POLİTİKA - 17 Şubat 2026 Salı 15:07

Bakan Kurum: "Biz lafla değil, eserle konuşuyoruz"

A
A
A
Bakan Kurum: "Biz lafla değil, eserle konuşuyoruz"

KONYA (İHA) – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Konya’da kura çekim töreninde yaptığı konuşmada lafla değil, eserle konuştuklarını belirterek, "Biz tartışmayla değil, projelerimizle yol alıyoruz. Dün nasıl milletimizin yanında olduysak, bugün de oradayız. Şehirlerimizi güvenli hale getirmekten, milletimizin refahını artırmaktan bir adım geri atmayacağız" dedi.


Bakan Kurum, Konya’da "Ev sahibi Türkiye" projesi kapsamında inşa edilecek 15 bin 200 konut ve Konya Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 3. Etap 568 Dükkan Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Tören Selçuklu Kongre Merkezi’nde İstiklal Marşı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının okunmasıyla başladı. Programda konuşan Bakan Murat Kurum, Konya’ya yeni eserler vermek için canla başla mücadele etmeye devam ettiklerini söyledi.



"Konya’daki kira fiyatları hızla düşecek, konut satış fiyatları olabilecek en aşağı seviyeye inecek"


Ev Sahibi Türkiye projesi kapsamında Konya’ya kazandırılacak 15 bin 200 yeni yuvanın kuralarını çekeceklerini belirten Kurum, "Akşehir’den Ereğli’ye, Seydişehir’den Karapınar’a kadar Konya’mızın her ilçesine toplam 15 bin 200 konut kazandırıyoruz. Kuracağımız mahalle konaklarıyla mahalle kültürünü yeniden canlandırıyoruz. Bu yuvalar tamamlandığında, sizler o yuvalara girdiğinizde; Konya’daki kira fiyatları hızla düşecek, konut satış fiyatları olabilecek en aşağı seviyeye inecek. Ve tecrübeyle biliyorum ki; Konya’da yeni bir yuvaya dair umudu olmayan tek bir hemşehrim kalmayacak. Tabii biz; bir yandan konutlarımızı yapıyor bir yandan o evlere girecek rızkın kazanılacağı iş yerleri inşa ediyoruz. 2019 yılında, Konya’mızda esnafımızla buluşmuş, dertleşmiş, geleceği konuşmuştuk. Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’ne gitmiş, oradaki dükkanların durumunu dikkatle incelemiştik. Yeşil alanı olmayan, otoparkı olmayan, harap halde duran o siteleri Konya’mıza yakıştıramadık. Bulunduğu yerde trafiği sıkıştıran, çevre kirliliği barındıran o dükkanları kaldırıp yerine yeni sosyal alanlar, yeşil alanlar yapacağımıza, esnafımızı da yeni bir sanayi alanına taşıyacağımıza söz verdik. Elhamdülillah ahdimize sadık olduk. Ve işte Türkiye’de ilk kez ’Sıfır Atık’ konseptiyle tasarladığımız, otopark alanları, yeşil alanları, sosyal tesisleriyle Türkiye’nin en güzel, 2 bin 500 bağımsız bölümlü sanayi sitesini kurduk; bugün de 568 dükkanımızın kuralarını çekiyoruz. Esnafımız yeni dükkanlarına geçer geçmez de; Eski Sanayi bölgesinde hızlı şekilde yıkım ve temizleme çalışmalarına başlayacağız. Köhne yapıları ortadan kaldıracağız, bu alanı Konya’ya şanına, tarihine, doğasına yakışır bir görünüme kavuşturacağız. Hem eskiyi dönüştürüp hem de yeniyi tamamladığımızda; esnafımızın yüzünü güldürecek, Konya’nın üretim gücünü yeni bir safhaya taşıyacak, Konya’nın refah dolu geleceğine, bereket dolu istikbaline katkı sunacağız" dedi.



