ASAYİŞ - 21 Nisan 2026 Salı 12:10

Vicdanları yaralayan olay

A
A
A
Vicdanları yaralayan olay

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde markette otizmli olabileceği değerlendirilen çocuğun darp edildiği ve yaşadığı korku dolu anlar güvenlik kamerasına yansırken uzmanı, şiddetin çocuklar üzerindeki kalıcı ve yıkıcı etkileri konusunda uyarılarda bulundu.


Kartepe’deki bir markete yanındaki iki çocukla giren şahıs, reyonların arasında bir çocuğun elini tutarken, yanındaki diğer kız çocuğuna aniden tekme attı. Şiddetten korkarak kasaya doğru kaçan çocuğun peşinden giden şahıs, burada da küçük kıza tekme ve tokat atmaya devam etti.


Vicdanları yaralayan olay anı ise anbean marketin güvenlik kamerasına yansıdı. Mağdur çocuğun otizmli olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, uzmanlar bu tür travmatik olayların çocuklar üzerindeki kalıcı etkilerine dikkat çekiyor.



Uzmanından hayati uyarılar


Ebeveynlerin çocuklara yönelik tutumlarını değerlendiren Psikolog Elif Gül, toplum içinde uygulanan sert müdahalelerin çocuklar üzerinde yıkıcı ve uzun vadeli etkiler bıraktığını belirtti. Çocuğun kendini değersiz hissetmesine, özgüven kaybına ve iletişim kopukluğuna neden olabilen bu davranışların ilerleyen süreçte daha büyük psikolojik sorunlara zemin hazırlayabileceğini dile getiren Gül, çocukların gördüklerini model alarak büyüdüğünü ve şiddetin bu şekilde nesilden nesle aktarılabildiğini söyledi. Disiplinin ceza ve korku üzerinden değil, sevgi, tutarlılık ve rehberlikle sağlanması gerektiğini belirten Gül, ebeveynlere daha bilinçli bir yaklaşım çağrısında bulundu.



"Çocuklarımıza söylediğimizden çok yaptığımızla örnek oluyoruz"


Çocuklara söylenilenden çok ebeveynlerin davranışlarının etkili olduğunu belirten Elif Gül, "Çocuklarımıza daha çok onlara söylediklerimizden ziyade yaptığımız davranışlarla örnek oluyoruz. Bu yüzden öğütlerden ziyade davranışlarımızla disiplin sağlayabiliriz. Bizim bu ebeveynlik dediğimiz aslında bir rehberliktir, onlara yol göstermek noktasında kıymetlidir. Öncelikle çocuklarımızın birer birey olduklarını kabul etmemiz gerekiyor. Genel olarak toplumda oluşan bir yanlış durum var; disiplini ceza olarak vermek noktasında bazı hatalar yapılabiliyor. Bizim burada amacımız çocukları korkutmak değil, onlara rehberlik etmek, yol göstermek ve örnek olmak. Çocuklarımıza disiplini cezayla ya da şiddetle verdiğimiz zaman aslında onları korkutarak daha da uzaklaştırıyoruz" dedi.



"Özel çocuklarda daha derin iz bırakıyor"


Şiddetin özel ihtiyaçlı çocuklarda daha derin izler bıraktığını belirten Gül, "Özellikle özel ihtiyaçlı çocuklarımızda bu daha derin izler bırakabiliyor. Onlar çünkü kendilerini ifade etmekte zaten zorluk yaşıyorlar. Bir şiddete maruz kaldığı zaman, bir cezaya maruz kaldığı zaman biz onları daha da bastırıyoruz, daha da öfkelendiriyoruz; bu da gelişimlerini geriletmiş oluyor. Özel çocuklarda baskı, normal çocuklara göre daha derin izler bırakabiliyor. Çünkü onlar kendilerini ifade edemiyorlar. Bizim şiddetimiz ve baskımız onları bireysel olarak köreltiyor; değersiz hissediyorlar, özgüvenleri düşüyor. Bu da gelişimlerinin geriye gitmesine sebep olabiliyor" diye konuştu.



"Şiddet gören çocuk bunu öğrenir"


Çocuklar üzerinde oluşan travmaların uzun vadeli etkilerine de değinen Gül, şu bilgileri verdi:


"Çocuğumuza öğreteceğimiz şeyi davranışlarımızla öğrettiğimiz için onlar da bu şekilde davranmayı öğrenecekler. Yarın öbür gün toplumda suça meyilli çocuklarla karşılaşabiliyoruz; bunlar zaten zamanında ebeveynleri tarafından öğrenerek bu noktalara gelmiş örnekler. İlerleyen süreçte depresyon, madde kullanımına yönelme gibi durumlarla kendini gösterme çabalarına girebiliyorlar. Çocuklarımızla iletişimimizde göz teması kurarak, neler anladığını ve neler hissettiğini sorarak yaklaşmak onların kendini değerli hissetmesini sağlar. Davranışlarımızda ve sözlerimizde tutarlı, net sınırlar olduğu zaman çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemiş oluyoruz. Önemli olan çocuğumuzun korktuğu değil, güvendiği ebeveynler olmak. Biz çocuklarımızın birer birey olduğunu unutmamalıyız. Davranışlarımızla örnek olarak onları geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Onları korkutarak değil, rehberlik ederek bu süreci yönetmemiz çok daha kıymetli."



