MAGAZİN - 24 Eylül 2021 Cuma 12:45

Yönetmen Atalay Taşdiken: “Pandemi sinema sektörünü olumsuz etkiledi"

A
A
A
Yönetmen Atalay Taşdiken: “Pandemi sinema sektörünü olumsuz etkiledi"

Konyalı yönetmen, yapımcı ve senarist Atalay Taşdiken, uzun süredir devam eden pandemi sürecinin sinema sektörünü çok olumsuz etkilediğini, yaz dönemi başlangıcında kısıtlamaların kaldırılıp salonların açılmasına rağmen sinemaseverlerin film izlemek için artık salonlara gitmediğini söyledi.

Konyalı yönetmen, yapımcı ve senarist Atalay Taşdiken, uzun süredir devam eden pandemi sürecinin sinema sektörünü çok olumsuz etkilediğini, yaz dönemi başlangıcında kısıtlamaların kaldırılıp salonların açılmasına rağmen sinemaseverlerin film izlemek için artık salonlara gitmediğini söyledi.


Konya’nın Hüyük ilçesine bağlı Sonsuz Şükran Köyü’nde, pandemi döneminde sinema sektörünün son durumuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan yönetmen Atalay Taşdiken, pandeminin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de birçok sektörü ciddi anlamda sekteye uğrattığını belirtti. Eğlence sektörünün de bunların başında geldiğini vurgulayan Taşdiken, sinema sektörünün de bunun bir parçası olduğunun altını çizerek, “İşte eğlence sektörü diyebileceğimiz sinema da onun bir parçası sayılıyor. Eğlence mekanları, restoranlar, barlar, tiyatrolar, konserler bunlar pandemi sürecinden çok etkilendi” diye konuştu.



“Sinema salonları kapanmaya başladı”


Bu sektörde çalışan insanların günlük kazanıp günlük hayatını devam ettiren insanlar olduğunu anımsatan Taşdiken, pandemi sürecine insanların 1,5-2 yıl gibi süreçte çok hazırlıksız yakalanmış olmanın ciddi sıkıntıları yaşadığını belirtti. Yeterli izleyici olmaması dolayısıyla sinema salonlarının kapanmaya başladığını da anlatan Taşdiken, “Sinemalar da uzun süre kapalı kaldı, insanların çektiği filmler ellerinde. Bu yaz döneminde kısıtlamaların sona erip salonların yeniden açıldığından bugüne kadar da maalesef seyirci beklenildiği düzeyde değil. Tabi burada seyirciyi de suçlamak çok doğru değil. İnsanlar haklı olarak kapalı yerlere girmek istemiyorlar, herkes bir endişe içerisinde. Ama zincirleme olarak başka türlü problemler geliyor. Sinema işletmecileri de, elbette salonlar açık olacak seyirci gelecek onlar da para kazanacak ki, o sinemaların kiralarını ödeyebilsinler, giderlerini, eleman masraflarını karşılayabilsinler. Bunların olmadığı yerde maalesef sinema salonları da kapanmaya başladı. Korkarım ki, bu süreç 1 yıl daha giderse benim kişisel görüşümdür bu; çok karamsar bulabilirsiniz ama 1 yıl sonra insanlar sinemaya gitmek isteseler de gidecek bir sinema salonu bulamayabilirler. Çünkü bu işletmelerin de bu kadar süre dayanmaları çok zor görünüyor. Zaten başladı sinemaların kapanma süreci. Bir sürü sinemanın kapandığını duyuyoruz, bir sürü grup kapatmasa da şu anda sinemaları açmamayı yeğliyorlar. Dolayısıyla bu pandeminin kalıcı etkilerini başka sektörleri bilemem ama bizim sektörde çok ciddi olarak hissedeceğiz. Dediğim gibi, bir yıl sonra hastalık geçtiğinde, ‘hadi eşimizle, sevgilimizle bir film gidelim izleyelim’ dediğimizde salon bulamayabiliriz” şeklinde konuştu.



