KÜLTÜR SANAT - 01 Nisan 2025 Salı 11:08

En iyi figür ödülüne layık görülen Türkiye’nin ilk Zaman Müzesinde zamana yolculuk

A
A
A
En iyi figür ödülüne layık görülen Türkiye’nin ilk Zaman Müzesinde zamana yolculuk

Konya’nın 5 bin yıllık tarihi mahallesi Sille’de bulunan Türkiye’nin ilk Zaman Müzesi, Roma dönemine kadar uzanan zaman kavramıyla ilgili birçok eser ile ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor.


2012 yılında merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından ‘Tarihe Vefa Projesi’ çerçevesinde restorasyonu tamamlanan 5 bin yıllık tarihi geçmişe sahip olan Sille Şapeli’nde kurulan Zaman Müzesi’nde, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait birçok eser sergileniyor. Civarındaki Osmanlı döneminden kalan mezarlıkla iç içe olan müze, zaman ile ilgili birçok eserle geçmişi günümüze taşıyor. Müzede Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait özel tasarım saatler, Osmanlı paşaları tarafından düzenlenen ruznameler, cep ve masa takvimleri ve resmi dairelerde kullanılan el yazma-baskı takvimler yer alıyor. Ayrıca altın, gümüş köstekli cep saatleri, Roma dönemine ait arkeolojik güneş saati örneği gibi eserlere vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.



"Tarihe Vefa Projesi’ çerçevesinde tekrar ihya edildi"


Zaman Müzesinin 2012 yılında yapılan restorasyonla birlikte müze haline getirildiğini anlatan Selçuklu Belediyesi Sille Müze Sorumlusu Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "İçerisinde bulunduğumuz mekan bir şapel yapısı geçmiş dönemlerde bu şapel yapısına süt kilisesi yani süt şapeli adı verilmekteydi. Eskiden sütü azalan bayanlar bu şapkayla gelir, burada dualar olur daha sonra çocuklarına emzirdikleri sütlerinin arttığına inanırlarmış. Bundan dolayı bu ismi vermişler. 1924 yılına kadar faaliyetlerine devam ediyor, 1924 yılında Mübadele devreye giriyor ve buradaki Hristiyan Türkler Yunanistan’a göç ettiriliyorlar. 1924 yılında buradaki Hristiyan Türkler Yunanistan’a göç ettikten sonra bu şapelin kapılarına kilit vuruluyor. Burası artık definecilerin uğrak noktası haline gelmiş ve burada definecilik faaliyetleri yürütülmüş defineciler tarafından. Uzun bir süre kapalı doğal olaylarından da şapel yapısı etkilenmiş. Şapelin üst örtü sistemi çökmeye başlıyor. Yıllar içerisinde harabe bir yapı haline geliyor. Selçuklu Belediyesi burayı 2012 yılında ‘Tarihe Vefa Projesi’ çerçevesinde tekrar ihya etti. Bu yapıyı tekrar ayağa kaldırdık ve kültürel miras hazinelerimizi kazandırmış olduk" dedi.



"Tarihi Kentler Birliği tarafından en iyi figür ödülüne de layık görüldü"


Şapel yapısının bir mezarlık alanının tepe noktasında yer aldığını anlatan Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Etrafında Osmanlı dönemine ait eski mezarlar yer almaktadır. Bu Şapel el yapısına ulaşmak için mezarlık alanının içerisinden yürümemiz gerekiyor. Bu mezarlık alanın içerisinden girerken ve mezarlık kapısından içerisinden yürürken eski mezar taşlarını görüyoruz. Doğum, ölüm her şey bir zamanın göstergesi olduğu için burayı zaman müzesi yapma kararını aldık. Yaptığımız araştırmalar neticesinde Türkiye’de zaman konseptini hiçbir müzenin olmadığını gördük. Türkiye’de çeşitli müzelerde saatler var, takvimler var, zaman ölçümü araçları var ama bunların toplandığı bir yerde sergilenen olmadığını gördük ve böylelikle çalışmalarımıza başladık. Türkiye’nin çeşitli illerinden önemli koleksiyonerlerden çok önemli eserler alarak bu müzeyi oluşturduk. Müzemiz 2014 yılında faaliyete girdi ve 2015 yılında Tarihi Kentler Birliği tarafından en iyi figür ödülüne de layık görüldü. 2015 yılından günümüze kadar da burada hizmet veriyoruz" şeklinde konuştu.



