EKONOMİ - 30 Eylül 2025 Salı 13:06

Savunma Sanayinde "ELMAS" dönemi

A
A
A
Savunma Sanayinde "ELMAS" dönemi

Savunma sanayine nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla başlatılan ELMAS Programı’nın çalıştayı Konya Sanayi Odası’nda düzenlendi. Çalıştayda milli savunma ve milli güvenliğin altı çizilirken, ELMAS Programı kapsamında yetiştirilecek gençlerin Türkiye’nin geleceğini şekillendireceği vurgulandı.


Milli Eğitim Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde, Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında hayata geçirilen ELMAS Programı ülke genelinde 13 okulda uygulamaya başlandı. Konya’da da Adil Karaağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde uygulanacak olan ELMAS Programı’nın sektörel çalıştayı Konya Sanayi Odası’nda sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda, savunma sanayi sektör temsilcileri, okuldan ve öğrencilerden taleplerini dile getirirken, müfredatın sektörün taleplerine göre güncellenmesi için istişareler gerçekleştirildi.



Konya’nın hedefi, yüksek teknoloji üretmek


Çalıştayın açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın sanayileşme yolculuğunu kararlılıkla sürdürdüğünün altını çizerek, Türkiye’nin üretim envanterini sırtlayan şehirlerin başında geldiklerini ifade etti. Konya sanayisinin düşük teknoloji üretiminden önemli oranda çıktığını kaydeden Büyükeğen, "Düşük teknolojinin toplam üretimimiz içindeki payı yüzde 19’a kadar geriledi. Orta yüksek teknolojinin ise toplam üretimimiz içindeki payı 48’lere ulaştı. Hedefimiz, üretimimiz içinde orta-yüksek teknolojinin ve yüksek teknolojinin payını artırmak. Bu noktada savunma sanayimiz, şehrimizin en kritik ve stratejik sektörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kilogram başına ihracat değeri 31 dolar olan Konya savunma ve havacılık sanayimiz, yüksek katma değerli üretimin yanı sıra şehrimizin yüksek teknolojiye geçiş sürecinin de en güçlü destekçisi konumunda. Savunma ve Havacılık Sanayinde, Ankara, İstanbul ve Eskişehir’in ardından Türkiye’nin 4. büyük ihracatçısıyız" şeklinde konuştu.



ELMAS Programı, savunma sanayi için kritik rol oynayacak


Adil Karaağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile birlikte Türkiye genelindeki 13 mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde uygulanacak olan ELMAS Programının, savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkinlikte gençlerin yetiştirilmesinde kritik rol oynayacağını belirten Büyükeğen, şöyle devam etti: "Hem ülkemizin milli savunma ve milli güvenlik kabiliyetleri çok daha ileriye taşınmış olacak, hem de Konya’mızın orta-yüksek ve yüksek teknolojiye odaklanan üretim hedeflerine çok önemli katkılar sağlanacak. Bu programla birlikte yetişecek gençler; inşallah ülkemizin savunma hattını sadece sınırda değil, üretim hattında da kuracak."



Geleceğe güvenle bakabilmek, insan kaynağı ile doğrudan ilişkili


Konya Valisi İbrahim Akın da, ELMAS Programı’na Konya’dan da bir okulun seçilmesinin Konya’nın sektördeki potansiyelinin ulaştığı seviyeyi gösterdiğine dikkat çekti. Savunma sanayinde yetişecek insan kaynağının önemine vurgu yapan Vali Akın, "Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında uygulanan ELMAS Programı ile öğrencilerimizi, yapay zekadan insansız hava araçlarına, siber güvenlikten ileri malzeme teknolojilerine kadar geniş bir alanda değişen dünya düzenine meyyal kılan bir eğitim anlayışıyla buluşturuyoruz. Gençlerimizi çağın ihtiyaçlarına cevap verecek teknik becerilerle donatmayı bir tercih değil bilakis bir zaruret olarak telakki ediyoruz. Zira geleceğe güvenle bakabilmemiz, savunma sanayiimizin güçlenmesi kadar, bu alanda yetişen insan kaynağının kalitesiyle de doğrudan ilişkili" dedi.



