ÇEVRE - 26 Ağustos 2025 Salı 11:11

Yer altı su kaynaklarının derinliği 400 metreye çıktı, uzmanlar kuraklığa dikkat çekiyor

A
A
A

En kurak dönemin yaşandığı şu günlerde şuursuz tarımsal sulama ve yer altı sularının çekilmesiyle su seviyesinde büyük düşüşler meydana geldi. Bölgede ölçüm yapan uzmanlar, her geçen gün yer altı seviyesinin 400 metre üzerinde kazılan kuyular olmasına rağmen suya ulaşmanın çok zor olduğunu belirterek uyarılarda bulundu.

Türkiye genelinde tarım alanları olarak kullanılan araziler hasat döneminde kuraklıktan etkilendi. Tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda iklim değişikliği ve şuursuz tarımsal sulama nedeniyle yer altı su seviyesi 400 metre üzerine kadar çıktı. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, "Son yılların en kurak dönemlerinden birini yaşadık. Hem yaz kuraklığı hem de kış kuraklığı. Bu yıllarda en yüksek seviyeye ulaşmış vaziyette. Tabii bu durumda yağışların azlığı özellikle tarım kesimi için, yeraltı sularından yararlanmayı biraz daha arttıran bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla yerel suyun bu yıl biraz daha fazla düştüğünü söylemek mümkün. Tabii bu mevsim sonunda yapılan biraz daha netlik kazanacak ama sahadan yapmış olduğumuz çalışmalarda vatandaşlar, mevcut kuyularına ilave borular eklediğini kimi yerde ilave boru eklenmesine rağmen suyun kalmadığını, kuyu yenilemek zorunda kaldıklarını, bazı bölgelerde ise 300, 400 metre derinlikte kuyular açıldığı halde yeraltı suyuna rastlanmadığını not alıyoruz. Bu durum havzada kuraklığın ve yer altı sularının giderek daha olumsuz bir seyir izlediğini ortaya çıkarıyor" dedi.

Yer altı su kaynaklarının derinliği 400 metreye çıktı, uzmanlar kuraklığa dikkat çekiyor

"Daha az su isteyen ürünlere doğru yönelmemiz gerekiyor"

Su kullanımı sırasında tasarruf edilmesi uyarısında bulunan Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, "Havza içerisine baktığımız zaman, aslında hem kuraklık hem iklim değişikliği hem de aşırı yer altı suyu kullanımı bir yerde tehlikeli çanlarını çaldığını gösteriyor. Bu durumda havza bizim doğal meteorolojik koşulları kontrol etme şansımız olmadığından yani yağışı artıramadığımızdan elimizdeki su kaynaklarını daha verimli kullanmamız gerekliliği ortaya koyuyor. Bu da özellikle havzada daha çok su kullanan kesimleri olan tarım alanı bir takım önlemler almasını gerektiriyor. Tarım kesiminin alması gereken önlemlerin başında çok su isteyen tarımsal üretim modelinin biraz daha az su isteği bitkiye doğru eğrilmesi gerekiyor. Hem bitki hem de hayvancılık bakımından daha az su isteyen ürünlere doğru yönelmemiz gerekiyor. Havza içerisinde şeker pancarı, mısır, ayçiçeği, yemlik bitkiler, yoncanın çok fazla üretiliyor ve verimliliğinin yüksek olması önemli bir faktör. Gıda güvenliğimiz açısından da bunların üretilmesi gerekir. Ancak su çok hayati bir konu o nedenle suyumuzun da tasarruflu kullanılması gerekir. Bu iki dengeyi muhakkak iyi kurmamız gerekiyor ve bu hem tarım kesiminin, hem kentlerde yaşayanların, hem de sanayinin su tüketirken azami dikkat etmesi ve verimli olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Yer altı su kaynaklarının derinliği 400 metreye çıktı, uzmanlar kuraklığa dikkat çekiyor

"Kuraklık açısından baktığımız zaman gerçekten tehlike çanları çalıyor"

