ASAYİŞ - 05 Mart 2026 Perşembe 12:35

Drift, kavga ve kural ihlallerinin önüne geçecek kanun

A
A
A
Drift, kavga ve kural ihlallerinin önüne geçecek kanun

Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliğin ardından trafik cezaları artırıldı. Uzmanlar, düzenlemenin sürücülerin kural ihlallerini azaltarak trafikte caydırıcılığı artıracağını belirtirken, sürücüler ise kurallara uyarak yeni kanunu desteklediklerini ifade etti.


27 Şubat 2026 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliğe ilişkin yeni trafik cezaları Resmi Gazetede yayımlandı. Yapılan düzenleme ile birlikte birçok trafik kuralı ihlaline uygulanan para cezalarında artışa gidildi aynı ihlali yapan sürücünün cezası ise katlanarak artacak. Uzmanlar, cezaların artırılmasının temel amacının sürücülerin daha az kural ihlali yapmasını sağlamak olduğunu söyledi.



"Bu yapılan ihlallerin azalacağı kanaatindeyiz"


Cezaların küçük miktardayken suça yönelmenin daha kolay olduğuna dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "27 Şubat 2026 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu değişikliğine dair Resmi Gazetede Trafik Cezaları yayımlandı. Burada tabii amaç sürücülerimizin daha az kural ihlali yapması için cezalarda bir caydırıcılık söz konusu olduğundan dolayı cezalarda artırıma gidildi. Çünkü daha önceki cezalar çok küçük miktarlardaydı ve bu da suça eğilimi biraz daha artırıyordu. Yani bazı çevrelerce önemsenmiyordu ama burada tabii cezaların bir kısmının artmasından dolayı biraz daha artık bu yapılan ihlallerin azalacağı kanaatindeyiz. Tabii bu ihlallerin sadece trafik cezaları ile önlenemeyeceği, bunun aynı şekilde denetim ve eğitimin de olması gerektiği konusunda bizim düşüncelerimiz var. Yani burada sadece suç işlediği zaman trafik para cezasıyla bu işin kapatılmaması, tekrarı halinde zaten artırımlı olarak gidiyor ama bunların tekrarı halinde de tekrar işlediği suça göre değişiyor. Diyelim ki kırmızı ışıkta geçmiş sürücü, bununla alakalı da bir eğitime tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum. Bu benim tabii ki şahsi fikrim ama ülkemizde ve dünya genelinde baktığımız zaman caydırıcılık olmadığı takdirde kurallara uyulma oranı azalıyor. Dolayısıyla burada yapılan kesinlikle caydırıcılık, yani kurala uymanın gerektiğini ve uymayanlara ceza yazılacağı kanaati oluştuğundan burada sürücülerimizin kesinlikle kurallara uyması gerektiği. Uyanlar için zaten herhangi bir cezai işlemin uygulanmayacağını hepimiz biliyoruz. Uymayanlar için de bu caydırıcı olacaktır" dedi.



"Kural ihlali yaptığınız zaman bir başkasını riske atıyorsunuz"


Ceylan, şöyle devam etti: "Bazı vatandaşlarımız, sürücüler cezaların çok ağırlaştığı noktasında tepki gösteriyor. Siz kurallara uyarsanız zaten kimsenin size ceza yazma durumu söz konusu değil. Burada önemli olan caydırıcılık. Cezalar kural ihlali yapanların cezalandırılması için konur. Siz eğer kurallara uyarsanız zaten herhangi bir cezai müeyyide uygulanmayacak. Burada artı şöyle bir durum daha var; İkinci ceza veya işte akabinde devam eden cezalarda cezalar artırılarak gidiyor. Dolayısıyla kesinlikle trafik kurallarına uyalım. Bu bizim için hayati bir mesele çünkü siz bir kural ihlali yaptığınız zaman bir başkasını riske atıyorsunuz. Dolayısıyla burada paradan ziyade bir canın tehlike durumu var. Dolayısıyla kesinlikle trafik kurallarına uyun. Trafik cezaları ile müeyyide ile karşılaşılmasın. Buradaki önemli olan hususlardan bir tanesi de şu; farkındalık oluşturmak. Yani siz eğer hiçbir kuralın ihlalinde cezai müeyyide uygulamazsanız farkındalığı da oluşturamazsınız. Dolayısıyla bu şekilde bu cezaların yazılması, kural ihlali yapanların tabii ki cezalandırılması gerekiyor" diye konuştu.


Sürücüler ise Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliğinin faydalı olacağını söyleyerek kanunu desteklediklerini anlattı.



