SPOR - 06 Şubat 2026 Cuma 09:59

Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yaptı

A
A
A
Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yaptı

1-5 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası, Avrupa’nın en iyi pist bisikletçilerini Konya’da buluşturdu.


Organizasyonun beşinci ve son gününde Keirin ve Madison mücadeleleri ön plana çıktı. Gün, Kadınlar ve Erkekler Keirin ilk tur yarışlarıyla başladı; ardından her iki kategoride ilk tur repesaj mücadeleleri gerçekleştirildi. Programın devamında Kadınlar ve Erkekler Keirin yarı finalleri koşulurken, günün ilerleyen bölümünde Kadınlar Madison yarışı yapıldı. Keirin branşında Kadınlar ve Erkekler için 7-12 sıralama finalleri ile 1-6 büyük finalleri tamamlanarak dereceye giren sporcular belirlendi. Şampiyona, kıran kırana geçen Erkekler Madison yarışıyla sona erdi.



Kadınlar Keirin yarışında nefes kesen şampiyonluk mücadelesi


Kadınlar Keirin mücadelesinde ilk tur karşılaşmalarının ardından gözler repesaj ve yarı final yarışlarına çevrildi. Repesaj etabında üst tura kalmak için verilen mücadelede öne çıkan isimler, yarı finallerde de iddialarını sürdürdü. Yarı final karşılaşmalarının ardından, son Avrupa ve dünya keirin şampiyonu Hollandalı Steffie van der Peet ile 2023 ve 2024 Avrupa keirin şampiyonu Alman Lea Sophie Friedrich, finale yükselen dikkat çekici isimler arasında yer aldı. Tecrübeleri ve şampiyonluk geçmişleriyle öne çıkan bu sporcuların finalde vereceği mücadele, kadınlar keirin yarışında heyecanı zirveye taşıdı.


Kadınlar Keirin finali, yüksek hızların ve milisaniyelerin belirleyici olduğu nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu. Final yarışında Alina Lysenko (AIN), güçlü çıkışı ve doğru zamanlamasıyla rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu. Fransa adına yarışan Mathilde Gros, finalde verdiği mücadeleyle gümüş madalyaya uzanırken, Almanya’dan Lea Sophie Friedrich ise bronz madalya elde etti. Büyük Britanyalı Lauren Bell ile İspanyol Helena Casas Roige ilk beş içerisinde yer alırken, son Avrupa şampiyonu Hollandalı Steffie van der Peet finali altıncı sırada tamamladı. Üst sıralardaki küçük zaman farkları, kadınlar keirin disiplininde rekabet seviyesinin ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.



Erkekler Keirin yarışında nefes kesen final mücadelesi


Erkekler Keirin mücadelesi, altı seri halinde koşulan ilk tur yarışlarıyla birlikte yüksek hızların ve sert pozisyon mücadelelerinin öne çıktığı bir tablo ortaya koydu. Favori isimlerin kontrollü sürüşleri dikkat çekerken, dünya şampiyonu Harrie Lavreysen ile dünya rekortmeni Matthew Richardson, kendi serilerinde üstünlük kurarak bir üst tura yükseldi. İlk turun ardından koşulan repesaj yarışları ise üst tura kalma mücadelesinin dozunu daha da artırdı; özellikle 2024 Keirin’de gümüş Madalya alan Mateusz Rudyk ve 2025 U23 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonu Nikita Kiriltsev’in yer aldığı serilerde yaşanan çekişme, keirin disiplininde hata payının ne kadar az olduğunu bir kez daha gösterdi.


Yarı final mücadelelerinde ise üst düzey hız ve tecrübe ön plana çıktı. İlk yarı final serisinde Richardson ve Lavreysen finale yükselirken, ikinci yarı finalde Fransız Tom Derache ile Belçikalı Lowie Nulens, kontrollü ve güçlü sürüşleriyle final biletini alan isimler oldu. Yarı finallerde ortaya konan performanslar, erkekler keirin finalinin şampiyonanın en çekişmeli yarışlarından biri olacağının güçlü sinyallerini verdi.


