ASAYİŞ - 14 Mayıs 2026 Perşembe 10:11

TEM’de yakıtı biten araca ve çekiciye çarpmıştı, 2 kişinin öldüğü kazanın cezası belli oldu

A
A
A
TEM’de yakıtı biten araca ve çekiciye çarpmıştı, 2 kişinin öldüğü kazanın cezası belli oldu

TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde yakıtı biten otomobil ile aracı yüklemeye çalışan oto kurtarıcıya çarparak 2 kişinin ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan tır sürücüsüne 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi.


TEM Otoyolu’nun Körfez ilçesi Kirazlıyalı mevkisinde 24 Temmuz 2023’te, Ankara istikametine giden Özlem Ayna (44) idaresindeki 41 ANN 173 plakalı otomobil, yakıtı bittiği için sağ şeritte durmuş ve sürücü oto kurtarıcı çağırmıştı. Erdinç Gökçimen (30) hakimiyetindeki 41 AGA 265 plakalı oto kurtarıcı, otomobili yüklemek için çalışma başlattığı sırada arkadan gelen Özgür E.’nin kullandığı 41 VA 285 plakalı tır, önce araçlara ardından da Ayna ve Gökçimen’e çarpmıştı.


Kazada, okul müdürü olduğu öğrenilen 2 çocuk annesi Özlem Ayna ile Erdinç Gökçimen hayatını kaybetmiş, otomobilde bulunan Ayna’nın 2 kız kardeşi ise yaralanmıştı. Olayın ardından tutuklanan sürücü Özgür E., daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.


15 yıla kadar hapis istemi


Olaya ilişkin açılan davanın 5. celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya, kazada hayatını kaybeden oto kurtarıcı sürücüsü Erdinç Gökçimen’in annesi Ayfer Gökçimen ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz yargılanan sanık Özgür E. ise duruşmaya gelmedi.


Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın olayda asli kusurlu olduğunun raporlarla sabit olduğunu belirterek, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.


"Sanığın asli kusurlu olduğu raporla sabittir"


Müşteki avukatları ile maktul Gökçimen’in annesi de kolluk ifadelerinde sanığa daha önce uyarılar yapıldığının ortada olduğunu ve olayın en azından bilinçli taksirle gerçekleştiğini savunarak, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Ayfer Gökçimen’in avukatı Tarık Sağlam, "Dosya kapsamında alınan tüm kusura ilişkin raporlarda sanığın asli kusurlu olduğu sabittir. Kollukta vermiş olduğu ifadede kendisine uyarılar yapıldığı ortadadır. Bu haliyle en az bilinçli taksir olduğu kanaatindeyiz ve en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.


Katılanlar Zeynep Tuğçe Namlıgez ve Yıldız Sude Namlıgez’in avukatları Şeyma Nur Keskin de sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.


"İstemeden bu trafik kazası meydana gelmiştir"


Sanık avukatı ise müvekkilinin alkol veya uyuşturucu etkisinde bulunmadığını, takograf kayıtlarında hızının düşük olduğunun tespit edildiğini ve olayın gece karanlığında, şerit olmayan bir noktada istemeden meydana geldiğini savunarak, "Müvekkil adına gerek soruşturma aşamasında gerek arabuluculukta, başsağlığı dilemek istedik ancak bu talebimiz reddedildi. Maddi olarak karşı tarafın avukatıyla görüşme sağladık. Olay bir trafik kazasıdır. Herhangi bir kasıt, husumet yoktur. Katılanlar vekilleri, olası kast, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçlarından cezalandırılmasını istemiştir ancak dosya kapsamına göre unsurları oluşmamıştır. Dosya kapsamında bakıldığında müvekkilin uyuşturucu, alkol etkisinde olmadığı açıktır. Takografa bakıldığında ortalama hızının düşük olduğu görülmektedir. İstemeden bu trafik kazası meydana gelmiştir. Kasıtlı eylem söz konusu değildir. Müvekkilin alkollü olmaması, ortalama hızın altında olması, karşı taraftaki araçların bulunduğu yer itibariyle şerit olmaması, olayın gece olması nedeniyle bu kaza meydana gelmiştir. Öncelikle müvekkilin beraatine karar verilmesini, aksi kanaat hasıl olursa lehe hükümlerin uygulanmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


6 yıl 8 ay hapis cezası


Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Özgür E.’ye "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan, asli kusurlu olması, ölü ve yaralı sayısı ile meydana gelen neticenin ağırlığını dikkate alarak 6 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Heyet ayrıca, sanığın sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmetti.