"Biz tartışmayla değil, projelerimizle yol alıyoruz"


Kurum, deprem bölgesinde 455 bin yuvayı teslim etmek için gece gündüz çalışırken, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlatırken, birilerinin de tribünden konuşmayı tercih ettiğini söyledi. Bakan Kurum, "Onlar laf üretti, biz eser ürettik. Onlar algı operasyonları yaptı, biz şehirlerimizi kurduk. ’Bedava ev’ diye umut tacirliği yaptılar, tek bir çivi dahi çakmadılar. Yapılan her işi gölgelemeye çalıştılar. Bakın; İzmir Buca’da kanalizasyon için kazılan yollar aylarca onarılmıyor, mahalleli kendi imkanıyla parke taşı döşüyor. Yolunu yapamayan bir anlayış, çıkmış bize şehircilik dersi vermeye kalkıyor. Deprem bölgesinde de Özgür beyin büyük bir başarı gibi açıkladığı tablo ortada: 160 çöp konteyneri, 1 pikap, 2 minibüs, ne olduğunu onların da anlayamadığı bir cami temizleme aracı, bu vizyon, 455 bin konutu beğenmiyor. 200 bin işçinin alın terini, 2 yıldır verdiği emeği küçümsüyor. Günlerce ’Boş senet imzalatıyorlar, faizle ev verecekler’ diye yalan söyledi. Anlattık, anlattık; ısrarla yalanına devam etti. Cumhurbaşkanımız açıkladı, 11 ilimizde tüm afet konutları faizsiz, sabit fiyatla ödenecek. 18 yıl boyunca taksit, sabit 8 bin 750 lira olacak. Zaten ödemeler de 2 yıl sonra başlayacak. Yani 24 yıldır ne yaptıysak aynısını yaptık. Sen de yapsaydın. O kadar belediyen vardı, bir işin ucundan tutsaydın. Bak Konya laf üretmedi; yük aldı. Sadece Konya Büyükşehir Belediyemiz konteyner kentler kurdu, içme suyu hattı döşedi, binlerce metre kanalizasyon altyapısı yaptı. Habib-i Neccar Camii’nin restorasyonunu üstlendi. Gidin Hatay’a bir bakın. Bir Habib-i Neccar Camii’ne bakın, bir de CHP’nin yapımını üstlendiği Ulu Camii’ne. Konya Büyükşehir, Habibi Neccar’ın restorasyonunu yapmış bitirmiş, ibadete açmış. CHP’li Bursa Büyükşehir’in sorumluluğundaki Ulu Cami daha temelde. AK Parti ile CHP arasındaki fark budur. Onlar temelini bile atamadan biz anahtarları veririz; onlar çöp konteyneri sayarken, biz teslim ettiğimiz o yuvaya girer, o çayı içer, o duayı alırız. Eğer bu deprem CHP iktidarında olsaydı 11 ilimiz şu anda Ulu Camii gibi enkaz halindeydi. Onun için Özgür bey bize laf söyleyeceğine şapkasını önüne alacak bir düşünecek. Yapılanları karalayacağına, anahtarını alıp evine kavuşan vatandaşımızın mutluluğuna ortak olacak. Biz lafla değil, eserle konuşuyoruz. Biz tartışmayla değil, projelerimizle yol alıyoruz. Dün nasıl milletimizin yanında olduysak, bugün de oradayız. Şehirlerimizi güvenli hale getirmekten, milletimizin refahını artırmaktan bir adım geri atmayacağız" şeklinde konuştu.



Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Levent Sungur ise, "Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, Bakanımızın koordinasyonunda; 2019 yılında 50 bin, 2020 yılında 100 bin ve 2022 yılında 250 bin konut projeleri başlatılmış, yüz binlerce dar gelirli vatandaşımız güvenli ve nitelikli konutlara kavuşmuştur. Bu kapsamda Konya’mıza; 36 bin 714 konut, 212 tarım köy konutu, 3 bin 585 dükkan, 280 iş yeri, 33 cami ile eğitim ve sağlık başta olmak üzere pek çok eser kazandırılmış, güncel rakamla toplam 165 milyar liralık yatırım yapılmıştır" ifadelerini kullandı.



