EKONOMİ - 16 Eylül 2025 Salı 10:28

Konya’da Torosların yeşil altını "gök üzüm" hasadı başladı

A
A
A
Konya’da Torosların yeşil altını "gök üzüm" hasadı başladı

Toroslar’ın dik yamaçlarındaki Konya’nın Hadim ilçesinde üretilen "gök üzüm", evlerin tavan aralarında ve gölgede kurutularak sofralara hazırlanıyor. Güneş ışığı görmediği için yeşil rengini koruyan bu özel üzüm, kendine has aroması, kokusu ve görüntüsüyle hem bölge halkının hem de tüketicilerin ilgisini çekiyor.



Gök üzümün yolculuğu eylül ayında bağ bozumu ile başlıyor. Üzüm, uzun ve zahmetli bir sürecin ardından sofralara ulaşıyor. Bağlardan özenle toplanan salkımlar önce "bandırma" adı verilen işlemden geçiriliyor. Potas ve zeytinyağı karıştırılmış sıcak suya batırılan üzümler, bu sayede hem dayanıklılığını artırıyor hem de rengini koruyor. Daha sonra evlerin gölgeli kısımlarına veya tavan aralarına asılan üzümler, haftalar süren bekleyişin ardından kurutulmuş hale geliyor.


Rengini güneşten değil, gölgeden alıyor


Hadim’in gök üzümü, diğer üzümlerden farklı olarak güneş altında değil, gölgede kurutuluyor. Bu yöntem sayesinde üzüm, adını aldığı yeşil rengini kaybetmeden kuruyabiliyor. Bölge halkı, bu özelliğiyle gök üzümü "Toroslar’ın yeşil altını" olarak tanımlıyor. Kuruduktan sonra tek tek ayıklanıp sınıflandırılan gök üzüm, özellikle kış aylarında enerji verici bir atıştırmalık olarak tüketiliyor. Torosların serin yamaçlarında yetişen Hadim’in gök üzümü, hem zahmetli üretim süreci hem de kendine has özellikleriyle yöre halkının gururu olmaya devam ediyor.


Gök üzüm üreticilerinden Hatice Yaşadı, gök üzümün zahmetli sürecini anlatarak, "Bu üzüm Yağcı Mahallesi’ne özgüdür. Bizim köyün geçim kaynağıdır. Üzüm bandırma işleminin özelliği, yeşil kalması ve rengini koruması içindir. Ateşin üzerinde kaynayan potaslı suya biraz zeytinyağı ekledim. Ne çok kaynatılacak ne de çok soğuk olacak. Bu suya batırdıktan sonra gölgede kurutuyoruz. Çok zahmetli bir iş, iğne oyası gibi. Bağdan kestik geldik, uğraşıyoruz, çatıya asıyoruz. Kuruduktan sonra tek tek ayıklıyoruz, sonra kalitesine göre sınıflandırıyoruz" dedi.


Köyün geçim kaynağı


Üreticilerden Lütfi Yaşadı ise mahallede hemen her evde gök üzüm kurutulduğunu söyledi. Mahalle sakinlerinin bu üzümü hem kendi ihtiyaçları için hem de satarak aile bütçelerine katkı sağlamak için yaptıklarını ifade ederek, "Her yıl bu mevsimde bu üzümü bandırırız. Cinsi gök üzümdür, ince kabuk ve tek çekirdeklidir. Bu üzümü potas ve zeytinyağı ile kaynatıp bandırıyoruz, sonra tavana asıyoruz. Bu üzüm başka yerde bulunmaz, sadece Yağcı köyüne aittir. Kuruduktan sonra üzümleri indirip ayıklıyoruz. Nazik bir üzüm, ovalamaya gelmez, tek tek ayıklanır. Bizim için yeşil altındır. Bu sene mahsul az ama Allah bereket versin. Köyümüzün geçim kaynağının yüzde sekseni bu üzümdür. Eskiden ‘gerce evi’ denilen evlerde kurutulurdu, şimdi herkes çatısında gölgede kurutuyor" şeklinde konuştu.


Gök üzüm taze olarak kilosu 100 lira civarında ilçede satışa sunulurken, yaklaşık 5 kilo yaş üzümden 1 kilo kuru üzüm çıkıyor.


