uyuşmazlık nakdi sınır olan 186 bin TL’nin altındaysa satıcı mahkemeye gitmeden tüketici hakem heyetine gidebilir. Eğer bu bedelin üzerindeyse doğrudan tüketici mahkemesi yoluyla haklarını arayabilir. Eğer satış bir tüketici işlemi niteliğinde değilse, bu noktada artık adi hayvan satışı söz konusu olur ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki özel hükümlere göre hukuki süreç devam ettirilir. Yargıtay uygulamasında da Yargıtay şunlara bakıyor: Satıcının kusuru, alıcının bunu süresinde bildirip bildirmediği, ayıbın gizli olup olmadığı ve toplanan deliller doğrultusunda bu şekilde hukuki süreç sonuçlandırılıyor. Bu nedenle kusurlu kurbanlık hayvanla karşılaşan vatandaşların öncelikle satıcıya yazılı bir bildirimde bulunması, eğer varsa veteriner tespit raporu alması ve bunlardan sonuç alınamazsa yargı yoluna gitmesi tavsiye ediliyor" ifadelerini kullandı.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’de yaşananlara ilişkin, "İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir" dedi. MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlan kararıyla yok sayılmasına dair TÜRKGÜN gazetesine özel röportaj verdi. Mutlak butlan kararı sonrasında mahkemenin kararına uyulması gerektiğini söylediğini hatırlatan Bahçeli, "Mahkeme kararının uygulama sürecinde yaşananlar demokrasimize yakışmamıştır. Beklentimiz demokrasimizi temsil etmeyen bu görüntünün giderilmesi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğiyle ileriye taşınmasını mümkün kılacak sağlıklı adımların atılmasıdır" dedi. "Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışma yahut müdahale etme gibi bir niyetimiz veya düşüncemiz olamaz" MHP’nin de birçok kez ele geçirilme girişimi ile karşı karşıya kaldığını söyleyen Bahçeli, "Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışma yahut müdahale etme gibi bir niyetimiz veya düşüncemiz olamaz. Böyle bir yetkimiz de yok zaten. Ancak biz Türk demokrasisini ve siyasetini düşünen bir partiyiz. Türkiye’nin istikrarı, barış, huzur ve refahı için gayret gösteren bir hareketiz. Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi bu konularda yüksek bir tecrübeye de sahiptir. Geçmişte partimizin çeşitli dönemlerde kongre süreçlerinde ele geçirilmeye çalışıldığına şahit olunmuştur. MHP, 57 yılı aşan geçmişinde birçok siyasi badire atlatmıştır. Farklı merkezlerden yönlendirilen siyasi mühendislik projeleriyle partiyi dizayn etmeye yönelik girişimlere maruz kalmıştır. ’Türkeş’siz MHP’ hayal edenlerin partimizi bölmek istediğini de gördük, hain darbe girişimlerine giden yolda en büyük engel olarak kabul ettikleri MHP’yi etkisizleştirmek için partimizi ele geçirmeye kalkanları da gördük. 1992 yılında partimiz 19 milletvekiliyle grup kurma aşamasındayken altı milletvekilinin ayrılmasıyla önemli bir sınamayla karşı karşıya kalmıştır. 2016 yılında ise hukuksuz girişimlerle partimizin bölünmek istendiği görülmüştür. Tüm bu süreçlerde çeşitli siyasi ittifaklara karşı milliyetçi ülkücü dünya görüşümüzün heybemize yüklediği derin tecrübe, köklü parti geleneğimiz ve demokratik mücadele yöntemleriyle siyasi varlığımızı sürdürme gayreti içerisinde olduk. Bugün Türk siyasi hayatında yarım asrı aşan köklü bir geçmişe sahibiz" açıklamasında bulundu. "CHP üzerinden Türk siyasetinin istikrarsızlığa sürüklenmesi kabul edilemeyecek bir durumdur" Türk siyasetinin güçlü olması gerektiğine vurgu yapan Bahçeli, "Parti kurumsallıklarının zayıflaması ve sorumlu liderlik mekanizmasının aksaması, demokrasi kültürümüzü akamete uğratacağı gibi siyasî istikrarımıza da zarar verecektir. Türk demokrasisinde parlamento ve siyasi parti kurumsallıklarının rolü bu denli önem arz ederken, siyasette çözümün parlamento dışında başka mecralarda aranması, demokrasi ve hak arayışı adı altında kontrolsüz sokak hareketlerini ve taşkınlıkları beraberinde getirecektir. Bölgemizde egemen devletler üzerinde oynanan oyunların en büyüğü ve artık klasikleşmiş unsuru, iç siyasete beşinci kol faaliyetleriyle müdahale etmek ve toplumsal karışıklığa zemin