"Tüm Konyalı hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olsun"


AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen de, "Bugün; her daim milletimizin yanında olan, 81 ilimizin tamamında milletimize yardım elini uzatan, derdiyle dertlenen, nerede bir afet varsa vakit kaybetmeden oraya koşan, deprem bölgesinde adeta bir şehircilik destanı yazan Bakanımız Murat Kurum’un teşrifleriyle çok özel bir ana şahitlik ediyoruz. Hep birlikte Yüzyılın Konut Projesiyle 81 ilimizin tamamında inşa edilecek 500 bin sosyal konut kapsamında Konya’mızdaki hak sahiplerini belirliyoruz. Ev Sahibi Türkiye sloganıyla 15 bin 200 konutumuzun kura çekimini gerçekleştiriyoruz. Şimdiden hak sahibi olacak tüm Konyalı hemşerilerimize hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi.



Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, "500 bin konut projesinin Konya etabında gerçekleştirilecek kura çekimi; şehrimiz adına çok kıymetli bir adımdır. Bu proje kapsamında inşa edilecek 15 bin 200 konut, aile sıcaklığının çatısı olacaktır. Ailelerimiz heyecanla bu anı bekliyor. Yeni Sanayi Sitemizin ilk etabının kura çekimi de esnaflarımızı mutlu edecek, yüzlerini güldürecek çok önemli bir gelişmedir. Bildiğiniz gibi, Eski Sanayi Sitesi ve Karatay Sanayi Sitesi, yıllar içinde artan ihtiyaçlar, değişen şehirleşme şartları ve yoğunluk sebebiyle artık hem esnafımızın faaliyetlerini hem de şehrimizin yoğunluğunu taşıyamayan bir noktaya gelmişti. Yaklaşık 1 milyon metrekarelik bölgede; sanayi ve ticaret alanları, yollar ve diğer kullanım alanlarıyla birlikte büyük bir dönüşüm ihtiyacı oluşmuştu. Bizler de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve TOKİ ile işbirliği içinde bu konuda çok önemli bir dönüşüm başlattık. Bu dönüşümle, esnafımızın daha güvenli, daha verimli bir ortamda çalışmasını sağlamayı; aynı zamanda mevcut alanı da şehrimize yakışır şekilde planlamayı hedefledik. Yeni Sanayi Alanımız; Karatay ilçemizde yaklaşık 2 milyon 80 bin metrekarelik çok büyük bir planlama alanı üzerinde yükseldi. Bu alan; sadece dükkanların olduğu bir yer değil; camileri, resmi kurumları, sosyal tesisleri, eğitim ve spor alanları, otoparkları, ticaret birimleri ve güçlü altyapısıyla başlı başına bir şehir kompleksi olacak şekilde planlandı. Büyükşehir Belediyesi olarak olarak Yeni Sanayi Sitesi’nin olduğu bölgede sanayi için uzmanlaşmış bir itfaiye merkezi de inşa ettik. Hamdolsun 4 etap halinde ihale ettiğimiz Yeni Sanayi Sitesi Projesi’nde sona geldik. 568 dükkanın kura çekimini bugün gerçekleştirerek, bu sürecin ilk somut adımını atmış olacağız. 2 bin 690 dükkan ile 134 ticari alandan oluşan proje kapsamında, eski sanayi alanlarının taşınması sonrasında çevresel iyileştirme süreçlerini de başlatacağız. Süreçte emeği olan başta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum olmak üzere, TOKİ Başkanımıza, esnaflarımıza ve emeği olan herkese gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleştirildi. Programa; Bakan Murat Kurum, AK Parti Konya Milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Personel Genel Müdürü Halil Erdoğan, TOKİ Başkanı Levent Sungur, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.