(FK-HFV-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da eczacılar günlerini kutladı Aydın Eczacı Odası tarafından düzenlenen14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nün 187. yılı kutlandı. Programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, her geçen gün artan eczacılık fakültelerinin sektörde hem de gençlerin istihdamı açısından ciddi sıkıntılar getirdiğini belirterek "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir" diyerek yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması gerektiğini söyledi. Program çerçevesinde ilk olarak Aydın Valiliği önünde Atatürk anıtına çelenk sunumu yapan eczacılar daha sonra geleneksel hale gelen eczacılar kahvaltısında bir araya geldiler. Bilimsel eczacılığın 187. yılı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, 187 yıldan bu yana mesleği bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine inşa ettiklerini belirterek "Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ve kamuda, akademide, sanayide görev yapan 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık noktası olarak hizmet sunmaktadır" dedi. Bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü temasının "Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri - Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı" olarak belirlendiğini kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, "Eczaneler artık birçok ülkede birinci basamağın etkin bir bileşeni haline gelmiştir. Türkiye’de de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Son verilere göre ülke nüfusumuzun hızla yaşlandığını ve buna bağlı olarak kronik hastalık yükünün artış gösterdiğini biliyoruz. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre son bir yıl içinde yaklaşık 30 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yapılmış ve 7 milyon yeni tanı konulmuştur. Bu yeni tanıların; 6 milyonu obezite, 700 bini kardiyovasküler risk, 150 bini hipertansiyon, 500 bini diyabet tanılarından oluşmaktadır. Bunların yanı sıra her 5 kişiden 3’ünün kronik hastalık riski altında olduğunu görüyoruz." Diyerek bu verilerin daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söyledi. Kronik hastalıkların yönetiminde, koruyucu sağlık hizmetlerinde, bağışıklama hizmetlerinde, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi güvenli ilaç kullanımına ilişkin alanlarda verilecek sağlık hizmet sunumlarının; gereksiz kamu harcamalarını azaltacağını, erken risk tespiti sağlayacağını ve ulusal ölçekte veri üreteceğini kaydeden Karaarslan, plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşandığını söyledi. "Fakülte sayısı 64’e ulaştı" Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan açıklamasında "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında bin 448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3 bin 868’eyükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir" diye konuştu. Konuşmasına başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan soykırıma da değinerek uluslararası hukukun giderek işlevsizleşmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını da kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan, "Aydın Eczacı Odası olarak özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Bunun yanında eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır." dedi.
Muğla Yatağan’da Geleceğe İz Kültür ve Değerler Şöleni gerçekleştirildi Muğla’nın Yatağan ilçesinde "Geleceğe İz Projesi" çerçevesinde düzenlenen "Kültür ve Değerler Şöleni" yapıldı. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından 2026 yılının "Muğla Gençlik Yılı" ilan edilmesi kapsamında; Yatağan Kaymakamlığı himayelerinde, Muğla İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen "Geleceğe İz Projesi" çerçevesinde düzenlenen "Kültür ve Değerler Şöleni", Yatağan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Programa; Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan, Yatağan Cumhuriyet Başsavcısı Baki Bozkaya, İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Bostan, ilçe protokolü, öğretmenleri ve öğrenciler katıldı. Programda; Yatağan Anadolu Lisesi Halk Oyunları Ekibi tarafından sergilenen halk oyunları gösterisi, sahnelenen "Ormancı" türküsünün hikâyesini konu alan tiyatro gösterisi ve Türk Halk Müziği konseri büyük beğeni topladı. Öğrencilerin kültürel mirasımıza sahip çıkan performansları izleyicilerden takdir alırken, program sonunda ilçedeki okullar tarafından hazırlanan yöresel yemekler, el sanatları çalışmaları ve sergi alanı misafirlerin ziyaretine açıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bostan : "Kültürel değerlerimizin yaşatılmasına katkı sunan tüm öğrenci ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz" dedi.