GÜNDEM - 26 Nisan 2026 Pazar 10:49

Eşine yardım için gitti kendi işinin patronu oldu

A
A
A
Eşine yardım için gitti kendi işinin patronu oldu

Gaziantep’te 4 çocuk annesi kadın, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu.


Fatma Kalkan’ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi’nde Gaziantep’in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı. Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan’ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı.



Kadınlara ilham kaynağı oluyor


Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi.



"Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim"


Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, "Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra ’kendi iş yerimizi açalım’ dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra ‘bana destek olur musun?’ dedi. Ben de eşime ‘sana her türlü destek olurum’ dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep’imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep’imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı’yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim" dedi.



"Ev hanımlığından geliyorum"


Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, "İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum" şeklinde konuştu.



"Yapamazsın diyenler çok oldu"


Yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, "Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. ‘Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim’ dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var’ dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah’a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"Yemeklerin hepsini ben yapıyorum"


Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, "Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım" dedi.



"Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim"


Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, "Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür" diye konuştu.



Eşine yardım için gitti kendi işinin patronu oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Kent Müzesi, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor Elazığ’da, ‘Müzeler Şehri Elazığ’ Projesi kapsamında hayata geçirilen Kent Müzesi, vatandaşları ağırlamaya devam ediyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın Müzeler Şehri Elazığ Projesi kapsamında hayata geçirdiği Harput Musiki Müzesi, Basın Müzesi ve Hoca Hasan Hamam Müzesinin ardından şehir, dördüncü müzesine kavuştu. Eski şehrin yeni şehre taşındığı ilk yıllarda 1896 yılında dönemin Valisi Enis Paşa tarafından inşa edilen ve 1984 yılına kadar Elazığ Hükümet Konağı olarak kullanılan daha sonraki yıllarda ise polis karakolu, sergi ve galeri salonu son olarak da Elazığ Valiliği hizmet binası olarak kullanılan tescilli tarihi yapı, 2023 yılında başlatılan restorasyon, teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından Kent Müzesi olarak düzenlendi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarla şehrin ruhunun yaşatıldığı bir mekan olarak düzenlenen iki katlı tarihi yapının zemin katında oluşturulan tematik galeride, tarihi kronoloji on binlerce yıl önceden başlayarak beylikler dönemine geliyor. Ardından Osmanlı dönemi ve cumhuriyet dönemi kent belleği, Elazığ eğitim tarihi ile Atatürk ve Elazığ temaları işlenirken, müzenin ikinci katında oluşturulan tematik galeride ise Elazığ dokuma kültürü, yemekleri, musikisi, giyimi, kunduracılık, ahşap ve taş işlemeciliği, şifa ve eczacılık, sarrafçılık, kalaycılık ve bakırcılık, madencilik, endemik bitkiler ve kök boyama, tarım kültürü ile bakkal kültürü minyatür ve modellemelerle hayat buldu. Kapılarını 29 Ekim 2024 tarihinde vatandaşlara açan Kent Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Kent Müzesinin şehir merkezinde olmasına rağmen ilk defa gelip gezdiğini aktaran vatandaşlardan Murat Aygün, "Çok beğendim. Elazığ’ın tarihini anlatıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Elazığspor’un 1990’lı dönemlerindeki futbolcularını tanıyorum. O alanı görünce beni bayağı etkiledi. Büyüklerimizden kalma, bazı eserleri görünce eskileri hatırladım. Herkesin gelip gezmesi gereken bir yer. Neredeyse her gün yanından geçiyoruz ama ilk defa gelip gezdim. Herkesin de gezmesini isterim" dedi.