ELMAS Programı, savunma sanayinde yetkinlikleri değiştirecek


Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş da, Türk savunma sanayinin 7.1 milyar doları aşkın ihracat yaptığını, son 3 yıldır her yıl yüzde 30’luk büyüme kat edildiğini söyledi. Sektörde bin 400’e yakın projenin aktif bir şekilde devam ettiğini, savunma sanayi firmalarının proje üretmenin ötesinde, seri üretime başladığını aktaran Karataş, seri üretimle birlikte çalışan insan kaynağının da yetkinliğinin değişeceğine dikkat çekti. Karataş, "Şu anda sadece savunma sanayine iş yapan 3 bin 500 firma var. Yıllık 3 milyar dolar Ar-Ge’ye ayrılan sektör bütçesi var. 185 ülkede, savunma sanayinin 230 çeşit ürünü kullanılıyor. Tablo çok güzel ama gidilecek daha çok yol var. Artık bizim tüm ürünlerimiz seri üretime giriyor. Firmaların tasarım ve projeden daha çok üretim yapan firmalara dönüşmesi gerekecek. Sektördeki, 93 bin kişinin yüzde 45’i teknisyen ve operatör. Seri üretime geçilmesiyle birlikte, 3 yıl içerisinde bu oran yüzde 60’lara kadar çıkacak. Daha da önemlisi teknoloji geliştikçe teknisyenlerden beklediğimiz özelliklerde değişecek. Burada bir paradigma değişikliğine ihtiyaç vardı. Milli Yetkinlik Hamlesiyle yetkinlikleri değiştirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken de tabi olmazsa olmazımız teknik eğitim" ifadelerini kullandı.


ELMAS Programı kapsamında belirlenen illerdeki okullarda uygulanacak programlarda, bölge sanayicisinin taleplerini göz önünde bulundurduklarını vurgulayan Karataş, şöyle devam etti: "Savunma sanayine en fazla destek verebilecek 12 ili belirledik. Bakanlığımız da, bu projede destek olabilecek okulları belirledi. Çok güzel bir okul yapmak problemi çözmeyecek. Dünyada farklı modeller var ama biz kendi Türk insanımızın davranış normlarına uygun model geliştirmeliyiz. İnşallah faydalı bir çalışma olacak. Bir yıl sonunda bu okullarımızın sayısını artırmak istiyoruz. Sanayicilerimiz mesleki eğitimle ilgili sorunları biliyorlar. Biz bölgelerdeki sanayicileri dinleyelim, onların öncelikle okuldan, öğrencilerden beklentilerini belirleyelim. O bölgeye özel farklılıklar yapmak istiyoruz."



Okulların müfredatı sektörün ihtiyaçlarına göre güncellenecek


Son olarak konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Bal da, ELMAS Programı ile savunma sanayi sektörüne nitelikli personel yetiştirileceğini, proje kapsamındaki okulların müfredatının sektörle birlikte güncelleneceğini aktardı. Bal, "Bakanlık olarak bizler, bu programa en büyük gücümüz olan gençlerimizi ve eğitim alt yapımızı sunuyoruz. Savunma sanayi sektörüne nitelikli teknik personel yetiştirmek, bu okulların alt yapısını güçlendirmek, müfredatını sektörle birlikte güncellemek ve bunu uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz. Öğrencilerimizin, uygulamalı eğitimle birlikte staj uygulamalarını da kaliteli hale getirmeyi amaçlıyoruz. Programın her aşamasında gençlerin yanında olmaya kararlıyız" şeklinde konuştu.


Çalıştay kapsamında düzenlenen anket ve soru-cevap bölümü ile, sektör temsilcileri ve eğitim dünyasının önerileri masaya yatırıldı.


Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen’in ev sahipliğinde düzenlenen çalıştaya Konya Valisi İbrahim Akın, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Bal, kurum müdürleri, sanayiciler, eğitim camiası temsilcileri ve öğrenciler katıldı.



