GÜNDEM - 15 Ağustos 2025 Cuma 13:54

Uzmanlardan deprem uyarısı: "Marmara’da 7’den büyük bir deprem her an olabilir"

A
A
A
Uzmanlardan deprem uyarısı: "Marmara’da 7’den büyük bir deprem her an olabilir"

Türkiye’nin tamamının deprem tehlikesi altında olduğunu belirten uzmanlar, "Büyük depremler yine olacak, hazırlıklı olmak zorundayız. Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok" uyarısında bulundu.



Kocaeli’nin İzmit ilçesinde deprem söyleşisi düzenlendi. Söyleşiye katılan Prof. Dr. Şükrü Ersoy ve Doç. Dr. Özkan Cindoruk, 1999 Kocaeli Depremi’nden bu yana geçen sürede atılan adımları, eksiklikleri ve gelecekte yaşanabilecek riskleri değerlendirdi. Uzmanlar, "Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok. Büyük depremler yine olacak, hazırlıklı olmak zorundayız" uyarısında bulunarak, afet kültürünün geliştirilmesi, zemin-yapı uyumunun sağlanması ve kentlerin dirençli hale getirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.



"Her küçük depremde bile ne yapacağımızı tartışıyoruz"


Toplumun afet kültüründen yoksun olduğunu belirten Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Her depremden sonra yapılması gerekenleri sık sık konuşuyoruz. Nedeni şu, Türk insanında dayanışma kültürü var ama henüz afet kültürü yok. Afet kültürü olmadığı için her küçük depremde bile ne yapacağımızı tartışıyoruz. Gelecek nesle ne yapacaklarını öğretmeli, yapılarımızı da buna göre güçlendirmeliyiz. Türkiye güçlü bir ülke. Yasalar konusunda çok şey yapıldı. Ama 2023 depremleri, yapılanların yeterli olmadığını gösterdi. Daha dirençli şehirler kurmamız şart" ifadelerine yerdi.



"Bir binanın sağlamlığından emin olmadan, çök-kapan-tutun hareketi yapmanın anlamı yok"


Batı Anadolu’da depremler olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Ersoy, "1970’ten beri Batı Anadolu’da deprem olmuyor. En son Gediz depremi vardı. Balıkesir depremi beklenebilecek bir depremdi. Büyük yıkım olmadı ama metruk binalar yıkıldı ama Sındırgı depremi tek olmayacak bundan sonra da Batı Anadolu’da depremler olabilir. Bir binanın sağlamlığından emin olmadan çök-kapan-tutun hareketi yapmanın anlamı yok. Yönetmeliğe uygun ve kaliteli malzeme kullanılırsa köy evleri bile yıkılmaz" diye konuştu.



"Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok"


Türkiye’nin her bölgesinin depreme karşı riskli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Türkiye’de depremden etkilenmeyecek hiçbir yerleşim alanı yok. Dolayısıyla gelecekte yine büyük depremler meydana gelecek. Birinin çıkıp büyük bir deprem olmayacak demesini beklemek hayal. Yeni depremlere hazırlanmamız gerekiyor. Bu korkulacak bir durum değil. Afet kültürünü geliştirdiğimiz zaman, yapılarımızı güçlü yaptığımız zaman herhangi bir zarar olmayacaktır" ifadelerini kullandı.



"Ne söylediysem hepsi çıktı, biz kahin miyiz?"


Deprem uyarılarının hepsinin gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Ne söylediysem hepsi çıktı, biz kahin miyiz? Hayır. Oranın kaç yüzyıldır deprem oluşturmadığı bilinen bir gerçekti. 2023 depremlerine ‘yüzyılın depremi’ diyorlar, yanlış. Son bin yılın en önemli yıkımı, dünyanın hiçbir yerinde 11 ili yıkan bir afete müdahale etmek çok kolay değil. Bu bakımdan Türkiye’yi küçümsemeyelim; eksikler yok mu? Binlerce eksik var ama kendi gücümüzü de yok saymayalım. Normal şartlarda Hatay’da, Maraş’ta deprem olsaydı çevre illerden insanlar gelecekti ama oralar da yıkıldı. Ben bu işlerle hâlâ uğraştığımıza inanamıyorum. Biz güçlü bir ülkeyiz, insanlarımız da öyle; biz bu işin üstesinden geliriz. Niye gelemiyoruz, bunu anlamış değilim. Sel yatağına ev yapıyoruz, heyelanın altına ev yapıyoruz, deprem bölgesine ev yapıyoruz; bunların yerleri belli ama bir türlü buna ilişkin yaşam biçimini geliştiremiyoruz. Felaketin, senaryonun en kötüsü konuşulur. Marmara’da 7’den büyük bir deprem her an olabilir. Üstelik biz Marmara Denizi’nin içinden geçen Kuzey Anadolu fayının kuzey kolunu konuşuyoruz, güneyi kimse konuşmuyor. Güney’de de 7’ye varan depremler olabilir" ifadelerini kullandı.