Bakan Kurum: "Biz lafla değil, eserle konuşuyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Yaşlı adamı tarlada bıçaklayarak öldüren şüpheli tutuklandı Uşak’ta tarım arazisinde ölü bulunan 63 yaşındaki Gürsel Arı’nın cinayet şüphelisi, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 11 Mayıs’ta Uşak merkeze bağlı Kemalöz Mahallesi yakınlarında bulunan bir tarım arazisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede hareketsiz halde yatan bir şahsı fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, boğazında bıçak kesiği bulunan şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan kimlik tespitinde hayatını kaybeden kişinin Gürsel Arı (63) olduğu öğrenildi. Arı’nın cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, olay günü Gürsel Arı ile birlikte bölgede bulunan kişinin N.K. (42) isimli kadın olduğu tespit edildi. N.K.’nin olayın ardından şehir merkezinde bir özel hastaneye başvurduğu, ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan N.K., Gürsel Arı ile arkadaş olduklarını ve olay günü birlikte tarım arazisine gittiklerini belirtti. N.K., burada bir süre sonra tanımadıkları bir şahsın yanlarına geldiğini, bu kişinin Gürsel Arı’yı bıçakladığını, ardından kendisini ağaçlık alana götürerek bıçakladığını ve daha sonra kaçtığını iddia etti. N.K., olayın ardından otobüsle şehir merkezine gittiğini, burada vatandaşların ve şoförün durumundan şüphelenerek kendisine yardım etmek istediğini ancak yardım teklifini kabul etmediğini, daha sonra bir arkadaşına durumu anlattığını ve birlikte hastaneye başvurduklarını ifade etti. 300 saatlik kamera incelemesiyle şüpheli tespit edildi Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince başlatılan çalışmalarda, çevrede bulunan yaklaşık 60 güvenlik kamerasına ait 300 saatlik görüntüler titizlikle incelendi. Yapılan incelemelerde olay yerinin yakınlarında şüpheli tavırlar sergileyen ve ormanlık alandan koşarak uzaklaştığı değerlendirilen bir şahıs tespit edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelinin R.K. (20) olduğu belirlendi. Şüpheli, ekiplerce Aybey Mahallesi’ndeki adresine düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde cinayeti işlediğini itiraf ettiği öğrenilen şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli R.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muş Muş İl Özel İdaresi araç filosunu güçlendirdi Muş Valiliği öncülüğünde, kırsal bölgelerde sunulan hizmetlerin daha etkin yürütülmesi amacıyla Muş İl Özel İdaresi bünyesine 165 milyon TL değerinde 40 yeni araç kazandırıldı. Muş Valiliği koordinesinde Muş İl Özel İdaresi tarafından hizmet kapasitesinin artırılması amacıyla satın alınan yeni araçlar düzenlenen programla teslim edildi. Toplam 165 milyon TL yatırım bedeliyle alınan 14 hizmet aracı ve 26 iş makinesiyle araç filosu güçlendirildi. Özellikle kırsal mahallelerde yürütülen yol yapım, bakım-onarım, karla mücadele, altyapı ve içme suyu çalışmalarında kullanılacak araçların hizmet kalitesini önemli ölçüde artırması hedefleniyor. İl Özel İdaresi ek hizmet binasında düzenlenen programa katılan Muş Valisi Avni Çakır, burada yaptığı konuşmada, araç filosuna kamyon, pikap, silindir, mini ekskavatör, kazıcı yükleyici ve grader gibi birçok yeni aracın dahil edildiğini söyleyerek, "Muş