EĞİTİM - 30 Ekim 2025 Perşembe 14:07

Kasapoğlu: "Özel eğitimde yeni çağ başlıyor"

A
A
A
Kasapoğlu: "Özel eğitimde yeni çağ başlıyor"

Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl 35’incisi düzenlenen Ulusal Özel Eğitim Kongresi, Konya’da "21. Yüzyılın Özel Eğitimi" temasıyla başladı. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı, İzmir Milletvekili ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin özel eğitim alanındaki dönüşümünün ’Görünmez hikayelerden başarı sahnelerine uzanan büyük bir sessiz devrimi’ yansıttığını söyledi.


Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl 35’incisi düzenlenen Ulusal Özel Eğitim Kongresi, "21. Yüzyılın Özel Eğitimi" temasıyla Konya’da başladı. 30 Ekim-2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen kongrede, özel eğitim alanındaki güncel yaklaşımlar, bilimsel uygulamalar ve politika önerileri masaya yatırılıyor.



"Akademi ve meclis aynı hedefe yürüyor"


Özel eğitimde erişim, sürdürülebilirlik ve katılım ilkelerinin belirleyici olduğunu dile getiren Kasapoğlu, engelli bireylerin evden sınıfa, laboratuvardan spor salonuna kadar günlük yaşamın tüm alanlarına engelsiz erişiminin kritik öneme sahip olduğunu söyledi.


Kongrenin açılışında konuşan TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, özel eğitim alanındaki dönüşümün Türkiye’nin bilimsel, sosyal ve vicdani kapasitesini yansıttığını belirtti. Kasapoğlu, "Bu kongre yalnızca bir bilimsel etkinlik değil, aynı zamanda akademiyle Meclis arasında kurulan güçlü bir köprüdür. Buradan çıkacak her öneri, her rapor ve her iyi uygulama, komisyon raporlarımızı ve politika önerilerimizi besleyecektir." dedi.


Konuşmasında erişim, sürdürülebilirlik ve katılım ilkelerini özel eğitim politikalarının temel direkleri olarak tanımlayan Kasapoğlu, "Engelli birey evinden çıktığı andan itibaren sınıfa, laboratuvara, spor salonuna, kütüphaneye ve şehrin tüm alanlarına engelsiz ulaşabilmelidir." ifadelerini kullandı.


Kasapoğlu, 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un engelli hakları açısından bir milat olduğunu vurgulayarak, "2005 öncesi ve sonrası geceyle gündüz kadar farklıdır. Bir zamanlar görünmez kılınan insan hikâyelerinden; üretimde, sporda, sanatta ve akademide yer alan başarı hikayelerine geldik. Fakat hala daha gidecek yolumuz var." dedi.


Özel eğitim ile sporun kesişim alanına da dikkat çeken Kasapoğlu, "Spor Aşkı Engel Tanımaz" projesiyle tüm özel eğitim okullarına spor ekipmanları ulaştırıldığını hatırlatarak, "Bu proje, okulun bahçesine, sınıfa ve spor salonuna ‘ben de yapabilirim’ duygusunu taşımaktı." ifadelerini kullandı. Sporun engelli bireylerin hayatında özgüven, sosyal katılım ve disiplin açısından dönüştürücü bir güç olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu ayrıca kültür, sanat ve dijital dönüşümün özel eğitimin ayrılmaz parçaları olduğunu belirterek, "Özel eğitimi yalnızca pedagojik bir alan değil, hayatın tüm katmanlarına yayılan bir kültür olarak görmeliyiz." dedi.


Kongre kapsamında 100 bildiri oturumu, 500’e yakın bildiri, çok sayıda panel ve poster oturumu ile yaklaşık 3 bin katılımcı yer alıyor. Türkiye’nin özel eğitim alanındaki akademik birikiminin ve saha deneyiminin bir araya geldiği buluşmanın 2 Kasım’a kadar süreceği öğrenildi. Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Sarı ise açılışta yaptığı konuşmada, özel eğitim alanında bilimsel bilgi paylaşımını ve iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan bu kongrenin, Türkiye’nin özel eğitim vizyonuna yeni bir ufuk kazandıracağına dikkat çekti.



Kasapoğlu: "Özel eğitimde yeni çağ başlıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Samsun Terme Belediyesi’nin araç filosu güçleniyor Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un müjdesini verdiği yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dev primer kırıcı bugün itibarıyla ilçeye ulaştı. Son 20 günde filoya katılan ağır iş makineleriyle birlikte toplam yatırım tutarı 40 milyon TL’yi aşarken, Başkan Kul, "Söz verdiğimiz gibi; Terme’nin hizmet gücünü devasa bir noktaya taşıdık" dedi. Terme Belediyesi, "kendi kendine yeten belediye" vizyonu doğrultusunda araç parkuruna tarihinin en büyük yatırımlarından birini yapmaya devam ediyor. Üç gün önce envantere katılan paletli ekskavatör ve loderin ardından, serinin en kritik parçası olan ve yaklaşık 15 Milyon TL değerindeki dev primer kırıcı (konkasör ünitesi) bugün Terme’ye ulaşarak hizmet binası önünde yerini aldı. "Terme’nin öz malı halkın hizmetinde" Teslim alınan dev iş makinesinin başında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme’nin artık dışa bağımlı kalmadan kendi üretimini yapacağını belirterek; "Üç gün önce ekskavatör ve loderimizi getirmiştik. Bugün ise yaklaşık 15 Milyon TL bedelli devasa primer kırıcımızı teslim aldık. Bu makine, konkasör tesislerimizin kalbi olacak. Artık malzememizi kendimiz üretecek, yolumuzu kendi imkanlarımızla çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapacağız. Bu makineler şahısların değil, Terme halkının öz malıdır" diye konuştu. "40 milyonluk yatırım zinciri tamamlandı" Nisan ayı itibarı ile filoya dahil edilen araç sayısının 20’yi geçtiğini vurgulayan Başkan Kul, toplam yatırım hacmine dikkat çekerek; "Primer kırıcımızın da gelmesiyle birlikte son dönemdeki makine yatırımlarımızın tutarı yaklaşık 40 Milyon TL’ye ulaştı. 2026 model hibe ekskavatörümüzden arazözümüze, otobüslerimizden dev iş makinelerimize kadar Terme artık devasa bir hizmet gücüne sahip. Tasarruf odaklı yönetim anlayışımızla hem zamandan kazanıyor hem de belediye bütçemizi koruyoruz" şeklinde konuştu. "Bahane değil hizmet üretiyoruz" Başkan Kul, Terme’nin şantiye belediyeciliğinde yeni bir döneme girdiğini belirterek "Biz mazeretlerin arkasına sığınmıyoruz. ‘İmkân yok’ demiyor, imkân oluşturuyoruz. Bu dev makineler Terme’nin sokaklarında, mahallelerinde kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışacak. Şehrimizin geleceğine yapılan bu yatırımlar tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Terme her geçen gün daha da güçlenmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.