hazırlamaktır. İç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu süreçte CHP üzerinden Türk siyasetinin istikrarsızlığa sürüklenmesi kabul edilemeyecek bir durumdur" ifadelerini kullandı. "Mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesi, Türk siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz" CHP’deki krizin büyüyerek devem etmesinin endişe verici olacağına dikkati çeken Bahçeli, "Türkiye’de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesinin sadece CHP’de değil, Türk demokrasisi ve siyasîikültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz" dedi. "Yargı kararı ortadadır, Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanıdır" Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararı ile genel başkan olduğunu belirten Bahçeli, "Yargıtay’ın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanıdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP’ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme kararının ve genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil, yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir" açıklamasında bulundu. CHP’yi kuruluş kodlarından ayıran sebeplerin belirlenmesi gerektiğini ve bu kapsamda yapılması gerekenleri sıralayan Bahçeli, şöyle devam etti: "İlk olarak CHP’de siyasi atmosferi zehirleyen, CHP’nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partililerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dili yüksek mesuliyet ve partililik şuuruyla uzlaşı diline dönüştürecek muhataplar Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel’dir. İkincisi CHP’de bir ‘arınma ve durulma’ sürecinin başlatılması gereğidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir. Üçüncü olarak yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de Cumhuriyet Halk Partisi’nden temizlenmiş olacaktır. Dördüncüsü ise yeni ve yenilenmiş üye yapısında CHP parti kimliği ve aidiyeti ile kurumsal bağlılığın yeniden tesis edilmesidir. Bu husus, CHP’nin kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılmasını sağlayacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir."
Osmaniye Osmaniye deprem şehitliğinde hüzünlü bayram Osmaniye’deki deprem şehitliği, Kurban Bayramı’nın ilk gününde ziyaretçilerle dolup taştı. Yakınlarını kaybeden aileler mezarlıkta duygu dolu anlar yaşadı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar için Osmaniye Belediyesi Asri Mezarlığı’nda oluşturulan deprem şehitliği, Kurban Bayramı’nın ilk gününde ziyaretçi akınına uğradı. Bayram sabahı mezarlığa gelen vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret ederek dualar etti. Yakınlarını kaybetmenin acısını halen ilk günkü gibi yaşadıklarını ifade eden Mustafa Aksu, "Torunum Eymen, damadım Emre, torunum Sıla ve kızım Kübra bu dört canımızı 6 Şubat depreminde kaybettik. Allah mekanlarını cennet eylesin. Acıları hala içimizde, hiç dinmedi. Çok ağır bir acı yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Bugün bayram ziyareti için mezarlığa geldik. Kızımla, torunlarımla, gelinimle, oğlumla ve eşimle birlikte onları ziyaret etmeye geldik. Allah mekanlarını cennet eylesin" dedi. "6 Şubat’ı herkes unutabilir ama ben unutamam" "Van’dan 6 ay önce tayinleri çıkmıştı 6 Şubat depremi oldu" diyen Güllü Aksu, "Çok üzgünüz, çok sıkıntılıyız. Onların yokluğunu hala kabullenemedik. Unutamıyoruz, içimizden hiç çıkmıyorlar. Çok seviyorduk onları. Van’dan Osmaniye’ye tayinleri çıkmıştı. Daha 6 ay olmuştu geleli, sonra deprem oldu ve onları bizden aldı. Ankara’da üniversite son sınıfta okuyan, 20 yaşındaki torunum da geldi. O da teyzesiyle birlikte depremde vefat etti. Kızımın kızıydı. Annesi de burada, mezarının başında. 6 Şubat’ı herkes unutabilir ama ben unutamam. Onları hiç unutamıyorum" diye konuştu. Acılarının ilk günkü gibi olduğunu söyleyen Ali Dönmez, "Bugün yine mezarlığa geldik oğlum, gelinim, torunlarım hep birlikte ziyaret ettik. Oğlum Osmaniye Belediyesi’nde zabıta olarak görev yapıyordu. Ama Allah’ın takdiri deprem oldu ve onu bizden aldı. Allah hepsinin mekanını cennet eylesin" dedi.