EKONOMİ - 03 Nisan 2026 Cuma 14:06

Savaş belirsizliğine şirketlerden "Dijital İkiz" kalkanı

A
A
A
Savaş belirsizliğine şirketlerden "Dijital İkiz" kalkanı

Savaşın oluşturduğu belirsizlik, ‘Dijital İkiz’ (Digital Twin) teknolojisinin kullanımını hızlandırdı. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan savaşın getirdiği satın alma ve tedarik krizlerine karşı bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan sistemlerin kullanımının arttığını söyledi. Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini vurguladı.



Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026’nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi’nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi.


Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı


Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi oluşturduğunu vurguladı. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaştı: ’’Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor.’’


Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5’e geriledi


Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtti. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: ’’ 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar oluşturuyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. ’’


Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan ‘Tam Zamanında’ (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söyledi:


"Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz’deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri ‘Her İhtimale Karşı’ (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir ’maliyet yükü’ olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece ’depoyu ağzına kadar dolduranlar’ değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen ’akıllı stok yönetimi yapanlar’ (smart yards) olacak."


Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor:


"Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, ‘Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?’ veya ‘Lojistik maliyetleri yüzde 50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?’ gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak."


"Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz"


"Satın alma bir savunma hattıdır" diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye’nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran’dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026’nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, ’Dijital İkizler’ ve ’Otonom Tedarik Ajanları’ ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer ’Jeopolitik Analist’e dönüştürüyoruz"


Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da


Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenecek olan "Satın Almanın Yeni Çağı" temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan "Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma" panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl "insansızlaştırıldığı" ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak.


Satın almanın bu "Yeni Çağı"na tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye’nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek.



