KÜLTÜR SANAT - 12 Nisan 2026 Pazar 09:44

Yüzyıllık lezzet "gavut" sofralarda yerini koruyor

A
A
A
Yüzyıllık lezzet "gavut" sofralarda yerini koruyor

İç Anadolu’nun köklü lezzetlerinden "gavut", geçmişten günümüze uzanan bir kültürel miras olarak Konya’nın Hadim ilçesinde yaşatılmaya devam ediyor. İlçeye bağlı Bolat Mahallesi’nde geleneksel yöntemlerle hazırlanan gavut, hem besleyici özelliği hem de tarihi geçmişiyle dikkat çekiyor.


Gavut geleneğini sürdüren İbrahim Çakar, bu lezzetin atalarından kendilerine miras kaldığını belirterek, günümüzde bu geleneği devam ettiren kişi sayısının azaldığını söyledi. Çakar, "Gavut geleneğini biz devam ettiriyoruz. Atalarımızdan, dedelerimizden kalma bir miras. Şimdilerde pek yapan yok. Gavut bize çok eskilerden kalma. Seyahatname eserinde de ismi geçen çok eski bir yiyeceğimiz" dedi.


Gavutun zengin içeriğine de değinen Çakar, "Gavutun içinde 8 çeşit malzeme bulunur. Bunlar buğday, mısır, nohut, arpa, menengiç, ahlat, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği. Bunları sacın üzerinde kavuruyoruz, soğutuyoruz, sonra el değirmeninde undan biraz daha kalın şekilde öğütüyoruz. Hazırlanan karışım farklı şekillerde tüketilebilir. Bunu pekmezle karıştırıp yiyoruz. Dünyanın en doğal tatlısı. Şekerle, pekmezle veya tereyağıyla kavurup yiyenler var ama benim tavsiyem pekmezle karıştırıp yemek. En doğalı ve güzelidir. Gavutun besin değeri yüksektir. Özellikle lif ve protein açısından zengin bir gıdadır. Tokluk hissi sağlaması nedeniyle diyetlerde de tercih edilebilir. Zayıflamak isteyenler gavutu denesinler. Öğle yemeğinden sonra, akşam 3 kaşık gavut yiyen kişi tok bir şekilde günü tamamlayabilir. Kansızlık sorununa da iyi gelir, düzenli tüketimde kan değerlerinde iyileşme görülebilir" ifadelerini kullandı.


Geçmişte göç kültüründe de önemli bir yere sahip olan gavutun, yaylaya çıkan aileler için vazgeçilmez bir yiyecek olduğunu anlatan Çakar, "Eskiden atalarımız yaylaya göç ederken yanlarında mutlaka gavut bulunurmuş. Gavutu olmayan yaylaya göç etmezmiş. Hatta unutanlar yolun yarısından dönermiş. Gavut bizim kültürümüzde çok önemli bir yere sahip" diye konuştu.



Yüzyıllık lezzet "gavut" sofralarda yerini koruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.