Savunma Sanayinde "ELMAS" dönemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da İzci Evi ve Kamp Alanı müjdesi Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Fetih Kampı, yüzlerce genci aynı çatı altında buluşturdu. Türkiye İzcilik Federasyonu Bursa İl Temsilciliği tarafından Merinos Parkı’nda gerçekleştirilen organizasyonda 200 izci, fetih ruhunu doğayla iç içe geçen kamp programında yaşadı. İki gece üç gün süren kamp boyunca izciler, dayanışma, disiplin ve takım ruhunu pekiştiren birçok etkinliğe katılırken, kamp alanında renkli görüntüler oluştu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği program, aynı zamanda Bursa’nın köklü tarihine ve kültürel mirasına dikkat çekti. Kampın kapanış programında düzenlenen bayrak törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da katıldı. Genç izcilerle bir araya gelen Biba, "Ben buraya bakınca geleceğin Türkiyesi’ni görüyorum. Gerçekten inanılmaz mutluyum ve heyecanlanıyorum. Çünkü sizler bizim geleceğimizin teminatısınız. Bu nedenle biz yerel yönetimler olarak sizlere destek vermek birinci sorumluluğumuz olmalı. Ben size şu müjdeyi veriyorum, şu anda çalışmaları yapıyoruz size çok güzel bir yerde İzci Evi kazandırıyoruz. Ardından da kamp alanı kazandıracağız. Sizlerin layık olduğu şekilde en iyi imkanları taşıyacak kampı da inşallah en kısa zamanda size teslim edeceğiz. Bizden ne isterseniz size vermeye hazırız. Yeter ki çalışın, üretin" ifadelerini kullandı. Fetih ruhunun yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapılan program, Bursa Mehter Takımı’nın seslendirdiği marşlarla sona erdi.
Edirne Edirne’de madencilik işçileri maaş ve tazminat iddiasıyla greve çıktı Edirne’de bir maden ocağında maaşlarını ve tazminatlarını alamadıklarını iddia eden işçiler greve giderken, çok sayıda ailenin yaşanan süreç nedeniyle mağdur olduğu öne sürüldü. Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Kiremitçiler Maden Ocağı’nda çalışan işçilerin, maaşlarını alamadıkları ve tazminat ödemeleri yapılmadan işten çıkarıldıkları iddiasıyla greve çıktı. İddiaya göre, uzun süredir maaşlarını alamayan çok sayıda işçi ve aileleri ciddi mağduriyet yaşamaya başladı. İşçiler, aylardır emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve seslerini duyurmakta zorlandıklarını belirterek haklarını aramak için greve gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti. İşçiler adına yapılan açıklamada, Kiremitçiler Grup Madencilik tarafından kamuoyuna yapılan açıklamaların sahadaki gerçekleri yansıtmadığı ileri sürüldü. Grev haklarını kullandıkları gerekçesiyle işten çıkarıldıkları iddia edilen işçilere, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı öne sürüldü. İşçilerin 4 gündür grevde olduğu belirtildi. İşçiler ve yakınları, yaşanan mağduriyetin kamuoyuna duyurulmasını isterken, yetkililerin konuya ilişkin inceleme başlatmasını talep etti. "Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan kamuoyu açıklaması" Kiremitçiler Grup Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, konkordato sürecinde çalışan haklarının korunmasına öncelik verildiği belirtilerek, geçmiş döneme ait yaklaşık 1,5 aylık ücret alacağının 26 Mayıs’ta İŞKUR aracılığıyla çalışanların hesaplarına yatırılmasının planlandığı ifade edildi. Açıklamada, Nisan ayı maaş ödemelerinde üretim faaliyetlerinde yaşanan zorluklar nedeniyle gecikme yaşandığı belirtilirken, ödemelerin en geç 12 Haziran’a kadar tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ankara Bakan Çiftçi: (Gülistan Doku davası) "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku davasına ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını bildirdi. Bakan Çiftçi, resmi sosyal medya hesabından Gülistan Doku davasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Başta Interpol olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde Umut Altaş’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alındığını açıklayan Çiftçi, Altaş’ın