Doğu Marmara’yı işaret etti: "Zemin açısından büyük hasarlar oluşturacak nitelikteki bir bölge"


Doğu Marmara’da muhtemel bir depremde zeminden kaynaklı büyük hasarlar oluşabileceğini ifade eden Doç. Dr. Özkan Cindoruk, "1999 depreminden sonra Kocaeli’nde önlemler almaya çalıştık ama yeterli önlemler alınmadı. En azından şunu öğrenmiş olduk; Kocaeli bölgesi depremde zemin açısından büyük hasarlar oluşturacak nitelikteki bir bölge. Jeolojik ortam olarak tanımladığımız, zeminlerin özellikleri olarak tanımladığımız ve fayın aktivitesinin en büyük yansımasının olduğu bölge olarak değerlendirdiğimiz alan olduğu için burada bunlarla karşı karşıya kalacağımızı en azından öğrendik" dedi.



"Zemin-yapı ilişkisi yeterince dikkate alınmadı"


Türkiye’nin yapı üretimi noktasında yeterli düzeyde olmadığını söyleyen Cindoruk, "Yeterli adımlar atıldı mı? Aslında planlamaya dönük bazı şeyler yaptık ama özellikle zemin-yapı ilişkisine dönük değerlendirmeleri yaptık ama yeterli değil. Kentsel dönüşüm olarak tanımlanan ya da binaların, yapıların yenilenmesi, planlamanın tekrar ele alınması, ona göre yapı ve yerleşim planlaması ve yapı üretimi kavramını bir noktaya getirdik ama yeterli düzeye ulaşamadık. Ama bu bir dezavantaj değil. Bunlardan aslında bir yol çizip daha iyi şeyler, daha planlı, daha dirençli kentler yapabiliriz. Tabii zemin ve yapı durumunu değiştirmedi. Aslında zemini değiştirme imkanı yok. Zeminin özellikleri belli; zeminle ilgili parametreleri ortaya koyabiliyoruz ama o zemine uygun yapıyı üretme konusunda biraz daha ileri adım attık. Zemine uygun yapı, zemine etütlerinin ciddiyetinin anlaşılması ve buna bağlı olarak yapı boyutlarının belirlenmesiyle ilgili adımlarımız oldu. Yeterli mi? Maalesef yeterli değil. Bu eksiklikleri tekrar değerlendirmemiz, ele almamız gerekiyor" dedi.



"Yer yer tsunami benzeri hareketlerin olma olasılığı yüksek"


