ÇEVRE - 12 Ağustos 2025 Salı 09:41

Konya’da deprem yaşanmaz algısı yanlış

A
A
A
Konya’da deprem yaşanmaz algısı yanlış

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, "Konya bir deprem şehri değil, Konya çok daha güvenli bir şehir, deprem Konya’da yaşanmaz" algısının aslında yanlış olduğu, bilimsel olarak hiçbir karşılığının olmadığını söyledi.


Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Arslan, Konya’da birçok aktif fay olduğunu ve deprem açısından Konya’yı ciddi oranda tehdit ettiğini söyledi.



"Tuz Gölü Fay Zonu 6.8 büyüklüğünde deprem potansiyeline sahip"


Konya’daki aktif fayları yerbilimciler olarak iki farklı kategoriye ayırdıklarını belirten Arslan, "Bunlardan en önemlisi bölgesel faylar dediğimiz, Konya’ya kadar uzanan ya da Konya’nın komşu illerinden geçen ama potansiyeli çok yüksek, bunların bir deprem üretmesi halinde büyük ivmeli 6 ve üzerinde 7’lere ulaşan ivmelerde deprem üretebilecek potansiyele sahip faylar olduğu ve bu fayların Konya merkezine yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen Konya’nın ova zemini olmasından dolayı orada büyük ivmeli depremlerin Konya’da yıkıcı bir etkisi olacağını öngördüğümüz faylar. Bu faylar nerelerde, hangileri derseniz; bunlardan birincisi Afyon Sultandağlarında Akşehir zonlarına Ilgın’a kadar uzanan Akşehir Sultandağı Fay Zonu. Bu da yine potansiyeli yüksek 1990’lı yıllarda bir deprem üretti ve Akşehir’de de yıkımlara sebebiyet vermişti. Yine potansiyeli yüksek Konya’yı tehdit eden fayların başında gelen bir fay. Bir diğer fayımız Tuz Gölü’nün üst tarafından keserek aşağıda Aksaray’a kadar inen ve Aksaray’ın merkezinden geçen Tuz Gölü Fay Zonumuz var. Yine Tuz Gölü Fay Zonumuz 6.8 büyüklüğünde bir potansiyele sahip fay zonu olup, uzun yıllardır enerji birikimini kırmamış yani deprem üretmemiş, potansiyeli yüksek, sismik boşluk haritasında gösterilen, her an deprem üretebilecek bir fay zonu olarak karşımıza çıkıyor. Yine bu Tuz Gölü Fay Zonunda ivmesi yüksek bir deprem olması halinde yaklaşık Konya’dan uzaklığı 150 kilometre olan Konya merkezinde çok ciddi hissedileceği ve ciddi sarsıntılara uğratacağı ve yıkım olma potansiyeli yüksek bir fay olarak duruyor. Bir diğer bölgesel fayımız ise yine Konya ilimizi etkileyen Ecemiş fayı dediğimiz hemen Kayseri bölgesinde Aksaray’a doğru uzanan Ecemiş Fay Zonumuz var. Bu fay zonumuz da yine potansiyeli yüksek, Konya’yı tehdit eden bölgesel fay olarak adlandırıyoruz. Bunların haricinde Konya’nın bir diğer sınıflandırdığımız yerel faylar dediğimiz, Konya’nın kendi sınırları içerisinde bölgesel faylara göre nispeten daha küçük, potansiyeli daha düşük 4 ila 5 büyüklüğünde bir deprem üretebilecek fay zonlarımız var. Bu fay zonlarımız; işte Ilgın Fay Zonumuz aynı şekilde Altınekin Fay Zonumuz, Cihanbeyli Fay Zonumuz ve Konya merkezinden geçen Konya Fay Zonumuz var. Bu fay zonlarımız potansiyel olarak 4 ila 5.5 büyüklüğünde depremler üretebilecek, kendine münhasır aktif faylar olarak karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Deprem Konya’da yaşanmaz algısı yanlış"


Özellikle son 15 yılda Konya’da meydana gelen 4 ve üzeri büyüklükteki depremlerde, bu fay zonlarının aktif olarak rol aldığını, hareket ettiğini ve kırılmaların bu zonlar üzerinde gerçekleştiğini net bir şekilde gördüklerini belirten Arslan, "Sonuç olarak geçmiş dönemlerde çokça dile getirilen işte Konya bir deprem şehri değil, Konya çok daha güvenli bir şehir, deprem Konya’da yaşanmaz algısının aslında yanlış olduğu, bilimsel olarak hiçbir karşılığının olmadığı bugün karşımıza net bir şekilde çıkıyor ve buna binaen deprem ivmelerine uygun depreme dirençli şehirleşmenin mutlak suretle Konya’da yapılması gerektiğini biz vurguluyoruz. Çünkü Konya diğer illere nazaran bir Ova zemine sahip, ova zeminler deprem anında ne yazık ki kötü zeminler olarak biz adlandırırız ve depremde zemin büyütmesi dediğimiz dalgayı yapılara daha şiddetli hissetmelerine sebebiyet verir. O yüzden bizim etkilenmemiz diğer zeminlere göre daha yüksek, hissetmemiz daha yüksek olacağından dolayı bizim Konya’da mutlak suretle hem yerel fayları hem de bölgesel fayları dikkate alarak bu ivmelerin karşılığına göre yapılaşma ve depreme dirençli bir Konya imar etmemiz gerekiyor ki sonrasında üzülmeyelim, yıkılmayalım" şeklinde konuştu.