İstanbul Eşiyle birlikte yaptığı poğaçalarla insanlara umut oluyor Şişli ilçesinde gecekonduda yaşayan ve uzun yıllar boyunca çöpler içinde, zor şartlar altında hayat mücadelesi veren Orhan Kılıç, mahallede "Poğaçacı abi" olarak tanınan Hakkı Korkut’un desteğiyle yeniden hayata tutunuyor. Saçları ve sakalları birbirine karışmış halde bulunan, kapısı olmayan evde soğukla ve yoksullukla mücadele eden yaşlı adam için başlatılan yardım süreci, sosyal medyada yapılan paylaşımla büyüyerek bir iş adamının desteğiyle yeni bir hayatın kapısını araladı. Yaşanan olay, kentte gözlerden uzak şekilde yaşayan ihtiyaç sahiplerinin durumunu bir kez daha gündeme getirirken, bireysel çabalarla başlayan yardım hareketinin kısa sürede organize bir desteğe dönüşmesi dikkat çekti. "Askıda poğaça" uygulamasıyla ihtiyaç sahiplerine ulaşan Hakkı Korkut’un, sahada birebir temasla tespit ettiği vakalardan biri olan Orhan Kılıç’ın hikayesi, zor durumda insanlara yardım elinin en somut örneklerinden oldu. "Kapı yoktu, karın altında battaniyeyle yatıyordum" Zor şartlar altında yıllarca hayat mücadelesi verdiğini anlatan Orhan Kılıç, "Ben yaklaşık 50 senedir bu evde oturuyorum abi. Yaşım 75-78 civarında. Bu hale nasıl düştüm ben de anlamadım. Kapı yoktu evde, kar yağıyordu içeri. Ben tek battaniyenin içinde yatıyordum. Soğuktan titriyordum. Fareler vardı, onların içinde yatıyordum. Çöplerin içinde yaşadım resmen. Aşağı yukarı 10 sene bu şekilde geçti. Ne üstüme baktım ne başıma baktım. Günlük işe gidiyordum, ne kazanırsam onunla karnımı doyuruyordum, sonra yine aynı hayata dönüyordum" dedi. Kılıç, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle sürdürdü: "Hiçbir şeyim yoktu abi. Yatacak battaniyem bile yoktu. Kışın çok zor geçiyordu. Ellerim ayaklarım titriyordu hâlâ titriyor. Ailemden koptum, tek başıma kaldım. Kimse gelmedi, kimse sormadı. Bir tek bu abi geldi, ‘bir ihtiyacın var mı’ dedi. Allah razı olsun, o günden sonra hayatım değişmeye başladı." "Battaniyenin altında titreyen bir insan gördüm" Mahallede "Poğaçacı abi" olarak bilinen Hakkı Korkut ise Orhan Kılıç ile karşılaşma anını şu sözlerle anlattı: "Ben her gün sahadayım. İhtiyaç sahiplerine poğaça dağıtıyorum. Askıda poğaça uygulamasıyla hayırseverlerin desteğini ulaştırıyoruz. Orhan amcamızı da bu şekilde fark ettim. Eve girdim, boş sandım ama bir baktım battaniyenin altında biri var. Yaklaştım, dişleri titriyordu. ’Amca sana kimse yardım etmiyor mu’ dedim. O an gerçekten çok etkilendim." Korkut, yardım sürecini ise şöyle aktardı: "Hemen o gün elimizden ne geliyorsa yapmaya başladık. Önce temizlik yaptık, sonra kendisini alıp tıraş ettirdik, kıyafetlerini yeniledik. Sosyal medyada paylaştım. Çok kişi destek olmak istedi ama bir iş insanı çıktı, tüm masrafları üstlendi. Ev tadilatı, otel süreci, kıyafetler Hepsini karşıladı. Şu an ev baştan aşağı yenileniyor." "Mahallenin en güzel evi olacak" Sürecin sonuna yaklaşıldığını belirten Korkut, "Şu an tadilat bitmek üzere. Sağlık kontrolleri yapılacak. Allah nasip ederse Orhan amcamızı yeniden evine yerleştireceğiz. Mahallenin en güzel evi olacak inşallah. Yetkililer huzurevine yerleştirmek istedi ama kendisi kabul etmedi. Biz de kendi evinde en iyi şartları sağlamak için çalışıyoruz" diye konuştu. "Onun gibi çok insan var" Yaptığı yardımların sadece bir kişiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Korkut, "Eşimle birlikte poğaça yapıyoruz, askıda poğaça olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Hayırsever vatandaşlar da destek oluyor. Ama Orhan amca gibi çok insan var. Gözden uzak yaşayan, kimsenin fark etmediği insanlar. Bunların görülmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. Yıllarca yokluk ve yalnızlık içinde hayat mücadelesi veren Orhan Kılıç’ın hikayesi, mahallede başlayan bir dayanışmanın nasıl büyük bir değişime dönüştüğünü gözler önüne serdi.