İl Özel İdaresi’ne yeni araçlarımızın kazandırılması münasebetiyle böyle bir program tertip ettik. Sizlere göre sağ tarafta bulunan kamyonlarımız, kurumumuza ve araç parkımıza yeni kattığımız araçlardır. Bunun yanında her kategoride hizmet aracımız bulunuyor. Ekip şeflerimizin sahadaki kontrolleri daha sağlıklı ve seri bir şekilde yapabilmeleri, ihtiyaç anında sahada daha hızlı hareket edebilmeleri için pikaplarımızı da filomuza dahil ettik. Yine malumunuz asfalt plentimiz mevcut. Geçen yıl sadece 70 kilometrenin üzerinde sıcak asfalt ve 200 kilometrenin üzerinde 1. ve 2. kat asfalt çalışması gerçekleştirdik. Sürekli ihtiyaç duyduğumuz silindirlerimiz, mini ekskavatörlerimiz, kazıcı yükleyicilerimiz ve graderlerimiz de araç filomuza katıldı. Bugün adeta Özel İdare çalışanlarımız ve muhtarlarımızla birlikte bayram yapıyor gibiyiz" dedi. İl genelinde 368 köy ve 217 mezraya hizmet ulaştırıldığını belirten Vali Çakır, gayriresmi yerleşim alanlarıyla birlikte 600’ün üzerinde noktaya hizmet verdiklerini ifade ederek, "Vatandaşlarımız müsterih olsunlar; hizmet politikamız eşitlik ve adalet anlayışıyla planlanmaktadır. Burada meclis üyelerimiz de buna şahittir. Önceliklerimiz var; grup yolları, heyelan yaşanan bölgeler, beton yanması meydana gelen alanlar gibi acil ihtiyaç duyulan yerlere öncelik veriyoruz. Bunun dışında da dengeli bir hizmet politikasıyla, hiçbir ayrım gözetmeksizin çalışmalarımızı sürdürmeye gayret ediyoruz. İnşallah sezona güçlü bir şekilde gireceğiz. Araçlarımız hazır, personelimiz hazır. Yoğun bir kış sezonu geçirdik ve karla mücadelede ciddi bir efor sarf ettik. Şimdi ise heyelanlarla mücadele ediyoruz. İnşallah onları da bir iki hafta içerisinde toparlayacağız ve bayramdan sonra ‘Bismillah’ diyerek çalışmalarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şehmus Yentür de, yeni araçların sahadaki hizmet kapasitesini artıracağını belirterek, kırsal bölgelerde vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet sunulacağını ifade etti. Konuşmaların ardından Nurullah Koçhan tarafından dua okunurken, program kurdele kesiminin ardından katılımcıların araç filosunu gezmesiyle sona erdi. Programa, İl Jandarma komutanı Jandarma Kıdemli Albay Özgür Özer, Kurum Amirleri ve muhtarlar katıldı.
İstanbul Tutuklu sanık Murat Kapki: "Konuş çık dediler, her şeye ’evet’ dedim ama bırakmadılar" "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında tutuklu sanık iş adamı Murat Kapki, "Savcı bana ’konuş ve çık’ dediği gün oradan serbest bırakılacağımı sandım. Bu ifademdeki konuların tamamı uydurmadır. Savcı bana ne sorduysa, biraz sonra tahliye olacağım diye düşünerek yorum da katarak ’evet öyledir, doğrudur’ gibi cevaplar verdim. ’Konuş çık’ dediler, her şeye ’evet’ dedim ama bırakmadılar. Şimdi de o ifadelerle hem beni hem başkalarını suçluyorlar hepsini reddediyorum. Burada şu an anlattığım her şey doğrudur. Ben ne itirafçıyım, ne etkinim, ne de pişmanım. Ama kandırıldığım yetti" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 38. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık iş adamı Murat Kapki savunma yaptı. Murat Kapki hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, suç örgütünün İBB’yi ele geçirmesi üzerine açık hava reklam alanlarından haksız kazanç sağlamak maksadıyla örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun örgüt üyesi Hüseyin Köksal üzerinden kurduğu BVA Reklam, Advercity isimli firmalara görünürde ortak yapıldığı belirtilmişti. Kapki’nin Murat Ongun ile birlikte hareket ederek suç örgütünün reklamcılık alanında kurduğu sistem sayesinde zenginleştiği de iddianamede aktarılmıştı. Murat Kapki’nin tutuklu sanık Murat Ongun’a İBB iştirak firmalarından Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. unvanlı firmaların yönetiminde destek verdiği, sahibi olduğu veya gayri resmi ortak olduğu firmalara usulsüz şekilde ihaleler verildiği iddianamede ifade edilmişti. Öte yandan Murat Kapki soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi verirken, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ yargılaması başlamadan önce mahkemeye sunduğu dilekçe ile "Savcıların benim örgüt üyesi olmadığımı anlaması ve ailemi korumak adına bir takım ifadeler verdim" diyerek etkin pişmanlık ifadesinden vazgeçmişti. "Şirketi Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurduğum söyleniyor gerçekle hiçbir alakası yok" İddianamedeki suçlamalara karşı sanık Kapki, "15 aydır tutukluyum. Bu 15 ay içinde beni olduğumdan bambaşka biri gibi tanıttılar. Kriminal bir adam gibi lanse etmeye çalıştılar. Ben 23 yıldır reklam sektöründeyim. Yaşım artık 52 olduğu için yeni bir şirket kurup kurumsal bir yapıya geçmek istemiştim; BVA’yı bunun için kurdum. Hüseyin Köksal ile 25 ile 30 yıl arası bir tanışıklığım vardır, Bir gün bana gelmişti, oturuyorduk. Aile şirketinden ayrı, bağımsız bir şeyler yapmak istediğini ve birçok sektöre baktığını söylemişti. Ben de ona reklam sektörünü anlattım. Yüzde 20 benim, Yüzde 80 Hüseyin’in olacaktı. Çünkü o maddi olarak gelir sağlayacaktı. Ben de reklam sektöründeki hünerimi gösterecektim. BVA’nın kuruluş süreci bu şekilde. Bunu neden anlattım? Çünkü iddianamede bu şirketi Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurduğum söyleniyor. Bunun gerçekle hiçbir alakası yok" dedi. "Hiçbir zaman belediyeden para alan taraf olmadım para veren taraf oldum" Kapki, "2021’den sonra karlılığımız artmaya başladı. Ama iddianamede ileri sürüldüğü gibi olağanüstü karlılık söz konusu değil. Bu olağanüstü karlılık hikayesi baştan sona yalan. Ama bütün suçlamalar bunun üzerine kurulmuş. Biz belediyeden ya da Kültür AŞ’den para alan bir şirket değiliz, para veren tarafız. Ben hiçbir zaman belediyeden para alan taraf olmadım, belediyeye para veren taraf oldum. Eylemlerde ihaleye fesat karıştırdığım ve kamu zararına dolandırıcılık yaptığım söyleniyor. Fesat karıştırıldığı iddia edilen ihaleler bizim aldığımız ihaleler değil. Bizim Kültür AŞ’den aldığımız ihaleler alt ihalelerdir. Ana ihale, İBB’nin yaptığı ve Kültür AŞ’nin kazandığı ihaledir. Biz ana ihalenin katılımcısı dahi değiliz. Katılmadığım bir ihaleye nasıl fesat karıştırabiliyorum? Bunu da anlaşım değilim" şeklinde savunma yaptı. "İddianameye göre Murat Ongun yöneticimmiş, birbirimizi sevmeyiz" Kapki devamında, "İhaleye çıkan rakamı komple kamu zararı olarak şu an bize yansıtmaya çalışıyorlar. Biz belediyeyi ne ile dolandıracağız? Biz şartnameye uygun davranmışız, borcumuzu zamanında ödemişiz. Reklam ünitesi olarak aldığımız yeri başka bir amaçla kullansak anlayacağım, ancak şartnameye