Savaş belirsizliğine şirketlerden "Dijital İkiz" kalkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "(Ankara’dan Bükreş’e direkt uçuş) Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa’dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, AJet Havayolları’nın Ankara-Bükreş hattında başlattığı ilk direkt uçuş dolayısıyla gerçekleştirilen törene katıldı. Başkent’in direkt uçuşlarla uluslararası bağlantılarının güçlendirilmesinin ticaret, turizm ve iş dünyası açısından önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Baran, "Bu yeni hatla birlikte Esenboğa’dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz. Ankara’dan direkt uçuşlar, Başkentimizin iş dünyası ile birlikte markalarını da dünyaya taşıyor" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, AJet Havayolları’nın Ankara-Bükreş hattındaki ilk direkt uçuşunu gerçekleştirmesi dolayısıyla Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Romanya Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Ankara Vali Yardımcısı Cem Afşin Akbay, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Esenboğa Havalimanı Başmüdürü Yücel Karadavut, AJet Genel Müdürü Kerem Sarp ve TAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray Demirer’in katılımıyla gerçekleşen törene katıldı. Esenboğa’daki törenin ardından heyet ile ilk direkt uçuşla Bükreş’e uçan Baran, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. AJet Havayolları’nın Ankara-Bükreş hattında pazartesi, perşembe ve cumartesi olmak üzere haftada 2 gün karşılıklı sefer düzenleyecek olmasını Başkent iş dünyası adına sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdiklerini kaydeden Baran, şu ifadeleri kullandı: "Ankara Ticaret Odası olarak üyelerimizin ve Başkent iş dünyamızın ihtiyaçları doğrultusunda talep ettiğimiz bir hattın daha hayata geçirilmiş olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Başkentimizin uluslararası ulaşım ağını güçlendirmeye ve dünyaya açılan kapılarını her geçen gün daha da genişletmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Bu önemli gelişmenin ticaret hacmimize, turizm potansiyelimize ve üyelerimizin küresel bağlantılarına değerli katkılar sunacağına inanıyorum. Bu yeni hatla birlikte artık Esenboğa’dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz. Ankara’dan direkt uçuşlar, Başkentimizin iş dünyası ile birlikte markalarını da dünyaya taşıyor. Bükreş uçuşunun ülkemiz, Başkentimiz ve iş dünyamız için hayırlı ve bereketli olması temennisi ile bu sürece destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na, Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat’a, AJet Genel Müdürü Kerem Sarp’a ve emeği geçen tüm kıymetli ekibe teşekkür ediyorum."
Konya Meram’ın mahalle sayısı 70’e yükseldi Konya’da Bozkır Barajı sularının altında kalacak olması nedeniyle Hadim ilçesinden Meram’a taşınan Dedemli Mahallesi, Konya Valiliği’nin kararıyla artık resmen Meram’a bağlandı. Daha önce 69 olan Meram’ın mahalle sayısı 70’e çıkmış oldu. Meram ilçesi, büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Daha önce 69 mahalleden oluşan ilçe, Dedemli Mahallesi’nin resmen bağlanmasıyla birlikte artık 70 mahalleye ulaştı. Konya Valiliği’nin 30 Mart 2026 tarihli kararıyla Dedemli Mahallesi’nin Meram’a bağlanması resmiyet kazandı. Daha önce Hadim ilçesine bağlı olan Dedemli Mahallesi, Bozkır Barajı sularının altında kalacak olması nedeniyle taşınma sürecine alınmıştı. Bu kapsamda yeni yerleşim alanı Meram’da oluşturulan mahalle, Kaşınhanı, Çarıklar ve Çumra ile komşu konumda yer alıyor. Tüm hazırlıklar önceden tamamlandı Dedemli Mahallesi’nin Meram’a taşınma süreci yıllar öncesinden planlanarak adım adım hayata geçirildi. Özellikle 2022 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında Meram Belediyesi, yeni yerleşim alanını adeta sıfırdan kurarak mahalle sakinlerinin hiçbir eksiklik yaşamaması için tüm detayları önceden tamamladı. Altyapıdan ulaşıma, eğitimden sağlığa, sosyal tesisten yol ve yeşil alanlara kadar her alanda hazırlıklar taşınma başlamadan önce bitirildi. Mahallede sosyal tesis, okul, sağlık ocağı, yol, altyapı ve diğer tüm belediyecilik hizmetleri hazır hale getirildi. Çevre düzenlemeleri kapsamında modern kapaklı çöp konteynerleri yerleştirilip çevre dostu bir yaşam alanı oluşturuldu. Meram ailesi büyüyor Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından inşa edilen yeni yerleşkede, yaklaşık 428 yapıyı kapsayan planlama ile Dedemli sakinlerinin modern ve düzenli bir yaşam alanına kavuşması sağlandı. Meram Belediyesi ise bu süreçte