Konya’da deprem yaşanmaz algısı yanlış

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Minik gelenginin havuç keyfi bayram neşesine dönüştü Erzincan’da Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan minik gelenginin havuç yerken görüntülendiği anlar ile nesli tükenme tehlikesi altındaki Anadolu Benekli Semenderi’nin Kemah ilçesinde görüntülenmesi, doğanın canlılığını gözler önüne serdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Erzincan’da kaydedilen minik gelenginin havuç yerken çekilen görüntülerini sosyal medya hesabından "Minik gelenginin havuç keyfi bayram neşesine dönüştü" notuyla paylaştı. Paylaşımda, doğanın sevimli anlarının bayram coşkusuna renk kattığı belirtildi. Doğal yaşam alanında görüntülenen gelenginin havucu yerken sergilediği sevimli tavırlar, kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Genel Müdürlük paylaşımında ayrıca "Bayram coşkusunu doğanın sevimli anlarıyla paylaşmaya devam ediyoruz." ifadelerine yer verildi. Öte yandan nesli tükenme tehlikesi altında bulunduğu için koruma altında olan Anadolu Benekli Semenderi, Erzincan’ın Kemah ilçesinde vatandaşlar tarafından görüntülendi. Karada hareket eden sarı benekli canlıyı fark eden bir vatandaş, semenderi cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde semenderin doğal yaşam alanında ilerlediği görüldü. Uzmanlar, özellikle bahar mevsimiyle birlikte etkili olan nisan yağmurlarının ardından Anadolu Benekli Semenderi’nin Erzincan ve çevre illerde daha sık görülmeye başlandığını belirtiyor. Bölgedeki biyolojik çeşitliliğin önemli türleri arasında yer alan gelengi ve Anadolu Benekli Semenderi’nin korunması için vatandaşların doğal yaşam alanlarına zarar vermemesi ve yaban hayatını rahatsız etmemesi gerektiği ifade edildi.
Denizli Yunus Pınarı Mezarlığında geleneksel bayram buluşması Denizli’nin Çameli ilçesinde bulunan Yunus Pınarı Mezarlığında mahalle halkının katkılarıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen bayram hayrı, birlik ve beraberlik görüntülerine sahne oldu. Kadınların imece usulü hazırladığı gözlemeler vatandaşlara ikram edilirken, etkinlik manevi atmosferiyle dikkat çekti. Denizli’nin Çameli ilçesinde Yunus Pınarı Mezarlığı, bu yılda Kurban Bayramında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mahalle sakinlerinin katkılarıyla bu yıl dördüncü kez düzenlenen mezarlık hayrında vatandaşlar hem kabir ziyaretinde bulundu hem de komşuluk dayanışmasının güzel örneklerinden birini yaşadı. Sabahın erken saatlerinde mezarlık alanında bir araya gelen mahalleli kadınlar, imece usulüyle sacların başına geçerek gözleme hazırladı. Özenle pişirilen gözlemeler ayran eşliğinde mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlara ikram edildi. Etkinlik boyunca hem dualar edildi hem de geçmiş büyükler rahmetle anıldı. Mahalle sakinlerinden Ayşe Nur Akkan, bayram sürecinde gerçekleştirilen hayrın mahalle kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, etkinliğin her geçen yıl daha fazla sahiplenildiğini söyledi. Bu buluşmanın yalnızca ikramdan ibaret olmadığını ifade eden Akkan, "Burada insanlar hem geçmişlerini anıyor hem de bir araya gelerek dayanışmayı güçlendiriyor. Özellikle gençlerin bu gelenekleri görmesi ve yaşatması bizim için çok kıymetli" dedi. Yıllardır süregelen komşuluk kültürünün bu tür etkinliklerle canlı tutulduğunu dile getiren Akkan, mezarlık hayrının mahallede manevi birlik oluşturduğunu vurguladı. Bayramların taşıdığı manevi değerin etkinliğe ayrı bir anlam kattığını söyleyen Akkan, "Büyüklerimizden gördüğümüz bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. İnsanlar burada sadece mezar ziyareti yapmıyor; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte olmayı yeniden hatırlıyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu hayrı daha geniş katılımla sürdürmek istiyoruz" dedi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklardan yaşlılara kadar birçok kişi aynı sofrada buluştu.
Adıyaman Adıyaman’da hastanede bıçaklı saldırı: 2’si güvenlik görevlisi 3 yaralı Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bıçaklı saldırıya uğrayan 2 güvenlik görevlisi ve 1 vatandaş olmak üzere 3 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen 19 yaşındaki S.T. isimli erkek şahsın hastanedeki vatandaşları rahatsız ettiği iddiası üzerine güvenlik görevlileri kendisini uyarmak istedi. Bu esnada taraflar arasında kısa sürede tartışma çıktı. S.T., yanında bulunan bıçak ile hastanenin güvenlik görevlilerinden B.S. ile N.Ş.’yi yaraladı. Vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan güvenlik görevlilerine, hastanedeki sağlık personeli tarafından anında müdahale edildi. Güvenlik görevlilerini yaralayan saldırgan, daha sonra hastanenin acil servis kapısının önüne çıktı. Elindeki bıçakla tehditler savuran gence müdahale etmek isteyen akrabası S.G. de bıçak darbesiyle kolundan yaralandı. Saldırgan tavırlarını sürdüren ve alkollü olduğu belirlenen şüpheliye polis ekiplerince müdahale edildi. Bıçağı elinden bırakmayan genç, polis ekiplerinin biber gazı kullanmasıyla etkisiz hale getirildi. Gözaltına alınan şüpheli, daha sonra hastanede sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlının aynı zamanda hastane içindeki bazı elektronik malzemelere de zarar verdiği öğrenildi. Öte yandan denetimli serbestlik kapsamında yakın zamanda cezaevinden çıktığı belirlenen şüpheli, tamamlanan işlemlerinin ardından polis merkezine götürüldü. Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.