SAĞLIK - 19 Haziran 2025 Perşembe 11:04

"Yaz ayları sünnet için daha elverişli"

A
A
A
"Yaz ayları sünnet için daha elverişli"

Sünnetin her mevsimde yapılabileceğini ancak yaz aylarında bazı şartların çocuklar için daha elverişli olabileceğini işaret eden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Köse, "Aileler tarafından sünnet işlemi için yazın daha sık tercih edilmesinin nedeni okulların tatil olması, çocuğun daha rahat kıyafetler giyebilmesi gibi pratik nedenlerdir. Ayrıca, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi soğuk havalarda daha sık görülen hastalıklar da yaz aylarında daha az görüldüğünden bu mevsim tercih edilmektedir" dedi.


VM Medical Park Gebze Hastanesi’nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Köse, sünnet operasyonları öncesi ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgiler paylaştı. Sünnetin özellikle sünnet derisi darlığı, sünnet derisi iltihabı gibi durumlarda tedavi edici bir işlem olduğunun altını çizen Op. Dr. Coşkun Köse, ayrıca erkeklerin erişkin yaşamında çeşitli hastalıklar ve durumlara karşı koruyucu olduğu gösterildiğini vurguladı.


Op. Dr. Coşkun Köse, "Sünnet işlemi yenidoğan döneminden başlayarak her yaşta yapılabilir ancak 2 ila 5.5 yaş aralığında yapılması, çocuğun psikolojik gelişim süreçleri nedeniyle önerilmez" diye konuştu.



"Yazın üst yolunum enfeksiyonları daha az görülüyor"


Aslında sünnetin ideal bir mevsimi olmadığını, her mevsim yapılabileceğini işaret eden Op. Dr. Köse, "Yazın tercih edilmesinin nedeni okulların tatil olması, çocuğun daha rahat kıyafetler giyebilmesi gibi pratik nedenlerdir. Ayrıca, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi soğuk havalarda daha sık görülen hastalıklar da yaz aylarında daha az görüldüğünden, bu mevsim tercih edilmektedir" şeklinde konuştu.



"Yazın daha ince kıyafetler ve çamaşırlar giyilebilmesi bir avantaj"


Yaz tatilinin sünnetin iyileşme süreci açısından da bazı avantajları olduğunu vurgulayan Op. Dr. Köse, "Sünnet sonrası bakım açısından daha ince kıyafetler ve çamaşırlar giyilebilmesi, sünnet bölgesine daha az baskının olması ve bu bölgenin daha fazla hava alabilmesi bir avantajdır. Ayrıca, okul çocuklarının okuldan geri kalmaması ve sürekli ebeveynin yanında olabilmesi dolayısıyla daha yakın bakım sağlanabilmesi de önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı.


Her şeye rağmen, yaz aylarında da hijyen açısından dikkat edilmesi gereken bazı özel durumlar olduğuna dikkat çeken Köse, "Yaz aylarında havanın sıcaklığına bağlı olarak terleme daha fazla olacağından, sünnet bölgesi nemli kalabilir. Dolayısıyla, çocukların hafif kıyafetler giymesi, aşırı terlemeden kaçınması, sık sık o bölgenin açık bırakılarak kuru kalması ve hava almasını sağlayarak genel hijyen kurallarına uyulması yeterlidir" dedi.



"Yöntem çocuğa özel belirlenmeli"


Klasik cerrahi sünnetin, günümüzde en çok tercih edilen sünnet yöntemleri arasında ilk sırada geldiğini vurgulayan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Köse, "Bu teknik uzun yıllardır uygulandığından uzun vadede sonuçları en iyi bilinen yöntemdir. Damar ve sinirlerin korunması, estetik görünüm, komplikasyon oranları açısından özellikle yaygın şekilde tercih edilmektedir. Yenidoğan sünnetinde genellikle lokal anestezi tercih edilmektedir. Daha büyük çocuklarda ise her iki yöntem de tercih edilebilir. Her ikisinin de kendine göre avantajları dezavantajları vardır. En uygun yöntem, çocuğa özel olarak aile ile birlikte belirlenmelidir" diye konuştu.



"Enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonlara dikkat edilmeli"


Sünnet sonrası bakımın da önemli olduğuna değinen Coşkun Köse, "Sünnet sonrası bakım oldukça kolaydır. En önemlisi, genel hijyen kurallarına uyulmasıdır. Bakım genel olarak ılık oturma banyoları ve yara bakım kremleri kullanılarak yapılmaktadır. Sünnet sonrası önerilere tam uyulduğu takdirde süreç sorunsuz ve zahmetsiz atlatılabilmektedir. Dikiş alınması ya da pansuman gerekmemektedir. Aileler, enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonlara dikkat etmelidir.


Bu komplikasyonlar son derece nadirdir. Enfeksiyon riski genel hijyen kurallarına ve hekim önerilerine uyulduğu takdirde neredeyse hiç görülmez. Kanama ise nispeten daha fazla görülen bir komplikasyondur. Travmadan kaçınılması, hekimin önerdiği dışındaki ağrı kesicilerin kullanılmaması yara bakım kremlerinin doğru ve düzgün kullanımı gibi koruyucu yöntemlerle bunun önüne geçmek mümkündür" dedi.



"Abartılı ifadelerden kaçınılmalı"


Ailelerin çocuklarına sünnet sürecini doğru bilgilerle ve yaşına uygun şekilde anlatması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Köse, şunları söyledi:


"Sünnet öncesinde çocuğun özellikle kaygı duymasına neden olacak abartılı ifadelerden kaçınılmalı, ailenin sünnetin sağlık gerekçeleri ile inanç meyanında gerekliliğini sade ve sakin bir şekilde aktarması önemlidir. ‘Kesilecek, ucundan azıcık alınacak’ gibi abartılı ifadeler ile ‘hiç canın yanmayacak’ gibi gerçek dışı ifadeler kullanılmamalı, baskı ya da zorlama yapılmamalıdır. Sürecin tamamının uygun şekilde anlatılması, hem aile hem de çocukta kaygıyı azaltmaktadır. Ayrıca, oluşabilecek küçük aksiliklerde de kaygı duyulmamasını sağlamaktadır"



"Ameliyathanede ve steril şartlarda yapılmalı"


