ASAYİŞ - 28 Şubat 2026 Cumartesi 11:57

Dolandırıcıların pes dedirten yöntemi ‘Sanal dilencilik’

A
A
A
Dolandırıcıların pes dedirten yöntemi ‘Sanal dilencilik’

Ramazan ayında sosyal medya üzerinden sahte yardım çağrıları ve çevrim içi dilencilik vakalarının yaygınlaştığına dikkat çeken uzmanlar, "Allah rızası için" şeklinde karşımıza çıkan dilencilik yönteminin yerini siber dilenciliğe bıraktığını belirterek vatandaşları uyardı.

Ramazan ayıyla birlikte artan yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kötüye kullanılabildiğini ifade eden uzmanlar, sosyal medya platformları üzerinden gerçek dışı hikaye, sahte belgeler ya da çocuk mağduriyeti görüntüleri kullanılarak maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığına dikkat çekiyor. Avukat Esra Betül Türkalp, sosyal medya kullanıcılarının normal şartlarda yüz yüze sergilemeyecekleri davranışları çevrim içi ortamda daha kolay gerçekleştirmelerine ‘disinhibisyon’ adı verildiğini söyledi. Ekran arkasındaki anonimlik hissinin, kişilerin sosyal ve hukuki sonuçları küçümsemesine yol açabileceğini belirten Türkalp, "Birleşik Arap Emirlikleri ve çevre ülkelerde Ramazan’da sosyal medyada artan sahte yardım çağrıları ve çevrim içi dilencilik vakaları rapor ediliyor. Ülkemizde de "Allah rızası için" şeklinde karşımıza çıkan dilencilik yöntemi yerini siber dilenciliğe bırakmış durumda. Sosyal medya kullanıcılar üzerinde normalde yüz yüze ortamda sergileyemeyecekleri davranışları daha kolay ve daha hızlı sergilemelerine yol açan bir etki bırakıyor. Bu etkiye disinhibisyon etkisi denilmekte. Kişiler ekran arkası anonimlik hissiyle olayın sosyal ve hukuki sonuçlarını küçümseyerek daha serbest ve daha yanıltıcı ifadelerle para istemeye yönelebiliyorlar. Bu etki kişilerde davranışların sorumluluk algısını zayıflattığı için hukuki risklerin fark edilmesini zorlaştırıyor" dedi.

Dolandırıcıların pes dedirten yöntemi ‘Sanal dilencilik’

"Sosyal medya üzerinden gelen para taleplerinde kanıt ve doğruluk kontrolü yapmalı"

Sosyal medya üzerinden gelen para taleplerinde kanıt ve doğruluk kontrolü yapılmasına değinen Esra Betül Türkalp, "Türkiye’de sosyal medya üzerinden açıkça para istenmesi esasında Kabahatler Kanunu kapsamında bir müeyyideye sahip. Ancak somut olayın niteliğine göre ceza kanunu bakımından da bir yaptırım söz konusu olabilir. Dolandırıcılık suçu bu kapsamda. Bir kişinin gerçek olmayan bir hikaye uydurarak sahte belgelerle ya da bir çocuk mağduriyetini kullanarak bu ajitasyonun etkisiyle maddi menfaat elde etmesi halinde Türk Ceza Kanunu kapsamında da bir yaptırım söz konusu olabilir. Burada dolandırıcılık suçu bir kişinin gerçek olmayan bir hikaye uydurarak sahte belgelerle çocuk veya bir mağduriyet görüntüsü kullanarak başkalarını yanıltıp menfaat elde etmesi halinde ortaya çıkabilir. Özellikle bilişim sistemleri kullanılıyorsa, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulabilir. Vatandaşlar sosyal medya üzerinden gelen para taleplerinde kanıt ve doğruluk kontrolü yapmalıdır. Resmi veya geçerli bağış platformları dışındaki çağrılara temkinli yaklaşmalı. Direkt para göndermeden önce doğrulama yapılmalıdır. Gerçek mağduriyet ihtimali varsa bu durum gecikmeksizin kolluk kuvvetlerine bildirilmelidir. Sosyal medya üzerinden para talep etme davranışı psikolojik olarak anonimliğin sunduğu rahatlıkla kolaylaşsa da bu hukuken ve vicdani olarak sorumluluktan muaf kılmaz. Keza ülkemizde de hukuki sonuçlar söz konusudur. Bu sebeple hem kullanıcılar hem de kurumlar bilinçli ve hukuka uygun davranmalıdır" şeklinde konuştu.

