ASAYİŞ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 12:25

İlkokul öğrencilerinin sıra tartışmasında okula gelen baba, anne ve babaanne 2 çocuğu darp etti

A
A
A
İlkokul öğrencilerinin sıra tartışmasında okula gelen baba, anne ve babaanne 2 çocuğu darp etti

Konya’da ilkokul öğrencileri arasındaki sıra tartışması sonrası 8 yaşındaki 2 öğrenci, tartıştıkları çocuğun baba, anne ve babaannesi tarafından okulda darp edildi. Darp edilen çocukların anneleri ise olaya tepki gösterdi.


Olay, geçtiğimiz Cuma günü merkez Karatay ilçesinde bulunan Kocatepe İlkokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz Çarşamba günü ilkokul 2. sınıf öğrencileri 8 yaşındaki H.G. ile S.M.S. sınıf arkadaşları olan bir kız öğrenci ile sıra nedeniyle tartıştı. Tartışma sonrası cuma günü ise kız öğrencinin anne, baba ve babaannesi okula gelerek H.G. ile S.M.S.’yi darp ederek okuldan ayrıldı. Olayın ardından okula gelen aileler, H.G.’nin başında, kulağında, ensesinde, yanağında ve kollarındaki izleri, S.M.S.’nin ise başındaki izlerini görerek hastaneye giderek darp raporu aldı. Aileler daha sonra karakola giderek şikayetçi oldu.



"Beni dövselerdi bu kadar içim acımazdı"


Olay gününü anlatan 8 yaşındaki H.G.’nin annesi Fatma Gül, "Bu çok farklı bir duygu evlat, gelip beni dövselerdi bu kadar içim acımazdı benim. 8 yaşındaki çocuk benim evladım olmasa bile ben bunu dile getirdiysem diğer çocuklar için de aynı. Bugün benim çocuğuma yaptı, yarın gidecek ‘nasıl olsa bir şey olmuyor’ diyecek başkasının evladına yapacak. O gün eşim telefonla aradı beni ‘Okula gitmemiz gerekiyor’ dedi. Eşim, ‘çocuğu velinin biri dövmüş’ dedi. Ben de herhangi bir velinin çocuğuyla kavga ettiler en fazla bir tokat vurdu diye düşündüm. Hani öyle abartılı bir şey olduğunu düşünmemiştim. Okula gittim müdür odasına girdik çocuğun yüzü kıpkırmızı, diğer çocuk ile birlikte ağlıyorlardı. S.M. bana olayı anlattı ama benim çocuk tam olayın şokuyla hiçbir şey de söyleyemiyordu. Hemen çocuğu aldık hastaneye götürdük burada darp raporu aldık ve karakola ifade de bulunduk. Olay günü öğrenciler okula girerken bu veliler babaanne ile anne, çocukların arasında sınıfa girmiş. Kendi çocuklarını dışarı çıkartıyorlar etkilenmesin olaydan diye. Benim çocuğum çantasını çıkarırken saçından tutup sürükleyerek tahtanın önüne getirmişler. Daha sonra babaanne çocuğu darp ediyor, sonra anne karnına vurmuş, bacağına vurmuş. Ben çocukların söylemleriyle bu olaya vakıf oldum. Sonra baba geliyor. Baba da temizlik fırçasıyla çocuğumun koluna vuruyor. Üzerinde kabanı olmasına rağmen çocuğun kolu mor arıyor. Panoya kafasını birkaç kere vurmuş" dedi.


Çocuğunun olaydan etkilendiğini aktaran Gül, "Hiçbir şekilde okuldan bahsetmek istemiyor çocuğum. Ben çocuğumu zaten o okula bir daha nasıl göndereceğimi de bilemiyorum. Bir çocuk nasıl bir travma yaşarsa ömür boyu o travmanın etkisinde kalır. Ben bu çocuğumu o okula nasıl göndereyim bu saatten sonra. Kavgaya neden olan çocuğu sürekli görecek. Sürekli o anı yaşayacak" ifadelerini kullandı.



