ASAYİŞ - 26 Nisan 2026 Pazar 09:42

Otomobilin çarpmasıyla ölen kedinin yavrusu başından ayrılmadı

A
A
A
Otomobilin çarpmasıyla ölen kedinin yavrusu başından ayrılmadı

Konya’da yola çıkan bir kedi otomobilin çarpması sonucu ölürken, o sırada kedinin peşinde olan yavrusu olduğu tahmin edilen bir kedi başından ayrılmadı. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı.


Olay, 24 Nisan Cuma günü merkez Karatay ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi Rüstem Şirvani Sokak’ta meydana geldi. Sokakta iki kedi peş peşe karşıya geçerken, kedilerden biri gelen otomobilin önüne doğru aniden yolun ortasına doğru koştu. Kediye çarpan otomobil yoluna devam ederken, çarpmanın ardından koşmaya devam eden kedi kaldırımda yerde kaldı. Kedinin yavrusu olduğu tahmin edilen peşindeki kedi ise ölen kedinin başından ayrılmadı.


Mahalle sakinlerinden veteriner hekim Raziye Nur Akat evinin penceresinden otomobilin kediye çarptığı gördüğünü anlatarak, "Hemen koşarak kedinin yanına gittim. Nabzını kontrol ettikten sonra kedinin öldüğünü gördüm. İnsanların duyarlı olmasını istiyorum. Kedinin yavrusu bile başından ayrılmazken, bu kediye çarpan araba gidiyor. Aslında vefa burada başlıyor" dedi.


Öte yandan, olay anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde aracın kediye çarpması, kedinin bir süre koşup yere yığılması yer alıyor.



