GÜNDEM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 11:32

Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

A
A
A
Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti.


Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi.


"Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir"


İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu.


"Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz"


Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da ilk kez korneanın sadece hasarlı tabakası değiştirildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’nde uygulanan Descemet membran endotel keratoplasti (DMEK) yöntemiyle, 78 yaşındaki kadın hastanın korneasının tamamı yerine yalnızca en içte bulunan ve görme kalitesini etkileyen endotel tabakası değiştirildi. Van’da ilk kez korneanın sadece hasarlı tabakasının değiştirildiği bir kornea nakli ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Minimal invaziv (küçük kesiyle yapılan, dokuya daha az zarar veren cerrahi yöntem) teknikle gerçekleştirilen ameliyatın ardından hastanın görmesinde belirgin düzelme sağlandığı ve genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Klasik kornea nakline göre iyileşme süresinin daha kısa olduğu DMEK yöntemi, uygun hastalarda daha başarılı sonuçlar verdiği belirtildi. Van’da ilk kez uygulanan bu teknikle birlikte, göz hastaları için önemli bir adım atılmış oldu. Konuya ilişkin konuşan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Rumeysa Bilmez Tan, 78 yaşındaki hastanın daha önce geçirdiği katarakt ameliyatı sonrası korneanın en iç tabakası olan endotel tabakasının işlevini yitirdiğini tespit ettiklerini belirtti. Op. Dr. Tan, "Endotel tabakasının yeterince çalışmaması nedeniyle korneada ödem gelişmişti. Bu tür durumlarda hastalara genellikle kornea nakli önerilmektedir. Ancak güncel yaklaşımlarda, korneanın tamamını değiştirmek yerine sadece hasarlı olan tabakanın değiştirilmesi ön plana çıkan bir cerrahi yöntemdir. Biz de bu hastamızda, yalnızca korneanın en iç tabakası olan endotel tabakasını değiştirmeyi planladık. Bu ameliyatın tıbbi adı Descemet membran endotel keratoplastidir (DMEK). Gerçekleştirdiğimiz operasyon başarıyla sonuçlandı. Naklettiğimiz doku hastamızın gözüne tutundu, işlev görmeye başladı ve korneadaki ödem gerilemeye başladı" dedi. Bu ameliyatın daha önce kentte yapılmayan bir yöntem olduğunu hatırlatan Tan, "Daha önce ilimizde uygulanamayan bu cerrahi yöntem, artık gerekli teknik altyapı ve ekip desteğiyle Van’da da başarıyla gerçekleştirilebilmektedir. Cerrahi; ekip çalışması gerektiren ve aynı zamanda bir usta-çırak geleneğiyle gelişen bir süreçtir. Bana bu ameliyatları öğreten, kornea konusundaki bilgi ve tecrübelerini paylaşan kıymetli hocalarıma teşekkür ediyorum. Ayrıca sürecin her aşamasında emeği olan anestezi ekibinden hemşirelerimize, ameliyathane personelimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu ameliyatın gerçekleştirilmesine imkân sağlayan başhekimliğimize ve hastane yönetimine de ayrıca teşekkür ederim" diye konuştu.
Adana Adana’da sel suları tarım arazilerini sular altında bıraktı Türkiye’nin en verimli ovalarından Çukurova’da, iklim değişikliğinin etkilerini göstermesiyle birlikte aşırı yağışlar sonucu baraj kapaklarının açılmasının ardından tarım arazileri sular altında kaldı. Bölge dronla görüntülendi. Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da bu sene yaşanan aşırı ve yoğun yağışların ardından ani sıcaklık yükselmeleri sonucunda karlar eridi. Hal böyle olunca Seyhan Barajı’na gelen su miktarında artış yaşandı. Seyhan Barajı’nda su miktarının artmasının ardından kontrollü su tahliyesi yapıldı ve Yüreğir ilçesinde birçok tarla su altında kaldı. Narenciye bahçelerinde kısmi zarar Çukurova çiftçisi, aşırı yağışlar nedeniyle karpuz, domates ve birçok ürünün ekimini bekletti ancak sel suları narenciye bahçelerini göle çevirdi. Birçok ağaç suyun içinde kaldı. Bölge dronla görüntülenirken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "Şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" 2024 ve 2025 yıllarında aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle arazilerin ancak 3’te 1’ini sulayabildiklerini hatırlatan Doğan, "2026’nın Ocak ayından bugüne kadar, son bir ayda inanın ki bir yıllık yağış düştü. Havaların bir sıcak, bir yağmurlu olmasıyla