Yer altı su kullanımının kaçak sularla daha bilinçsiz kullanıldığının altını çizen Prof. Dr. Fetullah Arık, "Havza içerisinde kullanılan suyun genel dağılımına baktığınız zaman kullanımının çok önemli bir bölümü tarım kesim tarafından gerçekleştiriliyor. Burada özellikle Devlet Su İşleri tarafından belgelendirilen kuyuyla, belgesiz kuyuları karşılaştırdığımız zaman üçe bir gibi bir fark var. Yani 40 bin civarındaki belgeli kuyunun yanı sıra, bunun 3 katı kadar da kaçak kuyudan söz ediyoruz. Kaçak kuyular bir yandan hangi seviyeden su aldığı belli olmadan, suda herhangi bir analiz yapılmadan, tuzlu su seviyelerinin temiz se seviyelerine karışmasını sağlayabiliyor. Bu durum bütün havzadaki suların kalitesini düşüren bir faktör olurken, tarımı da verimsizliğe doğru götürecek. Öte yandan çiftçilerimiz uzmanından destek almadıkları için bu kuyular zaman içerisinde verimli düşecektir ve en önemlisi de, yer altı seviyesinin daha ciddi bir şekilde düşmesini sağlıyor bunun nedeni ise kontrol edilmemesi. O nedenle havzadaki tarımsal üretim model, muhakkak bitkilere evrilmesinin yanı sıra bu kaçak kuyularını da muhakkak bir an önce önlenerek kontrol altına alınması gerekiyor. Yerel su yasamızda da belirtildiği gibi muhakkak kapatılması, kaçak kuyu açanlardan ise idari işlem olarak gerçekleştirilmesi ve doğrudan bir planlamaya gidilmesi gerekiyor. Çünkü havzada artık kuraklık açısından baktığımız zaman gerçekten tehlike çanları çalıyor. Ve bu suyu daha ileri taşıyabilmek için muhakkak acil önlemler alınması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"Bu yıl ise kayıtlı olarak 12 tane obruk meydana geldi"