"Çocuğumu sevmek için yaklaştığımda tepkisi direkt korumaya alıyor"


Olayda başından darp edilen S.M.S.’nin annesi Mine Selbasanoğlu ise, "O gün evdeydim, saat 12.53’te öğretmen beni aradı, ’çocuğunuzun başına ufak bir mesele geldi’ dedi. Velinin beraberindeki karısı ve annesi gelip sınıfa girmiş. Benim çocuğumu babaanne saçından tutmuş, kafasına yumruk vurmuş ve hırpalamış. Bu çocukları daha sonradan öğretmenler görmüş. Okula vardığımızda çocuk çok perişan vaziyetteydi. Hemen oradan aldık, hastaneden darp raporu aldık ve polis karakoluna gidip şikayetçi olduk. Çocuklarla dertleri Çarşamba günü sırada kavga etmişler. O onu itelemiş, o onu itelemiş. Babaanne kinlenmiş bu yüzden gelip bunun kinini almak için cuma günü böyle bir eylem gerçekleştirilmiş. Çocuğum polis olmak istiyordu ve çocuk korkudan şimdi hiçbir şey olmak istemiyor. Ben bu çocuğun psikolojisini nasıl düzelteceğim. Çocuğumu sevmek için yaklaştığımda tepkisi direkt korumaya alıyor kendisini, geri çekiliyor, korkmuş. Bana bir şey yapacaklar diye çok kötü korkuyor. Dışarıda pencereden biri bakıyor mu anne diyor geceleri ‘perdeyi kapat’ diyor. O derece çok kötü korkmuş. Darp raporu alındı, uzaklaştırılma için şikayetçi olundu. Avukat da tutuldu, sonuna kadar devam edecek davamız" diye konuştu.