uygun kullanmışız, hile yapmamışız, ödemelerimizi yapmışız. Reklam amaçlı aldığım yeri reklam alanı olarak kullanmışım, söylenen paraları ödemişim ve fazla yer kullanmamışım. Nesini dolandırdım ben devletin? Benim reklam sektöründeki varlığım sanki Ekrem İmamoğlu’yla başlamış gibi gösteriliyor. Oysa ben Ekrem İmamoğlu’ndan önce de İBB’den reklam alanları alıp satan bir kişiyim. Bu ihalelerin tamamı Sayıştay tarafından denetlenmiş ve usulsüzlük tespit edilmemiştir. Ben örgüt üyesi değilim. Böyle bir örgütün varlığından da haberdar değilim. İddianamede örgüte atfedilen amaçların hiçbiri benim amacım değildir. İddianamede gizli toplantı yapıldığı söylenen yerlere hiç gitmedim. Kimseyle gizli toplantı yapmadım, kimseye para götürmedim. İddianamedeki şemaya göre Murat Ongun benim yöneticimmiş, hakikaten birbirimizi hiç sevmeyiz. Ben Murat Ongun’la gizli toplantı yapmayı bırakın, randevu bile alamıyorum. Bizim Murat Ongun’la aynı örgütte olduğumuza, aramızda bir çıkar birlikteliği olduğuna inanacak kimseyi de bulamazsınız. Herkes bizim aramızın kötü olduğunu piyasada bilirdi" dedi. "Ben etkin pişmanlık ifadesi vermedim" Murat Kapki savunmasında, "24 Haziran’da verdiğim ifadeyi dikkatle incelemenizi istiyorum Dosyadaki neredeyse bütün etkin pişmanlık ifadeleri ’ben etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum’ cümlesiyle başlar. Savcı Bey bana sordu, ’etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyor musun?’ diye. ’hayır’ dedim. ’Peki’ dedi. İfademizi yazdık, yazdık. En sonunda bana dedi ki ’ileride sana atfedilen bir suç çıkar ise o zaman etkin pişmanlıktan yararlanmak ister misin?’ İstemediğimi söyledim ama ’bu ileride senin için iyi bir şey olabilir’ dedi. Ben de avukatıma sordum, ’yazabilirsin’ dedi. Oraya o şekilde yazdık. Yani aslında ifadelerime bakarsanız, ben etkin pişmanlık ifadesi vermedim" ifadelerini kullandı. Kapki, Mücahit Birinci’nin kendisinden cezaevindeyken para istediğini söyledi Murat Kapki, 31 Temmuz’da AK Parti eski MKYK üyesi ve avukat Mücahit Birinci’nin kendisiyle görüşmeye cezaevine geldiğini söyleyerek, "Bana 2 milyon dolar para vermem gerektiğini ve yanında getirdiği belgeleri imzalamam gerektiğini söyledi. Ben Mücahit Birinci’yi tanımıyordum. Bana daha önce başka bir avukat geldi, Mücahit Birinci’nin ne kadar güçlü olduğundan bahsetti. Beni çıkarabileceğini söyledi. ‘Tamam’ dedim ben de çıkarabilecekse. 2,5 milyon dolar istediğini söyledi, ben 2 milyon dolar verebileceğimi söyledim. Ancak herhangi bir ifade falan isteyecekse belgelere imza atmayacağımı söyledim. Noter geldi, vekalet verdim. Bana imzalamam gerektiğini söyledikleri belgeleri imzalamayı reddettim. ‘Sadece para versem çıkamıyorum değil mi Mücahit Bey’ dedim. ‘Hayır’ dedi. Ben de hiçbir şey imzalamak istemediğimi parayla çıkarabiliyorsa çıkarmasını söyledim. Bana imzalatmak istediği belgelerde Ekrem Bey ile, Murat Ongun ile, Özgür Özel ile ilgili benim hiç bilmediğim, duymadığım, görmediğim şeylere şahit olduğumu, Hüseyin’in bana bunları söylediğini yazmışlar. Bana bunları imzalatmaya çalıştı. Ben kimseye iftira atmayacağımı söyledim. Azlettim ben kendisini daha sonra" diye konuştu. "Ben ne itirafçıyım, ne etkinim, ne de pişmanım" Murat Kapki, "Savcı bana ’konuş ve çık’ dediği gün oradan serbest