İstanbul Dünya mühendislik devi IMechE heyetinden Tuzla TEKMER’e tam not Birleşik Krallık merkezli ve dünya genelinde mühendislik standartlarının belirlenmesinde önemli rol üstlenen Makina Mühendisleri Kurumu (IMechE) heyeti, İstanbul temasları kapsamında Tuzla Belediyesi Teknoloji Merkezi’ni (TEKMER) ziyaret etti. Ziyaret kapsamında heyete, Tuzla Belediyesi bünyesinde yürütülen teknolojik gelişmeler, girişimcilik projeleri ve yerel yönetim-sanayi iş birliği modelleri hakkında bilgi verildi. Programda, Tuzla Belediye Başkan Yardımcısı Sevcan Bilir, Tuzla TEKMER Yönetim Kurulu Başkanı ve Süreç Koordinatörü Hakan Adem Doğan, Tersaneler ve Denizcilik Koordinatörü-Gazeteci Gökhan Karakaş, Strateji Geliştirme Müdürü Sabire Özoğul, Bilgi İşlem Müdürü İsmail Yalçın ile Strateji Geliştirme Müdürlüğü’nden Asım Karabulut ve Zeynep Topçu da yer aldı. Kutup Bilim Merkezi VE Planeteryum Gözlemevi’nde incelemeler yapıldı İngiliz makine mühendisleri, eksi 17 derece ortamıyla kutup soğuğunu hissettiren Kutup Bilim Merkezi’ni gezdi. Ülkemizin yerel yönetimdeki ilk ve tek Kutup Bilim Merkezi’nde gerçek kutup soğuğunda bilim insanlarının nasıl çalıştığını deneyimleyen heyet, ilk Türk kutup kâşifi Prof. Dr. Atok Karaali’nin Antarktika’da kullandığı elbiselere ilgi gösterdi. İngiliz heyet, uzay ve gökbilim hakkında bilgi veren Planetaryum Gözlemevi’nde de inceleme yaptı. Tuzla Belediyesi yetkilileriyle; Dünya, Ay ve Mars’ta yerçekiminin hangi güçte olduğunu anlatan bölümleri de gezen İngiliz heyet, çocuk ve gençlerin kutup ve uzay bilimlerine ilgisini arttıracak içerikleri dikkatle inceledi. Türkiye’deki belediyeler arasında İLK KOSGEB onaylı merkez Sevcan Bilir, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl adına heyeti karşılayarak, belediye olarak teknoloji, girişimcilik ve inovasyon odaklı çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Bilir, TEKMER’in Türkiye’de belediyeler arasında ilk KOSGEB onaylı merkez olduğuna dikkat çekerek, üniversite paydaşlarıyla birlikte önemli projelere imza attıklarını ifade etti. "Kalkınma planı doğrultusunda fikir alışverişinde bulunulacak" Hakan Adem Doğan ise Tuzla TEKMER’in kamu ve yerel yönetim eksenli tek teknoloji merkezi olduğunu belirterek, "Birleşik Krallık Makina Mühendisleri Kurumu temsilcileri burada. Tuzla’daki yerel yönetim kalkınma planı doğrultusunda girişimcilerimizle karşılıklı iş birliği, mavi ve yeşil ekonomi konularında fikir alışverişinde bulunacaklar" dedi. "Genç nesiller için büyük bir fırsat" IMechE Avrupa Bölgesi Başkanı Daniel Fantoni, misafirperverlikleri için Tuzla Belediyesi’ne teşekkür ederek, kurumun anaokulundan üniversiteye kadar sistem eğitimini desteklediğini ve mühendisleri dünyanın her yerinde desteklemek için çalıştıklarını söyledi. IMechE Avrupa Bölgesi Genç Üye Temsilcisi Andrew Smyth ise TEKMER’i çok beğendiğini belirterek, genç nesillerin robotik ve teknolojiyle erken yaşta tanışmasının büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. "Uluslararası ekosistemi Türkiye’deki altyapıyla buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz" IMechE Türkiye Temsilcisi Sümeyra Sayman Güngör de TEKMER’in çocukları erken yaşta teknolojiyle buluşturan yapısına dikkati çekerek, bu tür çalışmaların özellikle yerel yönetimler ve KOSGEB desteğiyle sürmesinin önemine değindi. IMechE Türkiye Üyesi ve Intecro Robotics CTO’su Bülent Ünsever ise uluslararası makine mühendisliği ekosistemini Türkiye’deki üretim ve teknoloji altyapısıyla buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Program sonunda Sevcan Bilir tarafından heyete Tuzla Belediyesi ve Ada Tersanesi’nin katkılarıyla hazırlanan "Denizin Kucakladığı Şehir: Tuzla" adlı kitabı hediye edildi. Tuzla TEKMER; girişimcilere iş geliştirme, finansmana erişim, danışmanlık, mentörlük ve ofis imkânları sunan bir teknoloji geliştirme merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de belediyeler bünyesinde kurulan ilk KOSGEB destekli merkez olma özelliği taşıyan TEKMER, Tuzla’nın güçlü sanayi ve teknoloji altyapısıyla girişimcilik ekosistemine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Kahramanmaraş Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