İlkokul öğrencilerinin sıra tartışmasında okula gelen baba, anne ve babaanne 2 çocuğu darp etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, transfer takvimini açıkladı Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, düzenlediği basın toplantısında yeni sezon planlarını açıkladı. Sözleşme konusuna nokta koyan tecrübeli teknik adam, transfer stratejisinden Vakıfköy projesine kadar merak edilen her soruya yanıt verdi. Şampiyon Bursaspor’da Teknik Direktör Mustafa Er, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek sezon değerlendirmesi ve gelecek planlaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. 21. haftada görevi devralan ve 14 maçta 36 puan toplayarak takımı şampiyonluğa taşıyan Er, başarının sırrını "aile ortamı ve disiplin" olarak tanımladı. Sözleşme bilmecesi çözüldü Sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Mustafa Er, yönetimle prensipte anlaştıklarını müjdeledi; "Başkanımız ve yönetim kurulumuzla oturduk konuştuk, devam edeceğiz. Biz zaten yüzde 100 bir şekilde buradaymış gibi çalışmalarımıza ara vermeden başladık. Detaylar sorun olmayacaktır." Transfer takvimi ve stratejisi Transferde 60 günlük bir süreleri olduğunu hatırlatan Er, kampa tam kadro gitme hedeflerini vurgulayarak şöyle konuştu; "Haziran’ın 25’ine kadar tüm transferlerin bitmesini ve kampa tam kadro gitmeyi hedefliyoruz. Yönetimimizle ortak bir havuz oluşturduk. Maddi yükümlülüğü kulübü yormayacak, oyun planımıza uygun 5-6 net katkı koyacak oyuncu üzerine yoğunlaştık. Yabancı kotası konusunda ilk etapta 5 isim üzerinden değerlendirme yapacağız." "Vakıfköy uzun vadeli planımızın merkezi" Süper Lig hedefine yürürken sağlıklı bir yapı kurmak istediklerini belirten başarılı teknik adam, "Bursaspor’un Alex Ferguson’u olmak Türkiye şartlarında zor ama kalıcı bir yapı kurmak şart. Vakıfköy’ün merkezde olduğu, 15-16 tecrübeli oyuncunun yanında 25 yaş altı genç yeteneklerin bulunduğu satılabilir bir oyuncu havuzu oluşturmalıyız. Ocak ayında bir sonraki sezonun transferini bitiren bir kulüp haline gelmeliyiz" dedi. Savunma başarısına da değinen Mustafa Er, "Takım savunmasını santrafordan başlattık. Oyuncularımız savunma yapmaktan keyif almaya başladı. Görüntülü analizlerle hataları tek tek gösterdik. Top rakibe geçtiğinde herkesin savunma oyuncusu olduğu bir mantaliteyi oturttuk. 14 maçta yediğimiz 4 gol tesadüf değil, bir sistemin sonucudur" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’nın potadaki tek kadın takımı yarı finalde Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi Turgutlu Belediyespor, Yalova VIP’i deplasmanda uzatmalar sonunda 68-72 mağlup ederek Play-Off çeyrek final serisinde durumu 2-0’a getirdi ve adını yarı finale yazdırdı. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde Play-Off heyecanı tüm temposuyla sürerken, Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı yarı final biletini aldı. Çeyrek final serisinin ikinci maçında deplasmanda Yalova VIP ile karşı karşıya gelen Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi, nefes kesen mücadelede rakibini uzatmalar sonunda 68-72 mağlup ederek seriyi 2-0 tamamladı ve adını yarı finale yazdırdı. Karşılaşmaya istediği başlangıcı yapamayan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, ilk çeyrekte rakibinin baskılı oyununa karşı skor üretmekte zorlandı. İlk periyotta 13-4 geriye düşen kırmızı siyahlılar, ilerleyen dakikalarda savunmadaki direncini artırarak oyuna ortak oldu. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren hücumda ritmini bulan Manisa temsilcisi, farkın açılmasına izin vermedi. Mücadelenin ikinci yarısında iki takım da büyük bir çekişme ortaya koyarken kritik anlarda sorumluluk alan oyuncularıyla oyunun içinde kalmayı başaran Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, son bölümdeki etkili savunmasıyla rakibine kolay sayı şansı tanımadı. Normal süresi büyük heyecana sahne olan karşılaşma uzatma bölümüne taşındı. Uzatma dakikalarında tecrübesini ve oyun disiplinini ortaya koyan Manisa temsilcisi, kritik anlarda bulduğu sayılarla üstünlüğü ele geçirdi. Bitime dakikalar kala gelen sayılarla kontrolü tamamen eline alan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, parkeden 68-72 galibiyetle ayrılarak Play-Off yarı finaline yükselmenin sevincini yaşadı. Mıkayla Cowlıng 18 sayı, 11 ribaund, Ronahi Zilan Kıran 13 sayı, 3 ribaund, Kennedı Macı Jackson 12 sayı, 14 ribaund ile takımı yarı finale yükselten oyuncular oldu. Karşılaşmayı Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın’ın eşi Sabriye Akın, Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz ve eşi Semra Maliz, Turgutlu Belediyespor Asbaşkanı Emrah Kanık ve Turgutlu Belediyesi meclis üyeleri takip ederek oyunculara ve teknik ekibi yalnız bırakmadı. Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, Play-Off’un yarı finalinde Fenerbahçe Gelişim ile karşılaşacak. Her iki takımın final biletini kapmak için kıyasıya mücadele edeceği yarı finalin ilk maçına Turgutlu Belediyespor ev sahipliği yapacak. Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü İstemihan Örücü, "Oyuncularımız maç boyunca hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedi. Maalesef ilk çeyrekte istediğimiz başlangıcı yapamadık ama takım olarak oyuna tutunmayı bildik. Özellikle savunmadaki direncimiz ve oyuncularımızın mücadelesi galibiyeti getirdi. Bu takım büyük bir yüreğe sahip. Yarı finale yükseldiğimiz için mutluyuz ancak hedefimiz burada bitmiyor. Yarı finalde de sahada tüm gücümüzü ortaya koyacak ve final biletini alacağız" dedi. "Bu yolun sonu şampiyonluk olsun" Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz, "Sezon boyunca büyük emek veren takımımız, bugün bir kez daha Turgutlu’yu gururlandırdı. Son ana kadar mücadeleyi bırakmayan oyuncularımızı ve teknik ekibimizi yürekten tebrik ediyoruz. Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi olarak yarı finale yükselmek bizim için çok kıymetli. Takımımıza yarı final yolunda başarılar diliyoruz. Bu yolun sonu şampiyonluk olsun" ifadelerini kullandı.