(FÖB-FM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Köyceğiz’de tarımın ekonomik kalkınmadaki rolüne dikkat çekildi Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen seminerde tarımın ekonomik kalkınmadaki rolüne dikkat çekildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Köyceğiz Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen Cumhuriyet dönemi boyunca Türkiye’de uygulanan tarım politikalarının ele alındığı seminer, Üniversitenin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Başkanlığı’nda görevli Öğr. Gör. Bilgi Taşkıran tarafından öğretim elemanları ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, tarımın Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze kadar geçirdiği dönüşüm çok yönlü olarak değerlendirildi. Cumhuriyet’in ilanından sonra tarımın ekonomik kalkınmadaki temel rolüne dikkat çekildi. Erken Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen toprak reformları, üretimi artırmaya yönelik teşvikler ve çiftçiye sağlanan desteklerin ülke ekonomisinin güçlenmesinde önemli katkı sağladığı vurgulandı. Ayrıca 1980 sonrası dönemde uygulanan liberal politikalarla birlikte tarım sektörünün küresel piyasalara daha açık hale geldiği belirtildi. Seminerde günümüz tarım politikalarına da değinilerek sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve iklim değişikliği gibi konuların önem kazandığına dikkat çekildi. Etkinlik, soru-cevap bölümünden sonra Köyceğiz Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hatice Ulusoy tarafından Bilgi Taşkıran’a Teşekkür Belgesi takdimi ile sona erdi.
Muğla Muğla Valiliği bahçesinde geleneksel Bayramlaşma töreni düzenlendi Muğla Valiliği tarafından Kurban Bayramı dolayısıyla geleneksel bayramlaşma töreni düzenlendi. Muğla Valilik bahçesinde gerçekleştirilen törene; milletvekilleri, mülki ve idari amirler, siyasi partilerin il başkanları ve temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda Muğlalı vatandaş katıldı. Bayram tatilinin uzun olması ve vatandaşların kurban ibadetlerini rahatça yerine getirebilmesi amacıyla arife gününden bir gün önce düzenlenen törende, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık katılımcılarla tek tek bayramlaşarak önemli açıklamalarda bulundu. Bayramların birlik, beraberlik, sevgi ve dostluk bağlarını pekiştiren mübarek günler olduğunu hatırlatan Akbıyık, Kurban Bayramı’nın özünde yatan teslimiyet ve paylaşma duygusunun önemine vurgu yaparak, toplumun tüm kesimlerinin, özellikle de yetimlerin, gazilerin ve engellilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Muğla’nın "yeryüzü cenneti" ve dünya çapında bir turizm merkezi olduğunu ifade eden Vali Akbıyık, bayram vesilesiyle Bodrum, Fethiye, Marmaris, Datça ve Ortaca gibi ilçelere çok yoğun bir ziyaretçi akını olduğunu söyledi. Trafik güvenliği için tüm tedbirlerin alındığını belirten Vali Akbıyık, şöyle konuştu: "Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik ekiplerimizle beraber tüm tedbirlerimizi aldık. Personelimiz bizatihi sahada, görevlerinin başında çalışıyor. Allah’a şükür şu ana kadar çok üzücü bir olay veya kaza meydana gelmedi. İnşallah bayram süresince de böyle devam eder. Hem ilimizi ziyaret eden misafirlerimizden hem de Muğlalı hemşerilerimizden ricamız; kurallara riayet etsinler, hız yapmasınlar ve mutlaka emniyet kemerlerini bağlasınlar. Bayramın sonu yine bayram olsun" Kış ve bahar aylarında Muğla’nın son 70 yılın en yüksek yağışını aldığını ve bu durumun bolluk bereket getirdiğini ifade eden Akbıyık, yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan yangın riskine karşı da uyarılarda bulundu: "Yağışlar bereket getirdi ancak havalar ısındıkça yangın riskini de beraberinde getirecek. Hem Muğlalılardan hem de misafirlerimizden özellikle izmarit, mangal ateşi gibi orman yangınına sebebiyet verecek ihmallerden kaçınmalarını rica ediyorum. Her yıl ciğerlerimiz yanıyor. Muğla’da Orman Bölge Müdürlüğümüz, Belediyemiz, STK’larımız, emniyetimiz, jandarmamız, AFAD’ımız ve vatandaşlarımızla tam bir seferberlik ruhuyla çalışıyoruz. İnşallah bu sene de aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz ve hiç yangın yaşanmamasını ümit ediyoruz" Vali İdris Akbıyık, konuşmasının sonunda dünyadaki mazlum Müslümanların yaşadığı acılara değinerek insani bir mesaj verdi: "Bu bayramın Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve dünyanın neresinde mazlum bir insan varsa oraya da güzellikler getirmesini diliyorum. Maaflesef her yerde bayramlar bu kadar huzurlu geçmiyor. Gazze’de büyük bir soykırım, Doğu Türkistan’da ve başka yerlerde zulümler var. Gönlümüz ve kalbimiz onlarla beraber. Allah yardımcıları olsun. İnşallah bu bayramlar, onların da kurtuluşuna, bağımsızlığına ve özgürlüğüne vesile olur" Vali Akbıyık, konuşmasının ardından resmi programın Emniyet, Jandarma, Şehit Aileleri Derneği ve Şehitlik ziyaretleri ile devam edeceğini belirterek tüm katılımcılara teşekkür etti ve "Hayırlı, mutlu, güzel bir bayram dilerim" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.