EKONOMİ - 18 Ağustos 2025 Pazartesi 13:10

Selçuk Öztürk: "Konya’nın lojistik avantajını değerlendirme gayretindeyiz"

A
A
A
Selçuk Öztürk: "Konya’nın lojistik avantajını değerlendirme gayretindeyiz"

Konya Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, "Şehrimizin lojistik avantajını en iyi şekilde değerlendirmek ve sektörümüzü daha ileri taşımak adına büyük gayret gösteriyoruz" dedi.


Konya Ticaret Odası’nda meslek komiteleri istişare toplantıları devam ediyor. 2023 yılında başlatılan toplantıların 17.’si, 60. Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı (Gaz ve Petrol Ürünleri Hariç) Meslek Komitesi ile yapıldı. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sorunları doğrudan yerinde dinleyip çözüm üretme adına meslek komiteleri istişare toplantılarını önemsediklerini söyledi. Yük taşımacılığının ticari faaliyetlerde büyük önem taşıdığını, bu nedenle sektörün büyümesi adına büyük çaba sarfettiklerini vurgulayan Başkan Öztürk, "Hepinizin bildiği gibi ülkemiz, Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü konumunda. Bu jeopolitik avantaj sayesinde kara yolu taşımacılığı sektörümüz uluslararası standartlarda hizmet kalitesine erişmiş durumda. Devletimizin geniş bir perspektifle özellikle son yıllarda ulaşım altyapısına yaptığı yatırım, kara yolu ağımızın artmasına ve standartlarının yükseltilmesine büyük katkı sağladı. Sektörümüzün büyümesine ve ihtiyaçlarına paralel olarak ortaya konulan bu iradenin, sektörümüze büyük katkı sağladığı inancındayım. Çünkü bugün baktığımız zaman Türkiye’de iç yük taşımacılığında kara yolunun payı yüzde 91 seviyesinde. 2025 itibariyle ülkemizin taşımacılık ve lojistik pazar büyüklüğü yaklaşık olarak 65,19 milyar dolar olurken, 2030’da ise bu rakamın 79,59 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. TÜİK’in 2025 Haziran verilerine göre, ülkemizdeki 32 milyon 366 bin 546 motorlu taşıtın 1 milyon 17 bin 883’ü kamyon yani ağır vasıta araçlardan oluşuyor. Yine kara yolu yük taşımacılığı sektörü ülkemizin ihracatına da büyük katkı sağlıyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 32’sini kara yolu taşımacılığı ile gerçekleştiriyoruz. Dolayısı ile bu rakamlar, sektörün Türkiye ekonomisindeki ağırlığını net biçimde ortaya koyuyor diye düşünüyorum" dedi.



"Şehrimizin lojistik avantajını değerlendirmeliyiz"


Konya’nın ise sektörde önemli bir yerde olduğunu dile getiren Başkan Öztürk, şunları söyledi: "Şehrimiz, ülkemizin Kuzey-Güney ve Doğu-Batı ticaret yollarının kesişim noktasında yer almasıyla doğal bir lojistik merkez konumunda. Bu avantaj, şehrimizde kara yolu yük taşımacılığı sektörünün gelişmesine büyük katkı sağlıyor. TÜİK verilerine göre, Konya’da kayıtlı 958 bin 841 motorlu taşıtın 44 bin 600’ü ağır vasıta sınıfında. Bu sayı, Konya’nın sektördeki potansiyelini ve ülke içi ticaretteki önemini açıkça gösteriyor. Şehrimizin bu lojistik avantajını en iyi şekilde değerlendirmek ve sektörümüzü daha ileri taşımak adına büyük gayret gösterdiğimizi bilmenizi isterim."



Sorunlar masaya yatırıldı


60. Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı (Gaz ve Petrol Ürünleri Hariç) Meslek Komitesi adına söz alan KTO Meclis Üyesi Ünal Uysal, meslek komiteleri istişare toplantıları ile sektördeki gelişmelerin masaya yatırıldığını söyledi. Bu tür toplantılarla sorunların çözümüne ilişkin adımlar atıldığını vurgulayan Uysal, "Diğer yandan bizler de komite olarak aylık toplantılar yapıyor ve sektörümüzün sorunlarını raporluyoruz. Böylece Konya Ticaret Odamız sektörümüzün sorunlarına yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu anlamda herhangi bir sorunumuz veya talebimiz varsa, her zaman dile getirebilirsiniz" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından sektör temsilcilerine söz verilerek sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.



Selçuk Öztürk: "Konya’nın lojistik avantajını değerlendirme gayretindeyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in kabrinde hüzünlü bayram İstanbul Büyükçekmece’de akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının kabri başında geçirdi. Anne Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in ailesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününü çocuklarının mezarı başında geçirdi. Oğlunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan Müşerref Demirel, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram sabahını çocuğunun mezarı başında geçiren Demirel ailesi dualar etti. Baba Cevdet Demirel, "Mutlaka bu olayların üzerinde durulması lazım. Kimler bu işin içerisinde varsa cezalarını almasını istiyorum. Bu çocukları yönetenler var. Kim yönetiyorsa bunların hepsinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tekrar diyorum ki idam istiyoruz" diye konuştu. "Lütfen adalet gelsin ki başka anneler yanmasın" Çocuğunun kabri başında duygu dolu anlar yaşayan anne Müşerref Demirel ise, "Geçen Kurban Bayramı’nda Baki ile beraberdik. Ama bugün kabristanda kutluyoruz. Kamera tekrar incelensin. Sokak ortasında iki tane vahşi çocuk bu cesareti kimden alıyorlar. Bu kadar insanın içinde çocuğum vahşice katledildi. Lütfen adalet gelsin ki başka çocuklar, başka anneler yanmasın" şeklinde konuştu. "Herkese bayram geldi ama bize gelmedi" Öte yandan 1 Mayıs’ta Iğdır’da arkadaşı tarafından şakalaşırken silahla vurulması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki Berat Irmak’ın teyzesi Şükran Duran da aileye destek ziyaretinde bulundu. Şükran Duran, "Herkese bayram geldi ama bize bayram gelmedi. Hüzünlüyüz. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması. Ne olursunuz artık bu yasayı yürürlüğe koyun. Başka annelerin, babaların ciğeri yanmasın. Ben de Berat Irmak’ın teyzesiyim. Abdulbaki Demirel için taziyeye geldik. Olmayan bayramımızda yaralarımızı birlikte saralım diye geldik" dedi.
Sivas Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.