bırakılacağımı sandım. Bu ifademdeki konuların tamamı uydurmadır. Savcı bana ne sorduysa, biraz sonra tahliye olacağım diye düşünerek yorum da katarak ’evet öyledir, doğrudur’ gibi cevaplar verdim. Sonra da bunlar zapta yazıldı. Kendi hakkımdaki iddialara cevap verdim, ciddiye almadılar. ’konuş çık’ dediler, her şeye ’evet’ dedim ama bırakmadılar. Şimdi de o ifadelerle hem beni hem başkalarını suçluyorlar hepsini reddediyorum. Burada şu an anlattığım her şey doğrudur. Ben ne itirafçıyım, ne etkinim, ne de pişmanım. Ama kandırıldığım yetti. O yüzden bu kadar uzun bir savunma yapıyorum. Benim bu duruşmada verdiğim ifadelerim doğru ve gerçektir. Ek ifadeler adı altında alınan beyanlar tutukluluğun, hastalıklarımın, ailemin başına bir şey gelmesi korkusunun oluşturduğu manevi baskının, savcının ’bize bir şeyler anlatırsan lehine olur’ şeklindeki vaatlerinin ve bugüne kadarki yaşantım gereği savcıların yanında durma refleksimin bir sonucudur. Bugün burada söylediklerimin içinde bir tane yalan yoktur fakat iddianame yalanlarla doludur. Hatta Savcı Bey benim ifademe ’Ekrem İmamoğlu bu ihaleler yoluyla elde ettiği geliri Cumhurbaşkanı olmak ve diğer siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için fon olarak kullanmıştır’ yazdırmak istedi. Ben buna itiraz ettim, yazdırmadım. O yüzden benim hakkımdaki ifadelerin de hangi şartlar altında ve ne amaçla verildiğini tahmin edebiliyorum" dedi. Mahkeme başkanı sanık Murat Kapki’nin çapraz sorgusu sırasında sesini yükselten Ekrem İmamoğlu’na ‘burası sizin miting alanınız değil’ dedi. Yaşanan gerilimin ardından duruşma 18 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.
Afyon Şehit mezarı 49 yıl sonra yeniden yapıldı Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Susuz Köyü’nde bulunan Şehit Piyade Er Hüseyin Coşkun’un kabri 49 yıl sonra şehit mezarı olarak yeniden düzenlendi. 6 Haziran 1977 tarihinde askerlik görevini Ağrı Doğubayazıt Telçeker Hudut Karakol Komutanlığı emrinde 1956/2 tertip piyade er olarak yapan Hüseyin Coşkun, görev başındayken askeri aracın trafik kazası yapması sonucu hayatını kaybetti. O dönem ailesine ilgili kanunlar çerçevesinde emekli sandığı tarafından şehit, vazife malullüğü hakları verildi. Ancak anne ve babasının vefat etmesi ve SGK kayıtlarında dosyanın pasif duruma düşmesi nedeniyle Şehit Hüseyin Coşkun’un ismi yıllarca Afyonkarahisar’daki resmi şehit kayıtlarında yer almadı. Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, şehidin yeğeni olan Sandıklı Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Alaaddin Coşkun’un durumu derneğe bildirmesi üzerine gerekli araştırmaların yapıldığını belirtti. Şehit mezarına ilk ziyaret yapıldı Yapılan girişimlerin ardından Afyonkarahisar Valiliği’ne başvuruda bulunularak, şehidin kabrinin yönetmelikte belirtilen tek tip şehit mezarı şeklinde yapılması talep edildi. Afyonkarahisar Valiliği ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmayla şehit Hüseyin Coşkun’un Susuz Köyü Mezarlığı’nda bulunan kabri 49 yıl sonra yeniden düzenlenerek şehit mezarı haline getirildi. Yeni yapılan şehitlik kabri, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, şehidin yeğeni Alaaddin Coşkun, şehit babası Fuat Saraç ile gaziler Cihan İlhan ve Muharrem Korkusuz tarafından ziyaret edildi.