MAGAZİN
"Kadın" dijital platformlarda yayında 06 Mart 2026 Cuma - 09:46:40 Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42 Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
Bodrum’da deniz üstünde sinema keyfi
07 Ekim 2024 Pazartesi - 09:56 Bodrum’da deniz üstünde sinema keyfi Muğla’nın Bodrum ilçesinde bu yıl 12’ncisi düzenlenen Bodrum Türk Filmleri Haftası, unutulmaz bir finalle noktalandı. Denizin ortasına kurulan dev sinema perdesiyle izleyiciler, şezlonglarına uzanarak film izlemenin keyfini sürdü. Bir hafta boyunca Bodrum’un tarihi ve doğal güzellikleri arasında sinemaseverleri buluşturan etkinlik, Tarihi Değirmenler Tepesi’ne, Bodrum Kalesi’nden sahillere beyaz perde açıldı. Bitez sahilinde denizin üzerine kurulan beyaz perde, izleyenleri sinema keyfini deniz üzerinde sundu. Yerli ve yabancı turistler, dalgaların sesi eşliğinde, şezlonglarına yayılarak filmin tadını çıkardı. Sinemanın en sıra dışı sahnesi: Denizin ortasında film Türk Filmleri Haftası etkinliklerinin son günü, Bitez sahiline denizin ortasına kurulan dev sinema platformu 9 saatlik bir çalışmayla tamamlandı. Suya yerleştirilen ses sistemleriyle birlikte, devasa beyaz perdede “Efsane” filmi gösterildi. Ekip, son ana kadar hazırlıklarını sürdürdü. Film başladıktan sonra ise izleyiciler şezlonglara uzanıp filmin keyfini çıkardı. Güneş değil, film ışıltısı Şezlonglarda güneşlenmeye alışkın olan turistler bu kez, şezlonglarına uzanarak sinema izledi. Çok sayıda kişi eşsiz bir atmosferde, gökyüzü ve denizin buluştuğu noktada film izlemenin keyfine vardı. Türkiye’de ilk kez denenen deniz üzerindeki sinema, hem yerli hem de yabancı katılımcılara hafızalardan silinmeyecek anlar yaşattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi’nin desteği, DenizBank’ın ana sponsorluğunda, Bodrum Sinema ve Kültür Derneği (BSKD) tarafından organize edilen etkinlik, denizdeki sinema gösterimiyle kapanışı yaptı. Bodrum Sinema ve Kültür Derneği (BSKD) Başkanı Cenk Sezgin, Bodrum’un en büyüleyici mekanlarında 30 film gösterimi yaptıklarını belirterek, "Bodrum’un her köşesinde film gösterimleri düzenledik. Bodrum Kalesi, Değirmenler Tepesi derken bugün de Bitez sahilindeyiz. Denizin üzerinde film seyretmek inanılmaz bir deneyim oldu. Seneye bu etkinliği daha da büyüterek devam ettirmeyi hedefliyoruz" dedi.
Altın Portakal kırmızı halıda şıklık yarışı
05 Ekim 2024 Cumartesi - 21:01 Altın Portakal kırmızı halıda şıklık yarışı Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 61. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kırmızı halı geçişinde ünlüler şıklıkta birbirleriyle yarıştı. Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde 61’nci kez düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali çerçevesinde Cam Piramit Kongre Merkezi’nde kırmızı halı ve açılış galası gerçekleştirildi. Kırmızı halıda her sene olduğu gibi bu yıl da şıklık yarışı yaşandı. Görkemli geceye, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, usta sanatçı Perihan Savaş, Erdal Özyağcılar, Şerif Sezer, Menderes Samancılar, Mustafa Alobora, Selçuk Yöntem ve Mehmet Aslantuğ’un yanı sıra, festivalde yer alan filmlerin dünyaca ünlü yönetmenleri, oyuncular, Türk sinema ve televizyon dünyasının birbirinden ünlü yıldızları ile Antalyalı sinemaseverler katıldı. “Antalya’ya gelmek çok hoşumuza gidiyor” Kırmızı halı geçişinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Festivalin Jüri Başkanı Yönetmen Ferzan Özpetek, “12 tane film izleyeceğiz, heyecanlıyız. Antalya’ya gelmek çok hoşumuza gidiyor, insanlarıyla birlikte her şey çok güzel. Burada olmaktan çok mutluyuz. İnşallah buradan yeni yönetmenler, yeni isimler çıkar” ifadelerini kullandı. “Antalya’da layıkıyla bir festival yaşayacağız” Jüri üyesi ünlü oyuncu İlker Kaleli, “Bu sene birlikte olmaktan çok heyecanlıyız. Duyduğumuza göre çok enteresan, çok ilginç bir seçki varmış. Önümüzdeki günlerde