Konya KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Sorunların takipçisiyiz" KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, toplantıda dile getirilen sorunların ve taleplerin ilgili kurum ve kuruluşlara iletilerek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacaklarını söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantılarını sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, KTO üyelerinin sorunları ve talepleriyle ilgili istişarelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, üyelerle bir araya gelerek sektörel sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Toplantıların oldukça verimli geçtiğini dile getiren Başkan Öztürk, "Konya Ticaret Odamızın bünyesinde bulunan 70 Meslek Komitesi bu anlamda üyelerimizin ve sektörlerimizin sorunlarına dönük çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar ışığında komitelerimiz tarafından bizlere iletilen sektörel sorunlar konusunda bizler de üzerimize düşeni yapma gayretiyle çalışıyoruz" dedi. "Konya, ülkemizin ekonomisine güçlü bir katkı sunuyor" Başkan Öztürk, güncel ekonomideki gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisinin, belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Başkan Öztürk, "Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki kırılmalar; enerji maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar birçok alanda ciddi etkiler oluşturmaktadır. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve maliyet artışları, tüm sektörler gibi hizmet sektörlerini de doğrudan etkilemektedir. Ancak Türkiye ekonomisi, üretim gücü, girişimci yapısı ve dinamik iç pazarı ile bu zorlu süreçte direnç göstermeye devam etmektedir. Ülkemizin ihracat odaklı büyüme stratejisi, yeni pazarlara açılma kabiliyeti ve sanayi altyapısı, küresel dalgalanmalara karşı önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu noktada Konya’mız, sahip olduğu üretim kültürü, sanayi altyapısı ve ticaret tecrübesi ile Türkiye ekonomisine güçlü katkı sunan şehirlerin başında gelmektedir. Sanayiden tarıma, ticaretten hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Konya iş dünyası, her türlü zorluğa rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. İdari destek hizmetleri sektörü de bu yapının önemli bir parçasıdır. İş dünyasının arka plandaki en önemli destek mekanizmalarından biri olan bu sektör; temizlikten güvenliğe, organizasyondan ofis destek hizmetlerine kadar birçok alanda ekonominin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "Dile getirilen sorunların takipçisi olacağız" Toplantıda dile getirilen her görüş ve öneriyi titizlikle takip edeceklerini vurgulayan Başkan Öztürk, "Bugün burada dile getireceğiniz her görüş, her öneri bizim için son derece değerlidir. Bu toplantıdan çıkacak sonuçları ilgili kurum ve kuruluşlara iletecek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacağız. Konya Ticaret Odası olarak bizler; sizlerin sesi olmaya, haklı taleplerinizi en güçlü şekilde ifade etmeye ve sektörlerimizin gelişimi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İsmail Yıldız ise meslek komitesi olarak sektör temsilcilerinin sorunlarına dönük çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Yıldız, gerçekleştirilen toplantının sektörün sorunları ve çözüm önerileri adına oldukça kıymetli olduğuna değinerek KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve Yönetim Kuruluna teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sektörel sorunlar ve talepler konusunda istişarelerde bulunuldu.