Türkiye’ye iade sürecinin başladığını ifade etti. "Umut Altaş, titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır" Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için yürütülen kararlı mücadelenin bugün uluslararası ölçekte önemli bir aşamaya ulaştığının altını çizen Çiftçi, "21 Nisan tarihinde hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, Interpol başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürüttüğümüz çok katmanlı ve titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış; adalet önünde hesap vermesi için gerekli tüm diplomatik ve hukuki mekanizmalar devreye sokulmuştur. Şüpheli hakkında hazırlanan kırmızı bülten ve geçici tutuklama talebi, ilgili uluslararası mercilere vakit kaybetmeden iletilmiş; süreç boyunca elde edilen tüm teknik veriler ve soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiler anlık şekilde ilgili ülke makamlarıyla paylaşılmıştır. INTERPOL, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen eş zamanlı koordinasyon neticesinde firari şahsın hareket alanı adım adım daraltılmış; New York bölgesindeki varlığı tespit edilerek gözaltı süreci hızla sonuçlandırılmıştır" diye konuştu. "Hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" Yürütülen uluslararası koordinasyon kapsamında ABD INTERPOL birimi, FBI irtibat görevlileri ve ilgili güvenlik makamlarıyla sürekli temas sağlandığını vurgulayan Çiftçi, "Firari şüpheliye ilişkin elde edilen bilgiler düzenli olarak paylaşılmıştır. Devam eden çalışmalar kapsamında şahsın bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlar ve açık kaynaklarda tespit edilen görüntüler de ilgili birimlerle paylaşılmış; sürdürülen koordinasyon neticesinde Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri’nde gözaltına alınmıştır. Bu gelişme doğrultusunda iade işlemleri yeniden hızlandırılmıştır. Bu gelişme, yalnızca bir operasyonel başarı değil; aynı zamanda devletimizin suç ve suçluyla mücadelede ulaştığı küresel kapasitenin, teknolojik yetkinliğin ve kurumsal kararlılığın somut bir göstergesidir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımızın gelişmiş teknik imkânları, yeni nesil kriminal analiz sistemleri, daraltılmış baz çalışmaları, dijital veri inceleme yöntemleri ve uluslararası istihbarat koordinasyonu sayesinde artık hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" şeklinde konuştu. "329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır" Bakan Çiftçi; güvenlik birimleri tarafından yürütülen açık kaynak araştırmaları, dijital iz sürme faaliyetleri, sosyal medya analizleri, finansal hareket incelemeleri ve uluslararası veri paylaşım mekanizmaları sayesinde firari şüphelinin izlerinin hassasiyetle takip edildiğini belirterek, "Soruşturmaya katkı sağlayabilecek her veri titizlikle değerlendirilmiş; sosyal medya paylaşımlarından saha bilgilerine kadar tüm unsurlar adli süreçlerle koordineli şekilde analiz edilmiştir. Devletimizin kararlı mücadelesi neticesinde yalnızca 1 Ocak - 22 Mayıs tarihleri arasında 329 firari suçlunun yurtdışından ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu tablo, suçlular açısından dünyanın hiçbir yerinin güvenli bir sığınak olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil; uluslararası alanda da suç ve suçluyla mücadelede yüksek koordinasyon kabiliyetine sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Cezasızlık algısını besleyen hiçbir yapıya, hiçbir ihmale ve hiçbir suskunluğa müsamaha göstermeyeceğiz. Toplumsal vicdanı derinden yaralayan hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin hafızası güçlüdür; adalet iradesi sarsılmazdır. Suçlu nerede olursa olsun, hangi ülkeye saklanırsa saklansın, devletimizin nefesi ensesinde olmaya devam edecektir" dedi. Bakan Çiftçi, Gülistan Doku’nun ailesi başta olmak üzere adalet bekleyen vatandaşlara seslenerek, hiçbir acının ve bekleyişin unutulmayacağını, maddi gerçeğin ortaya çıkarılarak hukuk önünde gerekenin yapılacağını söyledi.