Otomobilin çarpmasıyla ölen kedinin yavrusu başından ayrılmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, 18. randevuda Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında yarın sahasında karşılaşacağı Fatih Karagümrük ile 18. kez rakip olacak. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, yarın saat 20.00’de Tüpraş Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. Ligde siyah-beyazlılar 16 galibiyet, 7 beraberlik ve 7 mağlubiyetle topladığı 55 puanla 4. sırada bulunuyor. Kırmızı-siyahlılar ise 5 galibiyet, 5 beraberlik ve 20 mağlubiyetle aldığı 20 puanla son sırada yer alıyor. Ligde 18. randevu Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, Süper Lig’de 17 kez karşı karşıya geldi. Bu maçlarda siyah-beyazlılar 12, kırmızı-siyahlılar ise 2 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. İki takım arasındaki 3 müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı. Kartal, söz konusu maçlarda 37 kez rakip fileleri havalandırırken, kalesinde de 12 gole engel olamadı. Sezonun ilk yarısında Fatih Karagümrük’ün ev sahipliğinde oynanan mücadeleyi Beşiktaş 2-0 kazandı. Son 7 maçta rakibine mağlup olmuyor Siyah-beyazlılar, Fatih Karagümrük ile oynadıkları son 7 lig müsabakasında mağlubiyet yaşamadı. Söz konusu süreçte 6 kez galip gelen Kartal, 1 kez de rakibiyle puanları paylaştı. Beşiktaş, bu maçlarda 13 kez rakip fileleri sarsarken kalesinde 2 gol gördü. Beşiktaş’ın rakibine karşı 2020-2021 sezonunda yaşadığı son mağlubiyette de takımın başında Sergen yalçın bulunuyordu. Devis Vasquez, ilk kez forma giyecek Beşiktaş’ın Kolombiyalı kalecisi Devis Vasquez, Fatih Karagümrük karşısında siyah-beyazlı formayla ilk resmi maçına çıkacak. Ara transfer döneminde İtalya Serie A ekiplerinden Roma’dan kiralık olarak kadroya dahil olan Vasquez’in, sarı kart cezalısı Ersin Destanoğlu’nun yerine Fatih Karagümrük müsabakasında 11’de sahaya çıkması bekleniyor. Kartal’da 3 eksik Beşiktaş’ta Fatih Karagümrük mücadelesinde Amir Murillo ve Ersin Destanoğlu, sarı kart cezalısı olduğu için forma giyemeyecek. Siyah-beyazlılarda ayak bileğinde bağ yırtığı olan orta saha oyuncusu Kartal Kayra Yılmaz da İstanbul ekibine karşı kadroda yer almayacak. 3 oyuncu sınırda Siyah-beyazlılarda savunma oyuncusu Emmanuel Agbadou, sol bek Rıdvan Yılmaz ve orta saha oyuncusu Salih Uçan, sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Batuhan Kolak düdük çalacak Beşiktaş - Fatih Karagümrük maçını hakem Batuhan Kolak yönetecek. Kolak’ın yardımcılıklarını Bilal Gölen ile Mehmet Salih Mazlum yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi Ayberk Demirbaş olacak.
Eskişehir Eskişehir’de gençler doğa ve tarih gezisinin ardından mangalda buluştu Eskişehir’de Diyanet Gençlik Ailesi tarafından düzenlenen etkinlikte, Osmangazi Üniversitesi öğrencileri doğa ve tarih gezisi yaptıktan sonra Regülatör Piknik Alanı’nda bir araya gelerek mangal yaptı. Eskişehir’in tarihi ve turistik bölgelerinden Odunpazarı ilçesinde yer alan Regülatör Piknik Alanı, bir gençlik buluşmasına ev sahipliği yaptı. Diyanet Gençlik Ailesi organizasyonuyla bir araya gelen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) öğrencileri, şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini kapsayan gezinin ardından piknik alanında mangal yaptı. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen öğrencilerin katıldığı etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları verildi. "Burada sevgi, muhabbet ve kardeşlik var" Etkinlik hakkında konuşan Eskişehir İl Müftü Yardımcısı Ahmet Sacit Ekerim, Diyanet Gençlik Ailesi olarak faaliyetler yürüttüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Diyanet Gençlik Ailesi olarak belli zamanlarda muhtelif etkinliklerde bulunuyoruz. Bugün de bir doğa ve tarih gezisi düşünmüştük. Burada sevgi var, muhabbet var, kardeşlik var. Türkiye’nin dört bir yerinden, hatta Nijer’den bile öğrencilerimiz var. Her biri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şanlı al bayrağı karşısında görüyorsunuz, dağlara kazımışlar. Ve onun gölgesi altında, sevgi, muhabbet ve güzellik altında bu güzel havayı solumaya devam ediyoruz." "Keyifli bir gün geçiriyoruz" Sınıf arkadaşlarıyla birlikte organizasyona katılan ESOGÜ öğrencisi Yasin Aydın, günü piknik yaparak değerlendirdiklerini söyleyerek, "Bugün buraya piknik yapmaya geldik. Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenci olarak arkadaşlarımla birlikte, sınıf arkadaşlarımla birlikte buraya piknik yapmaya geldik. Burada ateşimizi yakıp, mangalımızı yapıp, ardından akşama doğru tekrardan okulumuza, yurtlarımıza, evlerimize geri dönmeyi planlıyoruz. Öyle günlük güzel bir plan yaptık" dedi. "Dışarıda yemektense piknik daha mantıklı" Aynı alanda arkadaşlarıyla vakit geçiren vatandaşlardan Mustafa Emir Nergis ise alanın ferahlığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün buraya piknik yapmak için geldik. Güzel, gayet güzel, ferah. Herkes eğleniyor. Çok kalabalık değil, orta derecedir şu anda. Bugün menüde biraz tavuğumuz, biraz da sucuğumuz var. Malzeme maliyetleri güzel. Yaklaşık üç kişi için bin 500 lira para ödedik. Ama haftada bir kere yapıyoruz zaten. Bir yerde yemektense buraya gelip piknik yapmak daha mantıklı."
Gaziantep Eşine yardım için gitti kendi işinin patronu oldu Gaziantep’te 4 çocuk annesi kadın, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu. Fatma Kalkan’ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi’nde Gaziantep’in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı. Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan’ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı. Kadınlara ilham kaynağı oluyor Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi. "Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim" Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, "Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra ’kendi iş yerimizi açalım’ dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra ‘bana destek olur musun?’ dedi. Ben de eşime ‘sana her türlü destek olurum’ dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep’imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep’imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı’yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim" dedi. "Ev hanımlığından geliyorum" Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, "İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum" şeklinde konuştu. "Yapamazsın diyenler çok oldu" Yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, "Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. ‘Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim’ dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var’ dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah’a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Yemeklerin hepsini ben yapıyorum" Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, "Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım" dedi. "Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim" Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, "Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür" diye konuştu.