"İlk olarak ‘sağlık yardım kampanyaları’ şeklinde karşımıza çıkmaktadır"

Dolandırıcıların yeni yöntemini anlatan emekli polis memuru Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Kemal Ateş ise, "Ramazan ayı yardımlaşmanın, dayanışmanın ve merhametin en yoğun yaşandığı müstesna bir dönemdir. Ancak son yıllarda bu güzel duygular maalesef bazı kötü niyetli kişiler tarafından suistimal edilmekte. Özellikle sosyal medya ve dijital platformlarda sağlık yardım talepleriyle insanların duyguları göz ardı edilmekte ve siber dolandırıcılık vakaları artmakta. Karşı karşıya olduğumuz sorunlar ise ilk olarak ‘sağlık yardım kampanyaları’ şeklinde karşımıza çıkmakta. Sosyal medya platformunda açılan ve gerçeği yansıtmayan yardım çağrılarıyla vatandaşlarımızın iyi niyetleri suistimal edilmektedir. Özellikle savaş, deprem ve hasta çocuk temalı içeriklerle şahsi IBAN numaralarına para talep edilmekte. Bir diğer yöntem resmi kurum ve dernek takipleri. Bu yöntemle dolandırıcı kişiler gerçek kurumlara benzer isim ve logolar kullanarak sahte hesaplar oluşturmakta, zekat ve fitre adı altında para toplanmakta. Bir diğer yöntem de SMS ve link dolandırıcılığı. İnsanların cep telefonlarına ’Ramazan kolisi kazandınız’, ’Yardım başvurusunuz onaylandı’ gibi SMS’ler gelip şahıslar zararlı bağlantılara yönlendirilmekte ve kişisel banka bilgileri ele geçirilmekte. Bir diğer yöntem de duygu sömürüsünde dayalı dijital içerikler. Stok, görseller veya başka ülkelerden alınmış görüntüler kullanarak acele algısı oluşturmakta, hızlı para transferi baskısı yapılmaktadır. Bu yöntemler yalnızca maddi kayıplara değil, aynı zamanda toplumda güven duygusunun zedelenmesine de yol açmaktadır" ifadelerini kullandı.

Dolandırıcıların pes dedirten yöntemi ‘Sanal dilencilik’

"En güçlü silahımız dikkat, bilgi ve doğrulamadır"