Vicdanları yaralayan olay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü’nden gururlandıran başarı Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü, geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeye devam ediyor. 310 öğrenci ve 57 danışmanın katkısıyla hazırlanan 214 proje; TÜBİTAK, TEKNOFEST, MEB Robot Yarışmaları, Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği ve Robosam yarışmalarına başvurarak önemli bir başarıya imza attı. Samsun’da bilim ve teknoloji alanında geleceğin teminatı olan gençleri yetiştirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, önemli projelere imza atmaya devam ediyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü, çocukların ve gençlerin bilimle iç içe büyümesini sağlayarak onları ulusal ve uluslararası platformlara hazırlıyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda, Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü öğrencileri büyük bir başarıya imza attı. Toplamda 310 öğrenci ve 57 danışman eşliğinde hazırlanan 214 proje; TÜBİTAK, TEKNOFEST, MEB Robot Yarışmaları, Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği ve Robosam yarışmalarına başvuru yaptı. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından yarışmalara katılacak projeler netlik kazanacak. Özgün fikirler projeye dönüşüyor Farklı yaş gruplarından öğrenciler, Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü bünyesinde yer alan birbirinden çeşitli atölyelerde özgün fikirlerini projelere dönüştürme fırsatı buluyor. Robotik kodlamadan yapay zekâya, tasarım ve üretimden bilimsel araştırmalara kadar geniş bir yelpazede çalışma imkânı sunulan merkezlerde öğrenciler hem teorik bilgi hem de uygulama becerisi kazanıyor.
Ankara Ankara’da pitbull saldırısına ilişkin olayda köpek sahibi hakim karşısında Ankara’nın Etimesgut ilçesinde, 2 çocuğu yaralayan ’pitbull’ cinsi köpeğin sahibi tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan hakim karşısına çıktı. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol ile taraf avukatları katıldı. Hakim, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından tutuklu sanığa söz verdi. Sanık Erol, yaşanan talihsiz olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu, olay sırasında evde bulunmadığını, annesinin araması üzerine durumu öğrendiğini, hızla eve giderek köpeğini oradan uzaklaştırdığını öne sürdü. "Ben köpeğimi eğittim" Hakimin, mağdur çocuklardan D.Ö.’nün diş izine bağlı yaralandığının tespit edildiğine ilişkin sorusu üzerine Erol, "Ben sadece köpeğimin patisiyle yaraladığını biliyorum. Karşı taraf marketten geliyor, çocukların elinde poşet ya da oyuncak olduğu için böyle tepki vermiştir. Ben köpeğimi eğittim" diye konuştu. Annesinin olayın yaşandığı esnada köpeği içeriye almak için çabaladığını anlatan Fatma Tuğçe Özbek Erol, "Bu olay sebebiyle yaşadığım üzüntü tutukluluk süreme üzülmemin önüne geçti. Beni affetmeseler bile, çocuklar ve ailesi için ömrüm boyunca her şeyi yapmaya razıyım. Ailemin geçimini de ben sağlıyorum. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı ise olayın Erol’un iş yerinde bulunduğu sırada ve denetimi dışında, apartmandaki ortak koridorda gerçekleştiğini, müvekkilin gerekli tüm önlemleri aldığını ve ihmalkarlığının bulunmadığını savunarak müvekkilinin beraatını talep etti. "Küçük çocuğum konuşamayacak yaştadır" Müşteki Adem Öztürk ise olay sırasında otoparkta bulunduğunu belirterek, "Kızım büyük olduğundan biraz geriye çekilmiş ancak diş izi vücudunda oluşmuştur. Kızım geri çekilince köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır. Zaten küçük çocuğum konuşamayacak yaştadır. Çocuğu köpeğin elinden almak için sanığın annesi de benim eşim de uğraşmışlar. Çocuğun yaralanma şekli dosyadaki fotoğraflar ve raporlardan bellidir" diye konuştu Olay sonrasında çocukların hastaneye götürüldüğünü belirten Öztürk, köpeğin ağızlıksız gezdirildiğine dair görüntüler bulunduğunu, apartmanda da bu nedenle tedirginlik yaşandığını ve daha önce şikayetlerde bulunulmasına rağmen önlem alınmadığını söyledi. Öztürk, şikayetinin devam ettiğini söyledi. Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, Ayşe Ö. hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, bu nedenle tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesine ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme sonraki duruşmayı 11 Mayıs’a erteledi.
Malatya Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Kara: "Covid aşıları kalp krizini tetiklemez" Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Dünya Aşı Haftası nedeniyle düzenlenen programa katıldı. Kara, covid aşılarının kalp krizini tetiklemediğini söyledi. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Malatya Vali Yardımcısı Sedat Özdemir, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Recep Bentli, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cezmi Karaca, ilçe kaymakamları ve çok sayıda davetli katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cezmi Karaca, "İnsan ömrünün uzamasında, beklenen yaşam süresinin yükselmesinde modern tıpın gelişmesinde en önemli etken şüphesiz aşılardır. Toplumu hastalıklardan korumada en etkili, en ucuz, en kolay, yan etkisi en az olan tıbbı uygulamalardır. Aşıları ne kadar etkin uygularsak o kadar hastalıkların önüne geçeriz" dedi. Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Ateş Kara ise yaptığı konuşmada aşılarla ilgili yanlış algıların olduğuna dikkat çekerek," Aşılar aslında vücudumuza bir şeklide gösterdiğimiz mikropları savunma sistemine öğrettiğimiz, gerçek mikroplarla karşılaştığında ona cevap vermesini ve hasta olmadan atlatmayı amaçladığımız yapılardır" diye konuştu. Kara, aşılarla olan şüphelerin Türkiye Sağlık Bakanlığı sayfasından giderilebileceğini söyleyerek vatandaşların sosyal medyadan değil doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarından daha doğru ve net bilgileri alabilecekleri uyarısında bulundu. Kara gelen soruları cevaplarken covid aşılarının kalp krizini tetiklemediğinin altını çizdi. Soru-cevap şeklinde devam eden programın sonunda Vali Yardımcısı Sedat Özdemir ve İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cezmi Karaca, Prof. Dr. Ateş Kara’ya plaket takdim etti.