hepsini keyifle izleyeceğiz. Hiçbir sanat dalı baskı ve sipariş kabul etmez, sanat olmaktan çıkar propagandaya döner. Ne mutlu ki bu sene hiçbir gölge duymadık, hiçbir şeyin etkisi altında kalmadan Antalya’da layıkıyla bir festival yaşayacağız. Ülkemizin dört bir yanında aynı tatta yaşanmasını dileriz” dedi. Ünlü oyuncu Cihat Tamer ise en son 49’uncu Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katıldığını açıklayarak, festivalin sinemaya, kültüre ve sanata hayat veren gençler sayesinde bir ömür yaşayacağını kaydetti. “Çok mutlu ve sevinçliyim” Usta oyuncu Perihan Savaş, geçen sene düzenlemeyen festivalden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Antalya Altın Portakal o kadar gelenekselleşti ki yapılması imkansızdı. Çok mutlu ve sevinçliyim” diye konuştu. “Festivaller, çok kıymetli bir iş yapıyor” Usta oyuncu Mehmet Aslantuğ ise, “Antalya bizim yıllar itibariyle hem yarışarak hem oyunculuğumuzun ilk çeyreğinde ikinci çeyreğinde bulunduğumuz hatırası büyük bir yer. Dünyada böyle yarım yüzyılı geride bırakmış bir festival çok nadir. Gelenekselleşmiş bir festivali ayakta tutmak çok büyük emek istiyor. Sinema sadece eğlence aracı değil, ülkenin kültürel iklimini, yazım dünyasını, dilini, üslubunu gelecek kuşaklara aktaran çok önemli bir hazine, kütüphane. O yüzden festivallerde buraya başka türlü bir aracılık ederek, çok kıymetli bir iş yapıyor” ifadelerini kullandı. Kırmızı halı geçişi sonrası, Sedef Avcı’nın sunumuyla Cam Piramit Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek açılış galasına geçildi.
Bodrum’da sezon Ekim ayına sarktı
03 Ekim 2024 Perşembe - 13:56 Bodrum’da sezon Ekim ayına sarktı Türkiye’nin en sanatsal otellerinden biri olan MGallery The Bodrum Hotel Yalıkavak, zengin sanat koleksiyonu ile göz kamaştırmaya devam ediyor. Yüzlerce sanat eseriyle donatılan otel, yoğun yaz sezonunun ardından Ekim ayında da kapılarını açık tutarak misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Otelin Yönetim Kurulu Başkanı Murat Delibalta, bu sene Bodrum’un yerli ve yabancı turistler açısından gözde bir destinasyon haline geldiğini dile getirerek, “Sezon bu yıl oldukça yoğun geçti. Ekim ayında da gelen yoğun rezervasyonları dikkate alarak otelimizi açık tutma kararı aldık. Bodrum’da sezonun sadece yazla sınırlı olmadığını, kış aylarının da son derece cazip olduğunu görmekteyiz” ifadelerine yer verdi. Delibalta, Bodrum turizminin 4 aydan 6 aya yayılabilmesi için turizmcilerin daha fazla çaba göstermesi gerektiğinin altını çizerken, MGallery The Bodrum Hotel Yalıkavak olarak çevreye duyarlı ve sanata değer veren bir işletme olduklarının altını çizdi. Bodrum’un sadece deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürel bir zenginlikle de dolu olduğunu kaydeden Delibalta, “Bodrum, hem Türkiye’nin hem de dünyanın gözde tatil merkezlerinden biridir. MGallery The Bodrum Hotel Yalıkavak, bu benzersiz tatil deneyimini daha da anlamlı kılıyor,” diyerek otelin misafirlerine sunduğu konfor ve estetiğin altını çizdi. Bohem lüksün yeni adresi Bodrum’un Yalıkavak denize sıfır konumuyla dikkat çeken MGallery The Bodrum Hotel Yalıkavak, bölgenin en yeni otellerinden biri olarak hizmet veriyor. Ünlü mimar Mustafa Toner’in tasarladığı otel, Ege Denizi’nin eşsiz manzarasıyla misafirlerine hem lüks hem de huzurlu bir tatil deneyimi sunuyor. MGallery The Bodrum, yalnızca konaklama değil, gastronomi alanında da iddialı. Ana restoran “Bohemy Restaurant”, Akdeniz mutfağının en seçkin lezzetlerini sunarken, sahildeki “The Beach House” misafirlere gün boyu lezzetli atıştırmalıklar ve serinletici içecekler eşliğinde keyifli anlar yaşatıyor. Sanat ve tatil bir arada Otelde tatil keyfini bir adım öteye taşıyan unsurlardan biri de sanat. Ahmet Güneştekin ve Ergin İnan gibi ünlü sanatçıların eserlerinin yer aldığı MGallery The Bodrum, misafirlerine her köşesinde sanatı deneyimleme fırsatı sunuyor.