Ordu HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Sert: "Adil emeklilik sistemi kurulmalı" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, emeklilik sisteminin adalet ve hakkaniyet temelinde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Ordu’nun Altınordu ilçesinde bulunan Atatürk Parkı’nda basın açıklaması düzenlendi. Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, Ordu’nun emeğe dayalı ekonomik yapısıyla önemli şehirlerden biri olduğunu belirterek, özellikle geçici, kampanya ve mevsimlik işçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sert, bu kesimlerin çalışma sürelerinin sınırlı olması, sosyal güvenceye erişimde yaşanan zorluklar ve gelir güvencesi eksikliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığını ifade etti. Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sert, Türkiye’de mevcut sistemin uzun yıllardır yapılan düzenlemeler nedeniyle öngörülebilirliğini ve gelir güvencesi üretme kapasitesini büyük ölçüde kaybettiğini savundu. Emekli aylıklarının belirlenme biçiminin çalışanlar açısından hak kayıplarına yol açtığını dile getiren Sert, 2008 sonrası yapılan değişikliklerin daha fazla prim ödeyen çalışanların dahi emeklilikte hak ettiği karşılığı alamamasına neden olduğunu söyledi. Sert, 2025 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun 85 milyonu aştığını, yaklaşık 17 milyon kişinin emekli ve hak sahiplerinden oluştuğunu belirterek, bireysel emeklilik sisteminin ise beklenen düzeyde ikinci bir emeklilik ayağı olamadığını savundu. HAK-İŞ olarak emeklilik sisteminin yeniden ele alınmasını talep ettiklerine dikkat çeken Sert, "Prim günü arttıkça emekli aylığının düşmesi büyük bir adaletsizliktir. Taban aylık uygulamaları emekliler arasındaki dengeyi bozmakta, geçici artışların güncelleme katsayısına yansıtılmaması eşitsizlik oluşturmaktadır" dedi. Açıklamada, başta Gazze olmak üzere İran, Lübnan ve Sudan’da sivilleri hedef alan saldırıları kınadıklarını belirten Sert, Filistin halkının yanında olmaya devam edeceklerini, Sudan’ın toprak bütünlüğüne destek verdiklerini ve bu ülkenin iç işlerine yönelik dış müdahaleleri reddettiklerini de sözlerine ekledi. Sendika üyelerinin de katıldığı program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Bursa Osmangazi’de tehlikeli atık döken araca ağır ceza Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen titiz inceleme ve kamera çalışmaları sonucunda, tehlikeli atık dökümü gerçekleştiren araç ve şahıs, saatler süren görüntü incelemelerinin ardından tespit edilerek cezai işlem uygulandı. Çevre sağlığını korumayı ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakmayı temel öncelikleri arasına alan Osmangazi Belediyesi, canlı sağlığını tehdit edecek faaliyetlere göz açtırmıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi’ne bağlı Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen saha denetimleri çerçevesinde, Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki 6. Cadde üzerine endüstriyel tehlikeli atık bırakıldığı belirlendi. Olayı derinlemesine araştıran ekipler, plakası gizlenmiş bir kamyonun atıkları bölgeye bıraktığını tespit etti. Saatlerce süren görüntüler incelenerek tespit edildi Bunun üzerine yapılan çalışmalar kapsamında 8 farklı iş yerinin kamera kayıtlarına ulaşan ekipler, atığın bırakıldığı noktaya gelen aracın geliş istikametini belirledi. İncelemeler esnasında, aracın bir akaryakıt istasyonunda durduğu, yakıt aldıktan sonra sürücünün araç plakasını bez ile kapattığı ortaya çıktı. Yapılan detaylı analizler sonucunda, plakası tespit edilen kamyonun 24 Nisan Cuma günü saat 05:51’de Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki 6. Cadde üzerine gelerek damperini kaldırmak suretiyle söz konusu tehlikeli atıkları döktüğü net bir şekilde belirlendi. Ayrıca, aynı aracın daha önce 11 Ocak tarihinde de saat 02:01’de yine aynı noktaya benzer miktarda atık döktüğüne dair görüntülere ulaşıldı. İlk olayda plaka tespiti yapılamazken, son incelemelerle her iki olaya ilişkin sorumlu araç ve şahıs kesin olarak tespit edildi. 230 bin TL ceza kesildi Çevreyi kirleten ve insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bu eylemler nedeniyle, ilgili şahıs hakkında iki ayrı suç tarihini kapsayacak şekilde idari yaptırım uygulandı. Plakasını gizlemek amacıyla bezle kapatan ve damperli araçla tehlikeli endüstriyel atık döken şahsa toplamda 230 bin TL para cezası kesildi. Ayrıca aracın bağlı bulunduğu iş yeri zabıta ekipleri tarafından tespit edilerek, mühürleme işlemi gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi yetkilileri, çevreyi kirleten ve halk sağlığını tehdit eden kişi ve kuruluşlara karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, benzer durumlarla karşılaşan vatandaşların vakit kaybetmeden yetkililere bildirimde bulunmaları çağrısında bulundu.