Sünnetin cerrahi bir işlem olması nedeniyle mutlaka her cerrahi işlem gibi bir cerrah hekim tarafından steril şartlarda ameliyathanede yapılması gerektiğini belirten Op. Dr. Köse, "Uzman tarafından yapılmayan ya da gerekli sterilite şartları sağlanmadan yapılan sünnetlerde düzeltilmesi zor hatta imkansız komplikasyonlar gelişebilir. Genel kanının aksine, oldukça incelikli ve teknik olarak uzmanlık gerektiren karmaşık bir işlemdir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kahkaha Hatay’daki çocuklar için yükseldi Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen ve yoğun ilgi gören Kaan Sekban stand up gösterisi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirildi. Sanatın gücünü sosyal faydayla buluşturan gecede, izleyiciler kahkaha dolu anlar yaşarken aynı zamanda Hatay’ın Defne ilçesinde hayata geçirilecek "Kalbim Seninle Gündüz Bakımevi" projesine de destek verdi. Kurumsal hayatın absürtlüklerinden sosyal medya davranışlarına uzanan anlatımı ve yüksek enerjisiyle sahne alan Kaan Sekban, salonu dolduran konuklara unutulmaz bir gece yaşattı. Etkinlikten elde edilen tüm gelir ise deprem bölgesinde çocukların güvenli ve sıcak bir eğitim ortamına kavuşması amacıyla sürdürülen gündüz bakımevi projesine aktarılacak. 6 Şubat depremlerinin ardından bir hareket olarak başlayan ve bugün 23 gönüllü kadınla çalışmalarını sürdüren Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği, Hatay’da kalıcı projeler üretmeye devam ediyor. Eğitim ve çocuk odaklı çalışmalar yürüten dernek, bugüne kadar binlerce çocuğa ulaşırken, haziran ayında açılacak oyun parkının ardından şimdi de bölgeye kalıcı bir gündüz bakımevi kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Geceye Bursa iş, sanat, siyaset ve sivil toplum dünyasından birçok isim katılım sağladı. Gecede konuşma yapan Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sebla Pamir Güler, "Bu gece sadece birlikte gülmedik. Aynı zamanda Hatay’daki çocuklarımızın geleceğine umut olacak bir projeye hep birlikte destek verdik. Yanımızda olan, bu harekete katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. 2 senelik genç bir dernek olarak bu kadar büyük ve anlamlı bir projeyi hayata geçirecek olmanın çok büyük heyecanını yaşıyoruz" dedi. Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği, Hatay’da hayata geçirilecek gündüz bakımevi projesi için destek çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdürürken; çocukların güvenli, umut dolu ve eşit bir geleceğe ulaşabilmesi adına kalıcı sosyal sorumluluk projeleri üretmeye devam edecek.
Karabük Başkan Çetinkaya: "Parkı yakanın suyu da, otobüs kartı da kesilecek" Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, parklara zarar verenlere sert tepki göstererek, kamu malına zarar veren kişilerin belediyenin sunduğu hizmetlerden yararlanmasının engellenebileceğini söyledi. Basın mensuplarıyla bir araya gelen Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, belediye çalışmaları hakkında bilgi verdi. Son dönemde çocuk parkları ve sosyal alanlarda meydana gelen tahribatlara dikkat çeken Çetinkaya, kamu malına zarar verilmesine kesinlikle izin vermeyeceklerini belirtti. Parklara güvenlik kameraları yerleştirileceğini ve denetimlerin artırılacağını ifade eden Çetinkaya, "Bu şehre kimse ’saldım çayıra Mevlam kayıra’ anlayışıyla zarar veremez. Parklarımızı yakan, salıncakları kıran, masaları tahrip edenlere asla göz yummayacağız. Kameralarla hepsini tek tek tespit edeceğiz" dedi. "Bu tarz tipleri Karabük’te istemiyoruz" Kamu malına zarar verenlere yönelik ağır yaptırımlar uygulanacağını vurgulayan Çetinkaya, "Kendi evladım olsun, kendi babamın oğlu olsun; o salıncağın zinciri kıranı yamultacağım. Devlet düşmanlığı bu. Yani bugün sen koskoca masayı yakmak için yarım saat uğraşıyorsun ya, utanmasa soba kurup yakacak yani. Zoruma gidiyor. Beş kuruş para bulacağım diye kapı kapı gez, çocuğun yüzünü unut, gece 1’lerde uykusuz, araba içinde uyuyup gel, şuraya bir park yap. Gelsin parkı yaksın. Bu tarz tipleri Karabük’te istemiyoruz kardeşim. Yakalarsam suyun elektriğini keserim, sosyal tesislere girişlerini yasaklarım, otobüse binişlerini yasaklarım. Parka, devlet malına zarar verenin otobüslere sokmam, suyunu keserim, belediyede ne kadar imkanı varsa engellerim. Şuradaki iki güzel çocuk mutlu olacak. Sen de keyifle kendini ispat edeceksin. Salıncağı tekmele, masayı yık, yak. Hayır efendim, buna müsaade edemeyiz. Devlet malına zarar verene kesinlikle tahammül etmeyeceğiz" dedi. Öte yandan Çetinkaya, 65 yaş altı emeklilerin toplu taşımadan ücretsiz yararlanmasına ilişkin uygulamanın, İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda sona ereceğini belirterek, bu kesimin mağdur olmaması için belediye meclisinde indirimli tarife düzenlemesi yapılacağını kaydetti.