Marmara Denizi’nde deniz içindeki fayların aktivitesine bağlı olarak kıyı bölgelerinde su baskını benzeri, yer yer tsunami benzeri hareketlerin olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Özkan Cindoruk, "Okyanusta olan depremler gibi şiddetli bir tsunamiden bahsetmek mümkün değil ama özellikle deniz içerisindeki fayların aktivitesine bağlı olarak kıyı bölgelerinde bir su baskını benzeri, yer yer tsunami benzeri hareketlerin olma olasılığı yüksek, onu söyleyebilirim. Marmara Denizi’nde olan bir depremde bu etkileri görebiliriz. Bunlarla ilgili önlemler ve değerlendirmeleri almamız gerekiyor. Tarihsel depremlerde benzer kayıtlar olmuştur. Bununla ilgili değerlendirmeler var. Bu konuyla ilgili Kocaeli Üniversitesi’nde çalışan birçok öğretim üyesi arkadaşımız var, onları ele almak gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Uzmanlardan deprem uyarısı: "Marmara’da 7’den büyük bir deprem her an olabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Metin Diyadin: "Ligde kalmamız gerekiyor" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Trabzonspor müsabakasının ardından, "Özellikle bu hafta 2 tane Trabzonspor maçı oynayacağız ve zorlu bir süreçteyiz. Ligde kalmamız gerekiyor. Bu anlamda da bazı oyuncularımızın, isim saymama gerek yok, sakatlık olsun, başka sebepler olsun, takımdan ayrıldılar" dedi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Gençlerbirliği, sahasında ağırladığı Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, "Özellikle bu hafta 2 tane Trabzonspor maçı oynayacağız ve zorlu bir süreçteyiz. Ligde kalmamız gerekiyor. Bu anlamda da bazı oyuncularımızın, isim saymama gerek yok, sakatlık olsun, başka sebepler olsun, takımdan ayrıldılar. Sezonu kapattılar diyelim. 3-4 tane oyuncumuz da Kasımpaşa maçında oynayan oyuncularımız vardı. Artı hafta sonu oynayacağımız maçtan dolayı çok daraldı kadro. Rotasyonun da rotasyonu gibi oldu ama gerçekten çocuklar çok iyi oynadılar. Çok iyi mücadele ettiler. 3-4 tane genç oyuncumuz var. Yetenekliler. Gönül ister ki çok rahat ortamda bu çocuklara çok daha fazla şans verelim. Sevindiğimiz taraf da çocuklar çok iyi oynadı. Süre almayan oyuncular, az alanlar ve onlarla altyapıdan bizim çocuklarımız da gayet iyi oynadı. Ancak odaklanacağımız tek maç var. Hafta sonu Ligde kalma adına Trabzonspor maçı için çok önemli bir maça gideceğiz. İnşallah buraya ligde kalıcı olarak döneriz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Gazipaşa-Alanya’dan Almatı ve Astana’ya direkt uçuşlar başladı Kazakistan’ın Almatı kentinden Gazipapaşa-Alanya Havalimanı’na gerçekleştirilen direk uçuş törenle karşılandı. Havayolunun Gazipaşa-Alanya-Astana seferleri yaz sezonuyla birlikte yeniden başladı. TAV Havalimanları tarafından işletilen Gazipaşa-Alanya Havalimanı, FlyArystan’ın Kazakistan’ın Almatı kentinden bugün gerçekleştirdiği ilk uçuşu düzenlenen törenle karşıladı. İlk uçuşu gerçekleştiren uçak, Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda geleneksel su takı seremonisiyle karşılandı. Almatı’dan gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı, pasta kesimi yapıldı. Düzenlenen törene Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi Zavlak, Gazipaşa Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Özdemir, FlyArsytan Pazarlama Müdürü Sayın Aliya Bazhenova ile havalimanı ve havayolu çalışanları ile davetliler katıldı. FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa-Alanya hattındaki seferleri 13 Mayıs-24 Ekim 2026 tarihleri arasında çarşamba ve cumartesi günleri haftada iki frekansla gerçekleştirilecek. Havayolunun Astana-Gazipaşa-Alanya uçuşları ise 11 Mayıs-22 Ekim 2026 tarihleri arasında pazartesi ve perşembe günleri yapılacak. TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, "FlyArystan’ın Almatı’dan başlattığı direkt uçuşu karşılamaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz. Paydaşlarımızla birlikte Gazipaşa’yı daha fazla uluslararası destinasyona bağlamak ve bölgenin turizm potansiyelini güçlendirmek için çalışmayı sürdürüyoruz. Almatı ve Gazipaşa-Alanya havalimanlarının TAV Havalimanları portföyünde yer alan iki havalimanı olması bizim için ayrıca anlam taşıyor. Dünyanın farklı noktalarında yolcularımıza en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Yeni hatların Kazakistan ile Türkiye arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilere katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. FlyArystan JSC Başkanı ve CEO’su Johan Eidhagen, "Yolcuların seyahat tercihleri değişiyor; daha planlı hareket ediyor, yeni destinasyonlar keşfetmek ve yoğun noktalara alternatifler bulmak istiyorlar. Gazipaşa, sakin yapısı, kolay ulaşımı ve popüler tatil bölgelerine yakınlığıyla bu eğilimin güçlü örneklerinden biri. Astana ve Almatı’dan başlattığımız uçuşlarla hem yolcularımıza yeni seyahat seçenekleri sunuyor hem de Kazakistan ile Türkiye arasındaki ulaşım ve turizm bağlantılarını güçlendiriyoruz" diye konuştu. FlyArystan’ın Almatı ve Astana seferleriyle birlikte Gazipaşa-Alanya Havalimanı’ndan 10 ülkede 16 dış hat noktası olmak üzere toplam 18 destinasyona direkt uçuş gerçekleştiriliyor. 17 havayoluna hizmet veren Gazipaşa-Alanya Havalimanı, 2025 yılında toplam 1 milyon 4 bin 377 yolcuya hizmet verdi.