Drift, kavga ve kural ihlallerinin önüne geçecek kanun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Depreme dirençli Balıkesir için bilimsel adımlar atılıyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki deprem riskinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panel, akademisyenler, teknik uzmanlar ve meslek odası temsilcilerini bir araya getirdi. Balıkesir’i depreme dirençli bir hale getirmek amacıyla göreve gelir gelmez belediye bünyesinde Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’ni Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, depreme karşı bilimin ışığında çalışmaları hayata geçiriyor. Konuyla ilgili uzman görüşleri ışığında çalışmalar ortaya koyan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından Çamlık İsmet İnönü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panelde deprem gerçeği tüm yönleriyle ele alındı. Balıkesir’in deprem tehlikesinin masaya yatırıldığı panelde yerel zemin koşulları, sismik analizler, jeodezik çalışmalar ve yapı envanteri sistemi gibi başlıklar çok yönlü olarak görüşüldü. Panelden çıkan sonuçların son derece önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Akın, "Balıkesir’imiz deprem riski yüksek olan iller arasında yer alıyor. Deprem gerçeğinin farkında olarak göreve gelir gelmez kurduğumuz Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonunda yoğun bir çalışma süreci gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK ile meslek odaları ve teknik uzmanlarla iş birliği halinde şehrimiz için elimizi taşın altına koyuyoruz. Özellikle planlı, programlı ve bilimsel analizler ışığında gerçekleşen çalışmaları hayata geçirirken uzmanların görüşlerinden yararlanıyoruz. Bu nedenle gerçekleştirdiğimiz bu paneli ben çok önemsiyorum. Emek veren, panele katılan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği Panelin açılış konuşmasında deprem riskinin bilimsel verilerle yönetilmesinin önemine dikkat çekilerek, güvenli ve dirençli kentler oluşturmanın yalnızca yapı üretimi değil, aynı zamanda planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği gerektiren bütüncül bir süreç olduğu vurgulandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığının yürüttüğü ve devam etmekte olan çalışmalarda bugüne kadar elde edilen verilerin ilk sonuçlarının paylaşıldığı panelde TÜBİTAK MAM işbirliği ile gerçekleştirilen Balıkesir İlinde Deprem Tehlikesinin Değerlendirilmesi ve Sıvılaşma Potansiyeli Taşıyan Bölgelerin Araştırılması Projesi (BALDEP) ve Balıkesir Yapı Envanter Sistemi (BAYES) çalışması ele alındı. Balıkesir’in sismik yapısı masaya yatırıldı Program kapsamında ilk olarak TÜBİTAK MAM Uzmanı Dr. Adil Tarancıoğlu, Balıkesir’in sismik kimliğini ve yerel zemin koşullarına yönelik yürütülen deprem tehlike analizlerinin birinci faz çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Dr. Aylin Karaaslan ise, TÜBİTAK ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen BALDEP projesi bünyesinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda Türkiye’de ilk kez yapıların yoğun olduğu yerleşim alanlarında kullanılan sistem ile toplamda 450 noktadan hiçbir kazı yapılmadan tahribatsız ölçüm yapılarak yerleşim merkezlerinin sıvılaşma potansiyelinin nasıl analiz edildiğini anlattı. Doç. Dr. Mustafa Şenkaya sunumunda deprem tehlikesinin yerel zemin özelliklerine bağlı değişimini bilimsel verilerle ortaya koyarken, Prof. Dr. İbrahim Tiryakioğlu ise Balıkesir ve çevresindeki fay hatlarında gerçekleştirilen jeodezik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelin öğleden sonraki bölümünde kentsel risk azaltma çalışmaları görüşüldü. Dr. B. Cem Ülger, Balıkesir Yapı Envanter Sistemi’nin (BAYES) kurulması ve bu sistem üzerinden geliştirilen kentsel dönüşüm stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Balıkesir İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Özcan ise, Balıkesir’in yapı envanteri çalışmalarını ve BAYES sistemine veri girişine yönelik uygulamaları katılımcılarla paylaştı. Depreme dirençli bir Balıkesir oluşturuluyor Panelde yapılan değerlendirmelerde, deprem riskinin azaltılmasında bilimsel analizlerin ve veri temelli planlamanın kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Yerel zemin analizleri, yapı envanteri çalışmaları ve stratejik kentsel dönüşüm politikalarının birlikte yürütülmesinin Balıkesir’in daha güvenli ve dirençli bir kent haline gelmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.