EĞİTİM - 09 Kasım 2025 Pazar 09:24

Öğrencilere tatili ekran bağımlılığı yerine fırsata çevirin tavsiyesi

A
A
A
Öğrencilere tatili ekran bağımlılığı yerine fırsata çevirin tavsiyesi

İlk ve ortaöğretim kurumlarındaki milyonlarca öğrenci 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı ilk ara tatiline başlarken, uzmanlar, tatili ekran bağımlılığı yerine fırsata çevirin tavsiyesinde bulunuyor.


Milyonlarca öğrenci 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı ilk ara tatiline girdi. Tatil günlerinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, tatilin saatlerce ekran başında vakit geçirmek olmadığını, sınava hazırlanan öğrencilerin okul ve kurs sürecindeki çalışma disiplinlerini bozmamaları gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, tatilin öğrencilerin öğrendikleri konuların kısa bir tekrarını yapmak, dinlenmek ve eğlenmek için oldukça güzel bir fırsat olduğunu ifade etti.



"Başarılı insanlara baktığımız zaman, zamanı iyi yöneten insanlar olduğunu görebiliyoruz"


Sınava hazırlanan öğrenciler için ara tatilin fırsata dönüştürülecek büyük bir imkan olarak görülebileceğine dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Özellikle öğrencilerin okul ve kurs sürecindeki çalışma disiplinlerini bozmamaları gerekiyor. Tatil demek, gece yarılarına kadar televizyon ve ekran başında kalmak demek değildir. Bu nedenle öğrencilerin kesinlikle uyku düzenini bozmamaları gerekiyor. Nasıl ki okul zamanı erkenden kalkıp ya da kurs zamanı erkenden kalkıp, okul ve kurslarına gidiyorlarsa bu kasım ara tatilinde de mutlaka erkenden kalkıp öğrencilerin güne çalışmayla başlaması gerekiyor. Ortalama 8 saatlik bir tempo öğrencilerin kendilerini iyi hissetmelerine sebep olacaktır. Bu nedenle öğrencilerin mutlaka kasım ara tatilinde deneme sınavlarıyla beraber çalışma temposunu yakalaması gerekiyor. Öğrenciler, bu süreçte mutlaka gördüğü konularla ilgili deneme sınavları uygulamalı. Bu deneme sınavları normal süresince yapılmalı ve deneme sınavlarından sonra analizleri mutlaka çok iyi bir şekilde yapılması gerekiyor. Tabii tatil demek sadece ders çalışmak anlamına gelmiyor. Sınava hazırlanan öğrencilerin hobilerine, sporlarına ve akranlarıyla vakit geçirmelerine de önem vermeleri gerekiyor. Başarılı insanlara baktığımız zaman, zamanı iyi yöneten, zamanı iyi planlayan insanlar olduğunu görebiliyoruz" dedi.



"Öğrencilerin kesinlikle ekranlardan uzak durması gerekiyor"


Tatilin ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için de fırsat olduğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Aladağ, "Bu öğrenciler için de kasım ara tatili hem bu döneme kadar öğrendiği konuların kısa bir tekrarını yapma fırsat olacak, dinlenmek ve eğlenmek için oldukça güzel bir fırsattır. Bu dönemde anne ve babaların öğrencileriyle kaliteli ve verimli zaman geçirmeleri için önemli bir sebep olarak görebiliriz. Bu dönemde öğrencilerin kesinlikle ekranlardan uzak durması gerekiyor. Öğrencilerin ekranlar yerine akranlarıyla bir arada olması, onlarla vakit geçirmesi mutlaka güzel olacaktır. Sosyal projelere önem vermeleri gerekiyor ve akraba ziyaretleri, arkadaş ziyaretleri, hobiler, sporlar, kitap okuma, yürüyüşler, öğrencileri dinlendirecektir. Şunu unutmamak gerekiyor ki durarak düşünmek öğrencileri olumsuzluğa itecektir. Bu nedenle öğrencilerin mutlaka hareketli bir şekilde düşünmeleri ve kendi gelecekleri için bir şey yapmaları gerekmektedir. Velilerin de öğrencileri eleştirmek yerine onları dinleyerek, eksiklerini görerek ve onlarla olumlu diyaloglar kurarak kasım ara tatilinde hoş bir vakit geçirmeleri son derece önemlidir" şeklinde konuştu.



Öğrencilere tatili ekran bağımlılığı yerine fırsata çevirin tavsiyesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Müdür Bülent Küçük: "Kütahya 3 büyük organizasyona ev sahipliği yaptı" Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük, hafta sonu kentte eş zamanlı düzenlenen üç büyük organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, Kütahya’nın sporun birleştirici gücünü ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Kütahya’nın adeta bir spor şölenine sahne olduğunu belirten Küçük, Türkiye Oryantiring Federasyonu 1. Milli Takım Seçme Yarışları’nda sporcuların doğayla iç içe zorlu parkurlarda mücadele ettiğini söyledi. Aynı zamanda Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen Özel Sporcular Türkiye Basketbol Şampiyonası’nda azim ve kararlılığın sahaya yansıdığını vurguladı. Genç sporcuların sahne aldığı Anadolu Yıldızlar Ligi Kros Yarı Final Yarışları’nın da büyük heyecana sahne olduğunu belirten Küçük, organizasyonların unutulmaz anlara ev sahipliği yaptığını dile getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular, antrenörler ve idarecilerle birlikte Kütahya’nın sadece müsabakaların değil; dostluk, kardeşlik ve fair-play ruhunun da merkezi hâline geldiğini ifade eden Küçük, tribünlerden yükselen alkışların ve sahalardaki mücadelenin şehrin spor kültürünü en iyi şekilde yansıttığını söyledi. Küçük, gerçekleştirilen organizasyonlarla birlikte Kütahya’nın güçlü tesis altyapısı, tecrübeli organizasyon yapısı ve misafirperverliğiyle örnek bir ev sahibi olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Sporun ve gençliğin şehri Kütahya, her geçen gün daha büyük organizasyonlara imza atmaya devam ediyor" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" başlıklı konferans, Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nde gerçekleştirildi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademi ve geleneksel sanatları bir araya getirdi. Türk Sanatları Topluluğu tarafından organize edilen programa, Rektör Süleyman Kızıltoprak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Müzeler Koordinatörü Pınar Yazkaç’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta konuşmacı olarak yer alan Münevver Üçer, tezhip sanatının klasik kuralları ile çağdaş yaklaşımlar arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Geleneksel sanatların günümüz estetik anlayışıyla nasıl harmanlanabileceğini anlatan Üçer, tezhip sanatının sabır ve disiplin gerektirdiğini vurgulayarak gençlere özgün bir tarz geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu. Uluslararası sanat ortamına da değinen Üçer, Türk süsleme sanatlarının yurt dışında gördüğü ilgiyi örneklerle aktardı. Konuşmasında eğitim yöntemlerine de değinen Üçer, geleneksel atölye anlayışı ile akademik eğitimin birlikte yürütülmesinin önemine işaret etti. Diğer konuşmacı Kaya Üçer ise kalem işi sanatının teknik özellikleri ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Bu sanatın özellikle mimari yapılardaki yerini ele alan Üçer, tarihi süreçteki kullanım alanlarını örneklerle açıkladı. Etkinlikte ayrıca sanatın yalnızca büyük şehirlerde değil, farklı şehirlerde de gelişebileceğine vurgu yapılarak, öğrencilerin bulundukları coğrafyayı avantaja dönüştürebilecekleri ifade edildi.
Eskişehir Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.