“Sadece devletin değil vatandaşın da sahip çıkması lazım”


Sinema sektörünün yaşanan bu olumsuzluklardan etkilenmemesi için devletin elinden gelen çabayı gösterdiğini de vurgulayan Atalay Taşdiken, “Türkiye’de devlet sinema sektörüyle ilgili, hakkaniyetli olmak gerekirse, Kültür Bakanlığı çok ciddi çalışmalar yapıyor. Sinemaların önemli bir bölümünde en azından art house dediğimiz türde filmlerin oynatılması, salon bulması için çaba harcıyorlar. Bu salonlara ekonomik destek sağlıyorlar ama sektörün kurtulması anlamında maalesef yeterli değil. Yani sadece devletin değil, vatandaşın da biraz sahip çıkması lazım. Yani AVM’lere gidip o kadar kalabalık oluşturup bu hastalıktan korkmuyor insanlar ama sinemada 5 metre arayla gidip film izlemekten nedense korkuyorlar. Bu da çok anlaşılabilir bir şey değil. Belki biraz da burada devletin üzerine düşen şey; sinemaların güvenli olduğunu vatandaşa bilinçlendirmek anlatmak, yani sonuçta devletin elinden gelen bir çabası var, inkar edemeyiz. Kültür Bakanlığı bu konuda Sinema Genel Müdürlüğü çok ciddi çalışmalar yapıyor. Ama koskoca bir sektörü ayakta tutmak için maalesef yeterli değil” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Polis Teşkilatı’nın 181. yılı Kdz. Ereğli’de törenle kutlandı Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde tören düzenlendi. Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen programa ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve üyeleri ile basın mensupları katıldı. Törende çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Hasan Ünlü yaptı. Ünlü, Türk Polis Teşkilatı’nın 181 yıllık köklü geçmişiyle milletin huzur ve güvenliğini sağlamak adına büyük bir özveriyle görev yaptığını ifade etti. Polis teşkilatının hukukun üstünlüğünü esas alan, temel hak ve özgürlüklere saygılı bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Ünlü, "Teşkilatımız; terörle mücadeleden organize suçlara, uyuşturucu ile mücadeleden düzensiz göçle mücadeleye, trafik güvenliğinden asayiş hizmetlerine kadar geniş bir alanda gece gündüz demeden görevini sürdürmektedir" dedi. İlçede daha huzurlu ve güvenli bir ortam oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Ünlü, özellikle uyuşturucuyla mücadelenin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Vatandaş desteğinin önemine dikkat çeken Ünlü, Ereğli halkına duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti. Polislik mesleğinin fedakârlık ve sorumluluk gerektirdiğini dile getiren Ünlü, görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı. Tören, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Mersin Çokkeser’den Toroslar Belediyesine ’ihale’ ve ’israf’ iddiası AK Parti Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, CHP’li Toroslar Belediyesinde kamu kaynaklarının korunmadığını, şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik anlayışının bulunmadığını, ihale süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmediğini, israfın önlenemediğini ve mali disiplinin sağlanamadığını öne sürdü. Çokkeser, ilçe binasında düzenlediği basın toplantısında Toroslar Belediye Meclisi Denetim Komisyonu raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Partili ve Cumhur İttifakı Belediye Meclis üyeleri tarafından verilen muhalefet şerhinin kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ciddi sorunları ortaya koyduğunu ifade eden Çokkeser, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğu kapsamında açıklama yaptıklarını belirtti. Toroslar Belediyesinin 2025 yılı mali verilerine değinen Çokkeser, belediyenin yılı 167 milyon TL bütçe açığıyla kapattığını savundu. Ortaya çıkan açığın mali yönetimde planlama eksikliğini gösterdiğini öne süren Çokkeser, kaynak kullanımında israf ve savurganlık anlayışının hakim olduğunu iddia etti. Denetim sürecinde elde edilen bulgulara göre Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesine uyulmadığını ileri süren Çokkeser, Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla temin edilmesi gereken birçok ürünün doğrudan temin yoluyla alındığını ve bunun belediye bütçesine gereksiz yük oluşturduğunu söyledi. Temsil, ağırlama, organizasyon ve tanıtım harcamalarında da gerekli hassasiyetin gösterilmediğini iddia eden Çokkeser, yüksek maliyetli etkinliklerin sürdürüldüğünü belirtti. Doğrudan temin alımlarındaki artışa dikkat çeken Çokkeser, "Raporda en dikkat çeken hususlardan biri ise doğrudan temin alımlarındaki olağanüstü artıştır. 