EKONOMİ - 27 Şubat 2026 Cuma 14:45

Eti Alüminyum haddehane yatırımıyla 600 milyon dolarlık ithalatı önleyecek

A
A
A
Eti Alüminyum haddehane yatırımıyla 600 milyon dolarlık ithalatı önleyecek

Madenden son ürüne kadar üretim yapabilen entegre alüminyum üretim tesisine sahip olan Eti Alüminyum, bu yıl devreye alacağı haddehane ile 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğini duyurdu. Konya Seydişehir’de yeni dökümhaneyle birlikte 400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçecek olan haddehane sayesinde, savunma sanayinden yüksek nitelikli sanayi uygulamalarına uzanan geniş kullanım alanlarında daha nitelikli ve stratejik üretim kabiliyetine sahip olacak.



Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir’de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027’nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor.


Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, "Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, şirketimizi bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı oluşturacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, şirketimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.


Üretim kapasitesi 250 bin tonu bulacak


Şirketin bin 700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum’un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, "Geride bıraktığımız 21 yılda Konya’ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz" dedi.


İnce hidratta ihracat hedefli yatırım


Eti Alüminyum’da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: "Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız."


Dünyaya örnek model ile patent aldı


Şirketin Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, "Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum" diye konuştu.



Eti Alüminyum haddehane yatırımıyla 600 milyon dolarlık ithalatı önleyecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Her 10 kadından birini etkileyen sinsi hastalık: Endometriozis Halk arasında ’çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis, üreme çağındaki her 10 kadından birinde görülerek önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, belirtileri pek çok hastalıkla karıştırılabildiği için tanı sürecinin gecikebildiğine dikkat çekiyor. Hastalığın teşhisinin bazı vakalarda 10 yılı bulabildiği belirtilirken, bu süreçte hastalar farklı branşlarda birçok doktora başvurarak zaman kaybedebiliyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadını etkilediği tahmin edilen endometriozis, bel ve sırt ağrısı, kronik yorgunluk, karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi toplumda sık görülen şikayetlerle kendini gösterebiliyor. Ancak bu belirtiler çoğu zaman başka nedenlere bağlandığından hastalık fark edilmeden ilerleyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nuray Bozkurt, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, "Rahmin iç duvarını döşeyen dokunun rahim dışında yerleşmesi olarak tanımlanan endometriozis, bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebilirken; çoğu hastada kronik karın ağrısı, özellikle adet döneminde şiddetli ağrı ve aşırı kanama gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor" dedi. Aynı zamanda Endometriozis ve Adenomyozis Derneği yönetim kurulu üyesi olan Bozkurt, hastalığın erken tanısının yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kısırlığa kadar gidebilen riskler taşıyor Endometriozisin bağırsakları etkilemesi durumunda ağrılı dışkılama; mesaneye yayılması halinde ise kanlı idrar ve yanma gibi şikayetler görülebiliyor. Üreme organlarında oluşturduğu hasar ise kısırlığa kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlardan önemli uyarı Bozkurt, şiddetli adet ağrısı, geçmeyen karın ve bel ağrısı, ağrılı ilişki ve aşırı kanama gibi şikayetlerin normal kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, bu belirtileri yaşayan kadınların vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarını önerdi. Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı dolayısıyla uzmanlar, erken teşhisin hem hastalığın ilerlemesini önlemede hem de kadınların yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını hatırlatarak toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğinin altını çiziyor.