Kemal Sunal hologramıyla unutulmaz gece: Ünlüler Bodrum’da buluştu
01 Ekim 2024 Salı - 13:12 Kemal Sunal hologramıyla unutulmaz gece: Ünlüler Bodrum’da buluştu Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi’nin destekleriyle Bodrum Sinema ve Kültür Derneği’nin (BSKD) ev sahipliğinde düzenlenen 12. Bodrum Türk Filmleri Haftası ve CineBodrum Sinema Sektör Zirvesi, sinemaseverleri ve sektör profesyonellerini Bodrum’da buluşturdu. “Sinemanın Kalbi Bodrum’da Atıyor” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlik, Bodrum Kalesi’nde düzenlenen açılış töreniyle başladı. Sinema tutkunlarına unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefleyen organizasyon, kortej yürüyüşü ve özel hazırlanan bir video gösterimiyle start aldı. Geceyi oyuncu Hakan Bilgin sunarken, Müfit Can Saçıntı “Meşhur Ünlüler” adlı tek kişilik gösterisiyle seyircilere keyifli anlar yaşattı. Festivalde gösterilecek filmlerin fragmanlarının yayınlandığı açılış, Eypio’nun mini konseriyle taçlandırıldı. İlk gün, yatta düzenlenen özel bir programla sona erdi. Kemal Sunal hologramıyla sürpriz Açılış gecesinin sürprizi, Türk sinemasının efsane ismi Kemal Sunal’ın hologramı oldu. Sunal, “Bizler sizin kalbinizde yaşıyoruz, şimdi gözlerinizi gökyüzüne çevirin ve yıldızlara bakın, orada Türk sinemasının yıldızları var” sözleriyle geceye duygusal bir hava kattı. Bodrum’da Uluslararası Film Festivali geliyor BSKD ve 12. Bodrum Türk Filmleri Haftası Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Sezgin, “Bu yıl festivalimizi son kez bu formatta yapıyoruz. Gelecek yıl Bodrum’u Uluslararası Film Festivali’ne kavuşturacağız” diyerek büyük bir müjde verdi. Muğla’ya Kültür ve Sanat Katkısı Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, “Bodrum’un sadece bir turizm kenti değil, kültür sanat şehri olmasına katkı sağlayacağız” diyerek destek mesajını iletti. Kos Belediye Başkan Yardımcısı Eleni Voukelatou ise, Türk sinemasıyla Kos ve Bodrum arasındaki kültürel iş birliğini vurguladı. Ödüller sahiplerini buldu Açılış gecesinde düzenlenen ödül töreninde Zülfü Livaneli, Filiz Akın, Salih Kalyon ve birçok değerli isim “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görüldü. Genç yetenekler arasında Uğur Güneş ve Savaş Satış da ödüllerini aldı. Sinema dolu günler 4 Ekim’e kadar devam edecek etkinlikte, 14 farklı mekânda gösterimler ve söyleşiler düzenlenecek. CineBodrum Sinema Sektör Zirvesi ise, Türk sinemasının geleceğine yön veren profesyonelleri bir araya getirecek.
Zeytin ve Zeytinyağı Festivali konserlerle son buldu
30 Eylül 2024 Pazartesi - 20:55 Zeytin ve Zeytinyağı Festivali konserlerle son buldu Mersin’in Mut ilçesinde 1.’si düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nin son gününde sanatçı Ali Rıza Yılmaz, Siyam ve Ebru Yaşar hayranlarıyla buluştu. Konserler şehir stadyumurda gerçekleşti. Konsere ilçe halkı başta olmak üzere civar il ve ilçelerden de çok sayıda müszeksever katıldı. Sanatçı Ali Rıza Yılmaz, söylediği türkülerle konsere gelenlere neşeli dakikalar yaşattı. Ardından sahne alan Siyam ise hayranlarına şarkılarıyla unutulmaz bir akşam yaşattı. Konserde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Murat Orhan, "Roma kralı Sezar, Mısır prensesi Kleopatra güzelliğini zeytinyağına borçlu. Zeytinyağını da Mut’tan götürürmüş" dedi. Konsere gelenlerin coşkulu alkışlarıyla sahneye çıkan Ebru Yaşar ise, on binlerce hayranına muhteşem bir konser verdi. Kendisine Mut Belediye Başkanı Murat Orhan tarafından zeytin ve zeytinyağı hediye edildi. Yaşar’ın sorusu üzerine zeytinin nasıl tatlandığını anlatan Başkan Orhan, "İnşallah seni de zeytinyağı güzelleştirecek. Bizler Mutluyuz, inşallah sende Mutlu olursun” dedi. Bir de zeytin ağacı hediye edilmesi üzerine Ebru Yaşar, “Ben inşallah buradan götürdüğüm zeytinle, zeytinyağıyla güzelliğime güzellik katıp, bir iki sene sonra tekrar karşınıza çıkacağım inşallah. Bir bakmışsınız medyada çıkan habere göre, Ebru Yaşar güzelleşiyor mu, gençleşiyor mu. Ben de o zaman Mut zeytin ve zeytinyağından diyeceğim” dedi. Konser sonunda Mut Belediye Başkanı Murat Orhan tarafından sanatçılara plaket takdim edildi.