Vatandaşların alması gereken önlemlere değinen Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Ateş, "Çözüm ve önlemler de, yardımlarınızı yalnızca resmi kurum ve güvenilir birimlere kuruluşlar aracılığıyla yapın. Şahsi IBAN numaranızı gönderim yapmadan önce mutlaka doğrulama yapın. Sosyal medyada karşılaştığınız yardım kampanyalarının resmi web sitelerini kontrol edin. Tanımadığınız kişilere gelen linklere kesinlikle tıklamayın. Şüpheli durumları 112 Acil Çağrı Merkezi’ne, en yakın kolluk birimine bildirebilirsiniz. Ramazan ayını istismar etmeye çalışanlara karşı en güçlü silahımız dikkat, bilinç ve doğrulamadır" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kula’da ulaşım konforu için 8 bin tonluk asfalt çalışması Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kula ilçesinde ulaşım güvenliğini ve konforunu artırmak amacıyla yürüttüğü sıcak asfalt çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yol Yapım Şube Müdürlüğü ekipleri, D-300 karayoluna paralel güzergahta yer alan Eski Otogar Kavşağı ile Ayakkabıcılar Sitesi arasındaki bin 700 metrelik hat üzerinde kapsamlı bir çalışma başlattı. İlçenin trafik yükünü taşıyan önemli arterlerden biri olan bu güzergahta, yaklaşık 8 bin ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirilecek. Zemin hazırlıklarının ardından titizlikle sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, bölgedeki ulaşım altyapısı modern bir görünüme kavuşacak. Çalışmaların bitmesinin ardından ilçede bulunan diğer bozuk yollarda da asfaltlama çalışması gerçekleştirilecek. Hava şartlarının el verdiği ölçüde sıcak asfalt çalışmalarına devam edeceklerini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Ekiplerimiz plan kapsamında ilçelerimizde çalışmalarımıza devam ediyor. Hava şartları el verdiği ölçüde de sıcak asfalt çalışmalarımız devam edecek. Vatandaşlarımızın kullandıkları yolların konforunu artırmaya, seyahat güvenliği sağlamak öncelikli çalışmalarımız arasında. Kula ilçemizde devam eden sıcak asfalt çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından da ihtiyaç duyulan bölgelerde ekiplerimiz çalışmalarına devam edecek" diye konuştu. İlçedeki ulaşım yatırımlarını değerlendiren Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ise Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Dönmez, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ile yaptığımız planlamalar neticesinde; Orhan Acar Kavşağı’ndan Ayakkabıcılar Sitesi’ne kadar uzanan yaklaşık 2 kilometrelik güzergahı sıcak asfalta kavuşturuyoruz. Ayrıca Ayakkabıcılar Sitesi ve Sanayi Sitesi bağlantı yollarında da benzer çalışmaları hayata geçireceğiz. Hedefimiz, kısa süre içerisinde yaklaşık 15 bin ton sıcak asfaltı Kula’nın yollarıyla buluşturarak hemşehrilerimize modern bir ulaşım imkanı sunmaktır" dedi. Sahadaki teknik sürece dair bilgi veren Fen İşleri Dairesi Yol Yapım Şube Müdürü Mehmet Oral, bölgenin uzun süredir bu yatırıma ihtiyaç duyduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Eski Otogar Kavşağı ile Ayakkabıcılar Sitesi arasındaki bin 700 metrelik hatta zemin ve asfalt serim işlemlerini koordineli bir şekilde yürütüyoruz. 8 bin tonluk bu çalışmanın ardından, program dahilindeki diğer bozuk yol kesimlerine de müdahale ederek Kula genelindeki yol ağını sağlamlaştıracağız"
Trabzon Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün‘e olan bütün uçuşları 2 Mart’a kadar iptal ettik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından Orta Doğu’da hızla değişen hava sahası durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, bölgedeki gelişmeler nedeniyle Türkiye’nin sivil havacılık trafiğini yakından izlediğini belirterek bir dizi uçuş iptali ve güvenlik tedbirinin hayata geçirildiğini açıkladı. İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün‘e olan bütün uçuşları 2 Mart’a kadar iptal ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettiklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, "Bugün yine orta Doğu’da maalesef istemediğimiz gelişmeler söz konusu. İsrail’in İran’a saldırması sonucunda öncelikle İran, İsrail ve Irak hava sahalarını kapattıklarını takip ediyoruz. Yine aynı şekilde Katar, Bahreyn ve Kuveyt’in de hava sahalarını kapatmaya yönelik notamlar yayınladıklarını biliyoruz. Bizde sivil uçuşlar noktasında sektörü yakın takibe aldık ve yönetiyoruz. Şu anda Türk Hava Yolları’nın ve Pegasus’un İran’da yerde birer uçağı var. Onların bu saldırı sürecinin sonucuna göre onları ülkeye getirme ile ilgili bir çalışmamız olacak. Yine 12 gün çatışmasında da benzer süreçleri yürütmüştük. Tabii bizim esas amacımız bölgemizdeki bu tür saldırıların olmaması, olanın da bir an önce bitmesi noktasında elbette sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın takiplerinin olduğunu özellikle söylemek isterim. Biz bölgede devam eden riskler nedeniyle İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün‘e olan bütün uçuşları 2 Mart’a kadar iptal ettik. Yine aynı şekilde Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettik. Gelişmelere göre de bunları takip edeceğiz. Dediğim gibi bir an önce bu savaş ya da saldırı durumunun bir an önce bitmesi hepimizin gayretidir" ifadelerini kullandı.