Erkekler Keirin finali, şampiyonanın en yüksek hızlara ulaşılan ve heyecanın zirve yaptığı yarışlarından biri oldu. Final mücadelesinde dünya rekortmeni Büyük Britanyalı Matthew Richardson, güçlü çıkışı ve son virajdaki etkili atağıyla rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu. Son dünya şampiyonu Hollandalı Harrie Lavreysen, yalnızca +0.033 saniyelik farkla ikinci sırada yer alarak gümüş madalya kazanırken, Belçikalı Lowie Nulens bronz madalyaya uzandı.



200 Turluk Kadınlar Madison yarışında zirve Belçika’nın


200 turdan oluşan Kadınlar Madison Yarışı, yüksek tempo, doğru zamanlama ve takım uyumunun belirleyici olduğu bir mücadeleye sahne oldu. Yarış boyunca topladığı 50 puanla Belçika, altın madalyanın sahibi olurken; Belçika bisikletinin süperstarı Lotte Kopecky ve Shari Bossuyt, özellikle aldıkları 20 turluk bonus ile rakiplerine üstünlük kurdu. Büyük Britanya, 27 puanla gümüş madalyaya uzanırken; Büyük Britanya ekibinde eski yol bisikletçisi Katie Archibald ve Anna Morris istikrarlı sürüşleriyle öne çıktı. İtalya ise 26 puanla bronz madalyanın sahibi oldu; İtalya adına yarışan Elisa Balsamo ve Federica Venturelli, özellikle ara sprintlerde topladıkları puanlarla kürsü mücadelesini son ana kadar taşıdı.



Erkekler Madison’da kazanan Almanya


200 tur üzerinden koşulan Erkekler Madison Yarışı, yüksek tempo ve stratejik hamlelerin belirleyici olduğu üst düzey bir mücadeleye sahne oldu. Yarış boyunca topladığı 85 puanla Almanya, altın madalyanın sahibi olurken; Moritz Augenstein ve 2025 Avrupa Şampiyonası Madison yarışında gümüş madalya kazanan Roger Kluge, özellikle elde ettikleri 40 turluk bonus ile rakiplerine önemli bir üstünlük sağladı. Portekiz, 55 puanla gümüş madalyaya uzanırken; bu yılın Madison şampiyonu Iuri Leitao ile Diogo Narciso, sprintlerdeki istikrarlı performanslarıyla kürsü mücadelesini son ana kadar taşıdı. Belçika ise 38 puanla bronz madalyanın sahibi olurken; Jasper De Buyst ve Jules Hesters, özellikle ara sprintlerde topladıkları puanlarla yarışta etkili bir performans sergiledi.



Şampiyon sporculara ödülleri takdim edildi


Ödül seromonisinde şampiyon sporculara ödülleri; Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa, Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Asbaşkanı Raivo Rand, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Yönetim Kurulu Üyesi Emin Müftüoğlu, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Onur Şahin tarafından takdim edildi.



Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kameradan gördü, hayat kurtarmaya böyle koştu Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde bir anaokulu müdürü, nefes borusuna yiyecek kaçan öğretmeni kameradan görerek yardıma koştu. Zamanla yarışan okul müdürü, yaptığı Heimlich manevrası ile meslektaşının hayatını kurtardı. İlçeye bağlı Erciyesevler Mahallesi’nde bulunan Güventürk Anaokulu’nda dün meydana gelen olayda, arkadaşları ile birlikte yemek yiyen okul öncesi eğitim öğretmeni Nuray Arı’nın nefes borusuna yiyecek kaçtı. Arı’ya ilk müdahaleyi yanındaki arkadaşları yaparken, durumu kameradan gören okul müdürü Beycan Doğanay, koşarak üst kattaki meslektaşının yanına gitti. Yaptığı Heimlich manevrası ile Arı’nın nefes borusuna kaçan yiyeceği çıkaran Doğanay’ın verdiği mücadele de kameraya yansıdı. "Bir insanın hayatına bir şekilde dokunmak, kurtarmak çok önemli" Olayı anlatan Güven Türk Anaokulu Müdürü Beycan Doğanay, "Dün talihsiz bir durumla karşılaştık. Hocalarımızdan birisi yemekhane sınıfında, çocukların kahvaltı yapma esnası sırasında boğazına lokma kaçma suretiyle boğulma vakası yaşadı. Bizde o esnada müdür yardımcımız Kübra hanımla beraber kamera ekranımız açık bir şekilde izliyorduk. Görür görmez müdahale etmek için yukarıya çıktık. Hocalarımızdan 1-2 tanesi müdahalede bulunmuşlar. Arkasına hemen geçtim ve Heimlich manevrasıyla hoca hanımın boğazındakini çıkarttık. Milli Eğitim Bakanlığı’mızın verdiği ilk yardım kurslarına katıldım. Oradan aldığımız eğitimin bu şekilde faydasını gördük. Herkese bu eğitimi almalarını tavsiye ediyoruz. Kadın olsun erkek olsun, özellikle kamu kurumlarında insanların yoğun olduğu, öğrencilerin bulunduğu yerlerde bu eğitimi almış vasıflı kişilerin bulunması büyük bir önem taşımaktadır. Tüm meslek taşlarıma, öğretmenlerime ve iradecilerime muhakkak ilk yardım temel eğitim kursları almalarını tavsiye ediyorum. Bir insanın hayatına bir şekilde dokunmak, kurtarmak çok önemli. Basit bir manevrayla hocamızın hayatına dokunmuş olduk. Çok şükür" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de ’Sanayide Dönüşüm Buluşmaları’ düzenlendi Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, bölgede yaşanan çatışmaların ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sanayicinin savaş sürecinde desteklenmesi ve sonrasına hazırlanması gerektiğini söyledi. MTSO ev sahipliğinde düzenlenen ’Sanayide Dönüşüm Buluşmaları’nda sanayici ve üreticiler dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve finansmana erişim konularında bir araya geldi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Impacta Kurucu Ortağı Başar Ceylan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan programda, Turkcell Kurumsal Satış Direktörü M. İlker Oruç, Dijital İş Servisleri kapsamında sundukları hizmetleri anlattı. Impacta Kurucu Ortağı Ümit Öncel ise ’Yapay Zeka Trendleri ve Sanayide Uygulama Örnekleri’ başlıklı sunumunda yapay zekanın sanayide kullanım alanlarını ve gelecekteki etkilerini değerlendirdi. Etkinlik, TEPAV Makroekonomi Çalışmaları Program Direktörü ve eski Merkez Bankası Genel Müdürü Dr. Ali Çufadar’ın bölgede yaşanan savaşların ekonomiye etkilerini ele aldığı konuşmasıyla sona erdi. Çufadar, önümüzdeki süreçte faizlerde düşüş beklemediğini belirterek artan işçilik, enerji ve ham madde maliyetleri ile zayıf talep riskine dikkat çekti. "Reel sektör desteklenmeli" Programın açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, küresel üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğini belirterek dijital dönüşümün artık bir zorunluluk olduğunu söyledi. Sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için selektif kredi mekanizmalarının ve uzun vadeli ihracat finansmanının devreye alınmasının önemine dikkat çeken Çakır, reel sektörün desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Dünya yeni bir üretim düzenine hazırlanıyor" Dünyanın yeni bir ekonomik düzene doğru evrildiğini ifade eden Çakır, Avrupa Birliği pazarına erişimde karbon ayak izi, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin belirleyici hale geldiğini söyledi. Tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların yeni üretim merkezleri için fırsat oluşturduğunu dile getiren Çakır, Türkiye’nin coğrafi konumu ve sanayi tecrübesiyle önemli avantajlara sahip olduğunu belirtti. Hindistan’ın dünya üretiminde öne çıkmaya başladığını ancak AB Yeşil Mutabakat standartlarını yakalamasının zaman alacağını kaydeden Çakır, dönüşümün hızlı yapılması halinde Türkiye ve Mersin’in güçlü bir alternatif olabileceğini ifade etti. "Her kriz yeni bir yapılanma sürecidir" Bölgede yaşanan gerginliğe de değinen Çakır, savunma sanayindeki gelişmelerin tüm sanayi sektörlerine ivme kazandırdığını söyledi. Mersin’in güçlü lojistik altyapısı ve limanıyla yeni kurulacak tedarik zincirlerinde kritik rol oynayabileceğini vurgulayan Çakır, her krizin yeni bir yapılanma süreci olduğunu ifade etti. "Mersin sanayisi güçlü performans sergiliyor" Mersin’in 10 milyar doları aşan ihracatı ve 20 milyar doların üzerindeki dış ticaret hacmiyle Türkiye’nin en büyük 7’nci ihracat kenti konumuna yükseldiğini hatırlatan Çakır, yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Kümelenip organize güçle hareket etmeliyiz. Toprağımız kıymetli, seçici olmalıyız. Katma değeri yüksek, teknoloji odaklı yatırımları çekmeliyiz. Planlı büyümeliyiz ve firmalarımızı sadece bugüne değil savaş sonrası kurulacak yeni düzene hazırlamalıyız." "Mersin’in bu dönüşümü izleyen değil yöneten bir şehir olması gerektiğini" vurgulayan Çakır, planlı büyüme ve güçlü iş birlikleriyle kentin yeni ekonomik düzende önemli bir merkez haline gelebileceğini sözlerine ekledi.