2025 yılı içerisinde yapılan 522 alımın 486’sının doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilmiş olması, ihale süreçlerinin sistematik biçimde devre dışı bırakıldığını göstermektedir. Bu tablo; rekabeti ortadan kaldırmakta, şeffaflığı zedelemekte ve kamu zararına açık bir yapı oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Bazı işlerin ihale limitlerinin altında tutulacak şekilde bölündüğünü, planlanabilir organizasyonların ihalesiz gerçekleştirildiğini ileri süren Çokkeser, bu uygulamaların kamu ihale mevzuatının rekabet, şeffaflık ve eşit muamele ilkeleriyle çeliştiğini söyledi. Denetim raporunda yer alan örneklere de değinen Çokkeser, milyonlarca liralık organizasyon harcamalarının piyasa değerlerinin üzerinde gerçekleştirildiğini iddia etti. Aynı etkinlik için farklı kalemlerde ayrı ayrı doğrudan temin yapıldığını ve toplam maliyetin arttığını savunan Çokkeser, "Sadece iki günlük bir etkinlik için yapılan harcamaların 18 milyon TL’yi aşması ve bazı kalemlerde piyasa fiyatlarının katbekat üzerinde ödemeler yapılması, kabul edilemez bir tabloyu gözler önüne sermektedir" dedi. Belediye bünyesinde yapılabilecek bazı hizmetlerin dışarıdan yüksek bedellerle satın alındığını da iddia eden Çokkeser, bazı teknik rapor ve test sonuçlarının Denetim Komisyonuna sunulmadığını belirtti. "Şeffaf olan saklamaz. Saklayan hesap veremez" diyen Çokkeser, CHP’li Toroslar Belediyesinde kamu kaynaklarının korunmadığını, şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik anlayışının bulunmadığını, ihale süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmediğini, israfın önlenemediğini ve mali disiplinin sağlanamadığını öne sürdü. Toroslar halkının bütçesinin kamu yararı, mali disiplin ve hukuka uygunluk çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Çokkeser, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını kaydetti.
Samsun Canik’e yeni atık noktaları Samsun’un Canik ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen sıfır atık uygulamaları, yeni geri dönüştürülebilir atık noktalarıyla genişletiliyor. Canik Belediyesi, ilçe genelinde kurduğu mobil sıfır atık getirme merkezleri ve geri dönüştürülebilir atık noktalarının sayısını artırarak uygulamayı yaygınlaştırıyor. Toplanan atıkların ayrıştırılmasıyla hem ekonomiye katkı sağlanıyor hem de çevresel sürdürülebilirlik güçlendiriliyor. Belediyenin dikkat çeken uygulamaları arasında, geri dönüştürülen atıklardan üretilen çöp konteynerleri de yer alıyor. Bu yöntemle hem farkındalık oluşturuluyor hem de atıkların yeniden üretim döngüsüne kazandırılması sağlanıyor. Ayrıştırılan evsel atıkların enerjiye dönüştürülmesiyle de enerji tasarrufu elde ediliyor ve sera gazı salınımının azaltılmasına katkı sunuluyor. Sıfır atıkta öncü projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’te sıfır atık kültürünü yaygınlaştırıyor, gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz" dedi. Canik’te etkin bir şekilde devam ettirdikleri sıfır atık uygulamalarıyla enerji tasarrufu sağladıklarını aktaran Sandıkçı, "Canik’imizde sıfır atığa yönelik örnek projelerimize yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Atık yönetimi uygulamalarımızı etkin bir şekilde sürdürüyoruz. İlçemizde oluşturduğumuz atık toplama alanlarıyla geri dönüştürülebilir atıkları, evsel atıklardan ayrı bir şekilde sınıflandırılmasını sağlıyoruz. Geri dönüştürülebilir atıkların yeniden kazanımıyla ülke ekonomisine katkılar sunuyor, ayrıca evsel atıkların enerjiye dönüşümünü sağlıyoruz. Bu dönüşüm süreciyle enerji tasarrufu sağlıyoruz. Atık oluşumunu en aza indirmenin ve kaynakların verimli kullanılmasının merkezinde olduğu sıfır atık projelerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" diye konuştu.