"Zaman müzesini merak eden insanlar varsa müzemize bekleriz"


Müze içerisindeki ürünleri anlatan üze içerisindeki ürünleri anlatan Yayla, "Müzemizin içerisinde güneş saatleri, usturlap, ruzname, Osmanlı dönemine ait saatleri gibi önemli eserler var. Bu eserler içerisinde de en önemlisi arkamda görmüş olduğunuz usturlaptır. Usturlap yıldız yakalar anlamına gelmektedir. İlk üretim süreci 900’lü yıllarda başlıyor. Mısırlı İslam alimleri tarafından bu gördüğünüz usturlap geliştiriliyor. Bir ölçüm aracı aslında baktığımız zaman bine yakın ölçümü bu alette yapabiliyorlar. Müzemiz 2014 yılından günümüze kadar hizmet vermektedir. Birçok vatandaşımız burayı ziyaret ettikten sonra ülkelerine gittiği şehirlerde arkadaşlarına tavsiye etmektedir. Biz de burayı hala ziyaret etmemiş olan Konyalı vatandaşlarımız varsa ya da şehir dışından, ülke dışından burayı merak eden ya da zaman müzesini merak eden insanlar varsa müzemize bekleriz" diye konuştu.



En iyi figür ödülüne layık görülen Türkiye’nin ilk Zaman Müzesinde zamana yolculuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Ayvacık açıklarında 9 kaçak göçmenin öldüğü bot faciasında kayıp çocuk aranıyor Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında kaçak göçmenleri taşıyan botun batması sonucu 9 kaçak göçmenin öldüğü bot faciasında kayıp olan 4 yaşındaki çocuğu arama çalışmaları devam ediyor. Çanakkale’nin Ayvacık açıklarında saat 06.20’de sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezi ine gelen ihbar doğrultusunda Yeşil Liman açıklarında kaçak göçmenler yardım talebinde bulundu. Bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri sevk edildi. Bölgede saat 06.43’te yapılan arama kurtarma çalışmaları sırasında 9 kaçak göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. 25 kaçak göçmen ise sağ olarak kurtarıldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "3 Nisan 2025 tarihinde saat 06.20’de, Çanakkale ili Ayvacık ilçesi açıklarında düzensiz göçmen botunun su alarak batma tehlikesi geçirdiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine olay mahalline derhal 1 Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-84) ve 1 Sahil Güvenlik Botu (KB-20) sevk edilmiştir. Bölgeye intikal eden Sahil Güvenlik Unsurları tarafından icra edilen arama kurtarma faaliyetleri neticesinde yarı batık lastik bot içerisinden 8 düzensiz göçmen ve deniz yüzeyinden 17 düzensiz göçmen olmak üzere toplam 25 düzensiz göçmen sağ olarak kurtarılmış, 5 düzensiz göçmenin ise cansız bedenine ulaşılmıştır. Kurtarılan düzensiz göçmenlerden alınan ilk bilgiler doğrultusunda 5 düzensiz göçmenin daha kayıp olduğu bildirilmesi üzerine bölgeye ilave olarak 1 Sahil Güvenlik Helikopteri (TCSG-510) ve 3 Sahil Güvenlik Botu (KB-119, KB-111, TCSG-28) daha sevk edilmiştir. İcra edilen arama kurtarma faaliyetleri süresince 9 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşılmıştır. Kayıp olduğu değerlendirilen 1 düzensiz göçmeni arama kurtarma faaliyetlerine devam edilmektedir" denildi. Ayvacık açıklarında yaşanan bot faciası sonucu bölgede kayıp olan 4 yaşındaki çocuğu havadan, karadan ve denizden arama çalışmaları devam ediyor.