ASAYİŞ - 27 Şubat 2026 Cuma 13:39

Konya’da sahte bahis dolandırıcılığı operasyonu: 2 tutuklama

A
A
A
Konya’da sahte bahis dolandırıcılığı operasyonu: 2 tutuklama

Konya’nın Akşehir ilçesinde vatandaşların banka hesaplarını para karşılığında kullanarak usulsüz işlem yapan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 3 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Edinilen bilgiye göre, Akşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne müracaat eden M.M. ve A.Ö., banka hesaplarını kullanmaları karşılığında para teklif eden şahıslara kimlik ve hesap bilgilerini verdi. Hesaplarında yüksek meblağlı ve şüpheli para hareketliliği olduğunu fark eden mağdurların şikayeti üzerine polis ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Yapılan teknik ve fiziki takipte şüphelilerin Adana’dan Akşehir’e geleceği tespit edildi. Buluşma noktasında önlem alan ekipler, otomobille ilçeye giriş yapan Ö.A.Ç., E.S. ve R.A. isimli şüphelileri yakalayarak gözaltına aldı. Aramalarda ele geçirilen dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ö.A.Ç. ve E.S. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, R.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


Yetkililer, vatandaşları benzer tekliflere karşı dikkatli olmaları ve banka bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmamaları konusunda uyardı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi. Bolu’da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi. "İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor" Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi. "Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli" Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu. Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.
İstanbul İş Bankası, "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneline dördüncü kez ev sahipliği yapıyor Türkiye İş Bankası’nın ev sahipliğinde dördüncü kez düzenlenecek "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneli ile farklı disiplinlerden başarılı kadınlar, esin kaynağı olacak hikayelerini paylaşmak için 5 Mart’ta bir araya gelecek. Toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmayı, kadınların iş yaşamındaki rolünü artırmayı stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle dördüncü kez "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneline ev sahipliği yapıyor. Sağlık, gastronomi, sürdürülebilir yaşam, tarım, teknoloji, girişimcilik, sanat ve spor gibi farklı alanlarda başarılı kadınların deneyimleri üzerinden bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin ele alınacağı etkinlikte; üretim kültürü, liderlik, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve fırsat eşitliği konuları çok boyutlu biçimde değerlendirilecek. 5 Mart, Perşembe günü 10.00-12.30 saatleri arasında gerçekleşecek etkinlik İş Bankası’nın Youtube kanalı üzerinden izlenebilecek. Topraktan geleceğe uzanan dönüşüm Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünü üstleneceği "Dönüşüm: Topraktan Geleceğe" başlıklı ilk panelde sürdürülebilir yaşama katkılarıyla dikkat çeken kadınların hikayeleri öne çıkacak. Panel konuşmacıları Türk mutfağını çağdaş anlatım teknikleriyle yorumlayan çalışmalarıyla tanınan şef, Youtuber, yemek yazarı Refika Birgül; minimalizm, ve sürdürülebilir yaşam pratikleri üzerine içerik üreten eğitmen-yazar ve içerik üreticisi Hale Acun Aydın ve sürdürülebilir tarım alanında çalışan, düşük su tüketimli üretim modelleri üzerine çalışan Susuz Tarım’ın Kurucusu Antropolog Dr. Ece Aynur Onur olacak. Kendi hikâyesini yazanlar Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki "Kendi Hikâyesini Yazanlar" panelinde ise mevsimsel ürünlere dayalı sürdürülebilir mutfak kavramıyla tanınan, 2023’te Michelin rehberine giren Seraf Restoran’ın şef ve Kurucu Ortağı Sinem Özler, kadın sağlığı ve kişisel bakım alanında faaliyet gösteren Beije’nin Kurucu Ortağı ve CEO’su Doruk Akpek, teknoloji sektöründe kadınların temsiliyetini artırmaya yönelik çalışmalar yürüten Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucusu, 360+ Medya Interactive Technologies Kurucu Ajans Başkanı Zehra Öney yer alacak. Avrupa Konseyi Daimi Komite Üyesi ve SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi moderatörlüğündeki "Sınırların Ötesinde" oturumunda ise alanlarında fark oluşturan isimler deneyimlerini paylaşacak. Konuşmacılar arasında yapay zekâ, teknoloji tabanlı üretim teknikleriyle dijital sanatın Türkiye’de gelişimine katkı sunan isimlerden Ecem Dilan Köse, Türkiye’nin ilk kadın samurayı unvanına sahip ödüllü oyuncu Fadik Sevin Atasoy ile Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya, olimpiyat ve dünya şampiyonluklarıyla Türkiye spor tarihine adını yazdırmış Milli Boksör Busenaz Sürmeneli yer alacak. Kapanış oturumu ise OGGUSTO Kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğünde ve sivil toplum ve iş dünyası alanındaki örgütlenmeleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Sektörel Dernekler Federasyonu Başkanı Emine Erdem ile FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın katılımıyla gerçekleştirilecek.
Konya Eti Alüminyum haddehane yatırımıyla 600 milyon dolarlık ithalatı önleyecek Madenden son ürüne kadar üretim yapabilen entegre alüminyum üretim tesisine sahip olan Eti Alüminyum, bu yıl devreye alacağı haddehane ile 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğini duyurdu. Konya Seydişehir’de yeni dökümhaneyle birlikte 400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçecek olan haddehane sayesinde, savunma sanayinden yüksek nitelikli sanayi uygulamalarına uzanan geniş kullanım alanlarında daha nitelikli ve stratejik üretim kabiliyetine sahip olacak. Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir’de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027’nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor. Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, "Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, şirketimizi bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı oluşturacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, şirketimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Üretim kapasitesi 250 bin tonu bulacak Şirketin bin 700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum’un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, "Geride bıraktığımız 21 yılda Konya’ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz" dedi. İnce hidratta ihracat hedefli yatırım Eti Alüminyum’da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: "Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız." Dünyaya örnek model ile patent aldı Şirketin Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, "Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum" diye konuştu.