tüm hazırlıkları taşınma başlamadan önce eksiksiz şekilde tamamladı. Dedemli Mahallesi’nin katılımıyla birlikte Meram’ın mahalle sayısı 70’e yükselirken, ilçe hem nüfus hem de hizmet alanı açısından büyümeye devam ediyor. Yeni mahalle, Meram’ın planlı kentleşme vizyonunun önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Başkan Kavuş; "Hoş geldiniz" Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, karar ile ilgili yaptığı açıklamada, "Meram ailemiz her geçen gün büyüyor. Dedemli Mahallemizin ilçemize katılmasıyla birlikte mahalle sayımız 70’e ulaştı. Dedemlili hemşehrilerimizin yeni yaşam alanlarında sorunsuz şekilde yaşayabilmeleri adına tüm hazırlıklarımızı önceden planlayarak tamamlamıştık. Sağlık ocağından okuluna, yolundan altyapısına kadar her detayı planladık ve hayata geçirdik. Kıymetli hemşehrilerimize gönülden sesleniyorum; Meram’ımıza hoş geldiniz, sefa getirdiniz. Artık sizler de resmen Meramlısınız. Yeni yuvanızda sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum" dedi.
Aydın Bakan Tekin: "Sizin hayal edemediklerinizi biz gerçekleştiriyoruz" Aydın’da konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eleştirilerin rasyonel bir zemine oturması lazım. Oturmuyorsa boş konuşuyorsunuz demektir. Sizin hayal edemediklerinizi biz gerçekleştiriyoruz. Biz iktidarız ama muhalefete ufuk açıyoruz. Biz yapıyoruz onlar daha sonrasını hayal ediyorlar" dedi. Bir dizi ziyaret için Aydın’a gelen Bakan Tekin, Valilik ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığı’nda partililer ile bir araya geldi. Konuşmasının başında Aydın ile ilgili istatistiki bilgileri paylaşan Bakan Tekin, 2022 yılından bu yana eğitim alanlarındaki teknik altyapılar ve öğretmen kadrosunun gözle görünür şekilde büyüdüğünü vurguladı. Bakan Tekin, "Aydın demokrasi açısından önemli bir ilimiz. Bu yıl Aydın’a özel bir önem verdik. Daha iyi bir noktaya gelmesi için ne gerekiyorsa yapacağız. 2002 yılı ile bugünü karşılaştırmak bizim açımızdan önemli. İktidara geldiğimizde 171 bin öğrenci vardı. Şu anda 198 bin 824 öğrencimiz var. Yaklaşık yüzde 15’lik bir artış var. 2002 yılında 8 bin 500 öğretmen vardı. Şu anda toplamda Aydın’da 17 bin 661 öğretmenimiz var. Öğretmen sayısını artırdık. Cumhurbaşkanımız da bütçede en çok payı Milli Eğitim’e ayırdı. Eğitimle ilgili götürdüğümüz hiç bir şey bugüne kadar bütçe bahanesiyle geri çevrilmedi. Bugün baktığımızda fiziki, teknolojik göstergeleri itibariyle baktığımızda ileri durumdayız. Dünyanın en büyük eğitim içerik portalini kullanıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Mecliste milletvekillerimizin de desteği bizim için çok önemli. Cumhur İttifakı’nın milletvekillerine çok teşekkür ediyorum. Aydın’da 2002 yılında 5 bin 926 derslik vardı. Yarısının yeniden yapıldığını düşünürsek şu an Aydın’da 9 bin 535 dersliğimiz var. O günden bugüne derslik sayısını üçe katlamış durumdayız" diye konuştu. "Biz iktidarız ama muhalefete ufuk açıyoruz" Muhalefet kanadının eleştirilerine de değinen Bakan Tekin, eleştirilerin rasyonel bir zeminde olmadığı sürece ‘boş’ olduğunu vurgulayarak "Biz bunları yaparken muhalefetten beklentimiz şudur. Eleştirilerin rasyonel bir zemine oturması lazım. Oturmuyorsa boş konuşuyorsunuz demektir. Sizin hayal edemediklerinizi biz gerçekleştiriyoruz. Biz iktidarız ama muhalefete ufuk açıyoruz. Biz yapıyoruz onlar daha sonrasını hayal ediyorlar. Bu AK Parti teşkilatları açısından takdir edilmesi gereken bir şey" şeklinde konuştu. Milli birlik ve beraberliğimizi temin edecek bir kuşak yetiştirmenin kendilerinin görevi olduğunun altını çizen Tekin, "Bizim çocuklarımıza, bu bayrağın altında yaşamanın ne kadar önemli olduğunu, bayrağa sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu, bağımsızlığa sahip çıkmamızın ne kadar önemli olduğunu çocuklarımıza anlatmamız lazım. Toplumda vatanseverlik, dayanışma, yardımlaşma gibi bu duygular gelişsin diye çaba sarf ediyoruz. Ramazan ayında bir genelge yayımladık. Çocuklarımıza, yardımlaşma ve dayanışma ile ilgili duygularını pekiştirecek zeminleri kullandık. Bunlardan bir tanesi de Ramazan ayıdır. Ramazan ayında insanlar sofralarını paylaşırlar, küsler barıştırılırlar. Bunun için bir genelge yayınladık. Yayınlar yayınlamaz ortalık karıştı. Anadolu’yu ‘Talibanlaştırıyorsunuz’ dediler. Bildiri yayınladılar. Sapkın dediler. Bu topluma zerre miktar saygınız yok. Yapılan bu hakaretlere suç duyurusunda bulundum. Biz Milli Eğitimi Bakanlığı olarak çocuklarımız, okullarımızda bizi bir arada tutan değerlerimizi öğrensinler istiyoruz" dedi.