MOD10 Gençlik Orkestrası seçmeleri yoğun ilgi gördü
30 Eylül 2024 Pazartesi - 13:09 MOD10 Gençlik Orkestrası seçmeleri yoğun ilgi gördü Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’ne bağlı MOD10 Gençlik Orkestrası seçmeleri yoğun ilgi gördü. 28-29 Eylül günlerinde Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen seçmelerde, 8-18 yaşları arasındaki gençler müzik yeteneklerini sergilediler. Balıkesir’in kültür sanat hayatına önemli katkılar sunan MOD10 Gençlik Orkestrası, yeni sezon hazırlıklarına başladı. 8-18 yaş arası müzik yeteneği olan öğrencileri bünyesine katmaya hazırlanan Gençlik Orkestrası’nın seçmeleri 28-29 Eylül günlerinde Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’ne bağlı Şef Umut Ayral yönetimindeki MOD10 Gençlik Orkestrası, yeni üyelerini seçerken aileler de çocuklarına destek oldular. Enstrümanlarını çalarak vokal yeteneklerini sergileyen öğrenciler, seçmeleri başarıyla geçmek için ter döktüler. “Yetenekli öğrencileri bir araya getiriyoruz” Müziğe yeteneği olan gençlerin seçmelere gösterdiği yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten MOD10 Gençlik Orkestrası Şefi ve Müzik Öğretmeni Umut Ayral, “Şehirdeki 8-18 yaş arasındaki yetenekli öğrencileri bir araya getirmeye çalışıyoruz. Enstrümanlarında iyi olan, vokal becerileri yüksek gençlere daha profesyonel anlamda sahne fırsatı vermek, geliştirmek ve hayatlarında sanatsal bir bakış kazandırmak için böyle bir proje başlattık. Yeni ekip arkadaşlarımızı seçiyoruz, gençlerden tek tek deniyoruz. Çok yetenekli çocuklar var; bunlar enstrümanlarıyla sadece evde ya da kendi arkadaşlarıyla beraber 3-5 kişi çalıyorlar. Amacımız, bunları daha profesyonel bir alana taşıyıp hepsini bir araya getirmek. Sanatla uğraşmalarını istiyoruz. Bu konuda projeyi sonuna kadar ilerletmeyi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı. Ailelerin de öğrencilere destek vermesinin kendilerini mutlu ettiğini belirten Ayral, sosyal çalışmaların öğrencilerin derslerinde de başarı düzeyini ciddi anlamda artırdığını ifade etti. “Bizim gibi müzikle ilgilenenler için çok güzel bir proje” MOD10 Gençlik Orkestrası’nda yer almak istediği için seçmelere katılan Yekta Önder, “Ben MOD10 Grubunu bir arkadaşım sayesinde duydum. Onun annesi de müzik öğretmeni. Keşfetmişler ve benim de haberim oldu bu sayede. Benim de burada olmam lazım, şarkı söylemem lazım falan dedim. Bu proje çok güzel, 8 ve 18 yaş arasında gençlerin katılması çok iyi. Belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum” dedi. Müzikle ilgilendiğini ve MOD10 Gençlik Orkestrası’nda yer almak istediğini söyleyen Simay Can, “MOD10 grubuna çevremde katılan arkadaşlarım vardı. Onlar sayesinde bilgi edindim. Daha öncesinde sosyal medya hesaplarında da çoğu projeleri karşıma çıkmıştı. Çok hoşuma gitti. Kendim de Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümünde okuduğum için katılmak istedim. Bugün de sınava girdim. Sınavım iyi geçti, biraz heyecanlıydım ama mutluyum şu an böyle bir projede yer aldığım için. Türkiye’de böyle bir projenin olması çok güzel. Bizim gibi müzikle ilgilenen çocuklar için çok güzel bir proje” diyerek mutluluğunu ifade etti. Seçmelere katılan Tunahan Eren ise, “MOD10 grubunu bizim ilçemize konsere geldiğinde tanımıştım. Çok güzeldi, yani çok hoşuma gitti. Benim yeteneğim var ve kendi yeteneğime güvendiğim için geldim. Bence özellikle genç kesimin böyle konularla ilgilenmesi güzel. Güzel bir proje yani. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne bu proje için teşekkür ederim. Daha önce böyle bir şey görmedik. İlk defa görüyorum, güzel bir şey” şeklinde konuştu.