Arık, "Obruk sayımız her geçen gün artıyor maalesef. Gerek Konya kapalı havza içerisinde gerekse çevre illerde obruklar oluşmaya devam ediyor. Sadece geçtiğimiz yıl, sayısı 40’ın üzerinde obruk meydana gelmiştir. Bu yıl ise kayıtlı olarak 12 tane obruk meydana geldi. Havzada obruklar oluşmaya devam ediyor. Yeraltı sularının giderek çekilmesine de bağlı olarak havzada sıkışmadan dolayı havza kenarlarından itibaren çok büyük yüzey yarıklarda meydana geldi, bunlar da tehlike arz ediyor. Gerek tarım alanların daralması, gerekse orada bulunan yerleşimlerin bu tehlikeyle karşı karşıya kalması da ciddi bir sorun olarak not edilmesi gerekiyor. Obruklarla birlikte yüzey yarıklarda temel sebep olarak yine kuraklığı gösterebiliriz" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Vekili Şahin Biba, bayram sabahı öğrencilerle buluştu Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Kurban Bayramı’nın ilk gününde gerçekleştirdiği ziyaretlerle bayramın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhuna ortak oldu. Ulu Cami’de kılınan bayram namazının ardından vatandaşlarla bayramlaşan Başkan Vekili Biba, bayramların kardeşlik, dayanışma ve birlik duygularını güçlendiren özel günler olduğunu ifade etti. Başkan Vekili Biba, daha sonra Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı tarafından Faik Çelik Yerleşkesi’nde düzenlenen kahvaltı programında yabancı öğrenciler, akademisyenler ve öğretim görevlileriyle buluştu. Başkan Vekili Biba, eğitimlerini Bursa’da sürdüren ve bayramı ailelerinden uzakta geçiren 76 ülkeden yüzlerce öğrenciyle bayramlaşarak sohbet etti. Programda misafir öğrencilere hitap eden Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın, farklı kültürlerden gelen öğrenciler için önemli bir gönül şehri olduğunu belirterek, "Sizler memleketlerinizden ve ailelerinizden uzakta ilim öğreniyorsunuz. İnşallah burada edindiğiniz bilgi ve birikimle ülkelerinize dönerek faydalı hizmetlerde bulunacaksınız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz. Kurban Bayramı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Şırnak Şırnak’ta bayramlaşmada birlik mesajı: "Bereketli hilalin parlayan yıldızıyız" Şırnak’ta Kurban Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Vali Birol Ekici, Şırnak Belediyesi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen programda il protokolü ve vatandaşlarla bayramlaştı. Burada konuşan Vali Ekici, bayramların kardeşliğin ön plana çıktığı müstesna günler olduğunu söyledi. Kent genelinde bu yıl iklim şartlarının elverişli olmasıyla tarım ve hayvancılığın canlanacağını ifade eden Vali Ekici, şunları kaydetti: "Bu yıl tarımsal rekoltemiz en yüksek seviyede olacaktır. Tarımla ilgili gelirlerimiz artacaktır. Şehrimiz hayvancılığıyla, petrolüyle, istihdamıyla, kazancıyla bereketli hilalin parlayan yıldızı konumundadır. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Yeni Türkiye Yüzyılını birlikte inşa edeceğiz. Bunu birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde inşa edeceğiz. Bugün ülkemiz bulunduğu konum itibarıyla barışın, kardeşliğin ve istikrarın teminatı durumundadır. Böyle bir ülkede yaşadığımız için Allah’a binlerce kez hamdolsun. Önümüzdeki dönemde yeni bir Anadolu medeniyetinin ve milletimizin yükselişini hep birlikte göreceğiz. Huzur, birlik ve beraberliğimizin devam ettiği sürece tüm dünyada yine barışı ve istikrarı korumak üzere çok daha önemli roller alacağız." Müslüman coğrafyasında bayramın huzur içinde geçirilmesi için binlerce görev alan asker olduğunu dile getiren Vali Ekici, "Biz burada bayram yaparken nöbet tutan görevlilerimiz, polislerimiz, askerlerimiz var. Onların da bayramlarını kutluyoruz. Allah bu bayramların birlik beraberlik, kardeşliğimizin gelişmesine vesile kılsın. Tüm dargınların barışmasını temenni ediyorum" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da vatandaşların bayramını kutladı. Bölgede huzurun hakim olduğunu ve bunun meyvelerini almaya başladıklarını ifade eden Tatar, "Biz devlet, millet el ele verdiğimiz zaman yapamayacağımız bir şey yok. Allah’a binlerce şükürler olsun. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Hepinize nice hayırlı bayramlar diliyorum" diye konuştu. Programa, 23. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Rıfat Dönel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Vali Yardımcısı Murat Çiçek, Belediye Başkan Vekili Mahmut Tatar, İçişleri Bakan Müşaviri Hatice Atan, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Bilecik Pazaryeri’nde trafik bilinci küçük yaşta başladı Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde geleceğin bilinçli sürücüleri ve duyarlı yayalarını yetiştirmek amacıyla anaokulu öğrencilerine yönelik uygulamalı trafik eğitimi düzenlendi. Karayolları Güvenliği ve Trafik Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, minik öğrenciler hem eğlendi hem de hayat kurtaracak kuralları yerinde öğrenme fırsatı buldu. İlçede düzenlenen programda, çocuklarda erken yaşta trafik bilinci oluşturulması, kurallara uyma alışkanlığının kazandırılması ve güvenli ulaşım kültürünün yaygınlaştırılması hedeflendi. Eğitim boyunca jandarma ve polis trafik ekipleri, öğrencilere trafik kurallarını sade ve anlaşılır bir dille anlatarak uygulamalı gösterimler gerçekleştirdi. Miniklere özellikle yaya geçitlerinin doğru kullanımı, trafik ışıkları ve levhalarının anlamları ile trafikte dikkat edilmesi gereken temel güvenlik kuralları uygulamalı olarak gösterildi. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte trafik ekip araçları ve görev sırasında kullanılan ekipmanlar da tanıtıldı. Uzmanlar, trafik eğitimlerinin küçük yaşlarda verilmesinin gelecekte yaşanabilecek kazaların önlenmesinde büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Çocuk yaşta kazanılan trafik bilincinin sadece bireysel güvenliği değil, toplumun genel trafik kültürünü de doğrudan etkilediği vurgulanıyor. Yetkililer ise trafik kurallarına uyan nesiller yetiştirmenin, güvenli bir toplum oluşturmanın temel taşlarından biri olduğunu belirterek benzer eğitimlerin devam edeceğini ifade etti.