İstanbul Savaş belirsizliğine şirketlerden "Dijital İkiz" kalkanı Savaşın oluşturduğu belirsizlik, ‘Dijital İkiz’ (Digital Twin) teknolojisinin kullanımını hızlandırdı. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan savaşın getirdiği satın alma ve tedarik krizlerine karşı bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan sistemlerin kullanımının arttığını söyledi. Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini vurguladı. Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026’nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi’nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi. Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi oluşturduğunu vurguladı. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaştı: ’’Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor.’’ Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5’e geriledi Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtti. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: ’’ 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar oluşturuyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. ’’ Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan ‘Tam Zamanında’ (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz’deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri ‘Her İhtimale Karşı’ (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir ’maliyet yükü’ olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece ’depoyu ağzına kadar dolduranlar’ değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen ’akıllı stok yönetimi yapanlar’ (smart yards) olacak." Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor: "Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, ‘Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?’ veya ‘Lojistik maliyetleri yüzde 50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?’ gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak." "Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz" "Satın alma bir savunma hattıdır" diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye’nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran’dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026’nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, ’Dijital İkizler’ ve ’Otonom Tedarik Ajanları’ ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer ’Jeopolitik Analist’e dönüştürüyoruz" Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenecek olan "Satın Almanın Yeni Çağı" temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan "Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma" panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl "insansızlaştırıldığı" ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak. Satın almanın bu "Yeni Çağı"na tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye’nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek.
Manisa Manisa’da Yıldız Kızlar Voleybol İl Şampiyonu Değerli Zamanlar Spor Kulübü oldu Manisa’da düzenlenen Kulüpler Arası Voleybol Yıldız Kızlar İl Şampiyonası’nda Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı şampiyon oldu. Kulüpler Arası Voleybol Yıldız Kızlar Manisa İl Şampiyonası 2025-2026 sezonunda mücadele eden Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı, başarılı performansıyla il şampiyonu oldu. Şampiyona boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Salihli temsilcisi, grup müsabakalarını lider tamamlayarak final etabına yükseldi. Final karşılaşmalarında da güçlü rakiplerine karşı üstün bir performans sergileyen takım, şampiyonluğa ulaşarak Manisa il birinciliğini elde etti. Elde ettiği bu başarıyla Manisa’yı 1-3 Mayıs 2026 tarihlerinde Aydın’da düzenlenecek bölge finallerinde temsil etme hakkı kazanan Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı, hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Takım antrenörü Ezgi Ünkaya, kazanılan şampiyonluğun büyük bir emek ve özverinin ürünü olduğunu belirterek, "Sezon boyunca disiplinli bir şekilde çalışan sporcularımız, sahada ortaya koydukları mücadeleyle bu başarıyı sonuna kadar hak etti. Grup aşamasından final etabına kadar her maçta takım ruhunu en iyi şekilde yansıttılar. Manisa il şampiyonu olduğumuz için çok mutluyuz. Önümüzde bölge finalleri var. Orada da ilimizi en iyi şekilde temsil ederek yeni başarılara ulaşmak istiyoruz" dedi. Değerli Zamanlar Spor Kulübü’nün elde ettiği şampiyonluğun, Salihli’de voleybol branşında yürütülen altyapı çalışmalarının da önemli bir sonucu olduğu ifade edildi. Bölge finallerinde Manisa’yı temsil edecek takımın hedefinin, Aydın’da da başarılı sonuçlar alarak bir üst aşamaya yükselmek olduğu belirtildi.