dağlardaki yoğun kar kütleleri eridi. Yedigöze Barajı, altındaki Çatalan Barajı ve onun altındaki Seyhan Barajı tam kapasitenin üzerine çıkınca yetkililer uyarı yaparak kapakları açmak zorunda kaldı. Önce saniyede 500 metreküp, ardından 700-800 metreküp su salındı. Dün itibarıyla Aslantaş Barajı’nın kapakları da açıldı ve şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" ifadelerini kullandı. "Tarlaların ekilmemesi faciayı önledi" Suların ırmak yataklarındaki setlerin içerisinde kalmasının daha büyük bir felaketi önlediğini belirten Başkan Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Setler yarılıp ovaya su taşsaydı sıkıntımız çok daha büyük olacaktı. Şu an ırmak yatağındaki bahçelerde hasadı yapılmamış greyfurt ve geç hasat edilen portakallar sular altında. Sular uzun süre çekilmezse narenciyenin kökleri hava alamayacağı için bitki gelişimi duracak ve yıl ağaçlar verim vermeyecek. Aslında bu sel suları Mart ortası olsaydı buralara karpuz, kavun, domates ve biber ekilmiş olacaktı. Ocak ve Şubat ayları çok yağışlı geçtiği için çiftçimiz tarlaya girip ürün ekemedi. Yağışlar ekimi engellediği için bu ürünlerdeki devasa bir zararın eşiğinden dönülmüş oldu." "Çatalan Barajı 10 metre yükseltilseydi bu sorun yaşanmazdı" Çiftçilere 19 Şubat’tan itibaren birinci, ikinci ve üçüncü derece uyarı mesajları attıklarını belirten Doğan, kalıcı çözüm içinde önerilerde bulunarak, "Bölgemizde aşırı sıcakta kuraklık, soğukta don, yağışta ise sel riski yaşıyoruz. Aslında bunun çok net bir önlemi var. Çatalan Barajı’nın gövdesi 10 metre daha yükseltilmiş olsaydı, bugün yağan bu yağmurları ve kar sularını rahatlıkla depolayabilecek, bu sel felaketini hiç yaşamıyor olacaktık. Zarar gören çiftçilerimizin Tarım İlçe Müdürlüklerine başvurularını yapmalarını bekliyoruz. Devletimizden de bu zor günlerde çiftçimize yardım eli uzatmasını talep ediyoruz" dedi.
Ankara Türkiye hava seyrüseferinde Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi oldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine göre Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerinde tarihi bir rekora imza attığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, EUROCONTROL verilerine göre Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerinde tarihi bir rekora imza attığını bildirdi. Uraloğlu, "Türkiye, 2026 yılı Ocak ayında 1 milyon 671 bin 405 hizmet birimi ile EUROCONTROL sistemi içerisinde bugüne kadar kaydedilen en yüksek hizmet birim sayısına ulaştı" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin Avrupa hava sahasında liderliğini güçlendirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, "Ülkemiz, EUROCONTROL üyesi 42 ülke arasında liderliğini sağlamlaştırdı. Son 3 aydır Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi olarak başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerini geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Uraloğlu, EUROCONTROL İstatistik ve Tahmin Birimi tarafından yayımlanan güncel raporda Türkiye’nin hava trafiği büyüme ivmesi ve altyapı kapasitesiyle liderliğini uzun yıllar sürdüreceğinin öngörüldüğünü de kaydetti. "1,6 milyonu aşan hizmet birimi seviyesi, Türkiye’nin küresel havacılık ağındaki kilit rolünü açıkça ortaya koydu" Hizmet birim sayısının hava aracının ağırlığı ve katettiği mesafeye göre hesaplanan ve hava sahası kapasitesinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Ocak 2026 itibarıyla 1,6 milyonu aşan hizmet birimi seviyesi, Türkiye’nin küresel havacılık ağındaki kilit rolünü açıkça ortaya koydu" diye konuştu. "Türk hava sahasında sunduğumuz hizmetin kalitesi uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi" Yaklaşık 1 milyon kilometrekare büyüklüğündeki Türk hava sahasında gerçekleştirilen yatırımlara da değinen Uraloğlu, "Uçuş emniyetini esas alan anlayışla hayata geçirdiğimiz ileri teknoloji ve vizyoner altyapı yatırımları sayesinde sistem kapasitesini en üst seviyeye çıkardık. Bu kapsamda uygulanan yenilikçi hava trafik yönetimi stratejisi, Türkiye’yi havacılıkta yalnızca bölgesel bir transit merkezi konumunun ötesine taşıyarak, Avrupa’nın tartışmasız liderlerinden biri haline getirdi. Elde ettiğimiz bu başarıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğümüz ile Türk hava sahasında sunduğumuz hizmetin kalitesi uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi" dedi.